Başkalarını Suçlama Takıntısı Bırakılmalı

Bir problemle karşılaşılınca, başkalarını suçlamak yerine sorunu çözmek için aktif bir şekilde çare bulmaya çalışmak ancak o problemi çözebilir ve o işi daha iyi yapabilir. Yeni kavrayışıma göre, kişi başkalarını suçlamaz ve sakin bir zihinle içine bakıp ararsa, kesinlikle kendisine durmadan irfan gelebilir ve sorunları çözmek için gerekli çareleri çabuk bir şekilde bulabilir. Üstelik karşı tarafı rahatsız etmediği gibi memnuniyetsiz de hissettirmez.

Bir defasında bir uygulayıcı arkadaşımla bir projede ortaya çıkan sorun üzerine düşüncelerimi paylaşırken, o şiddetli bir suçlayıcı tavırla bir sürü hatamı işaret etti ve bununla beraber, hangi konularda iyi yapmadığımı ve hangi kişilerin beni eleştirdiğini söyledi. Ben sakin bir şekilde arkadaşıma, “Birbirimizi suçlama düşüncelerini bırakalım, Fa’yı onaylama işlerimizi daha iyi yapabilmek için çözüm yolları bulmaya çalışalım.” dedim. Arkadaşım bu lafımı duyduktan sonra, hemen davranışını değiştirdi ve benimle beraber projedeki sorunu çözmek için çareler bulmaya başladı. Sonuç olarak, sorun kısa sürede çözüldü ve aynı zamanda ikimiz de kendi takıntılarımızı bulmuş olduk.

Suçlama düşüncesinden nefret düşüncesi doğabilir, karşı tarafın Fa’yı onaylamayı engellemiş olduğunu düşünebilir ve otomatik olarak nefret ve kıskançlık düşünceleri ortaya çıkabilir. Bu yüzden, fark edildiğinde hemen yok edilmesi gerekir.

En zor becerebildiğim şey ise karşı taraf beni suçlarken bir şekilde onu suçlamamaktır. Eğer kişi bunu yapabilirse, gerçek anlamda suçlama takıntısını terk etmiştir. Bu konuyu sıradan bir insan nadiren becerebilir ve Dafa uygulayıcıları dahi bazen zorlanırlar. Genelde, başlangıçta içine bakarak iyice becerebilir, fakat ikinci defa suçlama ile karşılaşınca, hemen kalkıp karşı tarafı suçlayabilir ve böylelikle iki kişi arasındaki çatışmanın daha da büyümesine yol açar.

Başkalarını suçlama takıntısını bıraktıktan sonra, kişi kendi kendini suçlama düşüncesini de bırakmalıdır. Bazen kendi kendini suçlarken, kişi kendini küçük görebilir ve bu ister istemez Fa’yı onaylamayı etkileyebilir. Kendinizin veya başkalarının geçmişlerine hiç bakmayın, sadece Fa’yı onaylama işini birinci yere koyun ve elinizden geldiği kadar sorunları çözmek için çareler bulmaya çabalayın, böyle yapabildiğiniz takdirde iyi bir sonuç ile karşılaşacaksınız.

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.