Uygulama Yolum ve Babam

2017 Ortadoğu Tecrübe Paylaşım Konferansı Yorumları
 

Selamlar Shifu! Selamlar Sevgili Uygulayıcı Arkadaşlar!

Ortadoğu Tecrübe Paylaşım Konferansı'nda bulunmayı çok isterdim ve bir Türk uygulayıcı olarak katılamamam beni çok üzdü, fakat her şeyin bir sebebi olduğunu biliyorum.

Yorumumu okuyan uygulayıcı arkadaşıma karşı her zaman farklı bir bağım olduğunu hissediyorum ve bu yüzden deneyim paylaşımımı okumayı kabul ettiği için ona minnettarım. Tüm kalbimle üç gün boyunca sizinle orada olacağım.

Ben 1968 yılında İsviçre'de doğdum. İki farklı kültürün çatışmasıyla büyüdüm, fakat her şeyi içimde yaşadım. Ben küçükken annem ve babam boşandı. Sonra hafta içi bana bakan bir ailenin yanında kalmaya başladım. Hafta sonları dönüşümlü olarak anne ve babamın yanında kalıyordum. Yanında kaldığım aile farklı bir kültürden olduğu için içimdeki kültür çatışması daha da çoğaldı. Küçüklüğümden beri içine kapanık, özgüveni olmayan ve bir fikre sahip olmayan biriydim ve konuşmayı sevmezdim. Dördüncü sınıfa giderken annem ve babam tekrar barıştılar ve artık devamlı ailemin yanında kalıyordum. Bu olay içimde yaşadığım kültür çatışmasını bastırmama sebep oldu.

Annem kişilik olarak her şeyi uç noktalarda yaşardı, iyiliği ve kötülüğü bizim için çok yorucuydu ve ailemizde genelde annemin dediği olurdu. Babam her zaman sessiz, bağırmayan, duygularını göstermeyen ama konuşmayı seven bilgili biriydi. Küçüklüğümden beri annemle çatışma yaşardım ve kendime hep sorardım, acaba bir gün annemle anlaşabilecek miyim? Babam her zaman ılımlıydı, kavga etmezdi ve hiçbir zaman duygularını belli etmezdi. Bu şekilde yıllar geçti. 19 yaşındayken evlendim ve Türkiye'de yaşamaya başladım. Benim için sancılı bir dönemdi hayatımı üç çocuğuma ve eşime adadım. Hiçbir şeyi fazla düşünmüyordum ve her şeyi olduğu gibi kabul ettim. Bu da doğru ve yanlışı ayırt edemememe sebep oldu ve yıllardır tüm duygularımı bastırdım.

Küçüklüğümden beri bir gün kapımı bir şeyin çalacağını ve benim için her şeyin değişeceğini düşünürdüm. Evlendikten sonra umudumu kaybettim ve bunun bir hayalden veya istekten ibaret olduğunu düşünmeye başladım. Fakat evlendikten 19 yıl sonra mucizevi bir şekilde Fa'yı elde ettim ve hayatım çok değişti. Küçüklüğümden beri beklediğim, kapımı çalan şey işte tam oydu. Gözümün önündeki sis perdesi kalktı ve artık yeni doğmuş gibiydim. Çok güçlendim, uyandım, fakat şu ana kadar yaşadıklarımın gerçeklerini anlamak çok acı vericiydi.

Falun Dafa'yı yaşadığım ülkede kabul etmesi çok zordu, çünkü çoğu kişi için bu farklı bir şeydi. En çok eşimle bu konuda sorun yaşıyordum. Şimdiye kadar yalnız ailem, eşim ve üç oğlumla ilgilenmeye vakit ayırdığım için, onlar Falun Dafa'yı anlayışla karşılayamıyorlardı. Fakat ilk defa kendim için bu kadar kararlıydım.

Fa'yı çok çalışıyordum ve anlayışım günden güne değişiyordu ve yaşadığım her şeyin bir nedeni olduğunu Zhuan Falun'da okuyabiliyordum. Umutsuz olduğum zamanlar daha da çabalı oluyordum ve acılarım, umutsuzluğum sadece kitabı okuyarak diniyordu.

