Pazartesi 2 Kasım 2009

·Avrupa Haberler
·İsveç: İnsan Hakları Forumunda Falun Gong Zulmüne Dikkat Çekildi
·Romanya: Uluslararası Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Sanat Sergisi Romanya Falun Dafa Derneği Tarafından Düzenlendi
·İspanya: Falun Gong, Zaragoza Ticaret Fuarında Tanıtıldı
·Çin'deki Zulüm
·İç Moğolistan Kadınlar Zorunlu Çalışma Kampı, Falun Dafa Uygulayıcılarının Zulmünü Şiddetlendirdi
·Hunan Eyaleti, Hengyang Şehrinde Çok Sayıda Uygulayıcı Tutuklandı
·Shandong Eyaletinden On Üç Yaşındaki Öğrenci, Polis Tarafından Bezdirildi
·Eğitim Müdürü Zheng Qingguo, Sorguya Çekti ve Bir Uygulayıcının Çocuğunun Travma Geçirmesine Sebep Oldu
·Uygulayıcıların Yorumları
·Merhamet ile Gerçekleri Anlatırken Toleranslı Olabilirsiniz
·Problemler Karşısında Kendimi Bir Uygulayıcı Gibi Değerlendirme
·Dünyadan Haberler ve Faaliyetler
·Avustralya: Uygulayıcılar Brisbane’deki Ruh ve Sağlık Uyumu Fuarına Katıldılar
·Tayvan: Cennet Bandosu Yunlin’deki Seyircileri Etkiledi
·Peru: Uygulayıcılar Arequipa’da Falun Gong’u Tanıttılar
·Geleneksel Kültür ve Sanat
·Antik Çin Hikâyeleri: İnsan Hayatta “Üç Şeyi Yapmamalı”

· Avrupa Haberler

· İsveç: İnsan Hakları Forumunda Falun Gong Zulmüne Dikkat Çekildi

Barış ve Özgürlük İçin Uluslararası Kadınlar Birliği (WILPF), 22 Ekim’de saat 13-15 arası İsveç Parlamentosunda bir insan hakları forumu düzenledi. Ev sahipliğini, İsveç Parlamento üyesi ve WILPF başkan yardımcısı Eva Selin Lindgren’in yaptığı foruma İsveç Parlamentosundan temsilciler, Çin hakkında uzmanlar, sivil toplum örgütleri ve diğer zulüm gören kadın gruplarından temsilciler katıldılar.

Çin insan hakları uzmanı Man Yan, Çin Komünist Partisinin canlı Falun Gong uygulayıcılarından organlarını toplama acımasızlığını aktardı

Almanya’dan Çin insan hakları üzerine uzman olan Man Yan, forumda Çin’de Falun Gong’a karşı halen devam eden zulmü ele aldı. O sunumunda, Çin Komünist rejimi tarafından Falun Gong uygulayıcılarına karşı kullanılan işkence metotlarının ayrıntılarını, ölüm olaylarını, kadın uygulayıcılara karşı yapılan cinsel şiddet ve canlı Falun Gong uygulayıcılarından organlarının toplanması acımasızlığını açığa vurdu.

WILPF başkanı Kirsti Kolthoff, "Ben duyduklarım karşısında öfkelendim ve hayal kırıklığına uğradım.”

İsveç Parlamento üyesi Eva Selin Lindgren

İsveç parlamento üyesi Eva Selin Lindgren, “Çin Komünist Rejiminin sadece kendini geliştirmek isteyen insanlara karşı şiddet kullandığını hayal bir edemiyorum…Çünkü rejim yalanlar yayarak onlara [Falun Gong zulmetmediğini savunmak zorunda. Bu yüzden yalanları açığa vurmanın ve gerçeği göstermenin bunun anahtarı olduğuna inanıyorum.” dedi.

İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/10/26/111859.html


· Romanya: Uluslararası Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Sanat Sergisi Romanya Falun Dafa Derneği Tarafından Düzenlendi

Uluslararası Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Sanat Sergisi 12–18 Ekim 2009 tarihleri arasında Bükreş’teki Parlamento Binası yanındaki Anaid Sanat Galerisinde düzenlendi.

Anaid Art Galerisi, ünlü bir modern sanat galerisidir. Sergi, 12 Ekim akşamı saat 7:30’da açıldı.

Soğuk ve yağmurlu havaya rağmen sergiye çok sayıda ziyaretçi geldi. Faaliyet, Romanya’daki ana kültürel televizyon kanalı –TVR Kültürel’in de katıldığı bir basın konferansı ile başladı. Kanalın muhabiri Romanya Falun Dafa Derneğinin başkanı olan Adrian Sturdza ile röportaj yaptı.

Sanat sergisinin açılışını, Romanya Ulusal Sanat Müzesinde sanat tarihçisi olarak çalışan Bayan Dragu Mariana, Romanya’daki insan hakları üzerine bir sivil toplum örgütü olan SIRDO’nun başkan yardımcısı Bayan Lucia Humeniuc ve Hristiyan Demokratik Ulus Partisi başkan yardımcısı Profesör Ion Oprean gerçekleştirdi.

Hristiyan Demokratik Ulus Partisi Başkan Yardımcısı Profesör Ion Oprean

Bükreş Ulusal Sanat Müzesi müdürü ve sanat tarihçisi Bayna Mariana Dragu

SIRDO (insane hakları kuruluşu) başkan yardımcısı Lucia Humeniuc

Konuşmacıların hepsi sanat çalışmalarının taşıdığı saflığı ve umut mesajını takdir etti.

Felsefe öğrencisi olan bir ziyaretçi, işkenceler karşısında derin bir üzüntü hissettiğini söyledi, “Ben zulüm görne bu insanlara yardım etmek ve halkı yaşananlardan haberdar etmek için böyle faaliyetlerin daha fazla yapılmasını umuyorum.” dedi.

Bayan Dragu konuşmasında bu sanatsal çalışmaların sanatta yeni bir akım yarattığını ve çok yüksek değere sahip olduklarına dikkat çekti.

Bayan Humeniuc, “Bu, sanatın yaşamları kurtarabildiğinin canlı bir kanıtıdır.” diye açıkladı. O, “İşkence, işkence yapılanı yok eder ama işkenceciyi de insanlıktan uzaklaştırır. Tüm ülkede bir dehşet yayılmaya devam etmekte” dedi.

Profesör Oprean, resimlerden yayılan ışık karşısında hayran kaldı. O, bir toplumun yükselmesi için üç şeye ve onlara değer vermeye ihtiyacı olduğunu söyledi. Onlar erdem, beceri ve diğerlerini sevmektir.

Herkes ayrılmadan önce sergiyi görme fırsatı sağladıkları için organizatörlere teşekkür etti ve gelecekteki bu tür faaliyetler hakkında bilgi almak istediler.

