Antik Hikayeler

  • Antik Çin Hikâyeleri: Kabiliyetli Devlet Liderleri Uğurlu Alametlerden Daha Değerli

    Büyük Tarih Yazıları Zi Zhi Tong Jian kitabının Tang Hanedanlığı ile ilgili bölümünde İmparator Taizong’un hükümeti döneminde beyaz kuşların saray binalarından birinin üzerinde yuva yaptığı kaydedildi. Yuvanın ortasında küçük ve iki ucu büyük, bir bel davuluna benzer iki tane yuvanın bir araya bulunmaktadır. Bunu gören tüm devlet lideri İmparatora kuşları övdüler, “Bu dünyada toleransın eksikliğinden dolayı çoğu şey birleşmeyi sevmiyor. Bu iki kuş yuvası özel bir şekilde tek bir yuva oldu. Bu gerçekten olağanüstü bir şey!
  • Antik Çin Hikâyeleri: Dalkavukluk Eden Kişilerden Uzak Durmalı

    Büyük Tang Hanedanlığından Shishuoxinyu kitabına göre, Tang Taizong bir gün saray toplantısından sonra saray bahçesinde gezerken bir ağacın yanına geldi ve ağacın harika dallara ve yapraklara sahip olduğunu gördü. Tang Taizong ile beraber gezen Yuwenshiji isimli bir devlet lideri Tang Taizong’a dalkavukluk etmek için ağacı durmadan övmeye başladı. Tang Taizong onu ciddi bir şekilde, “Wei Zheng bana düşük karaktere sahip olanlardan uzak durmam gerektiğini tavsiye etti. Senin böyle bir kişi olabileceğinden şüphelenmeme rağmen çok emin değildim. Fakat şimdi anladım.” diye azarladı. Yuwenshiji çok korktu ve İmparatordan af diledi.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Şehvetten Uzak Durabildiği İçin Hem Hayatı Uzadı Hem De Şöhret Kazandı

    Qing Hanedanlığı döneminde Jiangsu Eyaletine bağlı Lishui şehrinde Tang Pin isimli bir genç öğrenci varmış. Bir gün devlet sınavına katılmak için eyaletin başkentine giden yol ortasında bulunan bir otelde kalırken birden ağır hasta olmuş ve bayıldığı süre içinde ana ruhunun başın tepesinden çıkıp Nanhai Putuo Dağına (Guanyin Pusa’nın kaldığı yer) uçtuğunu hissetmiş. Guanyin Pusa, Tang Pin’i hem yaşam süresini hem de şöhretini öğrenmesi için Wenchang Kralı Tapınağına yönlendirir. Wenchang Kralı insanın erdem ve karma kayıt defterini çıkarır.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Erdemli Bir Doktor

    Bu hikâye, Çin ilacı ile ilgili tarihsel bir kitapta yer alıyor. Antik Çin’de son derece iyi tıbbi becerilere ve onurlu ahlaki huya sahip bir doktor varmış. O, ciddi hastalıkları olan sayısız hastayı kurtardığından yerli halk tarafından hep saygı duyulurmuş. Bir gün başka şehirden bir kişi gelmiş. Gelen kişinin ailesinden biri çok hastaymış ve hayatı tehlikede olduğundan doktordan onu kurtarmasını rica etmişler. Doktor bunun üzerine hiçbir şey söylemeden, hızlı bir şekilde gitmek için hazırlanmış. Fakat tam o sırada doktor kötü bir haber alır, oğlu bir grup eşkıya tarafından kaçırılmıştır ve fidye istenmektedir. Doktor çok zor bir durumda kalır.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Kalbini Merhamet İle Doldurun

    Tarihsel Kayıtlar kitabına göre, Li Shizhen antik Çin’in Ming Hanedanlığı dönemindeki ünlü bir doktordur. Li Shizhen tıbbi kitapları çok seven mükemmel bir doktordu. O, doktorlar arasında bir bilge olarak kabul edilir. Onun memleketinde bilgisiz ve her şeyi biliyormuş gibi davranan sıradan bir doktor varmış. Bu ahmak doktor kendisini çok zengin bilgilere sahip olduğunu göstermek için birçok tıbbi kitap satın aldı. Bir sene yağmur mevsiminden sonra, bu doktor hizmetçilerine tüm tıbbi kitapları kurumaları için bahçeye koymalarını söyledi. O kendini göstermek için bir tavus kuşu gibi bahçede bir sağ bir sol yürümeye başladı.
  • Antik Çin Hikâyeleri: İşadamı Xian Gao Kendi İnekleriyle Ülkesini Kurtardı

