Trombüs’ten Artık Korkmuyorum

Yaklaşık 40 sene önce Tayvan’dan Amerika’ya göç eden Bayan Corinna, şarkı söylemeyi, dans etmeyi ve hareketi çok seven bir kişidir. Normalde çok gayretli ve ciddi olarak çalışıyor, boş zamanlarında ailesiyle seyahat ederek tatil yapıyor ve kaliteli yaşamın tadını çıkarmayı seviyor.

Bayan Corinna Falun Gong’un 5. takım egzersizini yaparken

1997 yılında bir gün, Corinna kendi bahçesini temizlerken birdenbire güçlükle soluk almaya başladı, bacakları şişti ve iki adım atmıştı ki, sanki bayılacakmış gibi hissetti. Bundan önce sağlığı ile ilgili herhangi bir problemi olmayan Corinna, birden ortaya çıkan bu problemin ne olduğunu anlayamadı. Kocası çok korktu ve onu hemen hastaneye götürdü. Hastaneye girer girmez, Corinna hemen Acil Servise yönlendirildi. Doktorlar kısa süren bir muayenenin ardından, Corinna’nın durumunun çok kötü olduğunu ve hemen hastaneye yatması gerektiğini söylediler. Birdenbire ortaya çıkıveren bu olay karşısında, Corinna ne yapacağını şaşırdı ve kendi kendine “Ben oldukça sağlıklı ve mutlu bir kişiyim, nasıl böyle olabildim?” diye sormaya başladı. Çünkü Corinna, insan hayatının bu derece kolay değişebildiğine hiç inanmazdı...

Corinna’nın yakalandığı hastalık Arteriyel Tromboz¹’dur. Doktorlar, bu hastalığın çok tehlikeli olduğunu, eğer hastalık beyine veya kalbe nüksederse, hastanın hayatının sona erebileceğini söylediler. Corinna sonraki iki haftayı hastanede yatarak geçirdi, ne hareket etmesine ne de banyo yapmasına hatta tuvalete gitmek için bile yataktan ayrılmasına izin verilmedi. İlk önce onu ameliyat etmek istediler, fakat sonra ameliyattan vazgeçtiler, çünkü ilaç tedavisinin işe yaradığını fark ettiler. Sonra her defasında yataktan kalkarken, Corinna bacaklarında hep aşırı derecede sancı hissetti ve o his şu anda bile her aklına geldiğinde hala tüyleri diken diken oluyor. Hastaneden ayrılırken, doktorlar onun devamlı olarak ilaç kullanmak zorunda olduğunu ve hiçbir şekilde kendi durumunu ihmal etmemesi, yağsız yemek yemesi, asla iç yaralanma yaşamaması gerektiğini, eğer herhangi iç kanama geçirirse o zaman büyük bir problem olacağını tembihlediler...

Doktorların istediklerine göre, Corinna her gün çok dikkatli yaşamaya başladı, fakat bu durumda bile hastalık durumu bazen iyi bazen kötüye gidiyordu. Bir defasında Corinna’nın çürüyen bir dişini çektirmesi gerekti ve diş doktoru ona üç gün içinde trombüs tedavisi için kullandığı ilaçları almaması gerektiğini söyledi. Sonuçta üç gün sonra, Corinna’nın bacakları tekrar şişti. Ve o anda, “Hayatım böyle mi devam edecek?” diye çok üzgün olarak düşündü. Ölmekten korkmuyordu, sadece sancılardan ve felç olmaktan korktu… Özellikle doktorlar ona dediler ki, onun durumundaki bir sürü hasta ölene kadar ilaçlarla yaşamak zorunda, doktorların bu lafı gerçekten onun umudunu kırdı.