Resimleri inceleyen ziyaretçiler

İzleyen günler birçok kişi sergiyi ziyaret etti ve resimlerin güzelliği ve yansıtılan zalimce gerçek karşısında oldukça fazla etkilendiler. Onlar resimlerden bazılarının posterlerini, kartpostallarını ve uygulayıcılar tarafından bestelenen müziklerin CD’lerini satın aldılar.

Ünlü bir üniversite de öğretmenlik yapan bir ziyaretçi, daha sonra kendi üniversitesinde de bir sergi düzenlenmesini istedi ve kendisine bununla ilgili bir mail ve poster yollanmasını rica etti. O, posteri öğrenci gruplarına göstermek istediğini belirtti.

Uygulayıcılar bu faaliyet için çok iyi bir işbirliği yaptılar ve neredeyse herkes serginin organizasyonuna katıldı. Bu faaliyet Romanya’daki uygulama çevresi için çok önemliydi.

Sergi boyunca çok sayıda bilgi materyali dağıtıldı ve yerel Epoch Times gazetesinde, web üzerinde ve çok popular haftalık bir magazine dergisinde faaliyetle ilgili reklâmlar yayınlandı.

İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/10/23/111785.html


· İspanya: Falun Gong, Zaragoza Ticaret Fuarında Tanıtıldı

Zaragoza Ticaret Fuarı 10-18 Ekim 2009 tarihleri arasında İspanya’nın Zaragoza şehrinde düzenlendi. Sekiz salondan oluşan fuar merkezinde kültür, sanat, askeri, seyahat ve gıda üzerine sergilenen ticari ürünler dikkat çekti ve on binlerce insan fuarı ziyarete geldi. Falun Gong uygulayıcıları da dört gün süren bu faaliyete katıldılar.

Uygulayıcılar Zaragoza Ticaret Fuarında bir stant açtılar. Birçok kişi gerçekleri öğrendikten sonra zulme bir son verilmesi çağrısında bulunan dilekçeyi imzaladı

Uygulayıcılar bu faaliyete ilk kez katıldılar. Onlar kurdukları stantta Falun Gong’u tanıttılar ve Çin Komünist Partisinin uygulamaya karşı yürüttüğü acımasız zulmü açığa vurdular. Ayrıca ücretsiz Falun Gong eğitim sınıfı açtılar. Birçok kişi gerçekleri öğrendikten sonra zulme bir son verilmesi çağrısında bulunan dilekçeyi imzaladı.

Çince metin: http://minghui.ca/mh/articles/2009/10/29/211259.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/10/30/111938.html


· Çin'deki Zulüm

· İç Moğolistan Kadınlar Zorunlu Çalışma Kampı, Falun Dafa Uygulayıcılarının Zulmünü Şiddetlendirdi

İç Moğolistan Kadınlar Zorunlu Çalışma Kampının Üçüncü Takımı, Falun Dafa uygulayıcılarını yasadışı bir şekilde gözaltında tuttu. 2008 yılından bu yana, birçok uygulayıcı, yüksek kan basıncı, düzensiz kalp atışları, mide bulantısı, göğüs ağrısı, kusma ve bayılma geliştirdi ve bazıları, hatta ölümcül derecede hasta oldu. Bu nedenle, oradaki bütün uygulayıcı grupları, kötü muameleyi protesto etmek için grev başlattılar.

Takımın şu anki iki lideri Chang Hong ve Huang Xuhong (Her ikisi de, Minghui/Clearwisom web sitesinin kötü zalimler listesinde), zulmü şiddetlendirdi. İki erkek gardiyan, onlar, her nereye giderlerse gitsinler, her zaman kelepçe taktı.

Uygulayıcılar, bir odada kilitlendi ve Falun Dafa'yı karalayan video izlettirildiler. Bir anda, uygulayıcı Bayan Li Guiyun'un, göğüs ağrıları ve bulantısı başladı ve biraz temiz hava almak için odadan dışarı çıkmak istedi, ama ona, izin verilmedi ve odada kalmak zorunda kaldı.

Uygulayıcılar, hem de idare kısmının başkanı Yuan Mengqin tarafından öğretilen "Sınıf" oturumuna katılmak zorunda kaldı. Oturumda, Yuan, elindeki kalın bir kitapla belgelenen politikalarla ilgili her türlü saçmalık hakkında konuşarak Falun Dafa’yı karalamak ve Falun Gong’a zulmetmek için İç Moğolistan yetkilileri tarafından eski metotlar kullanıldı.

Uygulayıcı Bayan Liang Lifen, Kang Dongqing ve Zhao Yan, durdurmak için ayağa kalktığı zaman, onlar, iki hapishane gardiyanı tarafından kelepçelendi ve yalnız hücrelere koyuldu.

Ayrıca, Yuan Mengqin, elektrikli bir copla Bayan Liang Lifen'in ağzına ve sırtına şok verdi. Bayan Liang, 28 yaşında ve çok zayıf, o, tutuklandığından beri yetkililerle işbirliği yapmadı ve sessiz kaldı. O, bu zorunlu çalışma kampına yollanmadan önce, çeşitli işkencelere maruz kaldığı, İç Moğolistan’daki Hohhot şehri Kadınlar Zorunlu Çalışma Kampına ek olarak, Pekin'in yollama ünitesinin dokuzuncu takımında gözaltında tutulduğunda, uyku yoksunluğu ve banyo kullanımına izin verilmemesi dâhil olmak üzere hapishane gardiyanları tarafından kışkırtılan mahkûmlar tarafından dövüldü.

İç Moğolistan Hohhot Şehri Kadınlar Zorunlu Çalışma Kampı müdürü Sun Jinyan: 86-471-5692968 (Ofis)

Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2009/8/4/205839.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/8/17/110094.html


· Hunan Eyaleti, Hengyang Şehrinde Çok Sayıda Uygulayıcı Tutuklandı

Son zamanlarda, Hunan Eyaleti, Hengyang şehrinde çok sayıda uygulayıcı tutuklandı 1 Ağustos sabahı, Hengyang şehri Huangchaling Polis Karakolundan memurlar, bazı ele geçirilen maddeleri teşhis etmesi uygulayıcılara ihtiyaç duyduğunu iddia ederek Bayan Yang Liangkun ve Zhou Lijun'u hapishaneden dışarı çıkardı. Bayan Yang'ın aile üyeleri, onları izledi ama polis, onların, iki eve daha gideceklerini ve onun, aile üyelerine eve gidip evde beklemelerini istediğini söylediler. Eve geldikten sonra, aile üyeleri, onların, aldatılmış olduğunu fark etti. Onlar, polisi aradığında, Bayan Yang'ın ve Zhou Lijun'un şimdiden, sırasıyla Changsha şehri Xinkaipu Zorunlu Çalışma Kampı ve Zhuzhou şehri Baimalong Zorunlu Çalışma Kampına alınmış olduğunu söylediler.

