|
| Falun Dafa Hakkında >> Kültür ve Sanat >> Antik Hikayeler |
|
|
| Antik Hikayeler | Kutlama Kartı | Müzik ve Şarkı | Resim | Şiir | Shen Yun | |
|
|
| Kasım 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Önceden Belirlenmiş Kaderden Kaçılmaz [23.11.2009] |
Qing Hanedanlığı döneminde, zengin bir adam ünlü bir falcıya rastlamış ve falına baktırmak istemiş. Fakat falda kendisinin belirli bir günde belirli bir saatte öküz boynuzu ile öleceği çıkmış. Adam çok korkmuş ve o günden itibaren kapıdan dışarıya hiç çıkmamış. Bu durumda bile yeterince güvenli olduğunu hissetmiyormuş ve en son yüksek bir binanın en üst katında yaşamaya başlamış, binanın altında bir sürü koruma gece günüz aralıksız onu koruyormuş ve kendisine hiçbir öküzün yaklaşmasına izin verilmezmiş. Falcının söylediği kritik gün ve saate gelmiş, bu zengin adam camı açmış ve dışarıya bakmış, fakat bir öküzün gölgesini bile görememiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Depremden Önce Bir Çocuğun Gördükleri [16.11.2009] |
Qing Hanedanlığının İmparator Yongzheng döneminde Gengxu yılının Ağustos ayının 18’inci günü (18 Ağustos 1730), yani tarihte Pekin’de yaşanan büyük depremden önceki gün, bir adam bir çay dükkânına girer girmez, kucağında taşıdığı üç ya da dört yaşlarındaki bir çocuk birdenbire kafasını tutup ağlamaya başlamış ve içeriye girmek istememiş. Adam, belki dükkân içinde fazla kişi olduğundan çocuğun girmek istemediğini düşünerek başka bir dükkâna gelmiş. Fakat çocuk yine dükkâna girer girmez hemen ağlamaya başlamış ve adam, çocuğu ağlatmamak için birkaç dükkânı daha değiştirmiş, fakat çocuk her defasında ağlıyormuş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Zhao Wu, Kaplan Tarafından Yendi [09.11.2009] |
Karısı, çok ıssız bir yerde kayınvalidesini bulmuş. Yaşlı kadın ip ile bir ağaca bağlanmış, ağzı toprakla doldurulmuş ve yaklaşık ölmek üzereymiş. Karısı, ağlarak ipi çözmüş, yaşlı kadın ağzındaki toprağı çıkarmış ve biraz su bulup kayınvalidesine içirmiş. Karısı, yaşlı kadın tamamen uyandıktan sonra, onu sırtında taşıyarak ilerlemeye başlamış ve yaklaşık iki kilometre kadar ilerlediklerinde yerde kocasının taşıdığı eşyaların her yere dağıldığını ve birkaç parça yeni yenmiş insanın kemiğini görmüşler: ve kadın kocasının kaplan tarafından yenmiş olduğunun farkına varmış. Karısı bunun üzerine ağlamaya başlamış, bunun üzerine yoldan geçenler içlerini çekmişler. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: İnsan Hayatta “Üç Şeyi Yapmamalı” [02.11.2009] |
Qing hanedanlığı döneminde Zhao Jie-Tang adında bir kişi varmış. O, Changzhou kasabasının Belediye Başkanı olduğu dönemde, her şeyi adaletli ve dürüst bir şekilde hallettiği ve halka iyi kalple davrandığından dolayı, insanlar tarafından çok sevilirmiş. Bir Kış günü omuzunda iki bidon dışkı taşıyan bir çiftçi, bir kıyafet dükkânının önünden geçerken dikkatsizliği sonucu tam dükkânın kapısının önüne birazcık dışkı dökülmüş. Dükkân sahibi, çok kızmış ve bunun uğursuzluk olduğunu düşünerek çiftçiden kendi kıyafetleri ile yerdeki dışkıyı silip temizlemesini istemiş. Çiftçi, yalvararak kıyafetini çıkartmadan başka bir şekilde orayı temizlemek istemiş. |
|
|
| Ekim 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Dürüst Bir İnsan İle Dolandırıcının Farklı Sonuçları [26.10.2009] |
Qing Hanedanlığı döneminde Qiu En-Rong adında bir vali varmış. Küçükken aile durumu iyi olmayan Qiu’nun Huang soyadlı ailenin kızıyla büyüyünce evleneceğine dair iki aile birbirine söz verilmişler. Fakat Huang ailesinin kızı büyüdükten sonra, Qiu’yu beğenmemiş ve onunla evlenmek istememiş. Qiu’yu reddetmek için uygun bir bahane bulamayınca, kız ve babası birlikte onu kandırmak için şöyle bir fikir bulmuşlar. Düğün günü, Huang ailesinin kızı ve babası evlerindeki bir hizmetçi kızı zorla Qiu ile evlendirmek istemişler. Hizmetçi kız, buna karşı çıkmaya cesaret edememiş, fakat bu sahtekârlığı sonuna kadar saklayamayacağından da korkmuş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Yao Xiong, Sözünü Tutarak Kızını Evlendirdi [19.10.2009] |
Song Hanedanlığı döneminde Yao Xiong adında bir general varmış. Henüz daha sıradan bir komutan olduğu dönemde Yao Xiong, zengin bir arkadaşıyla konuşurken, kendisinin yeni doğan kızı büyüdüğünde bu arkadaşının yeni doğan erkek çocuğuyla evlendireceğine söz vermiş. Fakat birkaç sene sonra, o zengin arkadaşı birden ölmüş ve o günden sonra bir daha onun karısı ve oğlundan herhangi bir haber alamamış. Daha sonra, Yao Xiong ordunun sınır koruma birliğinin generali olmuş. Bir defasında, Yao Xiong bir toplantıya katılmak için başkente giderken yolun kenarındaki bir börek standının yanında kıyafet yıkayan yaşlı bir bayan görmüş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Eski Sabibine Yardım Eden Fan Xin [12.10.2009] |
