İnsan Dünyasında Gülümsemek

Hayatta biz farklı zorluklarla ve başarısızlarla karşılaşıyoruz. Bazı insanlar bundan dolayı acı, şaşkınlık hatta derin üzüntü bile hissederler. Bazıları kendilerini bitmiş hissederler ve bu durumdan uzun zaman kurtulamazlar. Sakinleştikten sonra kendimize sorabiliriz: “Neden zorlukları bu şekilde karşılıyorum?” Bir arkadaşım bir zamanlar şöyle söylemişti; başımıza gelen her şey önceden belirlenmiş bağlarımızdandır. Bu -gerçekten de doğru.

Her şey önceki bağlarımızla çağırılmış. O yüzden günlük hayatımızdaki işlerin sonucu için çok endişelenmememiz gerekir. Ayrıca bilge adamların çoğu, bu dünyanın -yanılsama olduğunu artık anlıyorlar, etraftaki görüntüler insanlara önceden yaptıkları borçlarını ve günahlarını ödeyebilmeleri için tanrı tarafından ayarlanmıştı. Bir tek hayatlar arasında dönüşüm sürecinde topladıkları borçlarını ödeyip bitirdikten sonra, insanın öz’ü gerçek evine -onun için en iyi olan yere- dönebilir. Bu bakış açısından hayatta bizim karşılaştığımız tatsızlıklar kötü şeyler değildir.

Olumsuz duygusal şeylerle karşılaştığımızda, zorluklardan geçtiğimizde kendi içimize bakabilme ve olumsuz huylarımızdan kurtulabilme ve daha da olgun olabilme şansı elde ediyoruz. Ve bunları yapabildiğimizde karşılaştığımız olaylar boşuna olmamış olurlar.

Fiilen, eğer özümüzü ve bilgeliğimizi kullanabilirsek her zaman elimizde olanlara bağlanmadan bakabiliriz. Uygulama yapan bir kişi kendi yazısında şöyle yazmıştı: “Sadelik- bir bilgeliktir”. Bana göre, sadelik sadece bir bilgelik değil, aynı zamanda bir yaşamın yeteneğinin ve seviyesinin gerçekleşmesidir. Bir şeyle karşılaştığımızda, neyi elde etmemiz gerektiği ve neyden kurtulmamız gerektiğini biliyorsak, her şeyi doğru yolla çözebilme durumunda olacağız ve aşırı duygusal olmayacağız. Bu şekilde elimizde olanlara iyi davranabiliriz.

Diyelim, bize acı çektiren olumsuz bir şey gerçekleşiyor. Biz bu duruma kendimizi geliştirebilme fırsatı olarak bakabiliriz. Sadece o zaman bunun gibi fırsatları iyi bir şekilde kullanmayı öğreneceğiz ve gelecekteki yolumuzda iyice yürüyebileceğiz.

Eğer siz çevrenize karşı sakin kalabiliyorsanız, bu demek oluyor ki sizin seviyeniz yeterince yüksek. Bu durumda yapacağınız işlere odaklanabilirsizin ve doğru düşünen bir insan olarak kalabilirsiniz.

Bir insanın bedeni bu dünyadayken zihni bu dünya dışında olduğunda, o zaman hayat tamamen farklı bir şekilde gözükecektir. Zorluklar ve mutsuzluklar geldiğinde onlar çok büyükmüş gibi görünebilirler. Fakat onları geçtikten sonra geriye dönüp baktığımızda, fiilen o sorunların yeterince adil olduğunu görebiliriz.

O yüzden bir insanın nasıl bir acıyla veya zorlukla karşılaştığı fark etmeden her zaman olumlu ve yüksek moral tutmaya çalışması gerekir. Bu duruma ulaştığımızda kalbimizde yetişkin, umut ve aydınlık dolu olmuş oluruz. Biz artık mutsuzluk ve acı hissetmeyeceğiz ve bu da hayata bakış açımızı temelden değiştirmemizi sağlayacak. İnsan, gerçekten de mutluluğun ne olduğunu anlayacak ve merhametin önemini kabul edecek. Başkalarının bize güvenmeleri ve bizi affetmeleri için, ilk olarak biz onlara güvenmeli ve onları affetmeliyiz.

İnsan dünyasında bu şekilde yaşayarak her zaman genç bir kalbe ve iyi bir morale sahip olunacaktır.

Çince metin: http://www.zhengjian.org/zj/articles/2009/9/16/61634.html
İngilizce metin: http://www.pureinsight.org/node/5862

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.