Kıskançlığa ve Rekabete Olan Takıntıyı Görmek

Ben Fa’yı 1997 senesinde elde ettim ve bu sene Avustralya’ya geldim.

Birkaç gün önce Fa-Zhen-Nian yaparken ben bir düşünce daha ekledim: “Kıskançlık hissini gider”. Ve hemen üçüncü gözümle bir fare gördüm, yerden yuvasına doğru koşarak gidiyordu, o yuvada binlerce fare yaşıyordu. Fare yuvasının üstünde çok güzel iki katlı bir villa vardı. Villanın altında kocaman bir fare yuvası olduğundan villa her an yıkılabilir durumdaydı, fakat yüzeyde hiçbir şey belli olmuyordu.

Shifu Zhuan Falun’da şunu söylemişti:
Kıskançlık konusu; bizim tamamlanmayı elde etme konumuz ile doğrudan ilgili olduğu için çok ciddi bir konudur. Eğer kıskançlık yok edilmez ise geliştirmiş olduğunuz her şey kırılganlaşır. Şu kural vardır: Xiulian esnasında kişi kıskançlık duygusunu yok etmez ise hiçbir şekilde doğru meyve konumunu tamamlayamaz. Belki de geçmişte Buda Amitofo'nun karma ile cennete gittiğini fakat kıskançlık takıntısı ile kişinin oraya gitmesine izin verilmediği hakkında söylediklerini duymuş olabilirsiniz. Bazı önemsiz konularda kişinin eksik kalması mümkün olabilir ve daha sonra kendini geliştirmek için cennete karma ile gider. Fakat kıskançlık terk edilmezse bu kesinlikle imkânsızdır.

Çin’de yaşarken beni iki sene zorunlu çalışma kampında zulüm gördüm. Uygulayıcılar bu olay hakkında yazmışlardı ve Minghui web sitesinde yayınlamışlardı. Buna dayanarak ben başka bir ülkede sığınma hakkı almayı umuyordum. Fakat bir uygulayıcı bana şunu söyledi: “Neden sen buraya geldin? Vizeni düşünüyorsun ve iş arıyorsun -düşünebileceğin tek şey bunlar mı? Sen biraz bekle ve ne olacağını göreceksin.” Ben çok üzülmüştüm ve şöyle düşündüm: “Bu insanın çok güçlü kıskançlık takıntısı var. Bazı insanlar zorunlu çalışma kampında zulüm gördüğüne dair sahte evraklar yapıyorlar. Fakat Minghui web sitesindeki yazılarda benim zorunlu çalışma kampında zulme uğradığıma dair kanıtlar var. Ben Avustralya’dan siyasi sığınma hakkı isteyebilirim. Bu Avustralya yasalarında var. Neden uygulayıcı bunun yanlış olduğunu düşünüyor ve hatta bunu bana söylüyor? Belki de eski güçler kıskançlık hissini kullanarak uygulayıcıları mı deniyorlar? Neden bu uygulayıcı eski güçlere ayak uydurarak gidiyor?”

Bu uygulayıcıların söyledikleri bana çok dokundu, çünkü Avustralya’da göçmen izni almak benim için çok önemliydi. Sonuç olarak o uygulayıcıya karşı öfkelenmeye başladığımı anladım. Aynı şekilde kendi uygulama sürecimde kıskançlık hissini giderme konusuna önem vermediğimi anladım.

Kıskançlık bende derinden kökleşmiş ki, artık ona alışmışım bile. Bunun sonucu olarak onu fark etmek benim için zordu.

Çin’deyken bir şirkette tahsildar olarak çalışıyordum ve muhasebeci benim karşımda oturuyordu. Biz her bir işçinin maaşını biliyorduk. Muhasebeci sürekli olarak hoşnutsuzca: “Neden bu işçi bu kadar çok maaş alıyor?” diye söylenirdi. Genelde bu beni ilgilendirmezdi ve ben kıskançlık da hissetmiyordum. O bir günü benim maaşımı tartışmaya başladı: “Şu kişi devamlı işe gelmemezlik yapıyor, fakat seninle aynı maaşı alıyor. Bu haksızlık değil mi?” Bu sefer onun söyledikleri bana dokundu ve içimde rahatsızlık hissetmeye başladım. O zaman kıskançlık takıntısı yaşadığımı anlamamıştım.

Avustralya’ya geldikten sonra diğer uygulayıcılarla birlikte Epoch Times gazetesini dağıtmaya başladım ve bilinçsizce şunları düşünüyordum: “Şu kişi benden daha fazla gazete dağıttı” ve “Şu kişi kötü çalıştı”. Shifu Zhuan Falun’da şöyle söylemişti: “Rekabet takıntısından vazgeçemezse de kıskançlık duygusu ortaya çıkacaktır.

Avustralya’da bir koleje girdim. Derslerin ilk gününde öğretmen sınıftaki öğrencilerin gruplara ayrılmasını istedi ve her bir gruba bir ödev verdi, bu ödevi beş hafta içinde yapmamız gerekiyordu. Benim grup arkadaşım Vietnamlı bir kızdı. Birkaç hafta geçtikten sonra ben onu biraz tanımaya başladığımda, bana en kötü kişinin denk geldiğini düşünmeye başladım. Neden? Çünkü bizim ödevimiz hiç ilerlemiyordu. Benim bir fikrim çıktığında o reddediyordu. Onun bir sürü kendi fikirleri vardı, iş onları gerçekleştirmeye geldiğinde ise onları söylemiyordu, ödevi gerçekleştirmek için de hiçbir iş yapmıyordu. Ve sadece en son birkaç gün içinde onun bendeki başkalarını devamlı olarak eleştirmek, kendinde olan rekabet ve kendini gösterme takıntısını gösterdiğini anlamaya başladım. Bunca zamandır ben bu şekilde davranmadım mı?

Bir Dafa uygulayıcısı olarak, bizim uygulama sürecimizde, kıskançlık takıntısını bırakmamız gerektiği çok önemlidir. Kıskançlık takıntısı ve rekabet takıntısı eski evrenin bencil doğasından geliyor. Bir tek kendimizi Dafa’nın bir parçası olarak saydığımızda ve Fa’yı onayladığımızda bencillikten kurtulabiliriz, eski evrenden gelen tüm yanlış öğeleri bırakabiliriz ve Tamamlamaya ulaşabiliriz.


Çince metin: http://minghui.ca/mh/articles/2009/6/3/202138.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2009/6/13/108281.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.