BM İnsan Hakları Konferansında ÇKP’nin Falun Gong Zulmünde Psikiyatrik İlaçlar Kullanması Açığa Vuruldu

Bay Chen Shizhong’un BM toplantısındaki sunumu

Bay Chen Shizhong, 15 Mart 2010 sabahı BM İnsan Hakları Konseyi 13. Konferansında, Birleşmiş Milletler San Diego Bölümünü temsilen bir konuşma yaptı. Bay Chen, BM İnsan Hakları Konseyinden, Çin Komünist rejiminin Falun Gong uygulayıcılarının inanç özgürlüklerine yönelik devam eden ihlale son verilmesi için harekete geçmesini talep etti. Ayrıca Çin Komünist rejiminin inançlarına sadık kalan ve vicdanlarını savunan uygulayıcılara karşı merkezi sinir sistemlerine zarar veren, düşünce yeteneğini yok eden ilaçlar enjekte ederek Falun Gong uygulayıcılarına karşı yürüttüğü zulmü arttırdığına dikkat çekti. Konferans sırasında, Çin Komünist rejiminin delegeleri Bay Chen’in konuşmasını birkaç kez durdurmaya teşebbüs ettiler ama konferans başkanı tarafından reddedildiler.

Çin Komünist rejiminin idarecileri Falun Gong uygulayıcılarına akıllarını kaybetmeleri için ilaçlar verdi

BM İnsan Hakları Konseyi oturumları sırasında, Falun Gong İnsan Hakları Grubu, “Çin Komünist Parti (ÇKP) Falun Gong Uygulayıcılarına Akıllarını Kaybetmeleri İçin Psikiyatrik İlaçlar Vermekte” başlıklı bir rapor sundu. Rapor, ÇKP’nin Falun Gong uygulayıcılarına merkezi sinir sistemlerini yok eden kimyasallar vererek akıllarını kaybetmelerini sağlayan suçlar işlediğini açığa vurdu. Raporda derlenen 1088 özel olay, tamamen sağlıklı ve aklı başında Falun Gong uygulayıcılarının psikiyatrik ilaçlar enjekte edilerek işkence çektiklerini göstermektedir. Raporda ayrıca bu zulüm olaylarına karışan 200’den fazla hastanenin de listesi yer almaktadır.

Bay Chen bir muhabire, “Geçmiş on bir yıl içinde ÇKP çalışanları, Falun Gong uygulayıcılarına inançlarını bırakmaya zorlamak için her çeşit işkence yöntemini kullanarak çok büyük kötülükler yaptı. BM tarafından resmen doğrulanan çok sayıda olay Birleşmiş Milletlerin bazı Özel Raportörleri tarafından hazırlanan raporlarda belgelendi. ÇKP rejiminin Falun Gong uygulayıcılarına karşı zulmü on bir yıldır devam etmektedir. ÇKP, Falun Gong uygulayıcılarına karşı yürüttüğü bu zulümde en kötü işkence metotlarını kullandı ama bu uygulayıcıların boyun eğmesine sağlamakta başarısız oldu. Bu koşullar altında ÇKP uygulayıcıların merkezi sinir sistemini yok etmek için ilaçlar kullanmaya başvurdu, böylece onların düşünce ve vicdanlarını sıkı tutma kapasitelerini yıkabilecekti. Öğrendiklerimize göre, zorla verilen bu tür ilaçlardan dolayı yüzden fazla uygulayıcı yaralandı, sakatlandı ve hatta öldü. Bunlar sadece kayıtlı ve çeşitli kanallardan Çin’in dışına çıkarılabilen olaylardır. Gerçek durum, bu dosyaların gösterdiğinden çok daha ciddidir.”

4 Haziran 1989 tarihinde bacağından vurulan ve hala bacağında bir kurşun bulunan Bay Zhang Jian, Bay Chen’in BM konferans salonundaki konuşmasını dikkatle dinledi. O, “Çin Komünist rejimi birçok vicdan mahkûmunu, bunun gibi dilekçe sahiplerini, insan hakları savunucularını, demokrasi aktivistlerini ve Falun Gong uygulayıcılarını tutukladı ve onları akıl hastanelerinde zorla tuttu. ÇKP onları zihinsel olarak çökertmeyi, fiziksel olarak yok etmeyi ve isimlerini yıkmayı planladı.

ÇKP delegesi, Bay Chen Shizhong’un konuşmasını durdurmakta başarısız oldu

ÇKP delegesi, 15 Mart’taki sabah oturumu sırasında Bay Chen Shizhong’un konuşmasını Birleşmiş Milletlerin bir üyesi olmadığı gerekçesi ile durdurmaya çalıştı ve aynı zamanda konferans başkanı BM Belçika Elçisi Bay Alex Van Meeuwen’den onu Sekreterliğin kontrol etmesini talep ettiler. Sekreterlik, kuruluşun Birleşmiş Milletlere bağlı hükümet dışı bir sivil toplum örgütü ve Bay Chen Sizhong’un derneğin San Diego Bölümünün bir üyesi olduğunu doğruladıktan sonra kürsü başkanına haber verdi. Bay Meeuwen’in doğrulama sonucunu açıkladı ve Bay Chen konuşmasını yapması için davet ettikten sonra, ÇKP delegesi Sekreterliğin kontrol sürecine dair daha fazla soru sordu ve Bay Chen’in konuşmasının konferansın konusuna uymadığını iddia ederek materyalleri görmek istediler ve Birleşmiş Milletlerin yoklamasını ve hükümet dışı kuruluşların sözcülerinin kimliklerini doğrulama üzerine yeterince sıkı olmamasını şikâyet ettiler. Delege, başka nedenler kullanarak Bay Chen’in konuşmasını durdurmaya çalıştı ama Başkan Meeuwen bu uygunsuz soruları geri çevirdi. ÇKP delegesinin uygunsuz taleplerine ayrıca Küba UNCHR temsilcisi de destek vermeye başlayarak kürsü başkanını zorlamayı denediler. Bu çıkmazda, Amerika delegesi söz aldı ve ÇKP delegesinin her zamanki gibi uygunsuz ve temelsiz bir şekilde Bay Chen’in konuşmasını durdurmaya çalıştığına dikkat çekti.

