Türkiye: Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Resim Sergisi Türk İnsanın Vicdanını ve Merhamet Duygusunu Uyandırdı

19–24 Şubat 2010 tarihleri arasında İstanbul’un eğitim ve kültür alt yapısı anlamında en gelişmiş ve güzel semtlerinden biri olan Bakırköy’deki Yunus Emre Kültür Merkezinde düzenlenen ve yüzlerce vatandaşın akın ettiği Uluslararası Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Resim Sergisi bir kez daha Türk halkının duyarlılığını ve merhametli yapısını gözler önüne serdi.

Uluslararası Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Resim Sergisi insanların yoğun ilgisi ile karşılaştı

Bu yoğun ilgi ve serginin taşıdığı önem kültür merkezi yetkilileri tarafından da büyük takdir topladı. Sergi salonunun müdürü Suna Hanım, “İnsanları yaşanan vahşetten haberdar etmek için düzenlediğiniz bu anlamlı sergi için tüm Falun Dafa uygulayıcılarını kutluyor, başarılarınızın devamını diliyorum.” sözleri ile iyi dileklerini ifade etti.

Sergiyi Cumartesi günü ziyaret eden ve uygulayıcılar ile sohbetinin ardından zulüm hakkındaki gerçekleri öğrenen Çağdaş Demokratik Kadınlar Derneği (ÇAĞDER) Başkanı Firdevs Ermiş’te “Günümüzde Çin gibi devletlerde yaşanan ve medyaların bilerek yayınlamadığı birçok şiddet ve zulüm eylemi bizlerden gizli tutuluyor. Sizlere gerçekten çok anlamlı ve aydınlatıcı bu sergiyi İstanbul’a getirdiğiniz için teşekkür eder, geniş kitlelere ulaşmanızı dilerim.” diyerek desteğini belirtti.

Sergi için açılan deftere vatandaşlar tarafından Çin Komünist rejimi tarafından Falun Dafa’ya karşı yapılan zulmü kınayan ve yaşanan acının bir an önce bitmesini temenni eden onlarca yorum yazıldı. Aşağıda bu yorumlardan bazılarına yer verilmektedir;

Çin’de yaşanan ve daha önce bilgi sahibi olmadığı zulüm Av. Ender Bey’in çok ilgisini çekti ve uygulayıcılardan konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi aldı

Av. Ender Yazıcıoğlu, “Gördüklerim ve sergiyi ziyaretim sırasında bana verilen bilgiler tüylerimi diken diken etti. Bu zulmün bir an evvel bitmesini ve tüm dünya insanlarına özgürce yaşayacakları bir evren, sevgi ve barış dolu bir gelecek diliyorum.

Dr. Ayfer Hanım (soldaki) sergiden çok etkilendi ve ikinci kez akraba ve arkadaşlarını alarak sergiye geldi.

Dr. Ayfer Hanım, “Sağlık ve ahlak açısından faydalı bir düşünce ve bunun tatbikinden dolayı insanlara yapılan işkence beni dehşete düşürdü. Hiçbir düşünce ve inançtan dolayı insanlar zulüm ve işkenceye tabii tutulmamalı. Yaşanan zulmün bir an önce sona ermesini diliyorum.

26 yıllık öğretmen Fatma Kocatepe, “Tabloların bir yanı çok güzel saflığı, huzuru, mutluluğu ve hoşgörüyü yansıtırken, diğer tarafında da zulmün acımasızlığı gözler önüne serilmekte. Bakmaya dayanamadığım bu zulmün bir an önce bitmesini diliyorum.

Ahmet Bey, özellikle kadınlara yapılan işkencelerin yansıtıldığı resimler karşısında derinden sarsıldı ve bu zulmü yapanları kınadı

Ahmet Kurt, “İnsanların inançları ya da düşünceleri yüzünden hapse atılması, işkence ve zulüm görmesi iğrenç ve insanlık dışı, bunu yapanları şiddetle kınıyorum.

Resimlerden oldukça etkilenen Çeliker çifti sergi salonundan uzun zaman ayrılamadı

Gülay-Recep Çeliker, “İnsanlık dışı bu zulmü değerli ressamlarımız ancak bu kadar etkileyici anlatabilirdi. Resimler karşısında inanılmaz duygulandık.

Berna Sat, “Çin’de bu kadar işkence ve zulüm olduğuna inanamadım. Bu insanlık dramına Türk basınında yeterince yer verilmemesine anlam veremiyorum. Bence bu konuya herkes duyarlı olmalı. Sergiden çok etkilendim.

