Falun Dafa'yı Bir Çin Hapishanesinde Öğrendikten Sonra Geçmişimin Kabusundan Uyandım

Facebook Logo LinkedIn Logo Twitter Logo Email Logo Pinterest Logo

Ben iki kere hapse girmiş bir mahkûmum. Falun Gong uygulayıcıları ile karşılaşmadan önce hayat ve dünya üzerine görüşlerim doğrudan oldukça sapmıştı. Onlarla bağlantı kurduktan sonra, hayatımın amacı ve anlamını ve onları nasıl gerçekleştirebileceğimi anladım.

Ben karmaşık bir aileden geldim. Ailem ben üç yaşındayken boşandı. Kız kardeşim ve ben babamla kaldık. O sonra tekrar evlendi ve yeni eşinden de iki çocuk sahibi oldu. Çocukluğumdan beri, benim kendi annemin sevgisini hiç bilmedim ve bir ailenin sevgisini hiç bilmedim. Sıklıkla dışarılarda dolaştım ve ailemle aramızda çıkan çatışmalar yüzünden eve gitmek istemedim. Okula da gitmek istemedim. Etrafta aylak aylak dolaştım ve birçok serseri ile tanıştım. Çaldım, kavga ettim ve o kalp kıran eve dönmektense her türkü kötü şeyi yaptım.

O zaman, bana bakabilecek ve beni sevebilecek genç bir bayan arıyordum. Ailemin parası olmadığı için, ailesinin bana yukarıdan baktığı bir kadınla tanıştım. Onları memnun etmek ve aşk hayalimi gerçekleştirmek için, para kazanmak için uç noktalarda şeyler yaptım. 1993 yılında, birçok ayak takımından tanıdıklarımla bir banka soydum. O sene 19 yaşındaydım ve hapis cezasına çarptırıldım. Sevgili kız arkadaşım beni terk etti ve üvey annemde aynı zamanda beni dışladı. Ailemden hiç sıcaklık görmedim ve hayata güvenimi tamamen kaybettim. Yaptığım bütün hataları, kadınların hataları olarak algıladım. Onlardan nefret ettim. Kadınlardan ve toplumdan intikam almak istedim.

1997 yılında cezamı tamamladıktan sonra serbest bırakıldım. Dışarıdaki dünyanın ahlaksızlıklarıyla ayartılarak, yarını düşünmeden bugün için yaşayabileceğime karar verdim. Umursamadan ve sadece bugün keyfini çıkararak yaşayabilirdim. Bu fikir ile bir sürü yanlış beni öz-yıkıma götürdü. 2000 yılında, yeniden tecavüz suçu ile yargılandım. Daging Şehri’nde bir hapishaneye kapatıldım. Bu sefer çıldırdım. Umutsuzdum ve kendi hayatıma son vermeyi düşünüyordum.

Bu hayati noktada, aynı hapishanede tutulan Falun Gong uygulayıcılarını tanıma fırsatım oldu. Bu hayatımın dönüm noktası oldu. Falun Gong uygulayıcılarının yüce davranışları ve yüksek ahlaki değerleri beni çok etkiledi ve hayata bakışımı ve hayata karşı tavrımı değiştirdi. Onlar benim hayatın amacını, neden yaşadığımı anlamama yardımcı oldular ve “İyi edimler iyilikle ödüllendirilecektir, kötü edimler ise kötülükle cezalandırılacaktır” prensibini anlamamı sağladılar.

O andan itibaren hayatın çok ilginç olduğunu hissettim ve kendimi dengeleyebiliyordum. Geçmişte, kötü bir şey yaparsam kimsenin bunu bilemeyeceğini düşünüyordum ama şimdi bir sebep-sonuç ilişkisi olduğunu biliyorum. Acı çekmemin sebebi, başkalarına zarar vermiş olmam ve yanlış eylemlerde bulunmamdı ve bunun için cezalandırılmalıydım. Diğer hükümlüler kişisel çıkarları için savaşıyor ve kendilerini haklı çıkarmak için başkalarına vuruyorlardı. Sadece Falun Gong uygulayıcıları herkese nazik davranıyordu. Doğruluğu ve gerçeği yüceltiyorlardı ve onlar gerçekten iyi insanlardı. Şu anda yaptıkları şey doğrudur; bütün dünya onlara minnettar olmalıdır. İyi bir insan olmaya çalışmak zülüm ile mi karşılanmalıdır? Eğer öyleyse, bütün dünya biz suçlulara nasıl bakmalı? Neden bu günlerde suç oranı bu kadar yüksek? Bunun sebebi çok sayıda kötü insan olması ve kendilerini hangi kritere göre değerlendireceklerini bilmiyorlar. Ne istiyorlarsa yapıyorlar. Sıradan insanlar para için yaşıyor. Onların amacı paradır. Onlar paraya inanıyorlar ve tersi olması gerekirken paranın kölesi oluyorlar. Artık insanlar dürüst ve nazik insanlara değer vermiyor. Eğer gerçeği söylerseniz, insanlar sizin bir aptal olduğunuzu ve rol yaptığınızı düşünüyorlar. Ama eğer herkes Falun Gong uygulayıcıları dünyada hiç suç olmazdı. O zaman tüm toplumun ahlaki standartları yükselirdi.

Falun Gong uygulayıcılar ile temas kurduğumuzda, bütün mahkûm arkadaşların hepsi cesaretlendiler. Onlar iyi insanlar. İyi insanlara zulüm edilmeli mi?

Uygulayıcılarla konuştuktan sonra, mahkûm arkadaşlar benim değiştiğimi söyledi. Başkaları ile boş şeyle üzerine tartışmıyorum. Eskiden, çok kolay bir şekilde uçlara gider ve mantıksızca davranırdım. Şimdi çok rahatım ve cesaretim yerine geldi. Her zamankinden daha mutluyum. İyi bir insan olacağım ve topluma ve aileme karşı sorumlu olacağım. Sadece şu an için yaşayanlar ne kaybetmiş olacaklarını bilmiyorlar.

Falun Dafa doğru bir yol. Falun Gong uygulayıcılar gerçekten iyi insanlar ve benim bir zamanlar amaçsız olan hayatıma anlam kattılar. O bana inanılmaz bir güç ve sağlıklı bir vücut veriyor ve benim zihnimi ve ruhumu arındırıyor. Şimdi hayatımla yüzleşmek ve hapishaneden çıktıktan sonra iyi bir insan olmak için kendime tam bir güvenim var.

* * *

Here is the article in English language:
http://en.clearharmony.net/articles/a37037-article.html

Facebook Logo LinkedIn Logo Twitter Logo Email Logo Pinterest Logo

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.