Bayan Yang ve Zhou Lijun, 60 yaşının üzerindedir. Polis gözetimindeki kötü muamele sonucu, onların yüzleri ve kalın bağırsakları şişti. Onların kalın bağırsaklarına, hastalık bulaştığı için kan basınçları çok yükseldi ve yaşamları tehlikeye girdi. Buna rağmen, polis hala, iki uygulayıcıyı zorunlu çalışma kamplarına aldı. Onlar, zorunlu çalışma kampına vardığı zaman, onların, giriş izinleri reddedildi çünkü sağlık durumları öyle zayıftı ki yaşamları tehlikedeydi. Onların ölümlerine sebep olmak istemeyen polis, onları serbest bıraktı. Şimdi her iki uygulayıcıda, evde ama çok zayıf durumdalar.

17 Temmuz günü, polis, Bayan Liu'yu tutuklamak için iki kez evine gitti ama başarısız oldu çünkü o, orada değildi. 20 Temmuz gecesi, onlar, onun işyerine gidip onu buldular. Onlar, Bayan Liu'yu sorguya çekti ve ona kimliğini sordular. Onlar, onun çekmecesinde bazı Dafa kitapları buldukları zaman kitapları ele geçirdiler ve onu tutukladılar.

4 Ağustos tarihinde, uygulayıcı Bayan He Xiqiu ve Liu Jianhong, Jiangdong İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden memurlar tarafından hapishaneden dışarı alındı. Kelepçelenen Bayan He, "Falun Dafa, iyi" diye bağırdı ve arabaya binmeyi reddetti. Polis daha sonra, onun ayaklarını kaldırdı ve başını aşağı iterek onu arabaya bindirdi. Tanıklar, iki uygulayıcının, Zhuzhou şehri ve Changsha şehri yönüne doğru götürüldüğünü söyledi. Onların aileleri, herhangi bir bildiri almadı ve hiç kimse, onların bulundukları yeri bilmiyor.

Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2009/8/9/206163.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/8/17/110096.html


· Shandong Eyaletinden On Üç Yaşındaki Öğrenci, Polis Tarafından Bezdirildi

2 Temmuz 2009 tarihinde, Qingdao Eyaleti, Laixi şehri 610 Ofisinin¹ emri altındaki, Laixi şehri Polis Karakolunun bölüm lideri Shen Tao, iki polisin, sivil kıyafetler giyip Laixi şehrindeki 4 Nolu Ortaokula gitmesini emretti. Bu iki kişi (biri erkek ve biri kadın), 7. sınıfın dekanı eşliğinde, sınıfa gittiler ve genç kızın odadan dışarı çıkmasını istediler. Polisler sonra, onu sorguya çekti ve otuz dakikadan fazla bir süre genç öğrenciyi bezdirdiler.

Bu on üç yaşındaki öğrencinin ismi, Niuniu'dur ve o, Laixi şehrinden bir Falun Gong uygulayıcısı olan Bayan Zhu Lixin'in kızıdır. Geçen yıl Pekin Olimpiyat Oyunları'ndan önce, Niuniu'nun annesi, Laixi şehrinden polisler tarafından tutuklandı ve Qingdao'daki Dashan Gözaltı Merkezinde gözaltında tutuldu. Bir ay sonra, o, bir yıl dokuz ay boyunca, Shandong Eyaleti, Jinan şehri 1 Nolu Kadınlar Zorunlu Çalışma Kampına gönderildi.

Niuniu, "Ben, benim iyiliksever annemin eve dönmesini istiyorum" başlıklı, annesinin yanında olmayışıyla ilgili duygularını ve düşüncelerini ifade eden bir mektup yazdı. Niuniu, bu mektubu yazdığı için, Laixi şehri 610 Ofisi ve polisler tarafından okuldayken sorguya çekildi ve bezdirildi.

Niuniu'nun annesi, sadece kararlı bir şekilde Falun Dafa'ya inandığı ve Doğruluk–Merhamet–Hoşgörü ilkelerini izleyerek iyi bir kişi olmak istediği için tutuklandı ve birkaç kez gözaltına tutuldu. Bayan Zhu Lixin, Zibo Zorunlu Çalışma Kampındaki son gözaltında tutulmasında, gardiyanlar tarafından neredeyse ölümüne işkence gördü.

Şu anda aile üyeleri Bayan Zhu Lixin’in güvenliğiyle ilgili çok endişeli. Niuniu annesini özlüyor.

Laixi Şehri 610 Ofisi dekanı Liu Zhixi: 86-13969683377(Cep)
Laixi Polis Karakolu müdürü Guan Enfu: 86-13863907877 (Cep)
Laixi Şehri Polis Karakolu kötü mezhepler sorumlusu Shen Tao: 86-13793229166 (Cep)
Laixi 4 Nolu Ortaokul prensipçisi Zhang Chunsheng: 86-13963971438 (Cep)
Laixi 4 Nolu Ortaokul 7. Sınıf dekanı Hu Yueqiu: 86-13791973639 (Cep)
Li Junjie: 86-13854200306 (Cep)

Not:

1. "610 Ofisi": Özellikle Falun Gong’u zulüm yapmak için kurulmuş bir kurumdur. Çin devletinin bu kuruma verdiği güç ÇKP’nin yönetimindeki, tüm diğer politik ve adli sistemlerin daha üstündedir.

Çince metin: http://minghui.ca/mh/articles/2009/8/7/206057.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/8/18/110113.html


· Eğitim Müdürü Zheng Qingguo, Sorguya Çekti ve Bir Uygulayıcının Çocuğunun Travma Geçirmesine Sebep Oldu

2008 yılının Mayıs ayında, Heilongjiang Eyaleti, Qing'an ilçesi, Falun Gong zulmünden sorumlu yönetici Zuo Yunfeng ve memur Zhao Yong, uygulayıcı Bay Zhao Hong'a zulmetmek için onu bulmaya çalıştılar.

10 Mayıs 2008 tarihinde, Zuo Yunfeng, Zhao Yong ve Qing'an ilçesi 2 Nolu Ortaokul Eğitim Müdürü Zheng Qingguo, Bay Zhao Hong'un oğlunu yardım etmek istediklerini söyleyerek bir lokantaya çağırdılar ve babasının, şehir dışında nerede çalıştığını öğrenmek için onu sorguya çektiler. Bay Zhao'nun 13 yaşındaki oğlu, o sene ortaokula katıldı. Onlar, lokantadan ayrıldıkları zaman, onların çıkan bütün masraflarını Yu Li’nin ödemesini emretti.

Daha sonra, Zheng Qingguo, Bay Zhao'nun oğlunun olduğu sınıfa gitti ve onu dışarı çıkardı. O sonra, onun babasının, şehir dışında nerede çalıştığını öğrenmek için onu, yoğun bir şekilde sorguladı ve oğlanı tehdit ederek zorla söyletmeye çalıştı.

Sorgulamanın ve tehditlerin bir sonucu olarak, Bay Zhao'nun oğlu, travma geçirdi. O, çok büyük bir acıyla etrafta dolaştı ve okuldan sonra eve gitmedi. Sadece onun ailesi ve akrabaları, onun her yerde aradıktan sonra onu buldu ve o, eve gitmeyi kabul etti. Harbin şehri Üniversitesi İkinci Tıp Hastanesi, Bay Zhao'nun oğlunun bir fobiye sahip olduğunu teşhis etti. Sonuç olarak, o, okula geri dönemedi.