Bir gün, bu dilenci karı koca dilenirken tesadüfen Fan Xin’in yeni sahibinin kapısına gelmişler ve beklenmedik bir şekilde Fan Xin ile karşılaşmış. Fan Xin, eski sahibini görünce ağlamış ve onları yeni sahibinin evine davet etmiş. Eve girdikten sonra, Fan Xin yeni sahibine, “Bunlar benim eski sahibim, şu anda evsiz ve aç kaldılar. Onların bu durumunu görünce gerçekten dayanamıyorum ve onları kabul etmenizi yalvarıyorum. Onların yemeği ve oturması için ben ve karım gece gündüz çalışabiliriz.” demiş. Fan Xin’in yeni ve eski sahipleri bunu duyunca hepsi duygulanmış ve yeni sahibi Fan Xin’in istediğini kabul etmiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Pei Du ve Değerli Kemer [02.10.2009] |
Tang Hanedanlığı döneminde peş peşe dört İmparatora da bakanı derecede hizmet etmiş Pei Du adında bir kişi varmış. Pei Du devletteki görevine başlamadan önce çok fakir bir durumda yaşıyormuş. Bir defasında, Pei Du falına bakması için bir falcıya gitmiş. Falcı ona, “Kaderinde akademik onur zaten gözükmüyor. Üstelik, yüzündeki çizgilere göre, birkaç yıl içinde mutlaka açlıktan öleceksin.” diye söylemiş. Pei Du zaten kadere çok inanan bir kişiymiş ve küçükten beri çok kötü bir durumda yaşadığından falcının sözlerini fazla kafasına takmamış. Bir gün, Pei Du bir tapınağı ziyaret ederken, tapınak içindeki bir masanın üstünde altından bir kemer görmüş. |
|
|
| Eylül 2009 |
|
|
| Budizm Hikâyeleri: Zihinden İyilik veya Kötülük Çıkar [28.09.2009] |
Cennetteki bahçelerin birinin içinde bir kuyu varmış. O normal bir kuyu değilmiş, kuyunun içinde bir cehennem varmış -gerçek bir cehennemmiş. Kuyu içinde su yokmuş, ateş varmış, durmaksızın yanan bir ateş kuyusuymuş. Onun dibi oldukça kalabalık insanlarla doluymuş, onlar durmadan “yardım” isteyerek bağırıyorlar ve acı acı inliyorlarmış. Bir gün, bir Buda tek başına bu kuyunun kenarında otururken kuyudan çok kalın ve yüksek sesli bir bağırma sesi gelmiş. Buda, kuyu içine bakmış, diğer kişilerin üzerinde basarak yukarıya var gücüyle bağıran şişman bir kişi görmüş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: “Olmaz, Olmaz” [21.09.2009] |
Ming Hanedanlığı döneminde, Zhejiang Eyaletine bağlı Yuhang şehrinde Chen soyadlı bir doktor varmış. Bir defasında, bir kişi çok ciddi derecede hastalanmış ve Doktor Chen’in dikkatli tedavisi sonucu ölümden kurtulup en sonunda tamamen iyileşmiş. Fakat hastanın ailesi çok fakir olduğundan Doktor Chen ondan hiçbir tedavi masrafı istememiş. Daha sonra, bir akşam Doktor Chen tam olarak o hastanın evinin önünden geçerken büyük bir yağmur yağmaya başlamış. Oralarda yağmurdan kaçabileceği başka bir yer olmadığından, Doktor Chen, o hastanın kapısını çalıp içeri girmek zorunda kalmış. Hastanın tüm ailesi Doktoru görünce çok mutlu olmuşlar. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Dilencinin Kaderi [14.09.2009] |
Qing Hanedanlığı döneminde kişinin kemiklerine dokunarak fal bakan Chen soyadlı çok ünlü kör bir falcı varmış. Bir gün Zhangzhou Eyaletindeki general bu kör falcıyı davet edip kendisine bir fal baktırmak istemiş. General, kendisinden önce ilk olarak karargâhtaki diğer kişilere fal bakılmasını istemiş ve falı bakılan herkes falcının çok doğru söylediğini anlatmış. Sıra en son generale gelince, kendisinin kim olduğunu kör falcıya söylememiş. Kör falcı, generalin vücudundaki kemiğe dokunduktan sonra, “Bu bir dilenci, daha fazla bakacak bir şey yok.” demiş. Generalin yanındaki herkes kalkıp falcıyı suçlamak istemiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Hoşgörü ve İyi Kalple Başkalarına Davranan İhtiyar [07.09.2009] |
Ming Hanedanlığında Zhang Taizu adında hoşgörülü ve iyi kalpli bir ihtiyar varmış. Bir akşam, Zhang Taizu dışarıdan eve döner dönmez, Tanrıya Tapma Odasından gelen hafif bir ses duymuş ve bir mum yakıp odasını incelerken, bir hırsızın saklanmaya çalıştığını görmüş. Zhang Taizu yüksek sesle hırsıza, “Sen mutlaka yolunu kaybettin ve yanlışlıkla evime girdin.” demiş. Ondan sonra, Zhang Taizu hırsıza biraz para vermiş, korkmaması gerektiğini söylemiş ve kapıyı açıp hırsızı bırakmış. Zhang’ın aile üyeleri ve komşuları sıkça bu olaydan bahsederek başkalarına iyi kalpli davranmak gerektiğini söyleyerek birbirlerini uyarmışlar. |
|
|
| Ağustos 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Tahta Çekiç [31.08.2009] |
Yan Rusi, Qing Hanedanlığı İmparatoru Qianlong’un iktidarının ilk yıllarında Shanxi Eyaletine bağlı Wenxi Kasabasının Başkanıydı. Yan Rusi, zanlılara suçlarını itiraf edilmek işkence yaparak zorlamayı çok severmiş ve bu yüzden, zanlıların bacak kemiklerine vurmak için özellikle tahtadan bir çekiç yaptırmış ve bu işkence metodu ile zanlılara çok fazla acı çektirmiş. Yan Rusi’nin karısı çok hünerli ve iyi kalpli biriymiş, kocasının yaptıklarının yanlış olduğunu bildiğinden dolayı sıkça işkence yapmaktan vazgeçirmek için kocasını ikna etmeye çalışırmış. Fakat Yan Rusi hiç dinlemezmiş. Ertesi sene, Yan Rusi’nin ilk erkek torunu dünyaya gelmiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Tanrı Tarafından Verilen Cezalarda Hata Olmaz [24.08.2009] |