    Bahar ve Sonbahar döneminde (770 – 476 M.Ö.), Zheng ülkesinden bir kişi Qin ülkesine gelip İmparator Qin Miaogong’a, “Ben Zheng ülkesinin giriş kapısına bakıyorum. Siz askerlerinizi gönderip gizli bir şekilde Zheng’e saldırabilirsiniz.” dedi. Qin Miaogong, üç tane komutanı askerler ile beraber Zheng’e saldırmak için gönderdi. Askerler Zheng’ın sınırına vardığında, Zheng ülkesinin bir işadamı olan Xian Gao isimli bir kişi ile karşılaştılar. Xian Gao, on iki tane inek satmak için Zhou ülkesine gidecekti. Xian Gao, Qin’in askerlerini görünce, ülkesine acil haberi vermek için hemen bir kişiyi geri yolladı.
  • Antik Uygulama Hikâyeleri: Wei Boyang Müritlerini Denedi

    Wei Boyang antik Çin’in Wu Ülkesinde yaşadı. O, aristokratik bir ailede büyüdüğünden Tao uygulamayı sevdi. Bir defasında, Wei Boyang üç tane müriti ile birlikte iksir (dan) oluşturmak için yüksek dağlara gittiler. Dan hazırlandıktan sonra Wei müritlerini denemek istedi ve onlara, “Bu dan şimdi hazır ve onu bir köpeğe vereceğim. Eğer köpek onu yedikten sonra uçabilirse, o zaman biz onu yiyeceğiz. Eğer köpek ölürse, o zaman biz onu bırakacağız.” dedi. Köpek onu yedi ve hemen öldü. Wei Boyang müritlerine, “Bizim en korktuğumuz şey dan’ı oluşturmayı başaramamaktı. Şimdi biz onu yapmayı başardık, fakat köpek onun yüzünden öldü.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Lao Zi’nin Ayrılışı

    Kendi ülkesinden ayrılan Lao Zi¹, Zhou Hanedanlığı döneminde kısa süreliğine Baskı ve Resim Toplamadan sorumlu oldu. Konfüçyüs bir defasında onu ziyaret etti ve Lao Zi ile konuştuktan sonra öğrencilerine, “Lao Zi’nin ideolojisi bir ejderha gibi, rüzgâr ve bulutlarda uçabilir.” dedi. Lao Zi şan ve şöhreti hiç kovalamadı, sadece xiulian uygulamasına (kendini geliştirmeye) odaklandı. O uzun zaman Zhou Hanedanlığında yaşadı ve hanedanlığın gidişatını gördüğünden oradan ayrılması gerektiğini anladı. Zhou ülkesinin sınırı olan Hanguguan’a vardığında, yerel sulh yargıcı Lao Zi’ya, “Bizden ayrılıyorsunuz. Bizim için bir şey bırakabilirsiniz?” diye sorduğunda.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Çalınmış Tavuk

    Bir gün kayıt kitabını incelerken, karısının isminin bir suç yüzünden kayıt edilmiş olduğunu gördü. Kayıtta karısı bir kilo 12 gram ağırlığında bir tavuğu çaldı diye yazıyordu. Bilgin, daha sonra tekrar bakmak için bu sayfanın üzerinde bir işaret koydu. Evine döndükten sonra, karısına komşusundan herhangi bir tavuğu çalıp çalmadığını sordu. Karısı ilk önce kabul etmedi, fakat kocasının cehennemde gördüklerini duyduktan sonra kabul etti. Karısı olayı şöyle anlattı: komşunun bir tavuğu gelip kuruması için evin dışında yere serilen tahılın bir parçasını yedi ve o da kazara onu öldürdü. Komşunun kızmasından korktuğu içinde karısı ölmüş tavuğu toprağın altına sakladı.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Alçakgönüllü ve Bencilsiz Bir Tutum İle Değerli Bir Amacı Yerine Getirmek

    Zheng Xuan ve Fu Zishen, klasik ve tarih bilgilerinden dolayı Çin tarihinde ünlü bilginler oldular. Onlar birbirleri ile karşılaşmadan önce hiç tanışmıyorlardı. Fakat Fu’nun düşüncelerinin kendininkilere benzer olduğunu fark ettikten sonra Zheng Xuan, Fu’ya yardım etmek için şartsız bir şekilde kendisinin senelerdir üzerinde çalıştıklarını verdi ve Fu’nun mevcut bir işi tamamlamasını sağladı. Zheng’in bu desteği daha sonra Fu’ya çok ün getirdi. Zheng Xuan’ın amacını tamamlaması için Fu Zishen’e yardım ederek gösterdiği bencilsiz ve alçakgönüllü tutum insanların saygısını kazandı.
  • Antik Çin Hikâyeleri: İmparator Kendi Hataları İçin Ağladı

