Vize Reddi: ABD, İnsan Hakları İhlalcilerine Karşı Ciddi Önlemler Alıyor

Minghui web sitesi 31 Mayıs 2019’da, Falun Gong uygulayıcılarına zulmedenler başta olmak üzere, insan hakları ihlalcilerine ilişkin bir bildiri yayınladı.

Bildiri şöyle başlıyor: “ABD Dışişleri Bakanlığından bir yetkili, yakın zamanda çeşitli dini gruplara yaptığı açıklamada, ABD hükumetinin daha sıkı vize soruşturması yaptığını ve insan hakları ihlalcileri ile dini zulüm faillerinin vizelerinin reddedebileceğini söyledi.” Söz konusu vizeler hem göçmen vizelerini hem de turizm ve iş vizeleri gibi göçmenlik dışı vizeleri içermektedir.

Daha önce vizeleri onaylanmış olanların (“yeşil kart” daimi vizeleri de dahil) bile ülkeye girişi reddedilebilir. Bildiride “Yetkili kişi özellikle Falun Gong uygulayıcılarına, Falun Gong zulmüne katılan faillerin bir listesini sunabileceklerini söyledi” ifadesi yer aldı.

ABD hükumetinin ülkeye giriş yapmak isteyen insan hakları ihlalcilerini hedef alan uyarısında, eski Çin Komünist Partisi lideri Jiang Zemin’in insanlığa karşı işlediği suçlara -özellikle de Falun Gong zulmüne- uluslararası toplumun gösterdiği tepkilerin, barışçıl bir ricadan, gerçek somut eylemlere dönmesi teklif ediliyor.

Faillere Karşı İlk Dava

Çin Komünist Partisi (ÇKP) ve Jiang Zemin, 1999 yılı Temmuz ayından itibaren Çin’deki devlet mekanizmasının tamamını, Falun Gong’a ve 100 milyon uygulayıcısına zulmetmek için harekete geçirdi. Jiang’ın “itibarlarını yık, mali açıdan engelle ve fiziksel olarak yok et” yönündeki tüketme politikası nedeniyle, sayısız uygulayıcı zorunlu çalışma kamplarına ve hapishanelere yerleştirildi ve onarılamaz zarara uğratıldı.

Geçtiğimiz 20 yıldır, Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü ilkelerine göre yaşayan Falun Gong uygulayıcıları, Çin’deki ve dünyadaki insanlara uygulamanın ne olduğunu ve devam eden zulmü, barışçıl ve rasyonel yöntemlerle açıklıyorlar. Ayrıca inanç özgürlüğü haklarının ve zulmün yasadışılığını misilleme yapmaksızın açığa vurma haklarının, yasal olarak korunması için çalışıyorlar.

Falun Gong uygulayıcılarının ÇKP yetkililerine karşı açtığı ilk dava, 17 Temmuz 2001 tarihinde New York’taydı. Anakara Çin’de yaşayan uygulayıcı Bay Peng Liang, Hubei Eyalet Halk Güvenlik Bürosu Başkanı Zhao Zhifei’yi dava etmek için avukatlık yetkisini ABD’deki uygulayıcılara verdi. Bay Peng’in küçük kardeşi Peng Min ve annesi Li Yingshou, 2001 yılının Nisan ayında polis dayağı nedeniyle ölmüştü.

Zhao’ya Temmuz 2001’deki ABD ziyareti sırasında, New York’taki mahkeme daveti ve suçlama metni verildi. Ertesi gün Çin’e geri döndü. ABD Federal Mahkemesi 21 Aralık 2001’de kendisini, yasadışı öldürme, işkence ve insanlığa karşı suçlardan gıyabında suçlu buldu.

Bu aynı zamanda bir ÇKP yetkilisinin Falun Gong zulmüne katılmasından dolayı suçlu bulunduğu ilk yurtdışı dava oldu.

Jiang İçin Tutuklama Emri

ABD’deki Falun Gong uygulayıcıları 2002’de Jiang Zemin’e dava açtı ve Jiang’ın yargılanması için uluslararası bir akım başlattı.