Uygulamamda ilk günden beri uygulayıcı yorumları benim için her zaman önemliydi. Almanca biliyor olmam benim için büyük avantajdı. Minghui'nin Almanca versiyonunda yayınlanan yorumları her gün okuyordum ve bu şekilde, her bir uygulayıcının sorunları nasıl çözdüğünü, nasıl bir anlayışa sahip olduklarını ve en önemlisi nasıl kendi içlerine baktıklarını öğreniyordum. Hızlı bir şekilde yükselebiliyordum. Benim veya yakınımdaki uygulayıcıların sorunlarına göre önüme yorum çıkıyordu. O zaman Clearharmony'den sorumlu kişi bana uygulayıcı yorumlarını çevirmek isteyip istemediğimi sordu. Cesaretim yoktu, çünkü Türkiye'de okula gitmemiştim ve Türkçe gramerim çok kötüydü. Fakat bir zaman sonra sık olmasa da yorum çevirmeye başladım. Ve sonra çeviri yapmayı bıraktım. Ama her zaman bunun eksikliğini hissediyordum. Yıllar önce Shifu tarafından Türkiye Clearharmony ekibine küçük bir mesaj geldi ve ben çok içerledim. O an gözümden yaş geldiğini hatırlıyorum, çünkü o zaman çeviri yapmayı bırakmıştım. Ben bu ekibe ait değildim ve Shifu'dan mesaj almak çok onur verici olurdu. Yaklaşık iki sene önce Türkiye Clearharmony'den sorumlu kişi tamamen bıraktı ve yeni sorumlu kişiye yorum çevirileri için yardım etmek istediğimi söyledim. Ve artık düzenli bir şekilde uygulayıcı yorumları çevirebiliyorum ve Türkçem zaman geçtikçe düzeliyor. Çok huzurluyum, çünkü herkesin yapabilecekleri var ve yorum çevirme görevinin bana ait bir şey olduğunu hissediyorum. Uygulayıcı yorumları uygulamamda yükselmem için bana çok şey katıyor. Clearharmony sıradan insanlar için de çok önemli. Bu proje içinde olduğum için çok minnettarım.

Shifu'nun sözlerini hatırlıyorum:

“Şunu söyledim, sıradan insanların meselelerine gelince, öğrencilerin deneyimlerini paylaştıklarını duyduğumda ya da gördüğümde, beni bundan daha mutlu edecek bir şey yok; en memnun olduğumu hissettiğim zaman budur.” (Orta-Batı Amerika Konferansında Fa'nın Öğretilmesi )

Shifu'nun bu Fa'sını okuduktan sonra yorum çevirileri yaptığım için çok daha mutlu hissediyorum.

Babam

Eski eşim ben uygulamaya başladıktan yaklaşık bir buçuk sene sonra ciddi bir hastalık geçirdi. Yatalak oldu ve uzun süreli bir tedavi gerekiyordu. O dönem evden çıkmam zor olduğu için gerçekleri açıklayamıyordum ve bu beni çok üzüyordu. Sonra aklıma babamla birlikte Falun Dafa broşürleri dağıtma fikri geldi. Bunun nedeni, eğer babam yanımda olursa kimse nereye gideceğimi sormaz ve kötü düşüncelere sahip olmazdı.

