Antik Hikayeler

  • Antik Çin Hikâyeleri: Mantıksızla İnanmanın Tehlikeleri

    Bir yalan üç defa tekrarlanırsa, insanlar onun gerçek olduğunu düşünürler. Hatta bazen yalanlar bin defa tekrarlanırlarsa, onların gerçek olması bile mümkündür. Bu konuda eski Çinliler “Herkes aynı şeyi söylerse altın bile eriyebilir.” demiştir. Şeytani Çin Komünist Parti Falun Gong’a zulmederken bu yolu kullandı. O, her gün durmaksızın Falun Gong’a iftira etti ve nefret propagandasını Çinlilere akıttı. O, Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü ilkelerine göre kendilerini geliştirmeye çalışan Falun Gong uygulayıcılarının tüm yaşamlara zarar getirebilecek şeytanlar olarak tanımlamaya çalıştı. Eski (antik) Çinliler dikkatli konuşmaya ve davranışlara çok önem verdiler.
  • Antik Çin Hikâyeleri: İmparator Huangdi Cennete Yükseldi

    Aşağı yukarı beş bin yıl önce Çin’de, Huangdi adında büyük bir imparator doğdu. O, erdem ile ülkeyi yöneten ve koruyan bir imparatordu. Bir defasında, Chi-You adındaki bir istilacıyı bozguna uğratmıştı. Onun saltanatı boyunca Çin tarihindeki en başarılı dönemlerden birini geçirdi. O, insanlara nasıl çiftçilik yapılacağını ve sığırların nasıl yetiştirileceğini öğretti. Bunun dışında, tekneler, taşıtlar ve takvim gibi önemli icatlar da gerçekleşti. Çin’in her tarafında aritmetik ve müzik kullanılmaya başlandı. Onun son yıllarında, yemek pişirmede kullanılan “Ding” adlı ağır ve üç ayaklı bir çeşit kazan da icat edildi.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Başkentteki Büyük Sınava Giden Yolda

    Başkent Sınavı, bilginler için en önemli şey idi. Fakat Peng Jiao kendi geleceğini bir yana bırakıp bir kişinin hayatını kurtarmak için acilen hana döndü. İyi insan daima iyi şans ile ödüllendirilir. Peng Jiao’nin iyi eylemi boşuna gitmedi. Başkent Sınavı sırasında büyük bir yangın çıktı ve birçok kişi öldü. Bu yüzden, sınav ertelendi ve İmparator tarafından Ağustos ayında tekrar bir sınav düzenleneceği duyuruldu. Para için gözünü hırs bürümediği için Peng Jiao sadece bir kişinin hayatını kurtarmakla kalmadı aynı zamanda bir felaketten de kurtulmuş oldu. Ağustos ayındaki sınavda, Peng Jiao sınava katılan kişilerin arasında en yüksek puanı kazandı.
  • Antik Çin Hikâyeler: Dilencinin Mendili

    Ev sahibi, o mendil ile birinin yüzünü silerse kişinin hemen güzel olacağının farkında varmış. O, hizmetçinin elinden mendili çabucak ve zorla alıp kendi yüzünü silmeye başlamış. Fakat ne kadar silerse silsin onun yüzünde herhangi bir değişiklik olmamış. O, hizmetçiye, “Bu mendili nereden buldun?” diye sormuş. Hizmetçi “Dün su isteyen o dilenci bana verdi.” diye cevaplamış. Ev sahibi dünkü davranışları için çok pişman olmuş ve demiş ki, “Keşki ona su verseydim.” Ondan sonra tüm hizmetçilerine o şehirdeki bütün dilencileri bulup getirmeleri için emir vermiş. O, şehirdeki bütün dilencileri davet etmiş ve onlara birçok yemek ve içecek vermiş.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Tanrı ve Buda’nın Bakış Açısında En Önemli Şey İnsanın Kalbidir

    Çok fakir ama bağış yapmak isteyen yaşlı bir bayan varmış. Bu bayanın sadece on sentlik bir demir parası varmış ve bu parayı evlenmeden önce ona annesi vermişti. O, bu parayı 60 seneden uzun bir zamandır saklıyordu ve sahip olduğu tek şey bu paraymış. Bir Buda heykeli yapılacağı haberini duyar duymaz, bu yaşlı kadın saygılı bir şekilde bu demir parayı alarak uzun bir yol yürüyüp bağış yerine gelmiş. Fakat koordinatör on sent parayı çok az bulmuş ve kayıt yapılamayacağını söyleyerek parayı kabul etmemiş. Yaşlı kadının başka çaresi yokmuş...
  • Antik Çin Hikâyeleri: Çin Ataları Müstehcen Düşünceler Hakkında Nelere İnandılar

