Almanya: Eserler Övgü Kazandı ve Pek Çok Kalbe Dokundu

Uluslararası Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Sanat Sergisi, 13-14 Aralık 2014 tarihleri arasında Almanya’nın batısında yer alan Wuppertal’daki Belediye Binasında düzenlendi. Sergi sadece Falun Gong uygulayıcıları tarafından hazırlanan sanat eserlerinden oluşmaktadır.

Çin’de Falun Gong’a karşı yürütülen zulmün acımasızlığını yansıtan resimler karşısında pek çok kişi şok oldu. Doktorundan yazarına, sanatçısından politikacısına kadar yaşamın her kesiminden insanlar bu vahşi bastırmanın hızla sona ermesini umduklarını dile getirdi.

Uluslararası Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Sanat Sergisi 13-14 Aralık 2014 tarihleri arasında Almanya’nın Wuppertal şehrinde düzenlendi.

“Zarif Beceri ve Derin Bir İç Anlam”

Tiyatro ressamı Annette Schwebs, bu resimlerle ilgili izlenimini görülmemiş olarak niteleyerek, “Bir ressam olarak, bu yapıtlarda sergilenen nefis becerinin yanı sıra derin iç anlamları takdir ediyorum.”

“Örneğin, Organ Suçları adlı resimde, masum insanlara karşı yapılan acımasızlık gösterilmekte. Bu, iyi bir sunum ve çok etkileyici harika bir sanat eseri! Ancak yakından bakıldığında, daha derin bir düzeydeki mesajları bulabilirsiniz. Neler olduğunu –beni gerçekten etkileyen bir şey- insani tarafınız hissedebiliyor.”

“Burada Kendimi Evimde Gibi Hissediyorum”

Dedektif romanları yazan Detlef Alsbach, birkaç yıl önce eline geçen bir broşür sayesinde Çin’deki Falun Gong uygulayıcılarından canlı organ toplandığını duyduğunu söyledi. Konuyla ilgili derinlemesine bir araştırma yaparak Verfolgte Herzen (Zulmedilen Kalpler) kitabını yazdı.

“Günümüzde toplumda ahlaki değerleri vurgulayan çok az şey var. Bu sergi bana bir yol gösterdi ve burada kendimi evimde gibi hissediyorum.” O, Bir Yetimin Hüznü adlı resmin kendisini çok etkilediği belirtti ve “Bu resimde inançları yüzünden öldürülen anne-babasının küllerini tutan küçük bir kız var. Resimdeki üzüntü gerçekten kalbime dokundu.” dedi.

Yazar Detlef Alsbach, ‘Bir Yetimin Hüznü’ adlı resim karşısında çok etkilendi.

“Falun Gong Haksızlık Yapıldı”

İnşaat mühendisi Sofia Revutskaja, neredeyse 80 yaşında. “Ağabeyim dün sergiye geldi ve bana bahsetti. Bu yüzden kız kardeşim ile bugün buradayız.” Revutskaja, bu sergiye katıldığı için şanslı olduğunu belirtti ve “Bugün duyduklarım ve gördüklerim hayatımı değiştirecek. Geçmişte Falun Gong gibi bir inanç sistemi olduğunu ve insanların hayatında böyle bir yol alabildiklerini bilmiyordum.” dedi.

Revutskaja, komünizmin bir takipçisi olmadığını söyledi. Falun Gong bastıranlar için, “Onlara, bunun gibi [uygulayıcılara zulüm] kötü şeyler yapamazsınız demek istiyorum. Bu uygulayıcılar iyi ve masum insanlar. Onlar komünist parti tarafından mağdur edilmektedir.” dedi.

“Nasıl Bir Hayat Yaşamak İstiyoruz”

Bialas adlı bir politikacı, eserler karşısında oldukça etkilendi ve “Burada uygulayıcıların neler çektiğini görebiliyoruz. Resimlerden onların acı çekmelerine neden olan kişileri anlatabiliriz. Kendi kendimize bir soru sorabiliriz: tam olarak ne tür bir hayat yaşamak istiyoruz?”

Evsiz adlı resim beni çok etkiledi. Bize okuldan eve döndüğünde, evinin yetkililer tarafından mühürlendiğini gören küçük bir kız gösterilmekte. O, annesi gözaltına alındığı yâda hapsedildiği için gidecek başka hiçbir yeri olmadığından, büyük bir üzüntü içinde.”

“Bunun ötesinde, aynı zamanda altında daha derin bir soru yatmakta. Yani: kişi düşünce yâda kendi kararlarını verme özgürlüğünden mahrum ise, bu genç nesil için ne anlama geliyor?”

Bay Bialas ve ‘Evsiz’ adlı resim

“Zulüm Derhal Sona Ermeli”

Düsseldorf şehir yönetiminde çalışan Bayan Kiesebrink, Çin’deki Trajedi adlı resimden elde ettiği anlayışı paylaştı, “Burada zorla beyin yıkama sonucu ölen kocasının yanında oturan genç bir kadın var. Bu, bir trajedi! Dürüst olmak gerekirse, onun kaybı ve acısına rağmen kadının güçlü bir içgüdüye sahip olduğunu itiraf etmeliyim. Hiçbir şeyin onu ele geçiremeyeceği kadar güçlü.” yorumunda bulundu.

Canlı uygulayıcılardan organ toplanmasını ve ebeveynleri inançları yüzünden öldürülen çocuklar hakkındaki diğer resimlerle ilgili olarak Bayan Kiesebrink, “Hiç şüphesiz zulüm derhal durdurulmalıdır.” dedi.

“Cinayetler Devlet Yaptırımıdır”

Bir doktor olan Bay Schlechter, sadece sanatsal değerleri için değil aynı zamanda taşıdığı değerler yüzünden bu resimlere ilgi duyduğunu söyledi. “Kar amacıyla canlı insanlardan organ toplama, iktidarı elinde bulunduranlar tarafından yürütüldüğünde, o devlet yatırımıyla gerçekleştirilen cinayettir.” dedi ve bir doktor olarak, böyle trajediler karşısında çok daha fazla rahatsız olduğunu belirtti.

Zulüm Altında Azim örneğinde olduğu gibi, bu genç kadın elleri arkasından kelepçeli ve boynunda birkaç tuğla asılı. Uygar toplumda bunu nasıl yapabilir? Bunu yapan artık insan olarak kabul edilemez. Ben bu kişiye sormak istiyorum: Eğer bu çocuğuna, karına yâda arkadaşına yapılsa ne yaparsın? Yâda, biri size bunu yaparsa nasıl hissedersin?”

İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2014/12/26/147464.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.