1999 yılındaki bir gün, Corinna yerli Çince bir gazetede Falun Gong uygulayıcıları tarafından yayınlanan “Dokuz Günlük Falun Gong Dersi” reklamını gördü. Hareket etmeyi seven Corinna, qigong’a büyük ilgi duydu ve gidip öğrenmeye karar verdi. Falun Gong’un beş takım egzersizi basit ve kolayca öğrenilir, üstelik öğrenmek tamamen ücretsizdir. Falun Gong’un “Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü” ilkesi insanlara iyi bir insan olmayı öğretiyor ve bu ilke Corinna’nın hoşuna gitti. Falun Gong’un inanılmaz derecede hastalıkları iyileştirebilme fonksiyonu dünya çapında meşhur olmasına rağmen, Corinna o zaman ne buna fazla dikkat etti, ne de bu uygulamayı öğrenerek kendi hastalığını iyileştirmeyi istedi. Başka uygulayıcılar ona Falun Gong’u öğrenirse vücudunun arındırılacağını ve hastalığının iyileşebileceğini söyleseler de, yeni yeni uygulamaya başlayan Corinna bu lafları tamamen anlamadı ve bir yandan egzersizleri öğrenmeyi sürdürürken, bir yandan tam zamanında doktora gidip ilaçlarını almaya devam etti.

Bir gün, Corinna’nın ilaçları bitti ve doktora gidip yeni ilaç almak istediğinde, doktorun tatile çıktığını öğrendi. Başka bir doktora gitmek istemediği için birkaç gün kendi doktorunun dönmesini beklemeye karar verdi. Fakat bu süre içinde Corinna’yı şaşırtan şey birkaç gün boyunca hiç ilaç almamasına rağmen, bacakları eskisi gibi şişmemişti ve herhangi bir anormallikte hissetmedi. O anda, Corinna şaşkınlıkla kendi hastalığının iyileşmiş olduğunu fark etti. Fakat hala emin olamadı ve doktor döner dönmez, hemen gidip bir şise ilaç aldı, çünkü eğer bir gün bacakları tekrar şişerse yanında bulunsun diye önceden hazırlamak istedi.

Birkaç gün geçti, birkaç ay geçti ama bacaklarında tekrar herhangi bir problem ortaya çıkmadı. O şişe ilaç mevcut haliyle kaldı, Corinna bir tablet bile içmedi ve bugüne kadar devamlı olarak arabasında durdu. Elbette onun kalmasının sebebi bir gün bacaklarının tekrar şişerse içmek için değil, Corinna her defasında başkalarına Falun Dafa’nın güzelliğini anlatırken, hep onu çıkarıp bir kanıt olarak göstermek için kullanıyor.

Trombüs riskinden kurtulmanın yanı sıra, Corinna’nın daha önce her bahar yaşadığı saman nezlesi de Falun Gong’u uygulamaya başladıktan sonra ortadan kayboldu. Şimdi 60 yaşını geçmesine rağmen, Corinna sanki enerjisi tükenmez gibi gönüllü olarak egzersizleri öğretiyor ve yeni gelen herkese hep şöyle söylüyor: Herkesin durumu da hisleri de farklı, ben Falun Gong’u uygulamaya başladıktan sonra birçok güzel şey yaşadım ve sizin de şahsen bunu deneyimlemenizi istiyorum.

Not:

1. “Tromboz”: kalp veya damar sisteminde istenmeyen pıhtı oluşmasıdır. Bu pıhtının organlara yerleşmesi ciddi organ yetersizliklerinden ölüme kadar uzanan önemli sorunlara neden olur. Pıhtının atar damarları tıkaması (arteriyel tromboz) kalp krizi, beyin damar tıkanıkları (felç) tablolarına neden olur. Bu durum tüm dünyada en önemli sakatlık ve ölüm nedenidir.

Pıhtı toplardamarlarda oluştuğunda (venöz tromboz) en çok bacak ve karın toplardamarlarını tutar. Buradan kopan pıhtı parçacıklarının akciğer damarlarını tıkaması (pulmoner emboli) hayatı tehdit eden önemli bir problemdir.

Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2012/8/20/再也不怕血栓了(图)-261735.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.