Zenginlik

Herkes zengin olmak ister. Ay’ın altında herhangi bir zenginliğe ihtiyaç duymayan hiç kimse yoktur. Fakat biz onun hayatımızı yönetmesine veya yıkmasına izin veremeyiz. Eğer zenginliğiniz dağlardan fazla olduğunda bile inat etmeye ve cimri olmaya devam ederseniz ufak bile olsa herhangi bir zararı kaldıramadığınızda, kendi başarınızın tadını çıkaramazsınız. Eski bir Çin atasözü: “Servetinizle ne kadar çok cimri olursanız Tanrılar bir o kadar kutsama için yanınıza gelmek istemez” der. Ayrıca, para ve zenginlik -harici bir şeydir. Siz maddi zenginliğinizi doğarken yanınızda getiremediğiniz gibi öldükten sonra da götüremezsiniz.

Bir dönem, evini hayatı kadar çok seven bir hastayla karşılaştım. Evi için gerilmesi ve telaşlanması kalp ve göğüs ağrıları hissetmesine neden oldu. Fakat buna rağmen, o yine de evini sanki bir köleymiş gibi korumaya devam etti, ta ki bu dünyayı bırakma zamanı gelene kadar.

Jie büyük bir ev satın aldı. Manzarası çok güzeldi, fakat ev sağlam olmayan bir tepede inşa edilmişti. O evin kaymaması için elinden gelen her şeyi denedi. Fakat hava şartları buna müsaade etmiyordu. Her gün aralıksız yağmur yağıyordu -bazen çok yoğun bir şekilde bazense çiseliyordu. Bu durum sonucu oluşan çamur ve taşların kayadaki evin aşağı doğru kaydırması an meselesiymiş. Sonuçlar inanılmazdı. Birçok Hollywood filmi büyük kayalardan –tepelerden- kayan binaları göstermeye çalıştı. Fakat çekimler sahteydi. Bu ev ise gerçekten de tehlikedeydi. Oynak evin kayma anını görüntülemek için bekleyen birçok meraklı insan kameralarını eve doğru yöneltti. O insanlardan biri de Jie’nin evinden çıkartılan eski kiracısıydı. O kötü niyetinden sabırsızca evin tepeden kayacağı günü bekliyordu.

Jie, hayalindeki evi almak için gerekli kaparoyu verebilmek için para biriktirirken her bir kuruşun hesabını yapıyordu. O aynı şekilde faiz ve borç ödemesi için her şeyi planlıyordu ve para biriktiriyordu. O yanına kiracı aldı ve evin içinde kiracı bulunduğu odadan dışarı çıkar çıkmaz koşarak hemen onun arkasından ışıkları söndürüyordu. Bu şekilde evin içinde sürekli kiracının peşinde geziyordu. O sürekli iyi yemekten kendini kısıtlıyordu. Bunun sonucu olarak bir sürü hastalık edindi ve kliniğe gitmek zorunda kaldı. Jie tedavi için fazla masraf etmek istemiyordu, o yüzden doktora yarım zamanlı ve yarı ilaçlı tedavi yürütmesini söyledi. Bu şekilde daha da az para ödeyecekti.

Evi için sürekli endişe içindeydi. Çin tıbbı, devamlı düşüncenin dalağa zarar vereceğini öne sürüyor. Devamlı süren endişe onun qi’sini oldukça zayıflattı. Zarar görmüş olan dalak ve midenin iflas etmesine neden oldu. Bu yüzden hiç iştahı yoktu. Evin tepeden her an kayabileceğinden korktuğu için, her gününü korku içinde geçiriyordu. Korkusu böbreklerine de zarar verdi. Hiçbir şey olmadığı halde bile o durmadan endişeleniyordu, bir şeylerin gerçekten de ters gittiği durumlarda ise daha da aşırı korkuyordu. Sürekli korku altında yaşayan Jie çok ciddi bir şekilde hastalandı. Kliniğe tekrar gittiğinde artık hastalıkları çok ilerlemiş durumdaydı.

En sonunda beklenen şey gerçekleşti. Yağmur birkaç gündür durmadan yağıyordu. Cankurtaranın en son uyarısında o evinden zar zor çıktı. O kadar uzun zamandır koruduğu ve bekçilik yaptığı evinin tepeden aşağıya doğru kayıp dağıldığında o önünde duruyor ve izliyordu. Evden geriye tahta ve çamurdan başka hiçbir şey kalmamıştı. O göğü lanetliyordu, beyni öfkesinden kaynıyordu, bedeni acıdan bükülüyordu. Bu olayın ardından birkaç gün geçtikten sonra hayatını kaybetti.

Jie bu dünyada elde ettiği her şeyin onun olduğunu düşünürdü, fakat aslında elde ettiği şeyler onun hayatının bir parçası değildi. Bu dünyada mevcut olan her şey hiçbir kişiye ait değildir. Hatta insan bedeni bile, sanki bir giysi parçası gibi, bir süre için kullanıyorsun ve o kadar. Eğer siz gerçekten de bir şeyleri yanınızda götürmek istiyorsanız, tek çare –ruhu geliştirmektir. Diğer türlü siz hiçbir şey elde edemezsiniz. Sonunuz yaklaştıkça siz bunu anlayacaksınız, fakat pişman olmak için artık çok geç olacak.


Çince metin: http://www.zhengjian.org/zj/articles/2003/1/23/20161.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.