Uygulayıcı Olmayan Bir Kişi: Uzun Süreli Zorluk ve Sıkıntıları Geçtikten Sonra, Kim Hala Saf Bir Kalbe Sahip Olabilir?

İnsanlar her zaman çocukların saf ve toy olduklarını söylerler, çünkü onların başından fazla şey geçmediğinden henüz endişeyi öğrenmemişlerdir. Fakat yetişkin olan bizler, yıllar boyunca mutluluğu ve mutsuzluğu deneyimledikten sonra, hala saf bir kalbe sahip olabilir miyiz?

Geçenlerde bir okul toplantısı sırasında kolejden arkadaşım Li’yi gördüm. Kariyerinde başarılı olan, yeni arabalar ve yeni evler satın almak için uğraşan diğerleri ile kıyaslandığında Li, Falun Gong’a olan inancından dolayı zorluklarla dolu bir hayat yaşamıştı. Li 1999’da çok iyi bir işi ve Hunan bölgesinde hükümete ait büyük bir kuruluşta oldukça yüksek bir maaşı kaybetmişti. 2000 yılında Falun Gong’u bırakmayı reddettiği için yasadışı olarak bir çalışma kampında çalışmaya mahkûm edilmişti. O sırada Li’nin eşi birkaç aylık hamileydi. 2002’de çalışma kampından serbest bırakıldığında, ailesi ile sadece birkaç ay geçirmişti ki, polis eşini tutuklayarak onu iki yaşındaki çocuğuyla yalnız bıraktı. Eşi insanlara Falun Gong’la ilgili gerçeği açıklama çabalarından dolayı ağır bir cezaya çarptırılmıştı. Eşi bugün hala hapistedir.

Herhangi biri dayanması zor olan talihsiz olaylar ile karşılaşabilir. Bazı insanlar sürekli olarak depresyonda olabilir ve yaşamak için artık gücü kalmayabilir; hatta güçlü insanlar bile bir şekilde kendilerini üzgün ve karamsar hissederler. Hayatta büyük tersliklerle karşılaşan iki arkadaşım var. Birisi bir kumarbaz, diğeri ise bir alkolik oldu. Yine de, bütün bu yaşadığı talihsizlikler Li’nin pes etmesine sebep olmamıştı. Tam tersine, okul toplantısında bugünkü hayat standartlarıyla karşılaştırıldığında çok “başarısız” bir insan olmasına rağmen, onun kalbinin derinliklerinden gelen inancı, merhameti ve sakinliği karşısında etkilendik.

Üst tabakadan bir ailenin oğlu olarak ve yüksek bir onura sahip bir adam olarak, Li tüm farklı sıkıntıları yaşamıştı. Çalışma kampındayken ve kampın dışındayken, önceki hayatından çok farklı olan acımasız bir hayat yaşamıştı. Fakat bütün bu olanlara katlanmıştı. Nasıl bir zihinsel güç olayları bu şekilde görmesine izin vermişti? Li hiç şikâyet etmiyordu ve kederli değildi. İnancından dolayı yapılan eziyetten sonra, bize seçtiği yoldan hiç pişman olmadığını söyledi. İlk başlarda onun için üzüntü duyduk fakat neticede ona yardım yerine, “Biz gerçekten senin davranışına ve cesaretine hayran kaldık. Senin düşünme biçimin hepimizin içinde en sağlam ve sağlıklı olanıdır” dedik. Ruhsal inanca sahip insanlar gerçekten farklı.

Li bize “Biliyor musunuz? Bende gördüğünüz Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü’nün yansımasıdır. Falun Dafa’nın prensipleri olmadan, Falun Dafa’nın bana öğrettiği dayanıklılık ve mantıklılık olmadan, bu tavra sahip olamazdım. Çok fazla param olmamasına rağmen, ne olursa olsun, temelde sakinliğimi ve merhametimi koruyabilirim. Ruhsal olarak, gerçekten tamamen mutluyum.”

Toplantıdan bir hayli gün geçtikten sonra bile, Li’nin içten samimi gülümsemesini unutamadım. Diğer zengin olan arkadaşlarımın hiçbirine imrenmedim, fakat Li’nin aklına ve tavrına derinden hayran kaldım. Neden bu kadar çok insanın Falun Gong uyguladığı ve Komünist Parti tarafından acımasız işkence uygulansa bile neden inançlarını bırakmadıkları ile ilgili çok iyi bir anlayışa sahip oldum.


13 Temmuz 2007


İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2007/7/19/87818.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.