Jiang aleyhindeki davalar neden dünya çapında kabul görüyor? Çünkü zulüm bilgisi dünyaya yayılıyor. Ayrıca Jiang, uluslararası ceza, soykırım, işkence ve insanlığa karşı suçlar hukukunda tanımlanan en ağır üç suçu işledi. Falun Gong uygulayıcıları tarafından açılan davaların çoğu bu suçlara dayanmaktadır. Uluslararası toplum, bu suçların en ağır insan hakları ihlali suçları arasında olduğunu kabul etmiştir. Birçok uygar ülke ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsünü imzalayan ülkeler, bu suçlara karşı yasalar koymuştur. Bu nedenle Falun Gong uygulayıcıları, Jiang Zemin’i ve suç ortaklarını birçok ülkede dava etti.

2002 yılında Çin’de en büyük güce sahip olan Jiang, ABD’nin davasını “ne pahasına olursa olsun” durdurmaya çalıştı. Yine de, dünyanın her yerinde aleyhinde benzer davalar açılmıştır ya da açılacaktır.

30 Eylül 2003’te Washington eyaletinde “Jiang’ı Adalet Önüne Getirme Global Koalisyonu” (The Global Coalition to Bring Jiang to Justice) kuruldu.

21 Kasım 2003 tarihinde, Çin’de zulüm görmüş Falun Gong uygulayıcıları ve Almanya vatandaşları da dahil olmak üzere kırk kişi, Almanya’daki Falun Dafa Derneği ve Almanya Halk Başsavcısı ile birlikte, Jiang Zemin’e ve Çin’de zorunlu çalışma kamplarında çalışan bir grup polise karşı dava açtı. Bu olay, Falun Gong’a yapılan zulme katılan polis memurlarının, yurtdışında bir suç davasıyla ilk kez karşı karşıya kalmalarıydı.

27 Aralık 2009’da, 9 No’lu Arjantin Federal Mahkemesi Hakimi Octavio de Lamadrid, tarihi bir karar verdi: insanlığa karşı suç işleyen ve Falun Gong uygulayıcılarına karşı işkence yapan Jiang Zemin ve Luo Gan için uluslararası bir tutuklama emri yayınladı. Daha önce hiçbir eski Çin başkanına karşı böyle bir tutuklama emri çıkmamıştı.

Daha Fazla Devlet Görevlisinin Suçlu Bulunması

Denizaşırı ülkelerde yapılan davalardan bazılarında ÇKP yetkilileri Bo Xilai, Liu Qi, Xia Deren, Guo Chuanjie ve Zhao Zhifei, “gıyabında” suçlu bulundu.

2010 yılının Ağustos ve Eylül aylarında, Guangdong Valisi Huang Huahua, Shaanxi Vali Vekili Zhao Zhengyong, Shaanxi Dini İşler Yönetim Bürosu Müdürü Wang Zuo’an ve Hubei Komünist Parti Komitesi Başkan Yardımcısı ve Hubei “610 Ofisi”¹ Başkanı Yang Song, Tayvan’ı farklı tarihlerde ziyaret ettiler. Havaalanına ulaştıklarında Tayvan’daki Falun Gong uygulayıcılarının, Tayvan Yüksek Mahkemesi aracılığı ile soykırım ve Sivil Haklar Sözleşmesini ihlal etme suçlarından aleyhlerinde suç duyurusunda bulunduğunu öğrendiler.

Çin’de yaşayan Jiang Suing, zulmü sona erdirmek ve Çin’de adaleti yeniden sağlamak için bütün başvuru yollarını denedi. Mayıs 2015’ten bu yana, 200.000’den fazla Falun Gong uygulayıcısı ve zulüm gören aile üyeleri, Çin Halk Yüksek Mahkemesi ve Çin Yüksek Savcılığı² üzerinden Jiang’ın aleyhinde dava açtılar. ÇKP’nin internet engellemesi ve dolayısıyla bilgi toplamada çekilen zorluk nedeniyle bu davaların gerçek sayısı çok daha yüksek olmalıdır.

Falun Gong uygulayıcıları, Çin dışındaki ülkelerde zulmü açığa vurmaya devam ederken, ÇKP’nin acımasız zulmü dünyaca bilinmektedir. ABD yıllık insan hakları raporları, Falun Gong uygulayıcılarına Çin’de yapılan işkenceden defalarca bahsetti.

Magnitsky Yasası

Birçok ülkede, yasadışı organ nakillerini ve insan hakları ihlallerini yasaklamak için yasalar veya kararlar çıkarıldı. ABD’de, 2016’daki Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası onaylandı. Yasanın Kanada’daki karşılığı, “Görevini Kötüye Kullanan Yabancı Ülke Yetkililerinin Mağdurları için Adalet Yasa Tasarısı”dır. Her iki yasa da insan hakları ihlalcilerinin kişisel özgürlüklerini ve maddi zenginliklerini kısıtlamayı hedeflemektedir.