Qing'an ilçesi 2 Nolu Ortaokulu Okul ofisi: 86-455-4323169

Qing'an ilçesi: 86-455-4329574

Çince metin: http://minghui.ca/mh/articles/2009/8/8/206131.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/8/18/110118.html


· Uygulayıcıların Yorumları

· Merhamet ile Gerçekleri Anlatırken Toleranslı Olabilirsiniz

Tüm canlılara kurtuluş sunan yüce Shifu’ya Hürmetler. Çin’deki en zor şartlar altında gerçekleri anlatan cinli uygulayıcılara selamlar, tüm dünyadaki bütün Dafa uygulayıcılarına selamlar, bize bu paylaşım konferansında tecrübelerimizi paylaşmamıza imkân veren Türk uygulayıcılara ise özellikle çok teşekkürler. Bu konferansa katıldığım için çok mutluyum.

Tıpkı burada bulunana herkes gibi bende kendimi Fa’yı edinebildiğim için dünyanın en şanslı insani olarak görüyorum. Çünkü Fa bu dünyadaki Varolsu nedenim hakkında bana açık ve net bir anlayış kazandırdı. Hayatın anlamını ve ölümün nedenini anladım. Fa, içinde bulunduğum bencillik cehenneminde cennete gidebilecek bir yolun kapısını açtı. Fa’yı edindikten sonra artık bekleyişimin bittiğini, yıllardan sonra en sonunda en büyük hayalimin gerçekleştiğini tam anlamıyla hissettim.

Shifu’nun öğretisi sayesinde bu gezegene neden düştüğümüzün hikâyesini öğrenebildik. Doğruluk, Merhamet, Hoşgörü’nün bu evrenin karakteristik özelliği olduğunu ve bencilliğimiz yüzünden bizim bu karakteristik özelliklerden ne kadar çok uzaklaşmış olduğumuzu keşfettik. Kurtulmamızın tek yolunun xiulian uygulayarak gerçek benliğimize dönmemiz ve bunun içinde, bu en önemli ilkeleri benimsememiz gerektiğini anladık ve Shifu bize geriye dönmemizi mümkün kılan bu yolda yapılması gereken 3 şeyi gösterdi: Fa’yı çalışmak, doğru düşünceler göndermek ve gerçeği anlatmak.

O andan itibaren aydınlanmaya doğru olan yolculuğuma başladım, bu yolculuk sırasında başkalarının hatalarına bakmak yerine, kendi takıntılarımı fark etmek için kendi içime bakmayı, bencillik yerine merhametli olarak tüm yasayan canlılara kurtuluş sunabilmeyi öğrendim. Bu yolculuk sırasında değişik birçok şeyle karşılaştım. Rüyalarımda bile. Bunların bazıları iyi, bazıları kötüydü.

Çoğu zamanlar ne yapacağımı bilemedim ya da yanlış şeyi yaptım. Fakat yavaş yavaş olayların nedenini daha iyi anlamaya başladım. Tıpkı Shifu’nun dediği gibi bir şeyleri tam olarak bilememekten bilmeye ve anlamaya başladım. En sonunda insanları kurtarmaya adanmış bir kalbin takıntılarımı görmemde ne kadar önemli olduğunu anladım. Çünkü insanları kurtarmaya yardım ederken karşıma çıkan zorlukların tamamen takıntılarım yüzünden olduğunu gördüm. Bütün bu zorlukların içinde takıntılarım saklanmıştı. Bu yüzden canlıları kurtarmak, takıntılarımın ne kadar derin ve ne boyutlarda olduğunu anlamama yardım etti. Ve anladığım şey şu: Merhametli bir kalple aşamayacağım hiç bir zorluğun olmadığı. Diğer insanlardan gelebilecek hiçbir negatif özellik, benim onları kurtarma çabalarımı engelleyemezdi.

Gördüğüm bir rüya doğru düşünceler göndermekte yeterince ciddi davranmadığım bir dönemde tam zamanında uyanmama neden oldu.

Shifu’nun canlıları kurtarmak için doğru düşünceler göndermemiz gerektiğini söylediği ilk andan itibaren bunu yapmak için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Fakat işim yüzünden bunu yeterince iyi yapamadım ve ayrıcada yeterince konsantrasyon sağlayamadım. Bu görevi daha iyi yapmak için doğru düşünceler göndermek için gece yarısını seçtim. Böylece beni rahatsız edecek hiç bir şey olmayacak ve gerekli ortam sağlanmış olacaktı. Sadece gecenin bir saatinde uyanma zorluğuna katlanmam gerekiyordu. Bunu uzun bir zaman yaptım. Bazen doğru düşünceler gönderme saatine kadar Fa okuyarak, egzersizleri yaparak ya da Dafa işleriyle ilgilenerek uyanık olarak bekledim. Bazen de çalar saatle uyanarak doğru düşünceler gönderip tekrar yattım.

Bu, bu şekilde uzun zaman hiç fire vermeden devam etti. Fakat yavaş yavaş doğru düşünceler göndermeye gerekli ciddiyeti gösterememeye başladım. Doğru düşünceler zamanı gelmeden bir kaç dakika önce biraz ara vereyim derken çoğunlukla uykuya dalıp, doğru düşünceler gönderme bittikten birkaç dakika sonra uyanmaya başladım. Bazen de uyanık kalmak için çok uğraşmama rağmen bu seferde yeterice konsantre olamayıp sadece zaman geçirdim. Bazen de farkına bile varmadan çalar saati durdurup uyumaya devam ediyordum. Hatta bazen çalar saati duymuyordum bile. Bütün bu durumlarda hep kendimi suçlayarak bir daha buna izin vermeyeceğime kendi kendime söz veriyordum. Fakat tekrar tekrar aynı şeyler oluyordu.