Qing Hanedanlığının on birinci yılında, başkent Pekin’de peş peşe patlamalar olmuş. En büyük patlama ise o senenin Nisan ayında gerçekleşmiş ve patlama olurken yerdeki taşlar bile göğe fırlamış. Bir ailenin sos dolu kavanozu da fırlayıp evin çatısının üzerine gitmiş, fakat kavanozdaki sostan bir damla bile dışarıya akmamış. Daha inanılmazı ise bir eşeğin üzerinde aceleyle ilerleyen bir kişi tam patlama anında “Bom!” diye bir gürültü duymuş ve eşeği ile göğe uçmuş. Eşeğin karnı tamamen parçalanıp bağırsakları dışarı çıkmış. Fakat eşeğin üstündeki kişi herhangi bir şekilde yaralanmadan yere inmiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Hırsızlar Asil Kişiliğe Sahip Bir Beyefendiyi Soymadı [17.08.2009] |
Korsanların başı, Bay Chen Xianzhang’ın adını ve erdemini çoktan duymuş olduğundan dolayı, hemen başını eğerek Bay Chen’e saygısını göstermiş ve demiş ki, “Beyefendi burada olduğunuzu bilmiyorduk. Sizi rahatsız ettiğimiz için bizim gibi küçük insanları lütfen suçlamayın! Gemide sizinle birlikte yolculuk edenler Beyefendinin arkadaşları sayılır, bizler size duyduğumuz saygıdan dolayı, arkadaşınızın eşyalarını da alamayız.” Sonra bu korsan şefi, diğer soygunculara gemiden aldıkları her şeyi iade etmeleri için emir vermiş ve tekrar Bay Chen’e saygılarını sunduktan sonra gemiden ayrılmışlar. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: İnsanın Kaderi Önceden Tayin Edilmiştir [03.08.2009] |
“Tanrı, insanın hayatıyla ilgili her şeyi önceden tayin etmiş olduğundan, kişinin zenginliği ve fakirliği tamamıyla göğe (cennete) bağlıdır.” diye bir atasözü vardır. İnsanın kaderini sıradan bir insan değiştiremez. Çin halkının tarih boyuca hayır ve servet şansı için inandığı ve taptığı Tanrı, Zhao Gongming’di. O, bir kişinin sahip olduğu erdem miktarına göre onun hayır ve servet şansını ayarlıyor ve en ufacık bir yanlışlık bile yapmıyormuş. Bir gün, Zhao Gongming, diğer dört tanrı ile birlikte Shandong Eyaleti bölgesine gelmiş ve senelerdir tanıdığı bu bölgeyi yöneten tanrı Huang Feihu’yu görmesi üzerine, aşağıya inip Huang Feihu’yu ziyaret etmeye karar vermiş. |
|
|
| Temmuz 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Hayırlı Küçük Kız Babasını Kurtardı [27.07.2009] |
Qing Hanedanlığı İmparatoru Jiaqing’in 17. yılında, Sichuan Eyaletine bağlı Chongqing şehrinde She Chang-an adında bir kişi yaşarmış ve o işlediği suçtan dolayı Hubei Eyaletinin dağlık bir bölgesine sürgün edilmiş. She Chang-an’ın 11 yaşındaki kızı memleketi Sichuan’dan binlerce kilometre uzağa tek başına yürüyerek başkent Pekin’e gelmiş ve Adalet Bakanlığındaki liderlere, “Büyükbabam ve büyük annem ikisi de 80 yaşlarında ve şu anda onlara bakabilecek kimse yok. Sizden babamı serbest bırakmanızı rica ediyorum. Babam eve dönüp büyükbabam ve büyük anneme baksın, ben babamın yerine cezasını çekmek istiyorum!” diye yalvarmış. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Cesur Yürekli ve Ülkeye Sadık “Karnı Açılan General” [20.07.2009] |
Qing Hanedanlığının İmparator Kangxi döneminde Çin’in güney bölgesinde bir savaş olmuş ve İmparator Lan Li adındaki bir kişiye generallik görevi vermiş. Savaş sırasında, düşman tarafından atılan bir bomba onun karnına isabet ettiğinden, Lan Li’nin bağırsağı dışarı çıkmış ve kanı durmadan akmaya başlamış. Yanındaki askerlerden biri hemen Lian Li’nin dışarıda duran bağırsağını karnının içine geri sokmuş, başka bir asker ise büyük bir parça beyaz kumaş ile onun sırtından itibaren karnını iyice sarmış. İki asker onun yarasını sarmakla meşgulken, Lan Li hayati tehlikesini tamamen umutmuş hala askerlere emir vermeye devam ediyormuş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Hayırlı Evlat ve Balık [13.07.2009] |
Çok çok eski zamanlarda, kör annesi ile birlikte yaşayan bir delikanlı varmış. İhtiyar annesi hastalıktan dolayı yıllardır yatakta yaşıyormuş. Bir senenin en soğuk kış ayında, dışarıda büyük bir kar durmaksızın yağarken, delikanlının annesi birkaç gün boyunca herhangi bir yemeği kabul etmemiş. Oğlu çok endişelenmiş ve annesine ne yemek istediğini sormuş. Annesi aslında bu defa kendi kendine açlıktan ölmek istiyormuş, çünkü seneler boyunca sırf kendi yüzünden oğlunun kazandığı paradan hiç kalmamış ve evde dört duvarın dışında hiçbir şey yokmuş. Kendisinin oğluna getirdiği bu ağır yükten bir an evvel kurtulmak için açlıktan ölmeye karar vermiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Ölümsüz Olma Sınavı [06.07.2009] |
Bir zamanlarda Wu Xin adında Tao’yu uygulamaya çalışan bir kişi varmış. Bir gün ölümsüzlük sınavına gitmek için kendisine en yakışan yepyeni bir kıyafet giymiş ve yola koyulmuş. Fakat yolun ortasında bir kadının attığı kirli su yüzünden tamamen pislenmiş. Wu Xin hiç şikayet etmemiş, hemen içini arayıp kendisinin neden böyle bir şey ile karşılaştığını bulmaya çalışmış ve belki de hala kendini gösterme takıntısı olduğundan bu kadar güzel bir kıyafet giymiş olmasının doğru olmadığını düşünmüş. Bu kavrayışıyla yeniden eve dönmüş ve her zaman giydiği temiz bir kıyafeti giyerek tekrar yola çıkmış. |
|
|
