Genç Bir Falun Dafa Uygulayıcısının Tecrübe Paylaşımı

Facebook Logo LinkedIn Logo Twitter Logo Email Logo Pinterest Logo

Ben bir genç Falun Dafa uygulayıcısıyım ve kolejde birinci sınıfta okuyorum. On senedir zor uygulama yolumda çabayla ilerliyor ve Shifu’nun söylediklerini ve görevimi her zaman gerçekten aklımdan çıkarmamaya çabalıyorum.

1997 senesinde annem ve babamın etkisi ile Falun Dafa uygulamasına başlama şansına sahip oldum. Annemle her gün Shifu’nun konuşmalarını dinliyor ve birlikte egzersizleri yapıyorduk. Annemle babam bizim yerli materyal hazırlama merkezinin editörleriydiler. Bir günü babam ağaçtan büyük bir kutu yaptı ve üzerine büyük bir Falun resmi çizdi. Kutunun içine teybi koydu ve bir gün bile es geçmeden her sabah onu egzersiz alanına götürdü. Sabahları ailem ve diğer uygulayıcılar bir uygulayıcının evinde birlikte Fa’yı okumak için buluşuyorlardı. Biz her günümüzü dolu olarak geçiyorduk ve Fa’ya dayanarak çabayla kendimizi geliştiriyorduk.

Şu anı çok iyi hatırlıyorum, 1997 senesinde biz Shifu’nun Falun Dafa’yı geniş çapta topluma yayışının beşinci yıldönümünü kutlarken ailem diğer uygulayıcılarla birlikte uygulayıcıların sanatsal çalışmalarını görmek için Liaoning eyaletinin Changchun şehrindeki bir stadyumuna geldik. Uygulayıcıların hikmeti beni hayretler içinde bırakmıştı ve eserleri tasvir edilmiş uygulama hikâyeleriyle doluydum. Aynı zamanda Shifu’nun yüce merhameti beni çok etkilemişti. Ziyaretçi defterine Shifu’ya uygulamamda çabalı olacağım ve sonuna kadar uygulama yapacağım diye söz veren bir yazı yazmıştım.

20 Temmuz 1999’da zulüm başladığında, televizyonlarda, radyolarda, gazetelerde ve tüm basın yayınlarında Dafa ve Shifu hakkında yalanlar yaymaya başladılar. O zamanlar küçük bir çocuk olsam bile bundan dolayı çok acı çekmiştim, o haberleri duyduğumda ya da izlediğimde neler hissettiklerimi kelimelerle anlatamam.

Annemle babam Pekin’e Falun Gong’un haklarını korumak için adalete başvuruda bulunmak üzere gitmeye karar verdiler. Ben de onlarla birlikte gitmek istedim, fakat onlar benim daha küçük olduğumu evde oturmam gerektiğini söylediler. Onlardan benimle birlikte yanımda kalmalarını da istemedim, o yüzden onlar gittiler ve ben onlarla gurur duyuyordum.

Ben kocaman evde tek başıma kalmıştım. Shifu’nun kitabını elimde tutarak ağlıyordum. Shifu’nun fotoğrafına baktım ve şöyle söyledim: “Ben bir Dafa uygulayıcısıyım ve eve yalnız kalmama rağmen, çabayla uygulama yapacağım ve Dafa’yı sonuna kadar bırakmayacağım. Shifu ve Dafa yanımda olduğu için korkmuyorum.” Shifu’nun koruması altında Fa’yı okumaya başladım.

Bir süre sonra babam eve döndü, onunla birlikte Fa’yı okuyorduk ve annemin eve dönmesini bekliyorduk. Bir süre sonra annemin yasadışı olarak tutuklandığını ve bir buçuk yıl cezaya çarptırılarak Pekin’deki bir zorunlu çalışma kampına gönderildiğini öğrendik. Tutuklama sırasında ona çok acımasızca işkence yapmışlar. Annemi çok özlüyordum ve çok üzgündüm. İyice Fa’yı okuyamıyor ve egzersizleri de iyi yapamıyordum. Okulda notlarım da aynı şekilde kötüleşmişti.

On sekiz ay sonra annem Pekin’deki zorunlu çalışma kampından çıktı, böylece bütün aile yeniden birlikte Fa’yı okumaya, egzersizleri ve üç işi yapmaya başladı. Sınıf arkadaşlarıma gerçeği anlatıyordum ve bu da onların Dafa’yı anlamalarına yardımcı oluyordu. Aynı şekilde öğretmenlerime de mektuplar yazıyordum, insanları kandırmak için Tiananmen Meydanında sahnelenen Sahte Kendini Yakma olayı hakkındaki gerçekleri açıklıyor, onlara Dafa’nın ne kadar güzel olduğunu ve tüm dünyada Dafa’nın ne kadar iyi karşıladığını anlatarak gerçeği öğrenmelerine yardım ediyordum. Okuldaki iki öğretmenim Dafa hakkındaki gerçeği anladı. İnternetten de insanlara Dafa hakkında materyaller gönderiyordum. Özenle gerçeği açıklayan materyallere yardım etmeye katılıyor ve anne-babamla birlikte onları dağıtmak için çıkıyordum. Karanlık ve soğuk köy yollarında ilerlerken bile aslında kalbimde sıcaklık vardı ve ne yorgunluk ne de korku hissetmiyordum. ÇKP’nin Falun Gong’a karşı azgın takibi güçlendirdiğinde bile korkmuyordum ve devamlı olarak Fa-Zhen-Nian (Doğru Düşünceler Yollama) yapıyordum.

Shifu şöyle söylemişti:

Eğer düşünceler doğru ise, şeytan çökecektir.” (‘Korkacak Ne Var?’ Hong Yin II’den)

Köydeki akrabalarımı ziyarete gittiğimde de gerçeği açıklayan materyaller dağıtıyordum ve duvarlara asıyordum. Gerçeği yaymak için farklı yöntemler kullanıyordum. Şimdi artık üniversitede okumaya başladım. Nereye gidersem gideyim, ben bir Dafa uygulayıcısıyım, o yüzden üç işi iyi yapmalıyım.

18 Kasım 2009’da iki öğretmen ders sırasında Dafa’ya iftira etmeye başladılar. Ertesi gün bir başka öğretmende Dafa’ya iftira etmeye başladı ve ben onu durdurmak için o arada Fa-Zhen-Nian yapmaya başladım. Ders bittince sınıftan çıkana kadar onu kapıda bekledim. Öğretmene Falun Dafa hakkındaki gerçekleri anlattım o da sakince beni dinledi. Konuşmanın sonunda bana teşekkür etti. Ben ona gülümsedim ve o anda Dafa hakkında gerçeği anladığı için onun adına mutlu oldum. Shifu’ya merhameti için teşekkür etmek için ellerimi Heshi şeklinde birleştirdim.

On sene geçti ve uygulayıcılar uygulama sürecinde daha ve de daha olgunlaştılar. O yüzden biz üç işi daha da iyi yapmalıyız. Ve sadece o zaman Shifu’nun merhametine, bizi kurtarmak için harcadığı büyük çabaya layık oluruz.

Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2009/8/1/205492.html
İngilizce metin: http://en.minghui.org/html/articles/2009/8/14/110027.html

* * *

Facebook Logo LinkedIn Logo Twitter Logo Email Logo Pinterest Logo

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.