Uygulama ve İş Hayatındaki Uyum

Birinci Ortadoğu Falun Dafa Tecrübe Paylaşım Konferansından
 

Öncelikle Merhametli Shifu’muza ve aynı zamanda tüm uygulayıcılara her şey için teşekkür etmek istiyorum.

2005 senesinden beri Falun Dafa uygulaması yapıyorum. Her yağmurlu havanın ardından muhakkak ışıldayan güneşin çıkması gibi, benim de uygulama yolumda bazen zorluklar oluyor ve onları geçtikten sonra ışıldayan güneşin ortaya çıkması gibi geriye yepyeni iyi bir hava kalıyor.

Yaklaşık üç senedir özel bir şirketin pazarlama bölümünde tercüman olarak çalışıyorum. Şirket kalabalık bir ticari bölgede yer alıyor ve o bölgeye dünyanın her bir köşesinden turistler geliyor.

Şirkette iki tane patron var, patron A ve patron B (olarak onları adlandırayım). Benden önce bir sürü tercüman işe alınmış fakat hepsi patronların karakterlerine dayanamayıp işi bırakıp gitmişler. Kimisi bir gün, kimisi bir hafta, iki hafta ve en fazla üç ay çalışmışlar, fakat kimse devamlı olarak işte kalamamış. Şirkette işe başladığımda bir müdür vardı (patronların kardeşi), ilk başlarda beni yalan söylemeye mecbur bırakıyordu, ben de aralarında sorun çıkmasın diye başlarda onun dediği şekilde hareket ediyordum. Fakat bir gün bunun yanlış olduğunu fark ettim ve onu desteklemeyi ve mecbur durumda yalan söylemeyi bıraktım.

Bir süre sonra, işine özen göstermediği ve çok yanlış işler yaptığı için onu işten çıkardılar ve en güvenilir insan olarak tüm sorumluluk bana geçti. Eski müdürün zamanın da çok fazla sınavdan geçtim ve onlardan dersler aldım.

Benim öyle bir ortamda bulunmam, aslında insanlara Dafa yaymam ve gerçeği anlatmam içindi. Patronların ikisi de dinine düşkün ve inatçı yapıya sahip insanlardı. Patron B devamlı olarak şirkette kalıyordu. Ona gerçeği anlatmak için bayağı bir çaba harcadım. Onun arkadaşları da çok sık onu ziyaret etmek için şirkete geliyorlardı. Arkadaşlarından biri çok sık ailesiyle birlikte gelir ve ailesiyle de iyi bir samimiyetim vardı. Onunla da Falun Dafa uygulaması hakkında konuştum ve adam çok kolay bir şekilde gerçeği kabul etti ve Dafa’ya karşı kendisinde bir sevgisi oluştu. Dafa müziklerini de çok seviyordu ve her defa geldiğinde bilgisayarımdaki Dafa müziklerini dinler ve bazılarını cep telefonuna indirirdi. Bir gün eşi ile birlikte bizim egzersiz alanımıza geldi. Uygulayıcıların birçoğuyla tanıştı. Aradan bir zaman geçtikten sonra şirkete geldi ve uygulayıcıların hepsinin iyi, güler yüzlü, tertipli ve düzgün insanlar olduğunu gördüğünü ve uygulamadan asla uzaklaşmamı ve uygulamamda başarılar diledi. Patronun yanına geçti ve her şeyi anlatmaya başladı, bu zamana kadar patron B benim anlattıklarıma pek önem vermemişti. Çok ilgili bir şekilde Dafa konusu açıldı, ben bu fırsatı kullanmam gerektiğini anladım. İkisi de peş peşe sorular sormaya başladılar, ben de hepsine cevap veriyordum. En çok ilgilerini çeken konu zulümdü, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) canlı uygulayıcılardan organları toplaması kalplerine oldukça dokundu. En sonunda patron da gerçeği anladı.

İş yerinde kendi odamda her zaman broşür, lotus çiçekleri gibi Dafa materyallerini bulunduruyorum. Çoğu zaman iş yerine gelen müşterilerle sohbet ederken benim Falun kolyem dikkatlerini çekiyordu ve onlar, kolye için “Bu ne?” veya “Ne anlam taşıyor?” diye soruyorlardı. Ben de bu fırsatı kullanarak gerçeği anlatmaya başlıyorum ve sonunda onlara bir lotus çiçeği hediye ediyorum. Duruma göre sadece soranlara değil sormayanlara da anlatmaya çalışıyorum. İnsanlara lotus çiçeklerini ve broşürleri genelde patron yanımızda olmadığında veriyordum, müşteriler de bu hediyeler karşısında çok mutlu kalıyorlardı. Fakat birkaç defa patronum bu duruma şahit oldu. Onun tepkisinin ne olacağını düşündükçe endişeleniyordum, ama bu konuyu fazla düşünmedim, her şeyi doğalına bıraktım. O çiçek yapraklarını boş zamanımda iş yerinde katladığımı patron görmüştü ve bir yerlerden gelmediğini biliyordu. Bir gün kendiliğinden şöyle dedi: “Sen müşterilere o çiçekleri verirken onların çok mutlu olduklarını fark ettim, çiçekleri yaptığın kâğıtların parasını ben ödemek istiyorum, boş zamanında daha da fazla yap ki her gelen müşteriye onlardan verelim”. Ben ona teklifi için teşekkür ettim, elimde kâğıdın olduğunu söyledim ve daha da fazla yapıp müşterilere vereceğimi söyledim.

Patron A genelde bizim şirkette kalmaz. Bir ara her gün şirkete gelmeye başladı. Patron A, genetik hastalığı yüzünden insanlarla zor anlaşır, bana da bir sürü sınavlar getirdi. Sürekli insanlarla tartışıyordu ve durumu düzeltmek ve onu sakinleştirmek bana kalıyordu. Onunla konuşmalarım sırada devamlı Falun Dafa’yı ve Shifu’yu anlatmaya başladım ve yavaşça gelişmeler oldu. En sonunda o da Dafa’yı destekledi ve gerçeği anladı. Bazen topluca müşteriler geldiğinde ben birine çiçek verirken, o da boş durmuyor diğerlerine çiçek veriyordu ve şöyle söylüyordu: “Tavsiye ederim, çok güzel bir şey, anlamlı bir şey. Bu çiçekleri bu uygulamanın öğrencileri kendi elleriyle yapıyorlar”.

Takip ettiğim Dafa ve Shifu’nun merhameti sayesinde uygulama ve iş hayatımdaki bağ birleşti ve artık ikisi de uyum içinde. Teşekürler Shifu!

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.