'Yeme Arzusu' Takıntısı

Zhuan Falun'u okurken bazen bir cümleye takılı kalıyorum. O cümle üzerinde düşünmek istiyorum. Bu bazen birkaç günümü alıyor. O cümlede anlatılan durumun kendi hayatımdaki yansımalarını bulmaya çalışıyorum. Benim bir takıntımı ortaya çıkarmak amacı ile Shifu’nun beni durdurduğunu düşünüyorum. Gerçekten de aslında Shifu’nun defalarca tekrar ettiği takıntıları bazen bir cümlede duymak, fark etmemi sağlıyor.

Et yeme konusunu okurken Shifu’nun şu cümlesi beni durdurdu: ‘Açık bir ifade ile et yeme arzusunu bırakamamış olmak, bir takıntınızı bırakamamış olmak anlamına gelir.’ Şu andaki seviyemde bana göre buradaki kilit sözcük ‘yeme arzusu’. Sonra ben ‘et’ yerine başka sözcükler koydum.

Tatlı yeme arzusunu, bırakamamış olmak bir takıntınızı bırakamamış olmak anlamına gelir.
Ekmek yeme arzusunu, bırakamamış olmak bir takıntınızı bırakamamış olmak anlamına gelir.
Sebze yeme arzusu, bırakamamış olmak bir takıntınızı bırakamamış olmak anlamına gelir, vb.
Yeme arzusunu, bırakamamış olmak bir takıntınızı bırakamamış olmak anlamına gelir.

Shifu her türlü arzudan kurtulmamız gerektiğini söylüyor.

Yaşadığımız toplumda ne kadar ağır bir yükün sırtımıza bindirildiğini düşündüm. Paradigmalar: bize durmadan ne yapacağımızın söylenmesi. Reklâmlarda, televizyonlarda durmadan şunu ye, bunu yeme, şunu yersen böyle olur diyor. Biz durmadan insanların, aslında emin olmadan bize dayattıkları bilgilerle yaşamaya zorlanıyoruz.

Shifu Zhuan Falun'un 8. dersinde şöyle diyor:

Fakat yemek saplantısı ve sıradan insanların diğer birçok takıntıları yok edilmemiştir. Lezzetli yemekler gördüğü zaman yiyemiyorsa kişinin ağzı sulanır. Bu arzusu bir kez kabardığında bunu kontrol edemez ve yemek yeme konusunda şiddetli bir istek duyar. Bu isteği ortaya çıktığında yemek yemek ister, yoksa kendisini aç hisseder. Yiyemediği için zihinsel tedirginlik yaşar ve çok korkar.

Burada da reklâmların görselliğinin neden bu kadar ön planda olduğu anlaşılıyor. Çünkü insan gördüğü zaman ağzı sulanır. Görmediği zaman etkilenmez. Fakat biz uygulayıcılar olarak eğer yeme takıntımızı yok edebilirsek görüp görmemek bizim için bir şey fark etmeyecek. Dışarıdan herhangi bir şeyin bizi etkilemesi mümkün olmayacak.

Eğer takıntı terk edilebildiyse, maddenin kendisinin artık bir fonksiyonu kalamaz. Bir uygulayıcıyı gerçekten engelleyen onun kalbidir.’ diyor Shifu.

Arzu konusu elbette ki sadece yemek konusunda değil her türlü arzuyu içeriyor. Ben burada sadece yemek konusunda kendi seviyemde fark ettiğim bir durumu paylaşmak istedim.

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.