Ta ki bir gece çalar saatim doğru düşünceler göndermek için çalana kadar. Tamamen uyandım ve bir dakika daha beklemem gerektiğini görünce kendi kendime bir dakika sonra kalkmaya dikkat etmeliyim diyerek…. yeniden uykuya daldım:

Rüyamda, bir uygulayıcı olduğumun bilincinde yemyeşil geniş ve huzur dolu bir alanda yürüyordum. Tam o anda benim hakkımda konuşan iki kişiyle karşılaştım. Bu kişilerden biri bana gülümseyerek baktıktan sonra övgü dolu sözler söylemeye başladı ve ben bunların uygulamamın bir sonucu olduğunu düşünerek çok mutlu oldum. Bu övgüleri dinleyen diğer kişi ona kızgın bir ifadeyle bakıyordu ve zaman zaman bana da bakıyordu. Bu bakışıyla övgü dolu sözler yüzünden mutlu olduğum için yaptığım hatayı anlamamı istediğini hissettim. Fakat bu övgü dolu sözler gittikçe daha da artarak ve kulaklarıma yaklaşarak çığlık çığlık yankı yapmaya başladı ve deli dalgalar gibi beni içine aldı. İşte o anda düşüncelerimin doğru düşünceler olmadığını anladım fakat ilk önceden övgü dolu sözlerden duyduğum mutluluk hissi o anda hatamı anlamama rağmen veya o adamın bana kızgın bir ifadeyle bakmasına rağmen içine düştüğüm bu fırtınalı nehirden ve büyük dalgalardan beni kurtaramıyordu. Yavaş yavaş kızgın kişinin yüzü kaybolmaya başladı. Övgü dolu sözler söyleyen kişinin fiziksel görüntüsünü görmememe rağmen sesi hala kulaklarımda çınlıyordu. Ve daha da yaklaşıyordu ve en sonunda felaket bir şekilde tüm varlığımı ciddi bir şekilde titreten yıkıcı bir fırtınaya dönüştü. Müthiş bir şekilde acı çekerken kulaklarımı bu korkunç seslerden kurtulmak için kapatmaya çalışıyordum. En sonunda bu korkunç işkenceden uyandım.

Doğru düşünceler göndermem gerektiğin hatırladım. İçimi hüzünle çekerek uyku şeytanının beni gene yendiğini ve bu kaderde önceden belirlenmiş görevimi engellediğini düşünerek kendimi suçladım. Fakat saatime baktığımda aradan sadece bir dakikanın geçtiğini fark ettim. Çok mutlu oldum, en azından bu sefer yenilmemiştim. Kararlı bir şekilde dünyadaki diğer uygulayıcılara katildim. O anı nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum. Bildiğim kadarıyla böyle bir duyguyu daha önce hiç yaşamamıştım. Sanki bu defa yaşamları kurtaramasaydım bir daha asla onları kurtaramayacaktım. Bu benim kurtarılmayı bekleyen yaşamları doğru düşüncelerle kurtarmaktaki son şansımdı. Vücudumdaki her hücre sanki devasa bir varlıktı ve hepsi ayrı ayrı doğru düşünceler gönderiyordu ve yaşamları en derinden en yüzeye doğru kurtarıyordu. İçinde bulunduğum oda, duvarlar ve etrafımda bulunan alan tamamıyla fiziksel varlığını kaybetmişti. Sonsuz bir alandı. Doğru düşünceleri engelleyen hiç bir engelleme kalmamıştı ne içimde ne de beni çevreleyen alanda.

O anda Doğru Düşünceler gönderirken içinde bulunduğum zihinsel durumun çok iyi olduğunu söyleyemem. Sadece hissettiğim şeyleri sizlere tarif ediyorum. Diğer zamanlardan çok farklı idi. Diğer zamanlar, zaman zaman Dafa islerini bile düşünürdüm.

Ve birden rüyamda gördüğüm görüntüleri hatırladım. Bu rüyanın beni bir şeyler hakkında uyarmaya çalıştığını anladım. Bu yüzden onu kendimi test etmek ve takıntılarımı anlamak için irdelemeye karar verdim.

Aslında rüyam tüm yaşamların kurtarılması konusunda beni uyarıyordu, yaşamların kurtarılmasında önemli bir rolü olan doğru düşünceler göndermenin sonsuza kadar bizimle kalmayacağını anladım. Eğer bu konuda ciddi olmazsam ve içime gizlenmiş takıntıyı yok etmezsem bu şansı olmuş boyu kaybedeceğimi ve dolayısıyla hatta xiulian yapma şansımı da kaybedeceğimi anladım.

Kalbinde doğru düşünceler gönderip yaşamları kurtarılmasını sağlamaktan beni engelleyen ne gibi bir takıntı olabilir diye sordum kendime. Rüyamdaki kızgın bakışlı kişi aslında benim bilinçaltım ya da kendimi sürekli suçlayan vicdanımdı, fakat bir türlü doğru olanı yapamıyordum. Niye?

Birçok konudaki düşüncelerimin, davranışlarımın ve tutumumun doğru düşünceli olamadığını farkına vardım. Ve sürekli olarak kendimi suçlamaya başladım. Fakat bu tür suçlamalar hiç etkili olmadı. Kendime sordum bu hatalarımı bilmeme rağmen hala niye aynı hataları yapmaya devam ediyorum.

Fa’yı okurken gözüme şu bölüm çarptı:

“Normalde kişiler bir şey hakkında düşündüğünde ya da bir şeyler yapmak istediğinde, Ana Ruh kararları verir. Yardımcı ruh, Ana ruhu kötülük yapmaktan vazgeçirmek için elinden geleni yapar. Fakat Ana ruh çok inatçı ise, Yardımcı ruhun elinden bir şey gelmez. Yardımcı ruh sıradan insan toplumu tarafından kolayca kandırılamazken ana ruh kolayca kandırılabilir.” (Zhuan Falun, 3. Konuşma)

Anladım ki, Dafa’da ana bilincin geliştirilmesi gerekir ki bu da xinxing’in yükseltilmesidir. Xinxing’in yükseltilmesi için de gerekli olan şey zorluklar çekmektir. Bu zorlukları çekerken Fa’yı çalışmak ve Fayı derin bir şekilde anlamak ve Fa standartlarını ciddiye almak gereklidir. Ve eğer bunu ciddiye almazsam hatalarımı bilmem beni kurtarmak için yeterli olmayacaktı.

Rüyamda övgü dolu sözlerden duyduğum mutluluk ise aslında başkalarından iyi şeyler duyarak mutlu olmak takıntısıydı.

Shifu Zhuan Falun’da şöyle diyor:

“Bir şeytan da sizi över ve size ne kadar yüksek seviyeli olduğunuzu söyler, ne muazzam bir Buda ya da çok muazzam bir Tao olduğunuzu ve sizin çok müthiş olduğunuzu düşündüğünü söyler -bunların hepsi sahtedir. Yüksek seviyelere doğru uygulama yapan bir kişi olarak çeşitli takıntılarınızdan vazgeçmeniz gerekmektedir.” (6. Konuşma)

Benim anladığım şu: Bir kişi başkalarından kendisi hakkında iyi şeyler duyunca seviniyorsa veya hataları söylendiğinde üzülüyorsa bu kişi kendisini başkalarından daha üstün görüyor denilebilir. Bu tür bir insan testlerle karşılaştığında içine bakmayacak ve dolayısıyla zayıf noktalarını asla göremeyecek ve takıntılarından asla kurtulamayacak. Bu yüzden bu kişi insanları kurtaramayacak çünkü bu kişinin kendisi bencil ve fedakâr olamıyor.

Rüyam aslında diğer insanlarda duyulan övgü dolu sözlerin eğer bir takıntı olarak ele alacak olursak birer vahşi fırtına olduğu ve insanı kendi sonuna götürdüğünü anladım.

