Sebat Etmenin Kendisi Hayati Bir Testtir

Dafa yirmi seneden fazla bir süredir yayılmakta ve zaman ilerledikçe, bazı uygulayıcıların giderek Fa’dan uzaklaşmaya başladıklarını fark ettik. Bu tam olarak eski bir Çin deyişi olan “Buda, Budist olmaya çalışan biri için ilk sene göz önünde, ikinci sene tapınakta ve üçüncü sene ta Batı dünyasında.”yı doğrulamakta. Bu uygulayıcıların çoğu zulüm yüzünden değil, sebat edemediklerinden dolayı uygulamadan soğudu ve uzaklaştı –Fa’yı çalışmak için sebat edemedi, egzersizleri yapmak için sebat edemedi ve içine bakıp aramak için sebat edemedi.

Üstelik zulüm gördüğü esnada çok sağlam bir şekilde geçen bazı uygulayıcıların da farklı derecede gevşediklerini fark ettik. Örneğin, bazı uygulayıcılar hapishanedeyken vahşice dövüldükten sonra bile uygulamadan vazgeçmediler ve hala egzersizleri yapmak için sebat edebildiler, fakat serbest bırakılıp eve döndüklerinde, berrak bir zihinle Fa’yı çalışmıyor, egzersizleri yapmak içinde devamlılık gösteremiyorlar ve gerçeği açıklayan materyalleri dağıtmak için uzak mesafelere gitmek istemiyorlar. Başka bir deyişle, ortam rahatlayınca uygulama da gevşiyor. Geçmişte dünyayı şaşırtacak bir güçle karalı ve sağlam olarak ilerlemişken, şu anda canından bezmiş gibi keyifsiz bir şekilde herşeyden geri çekilip duruyor. Biz şunu merak ediyoruz, uygulamanın prensibi değişmediği ve Shifu’nun merhameti hala devam ettiği durumda, bazı uygulayıcılar niçin ilerlemek yerine tam tersine geri çekiliyorlar? Uzun bir süre düşünüp taşındıktan sonra şunun farkına vardım ki, kişi eğer candan ve ruhtan büyük bir amaç ve net bir hedefe sahip değilse, o zaman kararlı bir niyet ve azimli bir çaba da kesinlikle olmayacaktır.

Aşağıda, genel olarak bazı uygulayıcıların gevşeme sebeplerini ve azimli olmanın içsel itici güçlerini anlatacağız. Bu kavrayışlarımın bazı uygulayıcılara yardımcı olabileceğini ve bir an evvel bulundukları gevşek durumdan kurtulup var güçleri ile Fa-düzeltmesinin adımlarını takip edebileceklerini umuyorum.

İlk olarak, Buda Fa’yı algısal anlayıştan rasyonel anlayışa dönüştürmeli. Fa’yı ilk elde ettiği zaman, çoğu kişi heyecan, sevinç ve anlık duygulanmadan gelen istek ile uygulamaya girdi. Buda Fa hakkında çok az şey bildiğinden, büyük bir merakla kitabın içinde tam olarak neler olduğunu öğrenmek istedi, egzersizleri yaparak ne tür olağanüstü yeteneklerin ortaya çıkabileceğini, xinxing’i geliştirerek ne fayda elde edilebileceğini denemek istedi veya başka türlü istekler ile girdi. Fakat taze tatlar geçtikten sonra, o anlık duygulanmadan gelen istek de azaldı, heveste kayboldu ve kalan sadece donuk, sıradan ve yalnızlık dışında başka yeni bir şey yok. Her sene aynı şekilde xinxing’i yükseltmesi gerekiyor ve her gün sıradan insanın karşılaştığı çatışmalara benzeyen olaylarla yüzleşiyor. Görülmeyen cennet dünyalarının yerine sıkı ve ciddi olan Fa’nın standartlarını görüyor; hissedilmeyen olağanüstü yeteneklerin muazzamlığı yerine her zaman ve her yerde kritik sınavlar hissediliyor. Bu durumdaki bir uygulayıcı, eğer Buda Fa’ya algısal anlayışın yüzeysel merakından rasyonel anlayışın ruhun kökeninden kaynaklayan saygı gösterme derecesine yükselemezse, sadece ve sadece insanlığın anlık duygularından gelen istek ve heves ile elbette çok uzun bir zaman devam edemez. Kişi ancak kalbinin temelinden yaşamın sadece orijnal doğasına geri dönmek ve Fa-düzeltmesi konusunda Shifu’ya yardım etmek için var olduğunu kavrarsa, bu kişi uygulamaya herhangi bir ek şart olmaksızın kendini tamamen verebilir, kendisinin Buda doğasından gelen kararlılığına dayanarak sağlam ve azimli bir şekilde sonuna kadar çabalayabilir.