Babamla önceden bir-iki kez broşür dağıtmaya gitmiştik. Babam yaklaşık 70 yaşındaydı ve o bunu severek yapıyordu. Bir gün tekrar broşür dağıtmaya çıktığımızda, broşürleri dağıtmaya başladıktan kısa bir süre sonra babamın ayağı takıldı ve yüz üstü yere düştü. Burnu kanamaya başladı, ilk başta telaş etmedim fakat bir türlü kanaması durmadı. Acil ilk yardıma gittik ve onlar büyük ihtimalle burnunun kırıldığını söylediler. Müdahale için hemen en yakın hastaneye gittik. En yakınımızda devlet hastanesi vardı, öğle saatleriydi ve aksi gibi sistemlerde sorun vardı. Kayıt yapılamıyordu. Kayıt yapılmamasına rağmen bekleme odasına gittim ve bizden başka orada kimse yoktu. Normal şartlarda Türkiye'deki devlet hastaneleri dolu olur ve çoğu zaman uzun bir süre boyunca beklemek gerekir. Doktor hiçbir kayıt belgesi almadan hemen babamı aldı, burnunu kontrol etti, film çektiler ve sonra da hemen burnunu düzelttiler. Bu inanılmaz ve imkansız bir şeydi, hiç kayıt olmadan ve hiç beklemeden? Bu Shifu'nun gücünden başka ne olabilirdi ki? Şaşkınlığımı ve minnettarlığımı tarif edebilmemin imkanı yok. Babam uygulayıcı değildi ama Shifu onu korudu ve kırılan burnunun en hızlı şekilde tedavi edilebilmesi için kapıları açtı. O anda Shifu'ya olan inancım güçlendi. Aslında iyi veya kötü her ne yaşıyorsak yaşayalım, eğer bu esnada yakınmıyorsak, işte o zaman biz gerçekten Shifu'ya inanıyoruz. Yaşadığım bu inanılmaz olaylarla Shifu'ya olan inancım gittikçe çoğalıyordu.

Sizlere babamla yaşadığım inanılmaz bir olayı daha anlatmak istiyorum.

Bir gece yarısı annem beni aradığında, yarı uykulu bir şekilde telefona baktım ve annemin sesi telaşlıydı. O bana, "Kızım sakın endişelenme ama biz hastanedeyiz, baban alt dişini yuttu" dedi. Ben tamam diye cevap vererek telefonu kapattım. Uykuluydum ve olup biteni anlayamadım. Annemin olayı abarttığını düşünüp uyumaya devam etmek istedim. Fakat sonra uyuyamadım ve kalkıp evimden çok uzak olmayan hastaneye gittim. Annemi gördüğümde çok kötü bir durumdaydı ve şaşırdım. Sonra babamın komple alt protez dişlerini yuttuğunu söyledi. Bu nasıl olur diye sorduğumda, o da bilmediğini söyledi. Anneme defalarca aynı şeyi sordum, "Yani komple alt takma dişlerini mi yuttu?" Herkes, burada yanlış bir şey olduğunu düşünür ve bu kesin ilk defa olan bir şeydir. Babamın yanına gittim ve ona hiçbir şey olmamıştı. Ne bir boğulma, ne bir yerinde yırtılma, ne de herhangi bir zarar görmemişti. Doktorlar film çektiler ve yuttuğu protez dişleri olduğu gibi görünüyordu. Ancak doktorlar endişeliydi, çünkü dişler aşağı doğru indikçe bağırsakların yırtılma ihtimali vardı. Durum ciddi olursa, babamın belki ameliyata alınacağını söylediler. Shifu'dan yardım istedim ve olabildiğince Fa çalıştım ve oradaki insanlara broşür verdim. Babam birkaç gün sonra taburcu oldu. Sonra hiç ameliyat olmadan, normal yoldan takma dişleri dışarı çıktı. Bu olay aslında tekrar Shifu'ya olan inancımı güçlendirdi ve aslında hiçbir şey için endişelenmemize gerek olmadığını anlamımı sağladı. Babamın Shifu tarafından korunduğu bana bir kez daha gösterildi.

Annem ve babam yaşlandıkça içimde onları kaybetme korkusu oluştu, "Onlarsız ben ne yaparım?" En güçlü olan aile takıntımı ve başkaları için endişe etme takıntımı henüz aşamadım.

Shifu dedi ki:

"Çocuğunuzu çok seviyorsunuzdur ve anne babanıza çok düşkünsünüzdür. Ölmüş olan anne babanız, size yapmanız için birtakım şeyler söyler. Bütün bunlar yapmamanız gereken şeyler, aksi takdirde uygulamanızı mahvedecekler. Bir uygulayıcı olmak işte bu kadar zordur!" (Zhuan Falun 6.Ders)