Bu yasa bütün dünya tarafından iyi tanınmaktadır. ABD, Kanada ve İngiltere, Magnitsky Yasasını kanunlarına aktardı ve Avustralya da tasarıyı gözden geçiriyor. Bu yasa, Falun Gong zulmüne katılanlar da dahil olmak üzere insan haklarını ihlal edenlerin, eylemlerinden sorumlu tutulmasını sağlayacaktır.

Mayıs 2019’da, ABD hükümeti Magnitsky Yasasını uygulamaya başladı. Bu da, bu kanunun çok daha geniş küresel kapsamda uygulanmasına önayak oldu.

610 Ofisi Personeline Uyarı

Minghui tarafından yayınlanan bildiride şöyle denilmektedir: “Failler, aile üyeleri ve mal varlıkları hakkındaki bilgileri derlemek, toplamak ve Minghui.org sitesine bildirmek, böylece yerlerinin bulunması ve kimliklerinin doğrulanması için, tüm dünyadaki Dafa uygulayıcılarını derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.”

“Minghui.org Faillerinin Bilgilerini Toplama Formu” na göre failler, zulmü doğrudan yerine getirenlerin yanı sıra zulüm politikasını belirleyen, emir yayınlayan ve zulme yardım edenleri de içermektedir.

ABD göçmenlik yasalarına göre, vize başvurusunun reddedilmesine neden olabilecek suçlar arasında şunlar bulunmaktadır:
1) Yargısız öldürme (tüm kanunlara uygun şekilde oluşturulmuş düzenli bir mahkeme tarafından verilmiş bir ölüm kararı olmadan öldürme olarak tanımlanmaktadır)
2) İşkence veya acımasız, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya ceza
3) Suçlama olmadan uzun süreli gözaltı
4) Kaçırma veya gizlice tutuklama yoluyla, kişilerin ortadan kaybolmasına neden olmak
5) İnsanların yaşama, özgürlük veya güvenlik hakkının açık bir şekilde ihlal edilmesi
6) Emir vererek, teşvik ederek, yardım ederek veya başka şekilde soykırımda yer almak

Yukarıdaki koşullara dayanarak, 610 Ofisi'nde, infaz ve adalet sistemlerinde çalışan birçok personelin, vize başvuruları reddedilebilir. Bu aynı zamanda aile üyeleri için de geçerli olabilir. Birçok yozlaşmış ÇKP yetkilisi çocuklarını gönderdi ve yurtdışındaki mal varlıklarını gizledi. ABD’nin bu ölçütü onlar için bir uyarı olacak; ya ÇKP’yi ya da kendileri ve aileleri için kişisel özgürlüklerini seçecekler. Artık onlar için Çin’de suç işleyip sonra da denizaşırı ülkelere kaçmak imkansız.

320 milyondan fazla insan ÇKP’yi ve gençlik örgütlerini (Gençlik Birliği ve Genç Öncüler) bıraktığını açıkça belirtti. Artık ÇKP’nin var olduğu günler sayılıdır ve insanların ÇKP’den vazgeçmeleri ve Falun Gong’a zulmetmeyi bırakmaları yararlarına olacaktır.


Not:

1. "610 Ofisi": Özellikle Falun Gong’u zulüm yapmak için kurulmuş bir kurumdur. Çin devletinin bu kuruma verdiği güç ÇKP’nin yönetimindeki, tüm diğer politik ve adli sistemlerin daha üstündedir.

2. “Savcılık”: Yasal denetimden sorumlu Çin Komünist Partisinin devlet organı. İşlevleri, büyük suç davalarında tutuklama ve kovuşturmaya karar verme, soruşturmalar yürütmek, başlatmak ve kamu davalarını desteklemek, özel uygulamalarda yasayı yorumlamak, mahkemelerin kararlarını denetlemek, adli prosedürlerin izlenmesi ve cezaevlerinin, gözaltı merkezlerinin ve çalışma kamplarının faaliyetlerini denetlemektir.


Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2019/6/10/388257.html

İngilizce metin: http://en.minghui.org/html/articles/2019/6/23/178182.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.