Sakinliğim ve kendimden hoşnutluğum bana zorluklardan kaçma ve rahatlık takıntımı gösteriyordu. Hiç bir zorluğun olmadığı zamanlar kendimi çok iyi hissedip bunun benim uygulamamın bir sonucu olduğunu, testlerle karşılaştığımda ise ya da Fa’yı anlayışım test edildiğinde bunun benim için çok kotu durumlar olduğunu düşündüğümü hatırladım. Bazen zorlukların içerisinde gömülüp kımıldayamadığımı hisseder ve bu duygum yüzeysel bir mutluluk ya da bencillik duygularımı ortaya çıkarırdı.

Sonuç olarak, Shifu’nun öğretisi sayesinde, olaylar iyi ya da kötü olsun hepsi test, tüm olaylar ister iyi ister kötü hepsi bizim xinxing’imizin gelişmesi için olan testler. Asıl önemli olan onları seviyemi yükseltmek için nasıl kullanacağım ve bu sayede de daha fazla insani kurtaracağımdı. Asil mesele budur.

En sonunda yaptığım hatalardan dolayı üzülmeyi bırakarak onlardan ders alarak ilerlemeyi doğru düşüncelerle görevlerimin ne olduğuna önem vermeyi öğrendim. Ayrıca Dafa’nın bana güvenerek verdiği Dafa islerini yaparken uygulayıcılar arasında çıkan anlaşmazlıklarda duygularım ne olursa veya duygusal olarak test edildiğimde şöyle bir durup kendime şu soruyu sormayı öğrendim: Beni Merhamete nasıl bir yol götürebilir. Ne tür bir yol izlemeliyim. Kalbimde merhametten başka hiç bir şeyin kalmamasını nasıl sağlayabilirim. Çünkü biliyorum ki takip ettiğimiz tüm yollar bizi merheme götürmeli bizi başka bir yere götüren yol ise bizi aslında hiçbir yere götürmemekte. Bütün duygularımın tamamını merhamete dönüştürmek zorunda olduğumu anladım. Bu şekilde hiçbir korkum kalmayacaktı. Ve olaylardan kaynaklanan negatiflikler de beni hiç bir şekilde etkileyemeyecekti.

Her ne zaman bir şeyden veya birinden korksam, birine kızsam, biri tarafından küçük düşürülsem, başkalarını küçük görüp bu insan asla kurtarılamaz desem, her ne zaman inatçı bir şekilde bir şeylerin peşinden koşsam, her ne zaman insanları kurtarmayı beceremezsem, yanlış anlaşılsam ya da bir kişinin casus olduğunu ve bize, Dafa işlerimize zarar verebileceğini düşünsem ya da her ne zaman başkalarının başarılarından rahatsızlık duysam, bir kişiyi her yargıladığımda, bir kişi ya da bir şey hakkında her ne zaman heyecanla konuşsam biliyorum ki bir şeyimi kaybettim. İnsanları kurtaracak olan ipimi kaybettim. Ve gidip hemen onu bulmalıyım. Çünkü aslında kaybettiğim şey merhametimdir.

Tüm canlılara kurtuluş sunan Shifu’yu hatırlarım. Tüm duygu ve takıntıların su yüzüne çıkmalarının sebebinin aslında merhametle yüzleşmeleri gerektiği için olduğunu anladım. Onlar merhametle yüz yüze geldiklerinde merhametin içinde eriyip yok olacaklardır. Zorluklardan geçerken kalbim merhametli ise gerçekleri ve doğruyu çok daha net bir şekilde görebiliyorum ve onların üstesinden gelebilmek için daha toleranslı olabiliyorum. Çünkü bu acıları çekme amacımın ne olduğunu biliyorum. Ve bir kez daha Defa’nın tüm yaşamları kurtarabilme gücünü hissederek, ileriye doğru bir adım daha atarak yolculuğuma devam ediyorum.


· Problemler Karşısında Kendimi Bir Uygulayıcı Gibi Değerlendirme

Falun Dafa ile ilk karşılaşmamı anlatmak istiyorum. Normal hayatımı iki çocuk annesi bir ilkokul öğretmeni olarak ve de evliliğinde çok fazla yükleri olan bir kadın olarak sürdürmeye çalışıyordum. Bunun yanında ailemden ve kişiliğimden kaynaklanan birçok fazladan fikirlerin oluşturduğu davranışları da ekleyince çoğu zaman yaşadıklarımın altından normal bir şekilde kalkamıyordum. Depresyonlar beraberinde yüksek tansiyonu da getirince genç yaşımdan itibaren günlük 2–3 farklı ilaç kullanarak yaşamımı sürdürüyordum. Fakat bu şekilde ilaçlara bağımlı yaşamayı içime sindiremiyordum. Sorunlarımın da bu şekilde çözülemeyeceğini biliyordum. Ben bütün bu sorunların üstesinden gelebilmeliydim.

Falun Dafa ile çalıştığım kurumun eğitim seminerine Fa’yı anlatmak üzere gelen iki eski uygulayıcı sayesinde tanıştım. Seminer sırasında anlatılanlar o kadar aklıma yattı ki “Mutlaka uygulama yapmalıyım.”diye düşündüm. Hatta hemen o gün kurumun bahçesinde ilk egzersizimizi hep birlikte yaptık. Kendimi çok dingin, huzurlu ve rahat hissetmiştim. Hatta arkadaşlarımızdan birisi “ Derya Hanım uçuyordu.” diye espri bile yapmıştı.

Daha ilk egzersiz sonrasında “evet, aradığım şey bu, mutlaka uygulamalıyım” diye karar vermiştim. Egzersizleri uzun süre uygulayıcı arkadaşlarla beraber yaptıktan sonra evde devam ettim. Bu arada bana Zhuan Falun’u okumamı önermişlerdi. Okumaya başlayınca kitabın kendi seviyeme göre aydınlanabildiğim bölümlerini kavrayınca onun olağanüstü bir kitap olduğunu düşünmüştüm. Egzersizleri yapmaya başlayınca kullandığım tüm ilaçları bırakmıştım. Kendimi hiç olmadığım kadar sağlıklı, huzurlu ve dingin hissediyordum. Bu şekilde bir yılı aşkın bir süre geçti.

Bir gün, yüksek tansiyon problemlerimin olduğu zamanlarda yaşadığım, kulakta basınç hissi, baş ağrıları ve zonklamalar gibi problemleri tekrar yaşamaya başladım. Egzersizleri haftada 2–3 kez yapıyordum, Zhuan Falun’u okuyordum. Kendi seviyemde aydınlanmış olduğum kadarıyla Shifu’nun Fa Bedenleri ve Falun vücudumu temizliyordu. Tekrar tansiyonum nasıl yükselebilirdi ki? Fazla önemsemedim. Ama rahatsızlığımın şiddeti arttıkça panik olamaya başlamıştım.