| Haziran 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: İnsani Takıntıyı Bırakmayınca Buda Olmak İçin İmkânsızdır [29.06.2009] |
Qing Hanedanlığı dönemindeki Fujian Eyaletinde Du Jinghang adında Budizm uygulamaya çalışan bir kişi varmış. Du, Budizm’e o kadar sadakat gösteriyormuş ki her gün sadece bir kâse basit yemek yiyor ve hiç et veya içki kullanmıyormuş. Du sıkça başkalarına Tao’ya tamamlanacağını ve yakın zamanda göğe uçacağını söylüyormuş, ara sıra da çok ciddi bir şekilde aile üyelerine mutlaka böyle bir gün geleceğini ve zihinlerini temizleyip sabırla beklemeleri gerektiğini tembih ediyormuş. Bir gün, gündüz sırasında Du bir uykuya dalmış ve çok net bir rüya görmüş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: İyi Kalpli Bir Dilenci İyiliğinin Karşılığında İyilik Kazandı [22.06.2009] |
Qing Hanedanlığı dönemindeki Suzhou şehrinde çok eski bir tapınak varmış ve evsiz bir dilenci her akşam gelip bu tapınakta kalıyormuş. Dilencinin iki ayağı da hasta olduğundan fazla yürüyemiyor ve her gün sadece belli bir alan içinde gezip dileniyormuş. Bir sabah, dilenci bir yolun kenarında bir cüzdan görmüş ve açıp baktığında, içinde yüzlerce liang (eski Çin para birimi) gümüş para varmış. Dilenci, “Bu mutlaka buradan geçenlerden birinin kaybettiği bir para. Kaderimde şanssız ve parasız bir kişiyim ve bu kadar fazla beklenmedik paraya nasıl sahip olabilirim ki? Ayrıca, eğer bu kaybolan bir hastanın hayatını kurtarmak için acil olarak beklediği bir para ise... |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Duan Wu Bayramında Çinliler Neden Kâğıttan Yapılan Su Kabakları Asar? [15.06.2009] |
Çin takviminde her yılın Mayıs ayının 5. günü Duan Wu Bayramıdır. O gün, anakara Çin’deki her aile kâğıttan yapılan rengârenk su kabakları asarak içtenlikle aile üyelerinin bütün yıl boyunca hastalıklardan uzaktan durmalarını, herşeyin düzgün gitmesini ve mutlu olmalarını dilerler. Duan Wu Bayramında Çinlilerin kâğıttan yapılan su kabaklarını asma geleneğinin kaynağına gelince; Bir zamanlar, bir yerden taşınıp gelen üç kişilik bir aile varmış. Bu yeni gelen ailede, genç bir kadın ve farklı yaşlarda iki çok sevimli çocuk varmış. Genç kadın çok çalışkanmış... |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Solucan, İmparator ve Keşiş [08.06.2009] |
Liang Hanedanlığında çok gayretli uygulama yapan ve olağanüstü yeteneğe sahip bir keşiş varmış. Liang Hanedanlığının İmparatoru Wudi (503–559), o keşiş hakkındaki hikâyeleri duyduktan sonra, ona karşı içten büyük bir saygı duymaya başlamış. İmparator Wudi, o keşişi bulmak ve onunla sarayda görüşebilmek için bir kişi göndermiş. Bir gün, İmparator Wudi bir kişi ile Çin daması oynarken, görevli bir memur birden gelip “Majesteleri, aradığınız o keşiş geldi.” diye haber vermiş. O sırada, İmparatorun bütün konsantrasyonu oyundaymış ve tüm istediği karşısındaki kişinin bir taşı yemekmiş, bu yüzden ağzından otomatikman yüksek sesle “Öldür!” diye bağırmış. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Çıkarların Önünde Geri Çekilme Erdem Biriktirir [01.06.2009] |
Wudai döneminde (907-979 M.S.) Zhang Shixuan adında bir kişi varmış. Zhang, küçükken anne-babasını kaybettiğinden amcası tarafından öz oğlu gibi büyütülmüş. Amcasının yedi tane daha oğlu varmış. Zhang on yedi yaşındayken, amcası kendi aile mülkünü ikiye bölerek yarısını Zhang’a, diğer yarısını ise yedi oğluna vermek istemiş. Fakat Zhang bunu kabul etmemiş ve amcasından mülkü sekize bölüp amcasının yedi oğlu ile eş olarak paylaşmak istemiş. Amcası ilk olarak bunu reddetmiş, fakat Zhang’ın ikna etmesi sonucunda en son onun istediğini yapmış. O sene Zhang, devlet sınavına katılmak için Pekin’e gitmiş. |
|
|
| Mayıs 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Lin Zhi’nin Kaderi [25.05.2009] |
Lin Zhi, Ming Hanedanlığı dönemindeki Changle şehrinde yaşayan bir kişiymiş ve küçükken dahi bir çocukmuş. Bir defasında, yol kenarında küçük bir dükkân içinde yağmurun durmasına beklerken, masanın üstünde bir hesap defteri görmüş ve zaman geçirmek için sayfa sayfa içine bakmış. Yağmur durur durmaz Lin Zhi hemen kalkıp dükkândan ayrılmış. Birkaç gün sonra, o dükkân tutuşmuş ve hesap defteri de yanıp kül olmuş. Bir sürü kişi borçlarını geri almak için gelmiş, fakat hesap defteri olmadığından kimin doğru kimin sahtekâr olduğunu bir türlü ayıramamış. Tam o sırada, Lin Zhi oradan geçiyormuş... |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: İyi Öğüt Kulağa Hoş Gelmez [18.05.2009] |
Liu Bang, Fan Kuai’nin öğütünü dinlememiş ve hala sarayda kalmak istemiş. Onun danışmanı Zhang Liang bunu duyduktan sonra, Liu Bang’a, “İmparator Qin adaletsizdi. İşte bu nedenle halk ona karşı isyan etti ve Qin ordusunu yendi. Sen, kendi millete zarar veren zalim bir imparatoru devirdin. Bu durumda özenle ve sebat ederek çalışman ve tutumlu olman gerekir. Şimdi Qin’in sarayına girer girmez hemen zevk ve eğlenceye dalmak istiyorsun. İyi öğüt kulağa hoş gelmez fakat insanın hareketine yararlı olur; etkili ilaç acıdır fakat insanın hastalığını tedavi eder. Umarım Fan Kuai’nin söylediğini dinleyebilirsin.” diye söylemiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Merhametli, Cömert Olmak ve Her Konuda Diğer Kişileri Düşünmek [04.05.2009] |
