Finlandiya: Finlandiya’daki AB Bilgi Bürosunda Düzenlenen Bir Seminerde Çin’deki Vicdan Mahkûmlarından Organ Toplanması Ele Alındı

7 Şubat 2014 tarihinde Helsinki’de Çin’deki İnsan Haklarını Destekleme (SHRIC) sivil toplum örgütünün organize ettiği bir seminerde Çinli vicdan mahkûmlarından organ toplanması ve Avrupa Parlamentosunun P7_TA(2013)0603 nolu yeni kararının ele alındığı bir seminer düzenlendi. Kararda parlamento, Çin’de iç organların devlet yaptırımı ile toplanmasından duyulan derin endişe dile getirilmektedir. Parlamento ayrıca Avrupa Birliği ve üye devletleri konuyu gündeme getirmeleri vatandaşlarını bilgilendirmeleri çağrısında bulunmaktadır. Aynı zamanda Falun Gong uygulayıcıları dâhil Çin’de alıkonulan bütün vicdan mahkûmlarının derhal serbest bırakılması talep edilmektedir.

Seminer, Finlandiya’daki Avrupa Parlamentosu Bilgi Ofisinin en büyük oditoryumunda Bilgi Ofisinin müdürü Pekka Nurminen’in başkanlığında düzenlendi. Konuşmacılar arasında, insan hakları avukatı David Matas; Finlandiya SHRIC başkanı Olli Torma; Zorla Organ Toplamaya Karşı Doktorlar Kuruluşunun (DAFOH) Fransız temsilcisi Harold King; Milletvekili (S&D) Liisa Jaakonsaari ve Milletvekili (EPP) Petri Sarvamaa; ve Çin petrol rafinerisinde yönetici olarak çalışan ama zulüm yüzünden hayatı mahvedilen Çinli Falun Gong uygulayıcısı Yumei Liu yer aldı.

Çin’deki zorla organ toplama uygulaması üzerine Finlandiya’daki Avrupa Parlamentosu Bilgi Ofisinin en büyük oditoryumunda gerçekleştirilen seminer

Bazı sunumlar İngilizce, bazıları ile Fince verildi. İki dilde akıcı olmayanlar için organizatörler simültane tercüme için iki profesyonel AB tercümanı ayarladılar. 30 dakikalık paneli sunumlar izledi ve ardından seyirciler soru sorma fırsatı verildi. Seminerin toplam uzunluğu neredeyse iki buçuk saati buldu.

SHRIC’in başkanı Olli Torma (M.A.) “Çin’deki yasadışı organ ticareti için ön koşullar” başlıklı tanıtımında 1990’lı yıllarda Çin toplumundaki olayları ele aldı. “Sıradan vatandaşlar”dan oluşan vicdan mahkûmlarının çok büyük bir grubun ortaya çıkmasını için anlaşılabilir bir arka plan sağladığını belirtti. Torma, akademik dergilerdeki yazılardan 1980 ve 90’lı yıllarda Çin’deki bilimsel toplumun qigong araştırmaları üzerine hararetli tartışmaları gündeme getirdi. Falun Gong’un yayılması ile ilgili toplumsal ve kültürel bağlam kuran Torma, uygulamanın 5-6 yıl boyunca nasıl saygı duyulan ana olgu olarak algılandığını açıkladı. O, Çin Qigong Araştırma Derneğinin 1995 yılında resmen bir Falun Gong Derneği kurulmasını talep ettiğini belirtti. Doğal olarak siyaset dışı olan Falun Gong, Komünist Parti kontrolü altında resmiyet kazanıp, kurumsallaşamazdı, buna rağmen Komünist muhafazakârlar Falun Gong’un aşamalı olarak marjinalleştiğini iddia ederek 1999 yılında onu bastırmaya ve insanlığa karşı suçlar işlemeye başladılar.

İnsan hakları avukatı David Matas, organ toplama uygulaması ile ilgili bağımsız delillere ve Avrupa Parlamentosunun çözüm sürecine değindi. Matas, Çin üzerindeki uluslar arası baskının sürekli arttığını belirterek: organ toplama ile ilgili kanıtların herkes tarafından göz ardı edilemeyecek derecede kötü olduğu aşikâr. Çin konuyu görüşmeyi sistematik olarak reddediyor ve uluslararası araştırmacıların çalışma kamplarını soruşturma taleplerini geri çeviriyor. Matas, Çin’in AB büyükelçiliğinin bile yaklaşık 130 kelimeden oluşan karardaki kanıtları nasıl çürüteceğini bilemediği için herhangi bir yanıt vermediğini anlattı.

