|
||||||||
|
Fransa: Güller İle Falun Gong’u Destekleme
Fransız bir uygulayıcı tarafından Uluslararası Af Örgütü Frasa Gençlik Grubu, Pompidou Paris merkezinde 27 Mart 2008’de başlayan ve Çin rejimini Olimpiyat ruhuna saygı duymaya ve insan hakları durumunu geliştirmeye çağıran üç günlük bir faaliyet düzenledi. Bu faaliyetlere Fransa Falun Gong Derneği ve Falun Gong Zulmünü Araştırma Koalisyonu (CIPFG) Fransa Şubesi de davet üzerine katıldı. Falun Gong uygulayıcıları yoldan geçen insanlara Çin Komünist rejiminin Falun Gong uygulayıcılarına karşı gaddarca işkence, öldürme ve özellikle de canlı Falun Gong uygulayıcılarından organlarını toplama gibi çeşitli acımasızlıklarını açığa vuran broşürler dağıttılar. Aynı zamanda CIPFG’nin 2008 Olimpiyat Oyunlarından önce Çin rejiminden Falun Gong’a karşı yürüttüğü zulmü durdurmasını talep etmek için başlattığı Evrensel Bir Milyon İmza Kampanyasını da tanıttılar. Falun Gong’u destekleyenler Falun Gong Uygulayıcılarına güller sundu Faaliyet sırasında Uluslararası Af Örgütü Fransa’da yaşayan iki Falun Gong uygulayıcısı için Çin’de yasadışı hapsedilme ve zulüm altında yaşadıklarını insanlara anlatmaları için iki katlı bir otobüs kiraladı. Onların çektiği acımasız zulüm ve onların gösterdiği büyük merhamet ve hoşgörü iyi kalpli birçok Fransız halkının etkiledi.
İki Fransız genç Falun Gong uygulayıcıları tarafından anlatılanlardan derinden etkilendiler. Sohbet sırasında onlar on dakika ayrılmak istediler. Sonrasında onlar iki demet gül getirdiler ve bu gülleri uygulayıcılara sundular.
Görüşmeden sonra onlar zulmün uzakta meydana gelmesine rağmen yaşanan acımasızlıkların kalplerine dokunduğunu ve onların dünya çapındaki insanların buna üzüldüklerine inandıklarını ifade ettiler. İnsanlar Çin Komünist rejiminin Falun Gong zulmü karşısında şok oldular Bu iki delikanlı ilkokula başladıklarından beri Çin rejiminin insanlarına ciddi zulüm uyguladığını bildiklerini söylediler. Yine de onlar zulmün sadece gazeteciler, konuşma ve düşünce özgürlüğü için düşünmüşlerdi. Fakat onlar 100 milyonun üzerinde insanın sadece inançları yüzünden böylesi acımasız bir zulüm çektiğini hiç ama hiç düşünmemişlerdi. Onlar ayrıca zulüm gören o yaşamlara yardım etmek için harekete geçme zamanı olduğunu da hissettiklerini söylediler.
|
||||||||