Zhang bir iş için dışarı çıkarken, aynı yatakhanede kalan bir öğrenci Zhang’ın çantasını açmış ve içindeki altını çalmış. Okulun yetkilileri gelip yatakhanede arama yaptıktan sonra hırsızlık yapan öğrencinin eşyaları arasında bu altını bulmuşlar. Yetkililer, Zhang’a bu altın onun olup olmadığını sorduklarında, Zhang “Hayır, bu altın benim değil.” diye cevap vermiş. Çünkü Zhang’a göre, eğer kendisi bu altının kendisine ait olduğunu kabul ederse, o zaman hırsızlık yapan öğrencinin mutlaka cezalandırılacağını ve üstelik herkesin önünde mutlaka utancından yerin dibine geçeceğini düşünmüş. |
|
|
| Nisan 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Tang Yin’in, Resim Çizmeyi Öğrenmesi [27.04.2009] |
Aynı zamanda Tang Bo-hu olarak da bilinen Tang Yin, Ming hanedanlığının en ünlü ressamlarından biriydi. O, Shen Zhou, Wen Zhi-ming ve Qiu Ying ile birlikte “Ming Hanedanlığının Dört Üstadı” olarak adlandırıldı. Fakat o ünlü bir ressam olmayı tamamen annesinin doğru eğitimine ve doğru yol gösterimine borçludur. Tang Yin küçükten beri çok iyi resim çizermiş ve zengin aileler sıkça onu çağırıp bir şeyler çizdiriyormuş. Tang Yin, işte bu yüzden yavaş yavaş insanlara tepeden bakmaya ve kendini beğenmeye başlamış. Annesi onun durumunu görünce içten içe telaşlanmış ve bir gün Tang Yin’e, “Oğlum, resim çizmeye sen henüz yeni yeni başladın. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Kör Olmak Neden Bir Şans Sayılır? [20.04.2009] |
Chun Qiu dönemindeki Song Ülkesinde yardımsever ve yüksek ahlaklı bir kişi varmış. Onun ailesinin üç kuşağı da hep aynı şekilde devam etmiş. Bir gün, ailedeki bir siyah dana beyaz bir buzağı doğurmuş, bu kişiye çok tuhaf geldiğinden gidip Konfüçyüs’e sormuş. Konfüçyüs ona bunun şanslı bir şey olduğunu söylemiş. Kısa bir süre sonra, bu kişinin gözleri sebepsiz yere kör olmuş ve birkaç gün sonra, siyah dana tekrar beyaz bir buzağı doğurmuş. Adam Konfüçyüs’e bunun tam olarak neden olduğunu sormak için oğlunu göndermek istemiş. Fakat oğlu demiş ki “Geçen defa gidip sordun ve şanslı bir şey olduğunu söyledi, fakat kör oldun." demiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Kong Rong ve Armutlar [13.04.2009] |
Bir gün, bir kişi Kong Rong’un ailesine bir sepet armut getirmiş. Babası, Kong Rong dâhil 7 oğluna küçükten büyüye sıra ile kendilerine bir armut seçmelerini söylemiş. Kong Rong’un kardeşi en büyük armutlardan birini alıp gittikten sonra, sıra Kong Rong’a gelmiş ve o sepetin içindeki en küçük armut seçererek demiş ki, “Yaşım küçük, o yüzden küçük armut yemeliyim. Kalan büyük armutlar ağabeylerime verilmeli.” Babası hem şaşırmış hem de mutlu olmuş ve “O halde kardeşin de senden küçük, değil mi?” diye sormuş. Kong Rong gülümseyerek, “Kardeşim benden küçük ama ben ağabeyi olarak her konuda ona öncelik vermeliyim.” demiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Yerde Bir Çember Çizerek Kendi Kendinizi Hapsetmeyin [06.04.2009] |
Ran Qiu, Konfüçyüsün bir öğrencisiydi. Bir gün o, Konfüçyüse demiş ki, “Ben sizin teorinizi sevmiyor değilim, sadece bazı kabiliyetlerimin yeterli olmadığını hissediyorum.” Konfüçyüs ona, “Yeterli kabiliyeti olmayan bir kişi yolun yarısında durabilecek, fakat sen şimdi henüz başlamadan önce bile yerde bir çember çizerek kendi kendini hapsediyorsun.” diye cevap vermiş. Qi Ülkesinin Kralı Jinggong’un (547-490 M.Ö.) Liang Qiuju adında bir bakanı varmış. Bir defasında Liang, Qi Ülkesindeki en başarılı lider olan Yan Ying’e, “Belki ben ölene kadar de senin gibi başaramayacağım!” diye söylemiş. |
|
|
| Mart 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Tang Tai-zhong ve Wang Xiao [30.03.2009] |
Tang Hanedanlığın ilk İmparatoru Tang Tai-zhong ve Wang Xiao ikisi yaklaşık birlikte büyümüşlerdi ve küçükken sürekli birlikte oyunlar oynar, eğlenir ve şakalaşırmışlar. Tang Tai-zhong henüz sıradan bir insanken bir defasında, Wang Xiao’yu alaya alarak demiş ki, “Yüzünden belli, ölene kadar bir devlet lideri olamayacaksın.” Tang Tai-zhong bir imparator olduktan sonra, Wang Xiao onu ziyarete gelmiş ve konuşurken, “Senin sayende bugün bir devlet lideri olabilirim, doğru mu?” diye Tang Tai-zhong’a sormuş. Tang Tai-zhong gülerek “Valla belirsiz.” diye cevap vermiş. Tang Tai-zhong, Wang Xiao’nın üç oğlunun hepsini beşinci derece resmi görevli tayin etmiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Bir Keşiş, Zengin Bir Kişinin Üç Hayatını Gösterdi [23.03.2009] |