    Bir defasında Xia Hanedanlığını kuran İmparator Yu ülkesini kontrol etmek için dışarıda gezerken, cezalandırmak için götürülmekte olan bir suçluyu gördü. İmparator arabacıya durması için emir verdi ve “O ne suç işledi?” diye sordu. Suçluyu götüren muhafızlar, “O buğday ve pirinç çalarken yakalandı. Biz onu cezalandırılacağı yere götüreceğiz.” diye cevap verdiler. İmparator arabasından indi, suçluya yaklaştı ve “Niçin çaldın?” diye sordu. Suçlu çok önemli bir devlet liderini görünce çok korktu, kafasını eğdi ve hiçbir şey söylemedi. İmparator kızacağı yere gözyaşı dökmeye başladı. Yanındaki devlet liderleri İmparatora ne olduğunu anlayamadılar.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Hayat Sadece Bir Rüyadır

    Antik Çin’in Jiangsu Eyaletine bağlı Wuxi Şehrinden Qian Yang, Qing Hanedanlığındaki ünlü bir bilgindir. O, yazıları ve çizimleri oyarak yaşamını sürdürdüğü için klasik ve taş levhalar hakkında çok bilgiliydi. Bir gün bir rüya gördü. Rüyasında, bir konak içinde, erkek hizmetçileri, karısı ve cariyelerinin gelip kendisine selam verirken gördü. Onlar dediler ki, “İki oğlun başkentte sınava katılıyor ve üç torunumuz yeni doğdu. Bütün ailemiz çok çok mutlu!” O bir odaya girdi ve dağ gibi yığılmış altınları gördü. Ondan sonra yaşlı bir hizmetçi koşarak geldi ve dedi ki, “İki oğlunuzun hepsi sınavı kazandı.” O uyandı ve hala gördüğü rüyanın verdiği zevki almaya devam etti.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Yaşamda Bazı Şeyler Altından Daha Değerlidir

    Bir insan olarak, biz yoksul veya zor bir durumda olabiliriz, fakat insanın esaslarını anlamak zorundayız. Biz ahlaksız yoldan kazanmamalıyız, erdemimizi kaybetmemeli veya zarar vermemeliyiz. Antik zamanlarda, Wu Ülkesinin kralının kardeşi Yanli Jizi bir gün gezmek için dışarıya çıktı ve yolda birinin düşürmüş olduğu bir parça altın gördü. Aylardan Mayıs’tı ve hava çok sıcaktı. Tam o sırada kışlık kıyafet giyen fakir bir oduncu yoldan geçiyordu. Jizi ona, “Yerdeki altını al.” dedi. Oduncu elindeki orağı yere attı, kaşlarını kaldırdı ve hiddetle dedi ki, “Siz soylusunuz, siz niçin diğer kişiye sanki sizden düşükmüş gibi davranıyorsunuz?
  • Antik Çin Hikâyeleri: Beyefendiler Endişe ve Korku Bulundurmazlar

    Konfüçyüs’ün Sima Niu adında bir öğrencisi vardı. Sima Niu’nun kardeşi kendisini gizli ve yasadışı olarak şehir duvarı inşaatı yaptığı için tenkit ettiği için Konfüçüs’ü öldürmek istedi. Bunun yüzünden Konfüçyüs ve öğrencileri Song Ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. Sima Niu kardeşinin kötü eylemlerini düşünürken, kederle içini çekmemesi elinde değildi ve dedi ki, “Herkesin övülmeye değer kardeşleri var. Tek benim yok.” Konfüçyüsün bir öğrencisi olan Zixia, Sima Niu’nun söylediklerini duydu ve onu rahatlatmak için “İnsanlar için ‘Yaşam ve ölüm sadece kadere bağlıdır; zenginlik ve şeref tamamen cennete bağlıdır.’ sözlerini duymuştum.
  • Antik Çin Hikâyeleri: Bir Yemin ve Bir Vaat

    1127 yılında İmparator Zhao Huan, eşleri, devlet liderleri ve on binden fazla kişi ile beraber esir alındılar ve Jin askerleri tarafından kuzeydeki Jin Ülkesine götürüldüler. Daha sonra bir anlaşmaya varıldı ve bu anlaşmaya göre İmparatoriçenin memleketine dönmesine izin verildi. Ayrılırken İmparator Zhao, gözyaşları içinde İmparatoriçe Xianren’in elini tutarak, “Eğer bir gün güneye dönebilirsem, Taiyi Sarayında sadece bir devlet lideri olsam bile bana yeter. Başka hiçbir isteğim yok.” dedi. İmparatoriçe Xianren, “Güneye döndükten sonra, eğer senin geri dönebilmen için çareler aramayı düşünmezsem, gözlerim kör olsun.” diye karşılık verdi.