İkincisi, kişi büyük bir amaca sahip olup kalbinde tüm yaşamları düşünüp hatırlamalı. Hepimiz biliriz ki, sıradan insan kendi çıkarlarını elde etmek için her tür günahı işleyebilir, bu bencilliktir, benliktir ve insani kişisel duygudur, fakat Buda tüm canlı varlıklar için kendi canını bile göz kırpmadan verebilir, bu ise acıma ve şefkattir, özveridir ve Buda doğasının merhametidir. Bu yüzden, kişi sadece Budist olmanın tutumunu doğrulturken, uygulama sürecinde başlangıçta nasılsa sonra da aynı olabilecek ve tüm zorluklara veya engellere rağmen vazgeçmeyecektir. Fa’yı kimin için çalışıyorsun? Kişi kendi için çalışırsa mutlaka ardı ardına zorluklarla karşılaşıyor, sık sık şikâyet ediyor, gittikçe uygulamayı daha güç hissediyor ve yavaş yavaş bırakıyor; yaşamlar için çalışırsa mutlaka var gücüyle azimli oluyor, her türü sıkıntı ve zorluklara tahammül ediyor, gittikçe uygulama için daha gayretli oluyor ve yavaş yavaş yükseliyor. “Batıya Yolculuk” hikâyesindeki keşiş Xuan Zang, 81 zorluktan geçti ve amacı yaşamlar için gerçek kutsal yazıtları elde etmekti. Aslında sıradan insanlar arasında da aynı şey geçerlidir, ancak büyük amaca sahip bir kişi büyük bir işi başarabilmek için daha fazla olanağa sahiptir. Bizim Fa’yı çalışmamızın amacı mutlaka saf olmalı, bencillik ve benlik için en ufacık bir düşünce olmaksızın saf olmalıyız, ancak bu durumdayken, kalbimiz yaşam ve ölümden etkilenemez, zorluklarla karşılaştığında azimli ve taş gibi dayanıklı ve hiçbir şekilde ne gevşek ne de geri çekilmiş olmayacağız. Uygulamanın amacı eğer küçük ise, kişinin istekleri de azdır, azimli niyeti de nispeten hafiftir ve ilerleme adımları da gitgide yavaşlayacaktır. “Kalbi Buda’nın yanında değilse, kişi mutlaka Buda’dan uzaklaşacaktır.”

Üçüncü, zorluklarla karşılaşınca doğru düşünce ile problemleri değerlendirmeli ve aynı zamanda Fa’ya taş gibi sağlam bir şekilde inanmak gerekir. Bir uygulayıcı eğer daha derin bir şekilde Fa’yı çalışıp kavrayamazsa ve evrenin Hakikatini, yani uygulamanın gerçek ilkelerini net olarak bilemezse, zihni mutlaka ara sıra karışık olabilir, sallanabilir ve geri çekilebilir. Fakat eğer biz Fa’yı belirli bir derecede anladıktan sonra, zihnimizdeki doğru düşünceler ve doğru görüşler otomatik olarak doğup ortaya çıkıyorlar ve bu düşünceler ve görüşler kolayca sallanamazlar. Bütün azimli olmayan kişiler mutlaka doğru düşüncelere sahip değillerdir ve bütün kararlı olmayanlar da mutlaka Fa’nın ilkelerini yeterince anlamamış kişilerdir. Shifu “Daha İleri Yükselmeler İçin Esaslar I” kitabında, “Baskının herhangi bir biçimi, sizin Buda Fa'ya olan inancınızın temel olarak güçlü olup olmadığını görmek için bir test değil midir? Eğer Fa’ya olan inancınız temel olarak güçlü değilse, o zaman her şey boşuna olacaktır.” (Kimin İçin Xiulian Uyguluyorsunuz? jingweninden) diye söyledi. Biz şunu anladık ki, kişi eğer zihninde güçlü bir inanca sahip değilse, onun kararlı ve güçlü eylemleri de olmayacaktır.