Qing Hanedanlığının başlangıç yıllarında, Suzhou şehrinde çok zengin bir adam varmış. Bu zengin adam aşırı derecede konforlu ve lüks yaşamayı kovaladığı için her gün su gibi para harcıyormuş. Bir gün, birdenbire bir keşiş onu ziyarete gelmiş. Zengin adam, keşişi evine davet edip ona nereden ve niçin geldiğini sormuş. Keşiş dosdoğru zengin adama demiş ki, “Ben geçmiş hayatımda bir dağda Buda okulunda seninle birlikte uygulama yapmıştım. Fakat bu hayatta sen kendin asıl doğanı unuttun, ben özellikle seni uyarmak için geldim.” Ondan sonra keşiş, zengin adamın geçen hayatını, bu hayatını ve gelecek hayatını göstermek için üç kova su getirilmesini istemiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Başkasını Kurtarmak Kendini Kurtarmak Demektir [16.03.2009] |
Bay Shi, Xian kasabasında yaşıyormuş. Kasabadaki insanlar ona ‘İhtiyar Shi’ derlermiş ve onun gerçek ismini bile unutmuşlar. İhtiyar Shi ufak işlere önem vermeyen birisi olmasına rağmen, o her şeyi doğrudan söyleyen ve dürüst bir insandı. O kötü ve acımasız insanlara yukarıdan bakardı. Bir gün yolda evine dönerken bir pazarın yanından geçiyormuş ve onun gözüne köyden gelen bir aile takılmış. Kocası, eşi ve çocuğu birbirlerine sarılmış çok ağlıyorlarmış. İhtiyar Shi’nın komşusu ona: “Bir zengin adama borçları var. Kocası onu ödeyebilmek için, çaresizlikten eşini satmak istiyor. Ama bu çift birbirlerine çok bağlı. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Geçmiş Hakareti Hatırlamamalı [09.03.2009] |
Daha önce gemide Dong’u aşağılanan iki zengin genç erkekten biri de tam olarak Sichuan Eyaletinde bir devlet lideri olarak çalışıyormuş. Bu kişi, Dong’un Eyalet Valiliğine yükseldiğini duyunca, daha önce Dong’u aşağıladığını hatırlayıp çok korkmuş ve görevinden istifa etmeye hazırlanmış. Dong bunu duyduktan sonra, özellikle o kişiyi ziyaret edip iyi sözler ile onu teselli etmeye çalışmış. Dong ona demiş ki, “Han Xin’in birinin bacaklarının arasından sürünerek geçme aşağılanması bile unutulabilir, kalbim antik zamandaki bir kişiden daha dar nasıl olabilir ki? Geçmişte yaşanan olayı unutup kafana bir daha takma.” demiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Dürüstlük ve Büyük Saygı Cenneti Duygulandırabilir [02.03.2009] |
Song Hanedanlığının Qingli yılının yaz döneminde, başkentte çok korkunç bir kuraklık yaşanmış. Saraydaki İmparatoru uyaran görevli Wang Su, İmparator Song Renzong’dan şahsen yağmur yağması için dua etmesini istemiş. İmparator, “Astronomi müdürü, bu ayın ikinci günü yağmur yağacağını açıkladı, o yüzden ben birinci günü yağmur yağması için dua edeceğim.” diye cevaplamış. Wang Su demiş ki, “Majesteleri, yağmurun kısa zamanda yağacağını bildiğiniz halde yağmur yağması için dua etmeyi planlıyorsunuz. Bu sebepten sizin hiç içtenliğiniz yok. İçtenliğiniz olmadığdan nasıl cennetleri duygulandırabilirsiniz?” |
|
|
| Şubat 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Kişinin Dürüstlük ve Samimiyetle Erdem Biriktirmesi Sayesinde Ailesi Zengin Oldu [23.02.2009] |
Başka bir defasında, Wang bir süpürge satın almak için pazara gitmiş. Süpürge satıcısı acil bir iş için kısa bir süre oradan ayrıldıktan sonra geri dönerken şüpheli bir şekilde Wang’a bakarak bir tane süpürgenin eksik olduğunu söylemiş. Wang hiç bir şey söylememiş ve o süpürgenin parasını satıcıya vermiş. Satıcı, Wang’ın verdiği parayı aldıktan sonra demiş ki, “İşte o süpürgeyi gerçekten sen aldın, eğer sen almadıysan, neden bana para veresin ki!” Bunun karşısında, Wang hiç tepki göstermemiş ve en ufak bir kızgınlık bile göstermemiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Doğru Olmayan Bir Düşünce Gulyabaniler Getirebilir [16.02.2009] |
Hebei Eyaletine bağlı Cangzhou kasabasındaki Huaizhen bölgesinde bir aile varmış. Bu ailenin oturduğu binanın yanında, bahçeli boş bir bina daha varmış ve kimse bu binada oturmamış. Komşu çocuklar sıkça bu boş binanın bahçesinde oynuyorlarmış ve oldukça gürültü çıkarıyorlarmış. Mal sahibi, bahçe kapısını kilitledikten sonra çocuklar, duvarlardan geçip bahçeye giriyormuş. Zaman geçtikçe, mal sahibi çocukların gürültülerine daha fazla dayanamamış ve çocukların bir daha gelmesini engellemek için bahçe kapısının üzerine çocukları korkutmak için “Bu binada gulyabaniler var, lütfen burada oynamayın” diye bir uyarı yazıp yapıştırmış. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Borcun Karşılığı Ödenmeli [09.02.2009] |
Seng Bao, Seng You’nun yaptıklarına dayanamayarak kızgınlığından ölümcül bir hastalığa yakalanmış ve ölmeden önce başında ağlayan babasına birdenbire farklı bir ses tonuyla, “Ben senin oğlum değilim, niye ağlıyorsun ki? Senin geçen hayatındaki adın Lin Dasheng idi, çok zengindin ve benim adım You Shoujing idi. Ben sana 300 bin para borcumu ödeyemeden öldüm, şanslıyım seni kandırmak gibi bir düşüncem olmadığımdan bir hayvana reenkarne olmadım ve senin oğlum oldum. Geçmiş 20 yıldan fazla bir süre içinde senin için büyük bir çaba ile para kazanmaya çalıştım ve artık faiziyle birlikte borcumu tamamen ödedim." |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Diğer Kişiyi Affetmeli [02.02.2009] |