Bu dönemde benden daha eski olan uygulayıcılarla da görüşme imkânım olmamıştı. Bir gece paniğim artınca en yakın hastanenin aciline gittim. Orada tansiyonumu ölçtüler ve o kadar yüksekti ki, doktorlar hemen serum takılıp tansiyonum ilaçlarla kontrol altına alınmazsa beyin kanaması geçirebileceğimi söylediler. O anki panikle serum ve ilaçları alıp bir süre hastanede bekledim. Tekrar ölçüldüğünde tansiyonumda hiçbir değişiklik olmamıştı, tansiyonum düşmemişti.

Bir uygulayıcı olarak ilaç kullanmak istemiyordum ama o anda kendimi buna mecbur hissetmiştim. Bu bir süre devam etti. Bu sürede eski bir uygulayıcıyla da diyaloga geçebildim. Hastalık karması hakkında konuştuk ve Shifu’nun Daha İleri Yükselmeler için Esaslar Kitabındaki “Hastalık Karması” başlıklı Jingwenini okuduk. Birlikte durumu değerlendirdik ve orada Shifu’nun vücudumdaki karmanın büyük bir kısmını yok ettiğini karma yok edilirken çekilen fiziksel acının normal hastalıklarla aynı belirtileri gösterdiğini bizim buna aydınlanmamız gerektiğini anladım.

Yani ben bir uygulayıcı isem benim vücudumda hastalık olamaz, ama sıradan bir insan isem hastalık olabilir. Bu hayati durumda kendimi bir uygulayıcı olarak değerlendirmem gerektiğini anladım ve ilaçları tekrar bıraktım ve Falun Dafa’ya güvendim. Egzersizlerimi yapmaya devam ettim. Ertesi gün rahatsızlığım geçmişti. Bu olayın üzerinden bir yıl geçti ve ben hiçbir ilaç kullanmadığım gibi tansiyonumla ilgili herhangi bir problemde yaşamadım.

Bu benim Falun Dafa’daki ilk büyük testimdi. Bu testten sonra Falun Dafa’yı kararlı bir şekilde uygulamaya devam ediyorum. Problemler olunca kendimi bir uygulayıcı gibi değerlendirip; sorunumu kendi içimde arıyorum ve mutlaka kendimde Fa ile uyumlanmamış köklenmiş bir duygu, fikir ve takıntımın olup olmadığını sıkı bir şekilde araştırıyor sonra da onu fark eder etmez Zhen-Shan-Ren ile uyumlu daha yüksek bir düşünce ile değiştiriyorum.


· Dünyadan Haberler ve Faaliyetler

· Avustralya: Uygulayıcılar Brisbane’deki Ruh ve Sağlık Uyumu Fuarına Katıldılar

Falun Dafa uygulayıcıları 21 Ekim 2009’da Queensland, Brisbane’deki Güney Bankası Sergi Merkezinde düzenlenen Birinci Ruh ve Sağlık Uyumu Fuarında sahneye çıkarak Falun Gong’un egzersizlerini gösterdiler.

Birsbane Birinci Ruh ve Sağlık Uyumu Fuarında Falun Gong’un egzersizleri gösterilirken
Birsbane Birinci Ruh ve Sağlık Uyumu Fuarında Falun Gong’un egzersizlerini öğrenenler
Bazı ziyaretçiler sahnede gösterilen egzersizleri izleyerek Falun Gong’u öğrendiler

Bazı seyirciler huzurlu egzersizlerden etkilendiler ve sahnenin çevresine toplandılar. Bir seyirci egzersiz gösterimini izleyerek hareketleri yapmaya çalıştı. O, “Gerçekten seni rahatlatıyor.” dedi.

Bazı insanlar egzersizleri yaparken Falun Gong uygulayıcılarından yayılan enerji alanını hissettiklerini söylediler. Bir adam uygulayıcılara yardım eden melekleri gördüğünü bile ifade etti. Ziyaretçiler Falun Gong uygulayıcılarının fuara katkılarını takdir etti ve gelecek defa fuara yeniden katılmalarını istediler.

Birçok kişi egzersizleri öğrenmek istedi ve ücretsiz egzersiz öğretim sınıfları hakkında bilgi aldı.

Çince metin: http://www.minghui.ca/mh/articles/2009/10/21/210838.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/10/25/111823.html


· Tayvan: Cennet Bandosu Yunlin’deki Seyircileri Etkiledi

Tayvan’daki Cennet Bandosu, Yunlin’in güneyindeki tarihi Douliou Şehrinde bir kez daha ortaya çıktı. Bandonun görkemli müziği ve olağanüstü atmosferi seyircileri derinden etkiledi. Yunlin Müzik Karnavalındaki geçişlerden birinde bando yerel sakinlerine barış ve neşe getirdi.

Cennet Bandosu

Bel Davulu Takımı

Dokuz gün süren karnaval 17 Ekim 2009’da başladı. Faaliyetin organizatörü her yıl Falun Dafa’nın Cennet Bandosunu ve Bel Davulu Takımını geçit törenine katılması için davet etmekte. Yunlin İlçesi Kültür İşleri Müdürü Chang Yi-San, karnavalda bir konuşma yaptı. O, müzik ile şehrin hareketliliğini zenginleşmesini beklediğini belirtti ve “Müzik ve sanatın toplumu geliştirmesinin yanında yerel ekonomiye ve turizme de yardım etmesini umuyoruz.” dedi.

Yarım mil uzunluğundaki Douliou’daki tarihi cadde şehir merkezini doğrudan kesmekte. Cadde firma ve dükkânlar ile doludur. Batı tarzındaki seksen bina Japon sömürgesi döneminden günümüze kadar iyi bir şekilde korunmuştur. Cennet Bandosu bu tarihi caddeden geçişi sırasında dükkân sahipleri dışarı çıkarak onu izledi ve sıcak bir şekilde alkışladı. Bando, “Falun Dafa İyi”, “Fa Davulu”, “Fa Evreni Düzeltiyor”, “Hazineyi Teslim Etmek”, “Buda’nın Kutsal Merhamet Müziği” ve “Mutluluk Şarkısı” adlı parçaları çaldı. Melodiler seyircilere Falun Dafa’nın huzur ve güzelliğini getirdi.

Parlak altın sarısı kostümler içinde hemen göze çarpan Bel Davulu Takımının ritimleri seyircilerin dikkatini çekti. Uygulayıcılar geçit töreni sırasında Falun Dafa hakkında bilgilerin yer aldığı broşürler dağıttılar. Ayrıca kalabalığa Çin’deki zulmün gerçeklerini açıkladılar.

Tayvan’daki Cennet Bandosu, iki yıl önce kuruldu ve bunun gibi düzinelerce kutlama faaliyetine davet edildi.

Çince metin: http://www.minghui.ca/mh/articles/2009/10/20/210768.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/10/21/111736.html


· Peru: Uygulayıcılar Arequipa’da Falun Gong’u Tanıttılar

Peru, Lima’dan Falun Gong uygulayıcıları 15–20 Ekim 2009 tarihleri arasında Arequipa’da Falun Gong’u tanıtmak için faaliyetler düzenlediler.