Dördüncü, rahatlık takıntısına dikkat etmeli ve ciddi bir şekilde uygulamaya davranmak gerekir. İnsan dünyasında her yerde engelleme var ve her işten bir test çıkabilir. Bu yüzden, eğer zihnimizi ufacıkta olsa rahat bırakırsak, rahatlık aniden bize saldıracak, kalbimizi uyuşturacak, moralimizi bozacak ve kararımızı sallayacaktır. Rahatlık, sıradan insana ait bir duygudur ve aynı zamanda da bir uygulayıcı için en büyük engelleme ve en zor aşılan kötü bir alışkanlıktır, bu kötü alışkanlığı bırakılmazsa, uygulama başarılamaz. Xiulian uygulaması ciddidir hem de son derece ciddi, çünkü o tıpkı akıntıya karşı kayıkla kürek çekmek gibidir, ilerleyemezse kesinlikle geri gidecektir. Rahatlık (konfor) adeta yol kesen bir kaplan gibi ilerleyen adımlarımızı durdurmaya çalışır, Biz ancak bu kaplanı yenersek, hızla yol alabiliriz.

Beşinci, uygulamanı daima sanki yeni başlamışsın gibi sürdürmeli ve durmadan azimli bir şekilde ilerlemek gerekir. Sıradan insanın bir konudaki gayreti genelde güzel bir çiçeğin açıp kısa bir süre sonra solması misali hemen gelip geçer, ardından giderek daha gevşek olunur ve bir daha azimli olamaz. Uygulamak için eğer sebat etmezsek, o zaman mutlaka sıradan insanın seviyesine düşüp kolayca o durumdan çıkılmaz. Uygulama sırasında sürekli olarak testlerle yüzleşiliyor ve bu testler bazen şekil olarak görülebilir bazen şekilsiz oluyor. Biz şunu anladık ki, sebat etmenin kendisi zaten bir testtir, hem de hayati bir test, çünkü kişinin doğru düşünceye sahip olup olmadığının, kararlı ve sağlam olup olmadığının test edilmesi gerekir. Sadece sonuna kadar sebat edebilen kişiler Tamamlanmaya ulaşmak için fırsata sahip olurlar.

En son, kavradık ki, xiulian uygulaması bir anlık duygudan gelen bir hareket değil, ne de kararı göstermek veya slogan atmaktır. Xiulian uygulaması kişinin kalbini ve düşüncesini doğrulamaktadır, kişinin kararlılığını sabitleştirmek, sebat ederek Fa’yı çalışmak ve gerçek anlamda uygulama yapmaktır, kişi ancak bu durumda Fa’nın içsel anlamlarını görebilir, Fa’nın mükemmelliğini yaşayabilir ve Buda Fa’nın olağanüstü yetenekleri gösterilebilir. İnsan hayatı sınırlı, fakat Buda Fa sınırsızdır, bu yüzden ne kadar fazla öğrenirsek ve ne kadar fazla çabalarsak çabalayalım, Buda Fa’nın muazzam geniş ve engin denizi içinde sadece ve sadece küçücük bir damladır. Şu anda uygulama yapabileceğimiz günler gerçekten fazla kalmadı, geçmişte ne kadar uzun bir zaman uygulama yaptık ve ne kadar fazla şey üstlenmiş olsak bile, tarihin uzun nehrinde binlerce sene bile sadece bir saniyedir. Sebat etmenin kendisi zaten bir çeşit testtir, bir çeşit uzun süreli testtir. Sebat edemeyenler er veya geç mutlaka yarı yolda vazgeçecek ve eninde sonunda kum gibi ayıklanıp elenecektir. Umarım bütün uygulayıcı arkadaşılar durmadan azimli olur ve bu kalan en son yolumuzda sağlam ve kararlı bir şekilde ilerleriz.

Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2013/3/11/能否坚持就是考验-270831.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.