ÇKP delegesi, Bay Chen konuşurken birkaç defa durdurmayı denedi ve Amerikan delegesi de bunun üzerine Başkandan iki kere Bay Chen’in konuşmasına izin vermelerini talep etti. Bay Chen’in konuşması ÇKP delegesinin engellemesi yüzünden bir saatten fazla sürdü ama toplantıya katılan birçok ülkeden delege ve insan hakları kuruluşlarının dikkatini çekti. Bay Chen yaptığı konuşma sona erdiğinde konferans salonu tamamen sessizdi, konuşmasındaki her kelime insanların kalplerini etkilemişti. Falun Gong konusu, hükümetlerin ve farklı ülkelerdeki insanların Çin’de yaşanan felaket hakkında biraz olsun anlayış kazanması amacıyla bir kez daha dünya sahnesindeydi. Konuşmasının sonunda birçok insan Bay Chen’in konuşma metnini istedi.

Bir katılımcı Bay Chen Shizhong’un (ortada) konuşma metnini isterken. Bay David Littman (sağda)


Bay David Littman, Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Eğitim Derneğinin bir temsilcisidir. O, Çin delegesinin Bay Chen’in konuşmasını engellemeye çalışmasından duyduğu hoşnutsuzluğu belirtti. Bay Littman, “Sınanmış ve onaylanmış bütün hükümet dışı kuruluşların kendilerini ifade etme özgürlüğüne sahip olmalarıdır. Onlar herhangi başka bir delege tarafından sorgulanmamalıdır. Bay Chen’in konuşması çok önemliydi ve konuşmasına izin verilmeliydi. Çin delegesi ve BM şimdi bu insan hakları ihlali konusunu ele almalıdır.” dedi.

Falun Gong İnsan Hakları Çalışma Grubu, 16 Mart öğleden sonra Cenevre’deki BM Binası önünde bir basın toplantısı düzenleyerek, “Çin Komünist Parti (ÇKP) Falun Gong Uygulayıcılarına Akıllarını Kaybetmeleri İçin Psikiyatrik İlaçlar Vermekte” adlı raporunu basına, hükümet dışı sivil toplum örgütlerine ve halka açıklayacak.

Aşağıda Bay Chen Shizong’un Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Konferansında yaptığı konuşmanın tam metni yer almaktadır. [Orijinal Metin]:

Teşekkürler Bay Başkan, Birleşmiş Milletler Derneği – San Diego olarak Konsey’den Çin’in Falun Gong uygulayıcılarının inanç özgürlüğüne karşı devam eden ihlalini durdurmaya yönelik harekete geçmesini talep ediyoruz. Biz özellikle Çin hükümetinin Falun Gong uygulayıcılarına yaptığı işkencelerde sinir sistemine zarar veren kimyasalların kullanımını yoğunlaştırması ile ilgileniyoruz. Yakın zamanda hazırladığımız bir raporda böyle zararlı ilaçlar kullanımı sonucu belgelediğimiz 1,000’den fazla dikkatimizi çeken olayı sunduk. Konseyin kendi Özel Raportörlerinin hazırladığı cilt cilt raporlarda, Çinli yetkililer tarafından sert işkencelere maruz kalan ve öldürülen Falun Gong uygulayıcılarına ait binlerce olay yer almaktadır. Özel Raportör Asma Jahangir hazırladığı raporda: “Bu zalimlik ve acımasızlık iddiaları gerçekte işkenceye başkaldırıyı tanımlamaktadır.” diye açıkladı. Çinli yetkililer fiziksel işkence ile Falun Gong uygulayıcılarını yıkmayı başaramayınca onların düşünce ve vicdan kapasitelerini yok etmek için sinir sistemine zarar veren kimyasallar kullanmayı arttırdılar. Zihni öldüren bu dehşet verici tıbbi işkence yüzlerce insanın delirmesine ve birçoğunun ölmesine neden oldu. Çin’in bilgi akışını engellemesi yüzünden yaşanan acımasızlıkların boyutunun daha da büyük olmasından korkulmaktadır. Raporda zehirli kimyasalların verilmesi olayına katılan iki yüzden fazla hastaneden de bahsedilmektedir. Ayrıca tıbbi uzmanlar da gözaltı merkezleri ve çalışma kamplarındaki işkencelere yardım etmekte ve tavsiye vermektedir. Bu, Çin’deki tıbbi işkencenin yayılmasında en önemli nedendir. Üstelik, Özel Raportörler Jahangir ve Nowak’ta Falun Gong uygulayıcılarından canlı organ toplanması hakkındaki ithamları açıklamasını Çin’den defalarca talep ettiler. Tüm bunlar insan hakları ihlallerinde tıbbi uzmanların rolleri sorusunu arttırmakta. Birleşmiş Milletler Derneği – San Diego (UNA-SD) Bölümü adına son olarak uluslararası topluma Çin’in zihni öldüren ilaç kullanımına karşı daha açık bir şekilde konuşmasını rica ediyoruz. Bunun gibi zihin öldürmelerine sessiz kalmak vicdan ve insanlık birliğimizin intiharıdır.

İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2010/3/17/115401.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.