Qing Hanedanlığının Shouzhou şehrinde sürekli başka kişileri affeden ve arkadaşlığa, bağlılığa önem veren Zhang Xiucai adında bir kişi varmış. O dönemde, Shouzhou şehrindeki herkes tüfek kullanmayı severmiş. Bir gün, Zhang Xiucai’nin komşusu bir yivli av tüfeği satın almış ve akşam evinin yanında deneme yaparken, birdenbire çok kötü bir bağırma sesi duyulmuş. Herkes hızla sesin geldiği yere vardığında, Zhang Xiucai’nin oğlunun tüfek denemesi sırasında yanlışlıkla vurulup öldüğünü görmüşler. Komşu çok korkmuş ve “Başka birinin oğlunu öldürsem bile olmazken, ben Zhang Xiucai gibi bu kadar iyi bir insanın oğlunu öldürmem daha da olamaz.” demiş. |
|
|
| Ocak 2009 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Adaletli ve Adaletsiz – İyi Bir Kızın Hikâyesi [26.01.2009] |
Bu hikâye, yaklaşık bin yıl önce Song Hanedanlığında yaşayan iyi bir kız hakkındadır. Bu kız hem fakir hem de topaldı. Bunun dışında, o çok küçükken ana babasını kaybetti ve sadece dilenerek ve köydeki kişilerin yardımıyla yaşamak zorunda kaldı. Onun köyünün kenarında bir nehir vardı ve köydeki kişiler yakmak için odun toplamak veya tarlalarına gitmek için nehrin öbür tarafına su içinden yürüyerek geçmek zorundaymış. Yağmur mevsiminde, insanlar çoğu zamanda nehrin diğer tarafında geçemezmiş ve onlar bu güçlük ile yaşamaya alışmışlar. Fakat bu küçük kızın farklı bir düşüncesi vardı. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: İyi Bir Niyet Sayesinde Tedavi Edilmez Bir Hastalık İyileşti [19.01.2009] |
Qing Hanedanlığının Jiangsu Eyaletine bağlı Wuxi Kasabasında yaşlı bir adam varmış. Adamın uzun senelerdir bir hıçkırık hastalığı olduğundan herkes ona “hıçkırık adam” dermiş. Bir gün, adam bir çayhaneye giderken yolun kenarında sahipsiz bir paket görmüş. Onu açtığında, içinde hepsi altın, gümüş ve inci gibi değerli eşyalar olduğunu görmüş. Adam, “Ben yaklaşık ölmek üzere biriyim, bunun gibi değerli şeyleri nerede kullanabilirim ki?” diye içinden kendi kendine düşünmüş ve paketin yanında oturarak kayıp eşyanın sahibini beklemeye başlamış. Bir süre sonra, yaşlı bir kadın koşarak gelmiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Kısmetinden Memnun Olanlar Daima Mutlu İnsanlardır [12.01.2009] |
“Benden iyi durumdaki kişilerden bir sürü eksiğim varken, benden kötü durumdaki kişilerden bir sürü artım var.” diye bir atasözü bile var. Bunun dışında, halkın arasında da “Biri ata binerken eşeğe biniyordum, kendimi çok kötü hissederek arkama bakınca çıplak ayakla yürüyen birini gördüm.” şeklinde bir söylemde vardır. Evet, eğer insan her zaman bunun gibi düşünürse, yaşam sırasında ne kadar kötü duruma girerse girsin, o daima kendini mutlu hissedebilir. Dolayısıyla, az arzu ve herşey için bir sınır koymayı bilenler daima en akıllı ve mutlu insanlardır. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Her Olayın Bir Sebebi Vardır Zorlama İle Olamaz [05.01.2009] |
Nan hanedanlığı imparatorlarından Liang Wu-di henüz imparator olmadan önce çok fakir bir kişi ile tanışmış. Liang Wu-di, imparator olduktan sonra bir gün sarayın dışında gezerken, daha önce tanıdığı fakir bir kişiyi görmüş ve onun hala eskisi gibi fakir olduğunu öğrenmiş. Liang Wu-di, ona, “Yarın bana gel, sana bir ilçe başkanlığı görevi vereceğim.” demiş. Ertesi gün, o kişi saraya gelmiş, fakat Liang Wu-di’yi görememiş. Ondan sonra, o birkaç defa tekrar gitmiş ve hep defa bir nedenden dolayı Liang Wu-di’yi görememiş. Xiulian uygulamasıyla birçok kişinin olağanüstü yetenekleri ortaya çıkmış ve bazı olayların asıl sebebini görebiliyormuş. |
|
|
| Aralık 2008 |
|
|
| Antik Uygulama Hikâyeleri: Yedi Tane Demir Paranın Hikâyesi [29.12.2008] |
O günden itibaren Xu, gece gündüz, yaz-kış, hiçbir zorluktan korkmadan o paraları bulmaya çalışmış. Böyle üç sene boyunca durmadan aramış ve en sonunda yedi tane demir paranın hepsini bulup geri getirmiş. Paraları bulur bulmaz, Xu’nun gözleri de görmeye başlamış. Xu, ilk olarak Üstadı ile dağlar içinde gizli bir şekilde uygulama yapmış, daha sonra bir dağın üstünde “She Shen Tai” adında bir yerde Tamamlanmaya ulaşmış ve göğe uçmuş. Bu hikâyede, Üstadının bir sözü ile iki gözü kör olmasına rağmen o kadar geniş bir alanda üç sene gibi bir zaman harcayarak bütün demir paraları geri getiren bu uygulayıcının Üstadına inancı gösterilmektedir. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Ahlaksız İlişkiyi Reddeden Kişinin Hem Hayatı Uzadı Hem de Şansı Çoğaldı [22.12.2008] |
Sun Dao, ahlaksız cinsel ilişkiyi reddettiğinden bu kadar iyi şans kazandı, bu gerçekten sonraki insanlara canlı bir örnek vermektedir. Tanrı tarafından insana kurulan ahlaki kurallar, eğer insan onlara riayet ederse, kesinlikle iyi şans elde eder, aksi takdirde evlilik dışı cinsel ilişkiye giren kişinin kesinlikle hayatındaki mevcut olan ve elde edeceği iyi şanslar azalacak ve üstelik kaderinde aslında ayarlanmamış olan kötü şeyler de başına gelebilir. Sun Dao 70 yaşındayken herhangi bir hastalığa yakalanmadan eceli ile ölmüş, yani tıpkı onun amcasının söylediği gibi hayatı 24 yıl uzatılmış. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Haksız Bir Avantaj Elde Etmek Probleme Yol Açar [15.12.2008] |