    Cam dışından bir kız sesi geldi, “Sen bir devlet liderisin. Gündüz senden uzaklaşmaya çalıştım, fakat sen beni gördün, bana küfrettin ve beni aramak için hizmetçilerini gönderdin. Bu Tanrının bilmesini ve senin suçlanmanı istemedim. Bu yüzden senin için çok endişe ettim. Fakat yatağına gittiğinde, belki bu otelin sahibinin kızı olduğumu düşünüyordun. Beni ikinci karın yapma planı aklına geliyordu. Tabii ki hayal ettiğin bu düşüncenin farkında değilsin, fakat Tanrı bunu biliyor. Bir kişinin kötü bir düşüncesi çıkar çıkmaz, aniden kötü bir ruhu çağıracak ve bu kişiyi rahatsız edecek.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Karşılığını Vermek

    Qing hanedanlığında Tian Xingshu adında bir Xunfu¹ vardı. Tian küçükken çok yoksuldu ve sadece dağdan topladığı otları satarak yaşamını sürdürmekteydi. Onun köyünde soyadı Zhu olan zengin biri vardı, Tian her gün topladığı otları ona götürüp satıyordu. Bir gün Tian’in geç kalması üzerine Zhu başka bir kişiden otlardan satın aldı. Tian daha sonra otlarıyla geldiğinde duydukları üzerine çok üzüldü ve Zhu’nun kapısının önünde iç çekmeye başladı. Tian’in iç çekişlerini Zhu’nun kızı kapının arkasından duydu. Zhu’nun kızı babasına, “Bu kişi otları satarak yaşıyor, onun otlarını satın alıp daha sonra onları kullansak olmaz mı?” diye sordu.
  • Antik Çin Hikayeleri: Tavşan Ve Gümüş

    Antik Çin’in Song Hanedanlığında (M.S.960-1279), Pingjiang şehrinde Jiang Balang isimli çok zengin bir adam vardı. Daha sonra ailesinin durumu daha da kötüye gitti ve hergün birçok alacaklı kapıda beklemeye başladı. Balang başka seçeneği olmadığı için karısıdan boşanmak zorunda kaldı. O karısına, “Lütfen anne babana git. Ben Xinzhou şehrinde eski bir arkadaşımın evinde kalacağım. Eğer şanslı olursam, gelip tekrar seni alacağım.”Ayrılmadan önce, Balang cennetlere yemin etti ki, “Şimdi gitmeliyim çünkü çok fazla borçluyum. Eğer ileride durumum daha iyi olup dönebilirsem, tüm borçlu olduğum kişilere iki kat ödeyeceğim.”
  • Antik Çin Hikâyeleri: Yemek Sadece Açlığı Hafiflemek İçindir

    Öğle saati çoktan geçti, fakat yemek hala gelmedi. Valinin karnı çok acıkmış. En son birinci yemek getirildi, fakat sadece pilav ve soya peyniri vardı. Liu ve vali üçer tabak pilavı yedi ve vali çok fazla doydu. Çok kısa bir süre sonra, onlara çok lezzetli yemekler ve süper bir içki getirildi ve tüm masa dolduruldu. Fakat vali çok fazla doyduğundan ufacık bir şey bile yiyemedi. Liu Nanyuan ona daha fazla yemesi için ısrar etti. Vali mecbur, “Ben çok doydum. Yiyebileceğim sadece bu kadar.” diye cevapladı. Liu güldü ve dedi ki, “Gördün mü, yemek zengin veya basit o kadar önemli değildir. İnsanın karnı acıktığında, her şeyi yiyebilir.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Keşiş ve Kaplan

    Shi Faan, aynı zamanda Ci Qin olarak adlandırılır. Onun nereden geldiğini kimse bilmiyor. O, Huiyuan’nın öğrencisiydi, Budizm öğretilerini çok iyi bir şekilde anlatabilmiş ve insanlara kendi yanlış eylemlerini düzelmeleri için ilham vermiş. Jin Hanedanlığının (M.S.265-420) Yixi döneminde, Çin’de Xinyang adındaki bir kasaba bir kaplan yüzünden uzun zaman rahatsız edilmiş. Her sabah bir veya iki kişi o kaplanın saldırısı sonucu ölmüş bulunurdu ve bunun yüzünden yerli kişiler sürekli korku içinde yaşıyormuş. Bu öldürmelerden kaçmak için, yerli kişiler kırda büyük bir ağacın altında birkaç yüz kişinin yaşayabileceği bir tapınak inşa etmişler.
  • Antik Uygulama Hikâyeleri: Keşiş Dao Shun

