Sonradan Kazanılmış Görüşlere Saklanacak Bir Yer Bırakmayın

Son zamanlarda, edindiğim görüşlerin, insanların düşüncelerini ve davranışlarını kontrol edebilen alışkanlıklar olduğu üzerine açık bir anlayışa sahip oldum. Üstadın “Kim için Var oldunuz?” (Daha İleri Yükselmeler İçin Esaslar) makalesinde söylemiş olduğu gibi;

“Eğer doğumdan sonra kazanılmış bu görüşler çok kuvvetli bir hale gelirse, kişinin gerçek düşüncelerini ve davranışlarını zorla yönetmesiyle, bu görüşlerin rolü tersine dönebilir. Bu noktada, kişi bu tersine dönen fikirlerin, kendi fikirleri olduğunu düşünebilir. Hemen hemen tüm çağdaş insanlar bu durumdadır.”

Fark ettim ki kötü düşünceler meydanda veya yüzeyde olmak zorunda değiller. Onlar genellikle olan şeylere karşı basitçe tepkilerdir ve gizli bir şekilde insanların davranışlarını kontrol ederler. Geçmişte uzak dağlardaki keşişlerin kötü düşüncelerden özgür bir seviyeye ulaşabilme ihtimalleri vardı, çünkü büyük olasılıkla sıradan insan toplumuyla ilişki kurmuyorlardı, bu yüzden onların kötü düşüncelerinin yüzeye çıkmasının hiçbir olanağı yoktu.

Sık sık fikirler, bir çeşit duygu, bir arzu, bir şeyin nasıl yapılması ile ilgili bir düşünce veya bir çeşit alışkanlık gibi ortaya çıkar. Onu doğru düşüncelerden ayırt etmek zordur. Örnek olarak, günümüz insanı benden yardım istediği zaman, her zaman gülümser ve alçakgönüllü davranırlar. Ben başkalarından yardım istediğimde ise kendimin de aynı şeyi yapmakta olduğumu ve aynı zamanda alçakgönüllü davranarak, kibarca konuştuğumu gördüm. Bu davranışın arkasında ne tür bir takıntı saklı? Koruyucu bir ego ve kendi menfaatlerimizi kaybetmenin endişesi! Bu benim zayıf bir karakterde olmamın ve kendi menfaatlerimi korumanın bir sonucuydu. Kazanılmış alışkanlıklar insanın davranışlarını kontrol eder. Zihnimde kötü düşünceler olmamasına rağmen, davranışlarım zaten belirli alışkanlıklarımı yansıtmaktadır.

Kazanılmış başka bir alışkanlık ise korku. Çoğunlukla hiçbir şeyden korkmam. Ara sıra, her şeye rağmen, bana beklenmeyen bir şey olduğunda, korkuyla çıkan birçok manasız düşünceler birdenbire kafamın içinde beliriyor.

Şehvete olan takıntı ise başka kazanılmış tipik bir görüştür. Anladım ki şehvete olan takıntı direk olarak zihinde düşünce olarak ortaya çıkamayabilir, ama bu genellikle güzelliğe düşkünlük olarak ortaya çıkar ve bu fark edilemeyen etkiler insan davranışlarını kontrol eder. Örnek olarak güzel bir kız geldiğinde ve benden yardım istediğinde, zihnimde hiçbir kötü düşünce olmamasına rağmen, şehvete olan takıntım tarafından kışkırtılıyorum. Ona hevesli ve arkadaşça olan gösterdiğim bu bariz davranışın sebebi güzel bir kızın bana ilgi göstermesiydi. Bilinçli olarak veya olmayarak onun daha fazla kalmasını sağlamak ve onunla ilgili konuşmak amacıyla konular bulacaktım. Hatta ona yardım edebilecek yeteneğe sahip olamama rağmen, diğer olabilecek olasılıkların en iyisini arayacaktım, vs. Olayın tersinden bakılacak olursa, eğer çekici olmayan bir kız benden yardım istediğinde, hiç böyle bir duygu hissetmeyecek ve aynı şeyi yapmayacaktım. Bu işi halletmek için bütün protokolleri sürdürecek ve eğer ona yardım edemezsem hiçbir tereddüt duymadan onu ret edecektim.

Şehvete bağımlı hale gelmek bir çeşit kazanılmış alışkanlıktır, gerçekten var olan bir çeşit maddedir. İnsanların vücutlarını kontrol eder, negatif fiziksel belirtilere yol açar. Bunu tam olarak anladım. Günlük hayat esnasında benim için şehvet güçlü değildi. Her nasılsa, gece uykuya daldığımda, arzularım yüzeye çıkıyor ve zihnim bugünün toplumunda var olan ve normal olan bazı erotik senaryolar ortaya çıkarıyor. İlk önceleri uygulamamı iyi yapmadığımı düşündüm; cinsel arzum çok kuvvetliydi. Bundan kurtulamıyordum. Tabii ki, bu benim istediğim bir şey değildi. Sonradan anladım ki bu arzu benim kazanılmış zihinsel fikirlerimin yansımasıydı veya belki de eski güçlerden kaynaklanan bir engelleme biçimiydi.

Son günlerde bu arzu yeniden ortaya çıkmaya başladı. Yatakta sakindim ve hareketsizliğimi sürdürmeye devam ettim. Bu arzunun nasıl davrandığını masum dışardan bakan bir seyirci gibi sadece izledim. Ve sonra onları yok etmek için doğru düşünceler yolladım ve bir süre sonra arzu yok oldu. Sonra huzur içinde ve sakin bir zihinle uyudum.

Yarı uyur ve yarı uyanık durumdayken, kendimi doğduğum kentteki eski evimin önünde yürürken buldum. Şehvet tekrar ortaya çıktı. O kadar usanmıştım ki yere çömeldim ve artık daha fazla yürümek istemedim. O anda gök gürültüsü nazikçe patladı. Ses çok yüksek değildi ama ben şok olmuştum. Anladım ki Üstat azimli olmam için bana ipucu veriyordu. O anda engelleme de temizlendi.

Here is the article in English language:
http://en.clearharmony.net/articles/a37601-article.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.