Daha sonra, kocam şöyle bir gerçeği öğrendi: O et, nehir yanında oturan zengin bir aileye aitmiş. O gün bu zengin ailedeki kadın hizmetçi eti yıkamak için nehir kenarına gitmiş ve tam yıkarken, acele bir işi çıkmış ve kısa bir süre için tekneden ayrılmak zorunda kalmış. Fakat tekrar döndüğünde, tekne içine bıraktığı eti bulamamış. Eve döndükten sonra, ev sahibinin karısı çok kızmış ve hizmetçiyi cezalandırmak için onu dövmeye başlamış. Belki hizmetçiyi fazla şiddetli dövdüğünden kazara hizmetçiyi öldürmüş. Ev sahibi bu olaydan büyük endişe duymuş ve bu olayın büyük ihtimalle tüm aileye ölümcül bir felaket getireceği sözü ile karısını azarlamış. |
|
| Hikâye: Delikanlı ve Çiçek Yaprağı [08.12.2008] |
Tekrar 7 Temmuz gelmiş. Yaşlı adam her zamanki gibi yine güzel bir saksı çiçeğini pencerenin kenarına taşınıyormuş. Çiçeğin tatlı kokusunu içine çekerken anında bir tür ses duymuş, o kalp atışının sesiymiş. O kadar belirgin, o kadar aşina bir ses…… o ses kaybettiği çiçeğe aitti. Evet o çiçeğin kalbinin sesiydi. Yaşlı adam hareketsizce dikkatle dinlemiş o anda. Aynı zamanda antik zamandaki o çiçeğin yaprağının düşme olayını hatırlamış. O gün tarih yine 7 Temmuz’muş. Bu ses insan dili olmamasına rağmen, yaşlı adam hepsini anlamış. Çiçek, siz tamamlandığınızda cennete geri dönerken beni de götürebilecek misiniz…… |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Erdemi Biriktirmek Takdis; Erdemin Kaybolması Talihsizlik Getirir [01.12.2008] |
Bu defa, o ilahi varlık Chen’e insanın önceden tayin edilen kaderi şüphesiz mevcut ama birinin hayat boyunca takdislere veya talihsizliğe sahip olması tamamen o kişinin kendisine bağlıdır demiş. Örneğin, bir imparator bir bakanı beğendiğinden ona yüksek mevkide bir görev vermiş, fakat bu bakan, imparatora sadakat göstermemiş. Bu durumda, imparator bu bakana verdiği görevi geri çekmez mi? Eğer bazı bakanlar kötü olup, imparatorun beğenisine güvenerek güçlerini tekeline alıp vatadaşlara haksız şeyler yaparlarsa, aynı ceza onlara da verilmez mi? |
|
|
| Kasım 2008 |
|
|
| Antik Çin Hikâyeleri: Kişiye Güvenle Davranmak [24.11.2008] |
Konfüçyüs insanlara şüphenin yerine dürüst, saygı, anlaşma ve güven ile birbirine davranmaları gerektiğini öğretti. İnsanlar ancak bu şekilde birbirleri ile ahenkli olarak geçinebilirler. Antik zamanlarda bir defasında Konfüçyüs ve öğrencileri, mecburiyetten Chen ve Cai ülkelerinin sınırında kalmışlar ve çok kötü kulübelerde yaşamaya başlamışlar. Yanlarında taşıdıkları yemekler de bitmek üzereymiş. Yedi gün boyunca sadece sebze çorbası yemişler ve yanlarında bir tane pirinç bile kalmamış. Herkes ne yapacağını bilememiş. Bir gün, Konfüçyüs’ün öğrencilerinden biri olan Zi Gong, herkesin eşyaları ile bu zor durumdan kurtulmasını istemiş. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: İhtiyar Ustanın Nasihati [17.11.2008] |
İhtiyar bir usta çırağı ile beraber dağdan inerken açlıktan yaklaşık ölmek üzere olan yaşlı bir kadına rastlamışlar. İhtiyar usta, cebinden bir parça kuru yemek ve biraz para çıkarıp yaşlı kadına vermiş. Bu çırağın pek hoşuna gitmemiş. İhtiyar usta, çırağın aydınlanmasına çalışmayı istemiş ve demiş ki, “Yaşam, ölüm ve erdem sadece ani düşüncelerimizin arasında kalırlar. Bu yemek ve para, bizim için sadece geçici bir şeydir, fakat onlar kadının hayatını kurtarabilirler.” Çırak, ustasının lafını sanki anlamış gibi saygılı bir şekilde “Öğretilerinizi hatırlayacağım. Bir gün büyük bir tapınak yapabilirsem, tüm fakirlere yardım edeceğim.” diye cevaplamış. |
|
| Antik Çin Hikâyeleri: “Merhametli Kişi Dağlardan Arif Olan Sudan Hoşlanır” [10.11.2008] |
Dağlar yüksek ve görkemlidir. Merhametli kişi neden dağlardan hoşlanır? Çünkü dağların bol çalıları, ağaçları, sayısız kuşları ve hayvanları var. Onlar, insanın ihtiyacı olan her şeyi üretirler, kaynakları tükenmez ve her zaman kullanma için müsaittir. Fakat buların karşılığında, dağlar asla insandan hiçbir şey istemezler. Uzaktan ve yakından gelen insanlar ihtiyaç duydukları şeyleri alırlar ve dağlar her zaman kendinde mevcut olanları cömert bir şekilde verir. Dağlar, Yin ve Yang enerjileri ile uyumlu olmak için rüzgârları da harekete geçirebilirler, gök gürültüsü, bulutlar ve yağmur yaratarak cennet ve yeryüzünü birbirine bağlayabilirler. |
|
| Antik Uygulama Hikâyeleri: Dajiaye ve Miaoxian [03.11.2008] |
Bir gece, Miaoxian yatakta uyurken, Dajiaye meditasyondan çıkar çıkmaz yatağın yanında zehirli bir yılan görmüş ve yılan tam olarak Miaoxian’in yataktan düşen koluna yaklaşmaya çalışıyormuş. Dajiaye hemen bir kıyafet ile kendi elini sarıp hafifçe Miaoxian’in elini tutup yatağa geri koymuş. Bu dokunma Miaoxian’i uykudan uyandırmış ve biraz kızgın bir şekilde “Ne oldu?” diye sormuş. Dajiaye olayı anlattıktan sonra, Miaoxian rahatlamış ve az önce Dajiaye hakkındaki yanlış düşüncesi için özür dilemiş. İki kişi işte bu şekilde ana babasının ölümüne kadar tam 12 sene geçirmişler. Daha sonra, ikisi de Buda Sakyamuni’nin ilk sıradaki müritleri olmuşlar. |
|
|
|
| |