Farkındaydım ve grup Fa okumasında bu paragraf genelde bana geliyor. Fakat bu konuda aşmam gereken büyük bir parça daha var. 2016 yılı Eylül ayında kısa aralıklarla babam acil olarak hastaneye kaldırılıyor ve birkaç gün sonra taburcu oluyordu. Sonunda tekrar kalp krizi geçirdiğinde babam yaklaşık 80 yaşındaydı, fakat dinçti. Hafta sonu babam kendisini toparlıyordu ve iyi görünüyordu ve ben de, önceden katılmayı planladığım faaliyetlere rahatlıkla katılıyordum. O zaman, 01 Ekim 2016'da Paris'te gerçekleşen bando takımının yürüyüşüne katılmak için önceden uçak bileti almıştım. Babamın durumu ciddiydi ama faaliyet olacağı günler tekrar düzeliyor ve taburcu oluyordu. Fakat anneme Paris'e gideceğimi nasıl söyleyeceğimi bilemiyordum. Cesaretimi topladım ve anneme Paris'e gideceğimi ve bunu çoktan ayarladığımı söyledim. Ve o çok şaşırtıcı bir şekilde, "Ah kızım tabi git, baban şu an iyi" dedi. Normalde annem suratını asar ve bana vicdansız suçlamalarda bulunurdu. Shifu benim için her şeyi en ince ayrıntısına kadar ayarladı ve böylelikle katılacağım tüm faaliyetlere katılabildim. Shifu bizi bizden daha çok düşünüyor ve her şey en ufak ayrıntısına kadar ayarlanıyor. Paris'teki bando takımının geçit töreninden döndükten sonra babamın durumunun ciddi olduğunu anladım. Ona Pudu ve Jishi müziklerini çalıyordum. Pazartesi sabahı onu acil hastaneye kaldırdılar. Salı akşam ziyaretine gittim ve bana artık bunun son olduğunu ve çok yorulduğunu söyledi. Fazla konuşamıyordu. Devamlı oksijen veriliyordu. Ondan "Falun Dafa Hao!" sözlerini söylemesini istedi. Bana dedi ki: "Kızım halim yok, söyleyemiyorum." Ona, "Bak baba sen kızım dedin" diye söyledim. Bunun üzerine oksijen maskesini indirdi ve "Falun Dafa Hao!" sözlerini tekrarladı. Onun için mutlu oldum.

Akşam saatlerinde beni tekrar acil olarak hastaneye çağırdılar. Kuzenimle beraber oraya gittik ve babam bir saat yaşam mücadelesi verdi. Sonunda geç saatte doktordan babamın hayatını yitirdiği haberini aldım. Bu çok zordu, sürekli korktuğum şey başıma gelmişti. Fakat bütün endişelerin boşuna olduğunu anladım. Her ne yaşamız gerekiyorsa, bizler onu yaşıyoruz. Shifu bizi bizden daha çok düşünüyor.

Babamı kaybettim ve acı çektim, fakat uygulamamda birçok şeyi aşabildim. O sıradan bir insandı ve sürekli annem tarafından aşağılanmasına rağmen yakındığını hiç duymazdım, o her zaman keyifliydi. Kimseyi kırmazdı. Babam öldükten sonra küçükten büyüğe kadar herkes tarafından sevildiğini gördüm. Bu beni çok fazla düşünmeye itti. Babam bir uygulayıcı değildi, ama davranışlarına çok dikkat ederdi. Fakat ben kimi zaman yakınıyor, kimi zaman ise insanları kırıyorum. Ve anladım ki, kendimi düzeltmem gerekiyor. Günler geçtikçe devamlı kendi içime bakıyordum. Annemin sağlığı çok iyi değil, ama onu kaybetmekten artık korkmuyorum ve yıllardır endişe ettiğim şeyler için artık endişe etmiyorum. Çünkü Shifu beni benden daha çok düşünüyor. Artık, her ne yaşıyorsam öyle olması gerektiğini biliyorum. Benim tek yapacak şeyim var, o da Fa içerisinde çabalı olmak. Yaşadıklarımız ne kadar zor olursa olsun, Shifu'ya koşulsuz inanmamız gerekir.

Shifu'nun benim ve uygulayıcı olmadığı halde babam için yaptıklarına minnettarlığımı kelimelerle ifade edebilmem mümkün değil.

Saygıdeğer Shifu çok teşekkür ederim!

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.