Fa Prensiplerini Bilmek, Bilincin Belirsiz Durumundan Kaçınmak

Shifu bize defalarca her bir düşüncemizin temelini iyi ayırt etmemiz gerektiğini ve düşüncelerimizin bize mi ait yoksa dışarıdan bir engel mi olduğunu incelememiz gerektiğini hatırlatıyor. Dafa uygulayıcıların çoğunun belki de, bunun gibi gösterişin, yani beklemedik bir anda bilinçlerinde düşüncenin ortaya çıkmasını yaşadıklarından eminim. Mesela, düşünce bizde, Çin’de tutuklanan uygulayıcılarda şunun gibi düşünce bir anda ortaya çıkabilir: “Haydi hükümetin istediği gibi, Falun Gong uygulamasını yapmayacağımıza dair evrakı imzalaya verelim de buradan çıktığımızda ilerideki sorunlar hakkında endişelenmeyelim”. Bu durumu Fa prensiplerine göre ölçüp doğru değerlendirmezsek hatta bunun gibi düşünceyi kendi düşüncemiz olarak kabul edersek, yolumuzu adım adım şaşırırız kaybederiz.

Hangi düşünceler kendimize ait, hangileri dışarıdan engeller? O dışarıdan engeller uygulayıcılara nasıl engel olabiliyor? Önceden açıkça düşünebiliyordum, fakat zaman zamanla bilincim bulanık oluyordu. Bugün Minghui web sitesini okuduktan sonra her şey oldukça netleşti. Shifu’nun konuşmalarını izledim ve sonra şu prensibi ezberlemeye başladım:

Öyleyse insan beyninin fonksiyonları nedir? Bana kalırsa, bu fiziksel boyut formunda, insan beyni sadece her şeyi işlemden geçiren bir fabrikadır. Asıl mesaj ana ruh tarafından gönderilir. Fakat gönderilen şey dil değil, belirli bir anlam içeren evrensel bir mesajdır. Böyle bir komutun ulaşması üzerine beyinlerimiz bunu bizim şu anki dilimize veya diğer ifade formlarına çevirir; onu el işaretleri, göz kontağı veya bütünsel hareket ile ifade ederiz. Beyin sadece bu etkiye sahiptir. Asıl emir ve düşünceler kişinin ana ruhundan gelir.” (Zhuan Falun, dokuzuncu ders).

Shifu önceden bize, gerçek benimizin –yuanshen- olduğunu söylemişti. Fakat Yuanshen kendi bilgilerini beyin aracılığıyla gönderiyor ve biz konuşma ve diğer ifade şekilleriyle bunu gerçekleştiriyoruz. Bu süreç içinde dışarıdaki etkenlerin bilincimize girebilmesi sağlanıyor. Üçlü Diyarda bulunan tüm nesneler sürekli hareket halindeler ve bizim bedenimizin herhangi bir parçasına yerleşmiş olabilirler. Eğer insanın düşüncesi doğru ise, o zaman o bedenimize yerleşmiş olan nesnelerin hiçbir etkisi olmaz. Bu sorunun diğer tarafı ise, eğer insanın uygulama sürecinde gidermesi gereken ve hala giderilmemiş olan takıntıları var ise ve o takıntı o bedenimize yerleşmiş olan nesne ile ortak noktalara sahip ise o zaman, o geçitler bilincimizde bir düşünce olarak gerçekleşebilirler. Onları biz kendi düşüncelerimiz olarak kabul ettiğimiz anda sorunlar gerçekleşiyor. Ve bu bizim neden Fa’yı fazla okumamız gerektiğimizin cevabıdır. Shifu bize çok açık bir şekilde açıklamıştı. Bunu anladıktan sonra hiçbir şey kolaylıkla düşüncelerimize karışamaz.

Kendi seviyemdeki tecrübem sonucu bu anlayışa vardım. Lütfen, herhangi bir hata varsa düzeltin.


Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2010/4/2/220815.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2010/4/10/116012.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.