Tuncay Azaphan Anadolu İletişim Lisesi öğrencileri sergiden çok etkilendiler. Sergideki eserlerin fotoğraflarını çeken ve bilgi materyallerinden alan öğrenciler kendi okul dergilerinde sergi ve Çin’de yaşanan zulüm hakkında haber hazırlayacaklarını söylediler.

Tuncay Azaphan Anadolu İletişim Lisesi öğrencileri, “İnsanların inançları yüzünden cezalandırılmaları çok acı. Sergi ile insanların yapılan haksızlıkları bir kez daha görüp yapılanların sonucunu düşünmesi için bir fırsat yaratılmış.

Reyyan Ağaoğlu, “Falun Dafa’nın anlamını görmüş ve inançları uğruna ölmüş olmalarına rağmen hiçbir zaman vazgeçmemiş bu güzel insanları takdir ettim. Bu güzel sergiyi hazırlayan herkese teşekkür borçluyum.

Sibel Kına, “Sadece iyi olmak isteyen insanların düşüncelerinin karşılığı işkence ve zulüm olmamalı. Resimlerden çok etkilendim ve bu zulmü yapanlara lanet ediyorum. Tüm bu yaşanan acılara sebep olanlar bir gün cezalarını çekmeli hem de bir an önce.

Yeliz Kazan, “Böyle bir soykırımdan habersiz yaşayıp ölecektim. Bu sergi sayesinde yaşananları öğrenip aydınlatıldığım için sonsuz teşekkürler.

Yüksel Siratioğlu, “Bu resimleri yapan insanların cesaretine hayran kaldım. 21. yüzyılda yaşanmaması gereken olaylar karşısında çok etkilendim. İnsan haklarını hiçe sayan rejimi lanetliyorum.

Havva Hanım, resimlerden öylesine etkilendi ki sergiyi üst üste üç kez ziyarete geldi.

Havva Şen, “Böylesine temiz suçsuz insanlara hele de çocuklara işkence yapan insanlara lanet olsun. Bu zulmü işleyen kalpsiz ve acımasız o insanlar bir gün helak olacaklar ama Tanrı onlara acımayacak. Yaşanan acıları hissederek resimlemiş değerli ressamların ellerine sağlık. Bu korkunç zulmü yaşayan masum insanları Tanrı korusun.

Küçük bir Dafa uygulayıcısının rehberliğinde resimler hakkında bilgi alan Elif Çoruk (solda), Falun Dafa'yı çok sevdiğini söyledi

Elif Çoruk (AÇI Koleji, 9 yaşında), “Çin’de Falun Dafa uygulayıcılarına neden zulmedildiğini anlamıyorum. Bence Falun Dafa çok iyi ve ben çok seviyorum. Uygulayıcılar o kadar iyi ki, neden onların canını acıtıyorlar? Hiç üzülmüyorlar mı? Umarım Jiang Zemin ve diğer kötü insanlar bu yaptıklarının cezasını çekerler.

Sergiyi iki kez gezen ve tüm eserleri gözyaşları içinde inceleyen Yasemin Hanım, yaşanan zulüm karşısında derinden etkilendi

Yasemin Metin, “Yıllardır sadece iyilik, hoşgörü ve merhamet öğretisini düşünen insanlara bu denli işkence yapılması anlaşılaşılabilir bir durum değil. İyilik ve kötülük sürekli bir savaş halinde. Umarım bu zulüm en kısa zamanda sona erer. Bu sergiyi Türkiye’ye getiren herkese ayrı ayrı binlerce kere teşekkür ederim.

Bodrum’dan Nursel Hanım, “Hayatımda hiçbir olayın beni gereğinden fazla etkileyip üzmesine izin vermedim. Ama bugün bir yandan kendimi acı çekenlerin yerinde hissettim, bir yandan da bu acılara göğüs gerip inandıkları değerler uğruna direnen insanlara büyük saygı duydum.

Ziyaretçilerin yorumlarını yazdıkları defterden örnekler

Ensar Bey, “Fikirleri uğruna dehşete maruz kalanları sevgi, saygı ve imrenme duyguları içinde tebrik ederken, keşke her insan kendi düşüncelerini korumak uğruna bir damla suyun akışı kadar çaba sarfetse... fikirlerini, beyinlerini, kalplerini esir etmeseler, sonunda ölüm bile olsa, çünkü beyni esaret altına vermektense kararlılıkla hareket ederek, korkak insanları yıldırabiliriz. Doğruluk, Merhamet, Hoşgörü bütün dünya insanlarına....

Bakırköy halkının yoğun ilgisi ile karşılaşan Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü Resim Sergisinin İstanbul’un farklı semtlerinde de düzenlenmesi planlanmaktadır.

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.