Zorla Organ Toplama Karşı Doktorlar Kuruluşu (DAFOH) temsilcisi Fransız diş hekimi Harold King yaptığı konuşmada, Çin’deki organ toplama uygulamasının tıp toplumundaki reaksiyonlardan bahsetti. King, 2010 yılında Fransız Milletvekili Valérie Boyer ile Fransız Parlamentosunda Çin’e organ turizmini yasaklayan bir yasa hazırlamak üzere işbirliği yaptıklarını belirtti. Hazırladığı PowerPoint sunumda, King organ nakli ameliyatlardaki şeffaflık için ön koşulları sıraladı ve tıbbi uzmanlarının tüm olanakları ile Çin’e bu konuda baskı yağmalarını istedi.

Milletvekili (S&D) Liisa Jaakonsaari, aile üyeleri yâda kendileri zulüm görmüş birçok Falun Gong uygulayıcısı ile görüştüğünü söyledi. O, Finlandiya Parlamentosunun Dış İlişkiler Komitesinde çalışırken, her zaman Çin delegeleri ile yaptığı görüşmelerde Falun Gong zulmünü gündeme getirmeye gayret sarf etti. Çinli yetkililer, Falun Gong uygulayıcılarına karşı uygulanan “yeniden eğitim”in Falun Gong’u Çin’de ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiğini belirtmişlerdir. Bunu söyledikten sonra, Çinli yetkililer konuyu daha fazla tartışmaya devam etmeyi reddettiler.

Jaakonsaari, Çinlilerin organlarını bağışlamakla ilgili kültürel bir isteksizliğe sahip olduklarını açıkladı, bu nedenle organların ancak istemsiz vericilerden kaynaklanması gerekir. O, Avrupa Parlamentosunun aldığı kararın Avrupa Birliğinin kesin bir şekilde Çin’den organ toplamayı sonlandırmasını talep ettiği anlamına geldiğini belirtti. Jaakonsaari, Çin’in 2014 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin bir üyesi haline geldiğini hatırlattı ve Avrupa Konseyinin insan hakları komiserinin bu suçların durdurulmasında yardımcı olunmasında ısrar ettiğini söyledi.

Milletvekili (EPP) Petri Sarvamaa

Milletvekili (EPP) Petri Sarvamaa, konuşmasına organ toplamanın tek kelimeyle “yıkıcı” olduğunu belirterek başladı. O, seminere katılan politikacılardan sorunun çözümüne ortak yaklaşımlar bulmalarını istedi. Sarvamaa, eğer politikacıların bu duruma göz yumarak sadece kendilerini aldattıklarını kaydetti. Bu sorundan kaçınmanın duygusal açıdan zor olduğunu; diğer taraftan ise birçok kişinin ticari ilişkilere çok fazla ağırlık verdiğini belirtti. Bununla birlikte, Sarvamaa bu konunun temel insanlık temellerine dokunduğunu da seyircilere hatırlattı.

Sarvamaa, yıllardır New York’taki Çin büyükelçiliğinin karşısında yaşıyor ve sık sık burada gösteri düzenleyen Falun Gong uygulayıcıları ile konuşuyor. O, “Ben onların tarafındayım; onlar sadece Çin’deki mekanizmanın yürüttüğü zulmün kurbanlarıdır.” dedi ve politikacıların ve diğer karar vericilerin bu bilgileri kamuoyuna geniş kapsamlı yaymak için gösterecekleri işbirliğinin sorunun çözülmesi adına gerekli ve çok önemli olduğunu belirtti. Son olarak, bu temelde sorunun demokrasi ve anti-demokrasi arasında bir mücadele olduğu ve Çin’in insan hakları ihlallerinin cesurca açığa vurulması gerektiğinin altını çizdi.

Falun Gong uygulayıcısı Yumei Liu

Yumei Liu, bir Çin hapishanesinde yaşadıklarını anlattı. Falun Gong zulmü başlamadan önce, o bir Çin petrol rafinerisinde yönetici pozisyonunda çalışmaktaydı. Liu tutuklanarak hapsedildi ve birkaç hafta boyunca zorla besleme, elektrik şoku ve asma dâhil onlarca çeşitli işkenceye maruz kaldı. Liu’nun kız kardeşi 2002 yılında polis gözaltında acımasızca dövülmesi sonucu zulümde yaşamını kaybetti.

Kaynak: http://fi.clearharmony.net/articles/a110923-Suomen-EU-tiedotustoimiston-tiloissa-pidetyssa-seminaarissa-kasiteltiin-sisaelinryostoja-Kiinan-mielipidevangeilta.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.