    Sui hanedanlığındaki ilk Kaihuang (tarıma açmak) döneminde, Dao Shun sık sık çiftçilere Buda öğretilerini anlatmış ve birçok çiftçiye keşiş ve rahip olması için yardım etmiş. Fakat o bir kadına yardım etmeyi reddetmiş. Dao Shun, o kadına, “Sen sonraki reankasyonunda bir inek olacaksın. Bu çoktan ayarlanmış. Ben sana yardım edip bir rahip olsan bile de bu kaderinden kaçamazsın.” demiş. Bazı kişiler buna inanmamış. Dao Shun onlara, “İnanmayan kişiler ayak ile bu kadının gölgesine basın ve bu durumda o kımıldamaz.” Şüphe eden kişiler kadının arkasındaki gölgesini bastılar ve hakikiden kadın hiç kımıldamamış.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Olağanüstü Dilenci

    Daha sonra, Daolu özel bir görevle Fuyan şehrine gitme talimatı almış. Seyahati sırasında Baoban adında bir yere varmış ve otele girer girmez, bir kişi gelmiş ve Daolu’nun daha önce kendisine yapmış olduğu iyiliğe teşekkür etmek için onunla görüşmek istemiş. Daolu hayrete düşmüş, bunun üzerine gelen kişi ona, “Benim baştan ayağa kadar giydiğim her şey sizin hediyenizdir.” demiş. Daolu uzun uzun düşündükten sonra bu ziyaretçinin daha önce karşılaşmış olduğu ölü dilenci olduğunun farkına varmış. Daolu, hizmetçileri hemen dışarıya göndermiş ve gelen kişi ile uzun bir konuşma yapmış.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Tang Hanedanlığı İmparatoru Suçu Kendi Üstüne Aldı ve Bir Çekirgeyi Yuttu

    Antik Çinliler cennet ve insanın bir birlik halinde birbirine bağlı olduğuna ve kozmostaki değişikliklerin insan dünyasının kalkınmasına veya çöküşüne yansıdığına inanırlar. Geçmişteki hanedanlıklarda, devlete ait tarihçiler her zaman tarih kitaplarında kozmostaki değişikliklerin onların hanedanlıklarının kalkınmasıyla ve çöküşüyle nasıl bir bağlantısı olduğunu anlatan bir bölüm koyarlardı. Tarihçilerin bunu yapmaktaki amacı insanları uyarmak ve krallara veya imparatorlara Cennete saygı duymayı öğretmektir, çünkü böylece milletlerine fayda getirebileceklerdir.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Merhametliliği Sayesinde Ödüllendirildi

    Antik Çin’in Song Hanedanlığında, hapishaneden serbest bırakılan bazı suçlular Shanmen Adasına sürgüne gönderiliyorlardı. Devlet, bu adada kalacakları en fazla 300 kişi ile sınırlamıştı. Hükümet, sadece 300 suçluyu doyabilecek kadar yemek veriyordu, çünkü bu ada çok küçük ve gerçekten daha fazla kişi koyulamazdı. Genelde adadaki kişi sayısı 300’ü geçtikten sonra, devlet memurları fazla olan suçları denize atıp öldürüyordu. Li Qing, Shamen Adasının yöneticisi olduğu süre içinde 700’den fazla suçluyu denize attı. Ma Mo, Deng Zhou’nun yöneticisi olduktan sonra, devletin bu acımasız kuralından hoşlanmadı ve onu değiştirmeye karar verdi.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Tanrı, Masum İnsanın Cezalandırılmasına İzin Vermez

    Song Hanedanlığının 19. yılının Ağustos ayında (1149) Tanrı, Shaoxing Şehrindeki iyi bir insanı koruması ve kötü insanları şimşek ile cezalandırmasına dair inanılmaz bir olay gerçekleşti. Shaoxing Şehrine bağlı Dayu Kasabasında Huang Jie isimli bir devlet memuru ve Li Siniang adında karısı varmış. Li Siniang, kocasını aldatmış ve başka bir erkek ile ilişkiye girmiş. Bir gün kocası bir iş için başka şehre giderken, Li Siniang, üç yaşındaki oğlunu da alıp ilişkisi olduğu erkek ile beraber kaçmaya karar verir. Kaçış yolunda, oğlu durmadan ağlamaya başlamış.