Uygulayıcılar altı saatlik otobüs yolculuğunun ardından “Beyaz Şehir” olarak adlandırılan Arequipa’ya vardılar. Uygulayıcıların üzerindeki “Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü” kelimeleri yazan tişörtler içinde Plaza des Armas’da bilgi broşürleri dağıtan uygulayıcılar insanların dikkatini çekti ve birçok kişi uygulayıcılardan broşür istedi. Plaza des Armas, Arequipa ve çevre bölgelerdeki dini faaliyetler nedeniyle her zaman çok fazla kalabalıktır. Bu nedenle broşürler hemen bitti.

Uygulayıcılar bir tur otobüsünün üstünde şehir boyunca dünya çapından gelen turistlere Falun Dafa’nın haberlerini yaydılar

Arequipa, UNESCO’nun dünya kültürel mirası listesinde yer almaktadır. Şehir çevresinde çok sayıda depremin ardından hala ayakta kalmayı başarmış İnka ve İspanyol kolonileri tarzında yapılar bulunmaktadır. Uygulayıcılar şehir çevresinde dolaşan bir tur otobüsünün üstünde dünya çapından gelen turistlere Falun Dafa’nın haberlerini yaydılar.

Uygulayıcılar televizyonda egzersizleri gösterirken

Uygulayıcıların bir televizyon kanalı ile röportajı

Uygulayıcılar yerel bir gazeteyi, televizyon kanallarını ve diğer basın kuruluşlarını ziyaret ettiler ve oldukça dikkat çektiler. Üç televizyon kanalı grup ile röportaj yaptı. Yerel bir kanal ve Kanal 39, grubu Falun Gong egzersizlerini yaparken yayınladı.

Grup egzersizi

Grup egzersizi

Falun Gong’u öğrenmeye gelenler

Egzersizler bittikten sonra uygulayıcılar güneşin çevresinde güzel bir hale gördüler

Parque Selva Alegre’de bir grup egzersiz alanı vardı. Buradaki uygulayıcıların birçoğu yenidir. Yerel uygulayıcılar mutlu bir şekilde Lima’dan gelenler ile kendi uygulama tecrübelerini paylaştılar. Pazar günkü Falun Gong egzersizlerine yirmiden fazla yeni kişi katıldı. Uygulayıcılar egzersizler bittikten sonra güneşin etrafında güzel bir hale gördüler.

Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2009/10/23/210972.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/10/25/111826.html


· Geleneksel Kültür ve Sanat

· Antik Çin Hikâyeleri: İnsan Hayatta “Üç Şeyi Yapmamalı”

Qing Hanedanlığı döneminde Zhao Jie-Tang adında bir kişi varmış. O, Changzhou kasabasının Belediye Başkanı olduğu dönemde, her şeyi adaletli ve dürüst bir şekilde hallettiği ve halka iyi kalple davrandığından dolayı, insanlar tarafından çok sevilirmiş.

Bir Kış günü omuzunda iki bidon dışkı taşıyan bir çiftçi, bir kıyafet dükkânının önünden geçerken dikkatsizliği sonucu tam dükkânın kapısının önüne birazcık dışkı dökülmüş. Dükkân sahibi, çok kızmış ve bunun uğursuzluk olduğunu düşünerek çiftçiden kendi kıyafetleri ile yerdeki dışkıyı silip temizlemesini istemiş. Çiftçi, yalvararak kıyafetini çıkartmadan başka bir şekilde orayı temizlemek istemiş ve yoldan geçenler de çiftçi adına dükkân sahibine ricada bulunmuşlar, fakat dükkân sahibi hiç dinlememiş.

Tam o sırada, Belediye Başkanı Zhao Jie-Tang olay yerinden geçiyormuş ve olayı A’dan Z’ye kadar öğrendikten sonra, çiftçiyi azarlayarak demiş ki, “Cadde de dışkıyı taşırken dikkatli olmalısın ve kesinlikle serpmemelisin. Dükkân sahibi kendi kıyafetlerin ile burayı temizlenmeni isteyerek sana ciddi bir ders vermek istedi. İyice hatırlamalısın.”

O gün rüzgarla birlikte kar yağıyormuş ve hava aşırı derece soğukmuş. Çiftçi, kıyafetlerini çıkartıp vücudunun üst kısmı çırılçıplak bir şekilde yere eğilip soğuktan titreyerek yerdeki pisliği temizlemeye başlamış. Etrafına toplanıp seyreden kişiler düşük sesle yorum yapmaya başlamışlar, herkes çiftçinin duygularına katılıyor ve zengin kişinin yanında yer alarak yoksul kişiye baskı yapan Belediye Başkanını kınıyorlarmış.

Yerdeki pislik temizlendikten sonra, Zhao Jie-Tang, “Tamam mı, memnun musun?” diye dükkan sahibine sormuş. Dükkan sahibi memnuniyetle teşekkür etmiş.

Zhao Jie-Tang, “Bu yoksul çiftçinin şu anda giyebilecek bir kıyafeti yok. Az önce sen onu zorla kıyafeti çıkartarak dışkıyı sildirdin ve şimdi o üşüyor. Eğer o, soğuktan hasta olursa veya donarak ölürse sen ne yapacaksın?” diye söylemiş.

Dükkan sahibi telaşlanmaya başlamış ve korkarak, “Efendim, ne dersiniz yaparım.” diye sormuş.

Zhao Jie-Tang, çiftçinin hemen dükkandaki raflardan bir kıyafet seçip giymesini istemiş. Çiftçi tedirgin bir şekilde sadece incecik bir gömlek seçmiş. Zhao Jie-Tang ona, “Bu soğukta gömlek nasıl sıcak tutabilir ki, hadi başka bir şey seç.” demiş.

Çiftçi, gömleği pamukla doldurulmuş bir ceket ile değiştirmiş ve tam giymek üzereyken, Zhao Jie-Tang onu durdurmuş ve demiş ki “Pamukla doldurulmuş ceket, deri mont gibi sıcak tutamaz.” Bunu söylediği anda, Zhao Jie-Tang dükkânın içine girip koyun derisinden yapılmış çok değerli bir mont seçip çiftçiyi giydirmiş ve ona gidebileceğini söylemiş.

Dükkân sahibi kendi gözleri ile çiftçinin uzaklaştığını seyretmiş ve çaresizlik içinde başını eğmiş. Zhao Jie-Tang, olaya tanık olan çevredekilere, “Bir insan olarak hayatta yapılmaması gereken üç şey vardır: Birincisi, bir devlet lideri normal milleti ezerek baskı yapmamalı; ikincisi, zengin bir kişi yoksul kişileri ezip küçük düşürmemeli; üçüncüsü, güçlü bir kişi güçsüz kişilerin hakkını yememeli. Birbirine iyi kalple davranmalı, sebepleri göstererek diğer kişiyi ikna etmeli ve bir işi hallederken adaletli ve akla uygun olmalı.” demiş.

Bu lafları duyduktan sonra, olay yerindeki herkesten “Bravo!” tezahüratları ve alkış yükselmiş.