Öfkeyle İlgili Düşüncelerim

Shifu dedi ki:

"İnsanoğlu duygulara sahip olduğundan dolayı, sıradan insanlar onlar için yaşarlar. Kızmak bir duygudur, mutlu olmak, aşk veya kin, bir şeyi yapmaktan keyif alıyor olmak veya bir başka şeyi yapmaktan hoşlanmamak, kimin iyi veya kötü olduğunu yargılamak, hobilere sahip olmak veya hoşlanmadığın şeylerin olması da öyle. Bunların tamamı duygulardır." (Zhuan Falun, 6. Ders)

Aynı zamanda öfkenin de bir duygu olduğunu ve kökünün bencillik olduğunu fark ettim. Yüksek seviyelerdeki yaşamlar düşük seviyelere indiklerinde, birçok yaşam boyunca sıradan insan seviyesine ulaşırken, birçok duygu ortaya çıktı. İnsan dünyasına geldikten sonra bazılarında nefret ve öfke kendini gösterdi.

Fa çalıştığımız için, bencilliğin eski kozmosun bir özelliği olduğunu biliyoruz. Bencillik hayatın her aşamasında var. Sanırım birçok uygulayıcının hayatlarının derinliklerinde öfke gizli ve yok edilmesi de çok zor. Yalnız Dafa’dan yaratılan bir yaşam kendi çıkarlarından vazgeçebilir.

Öfkenin İfadesi

Öfkenin ifadesi çok belirsizdir, fakat çoğu uygulayıcıyı da etkiler. Örneğin huzursuz olduğumuz zaman, kızgın, kıskanç ya da mutlu olduğumuz zaman, bu duyguların arkasında öfke saklı olabilir. Bazen bir uygulayıcının yeterince hoşgörülü olmadığını düşündüğümüz zaman, bu durum öfkeden kaynaklanıyor olabilir.

Bir uygulayıcı, bir başka uygulayıcının ekonomik zorlukların üstesinden gelmesine yardım ettiğinde, yardım etmeye çalıştığı uygulayıcının ailesi de dâhil olmak üzere bazı uygulayıcılar onu yanlış anladı. Daha fazla yanlış anlaşılmayı önlemek için, o uygulayıcıdan uzak durmaya çalıştı.

Büyük baskı altındaydı ve acı çekiyordu. Yanlış anlamaları ortadan kaldırmaya yardım edemediği için bir süre sonra yardım etmeye çalıştığı uygulayıcıdan nefret etmeye başladı. Yüzeyde öfke göstermedi. Görebildiğimiz tek şey, diğer uygulayıcının sorunlarını işaret edip düzeltmesini söylemesiydi.

Uygulayıcılar uygulama yaptığı sırada neden öfke oluşabiliyor? Sanırım kendimizi gerçekten geliştirmemiz için, koşulsuz olarak kendi içimize bakmalıyız ve diğerlerinin bize nasıl davrandıklarıyla ilgilenmemeliyiz. Eski kozmosun canlıları her zaman başkalarını değiştirmek istiyorlar, fakat kendilerini asla. Bir uygulayıcı olarak her zaman başkalarına karşı nazik olmamız ve ne kadar kötü olduklarını görmezden gelmemiz gerekmiyor mu? Bizler nasıl öfke geliştirebiliriz?

Diğer uygulayıcılar bir şeyi gerçekten iyi yapmadıkları zaman, hoşgörülü olmalıyız ve soruna dikkatli bir şekilde işaret etmeliyiz. Nasıl karşımızdakini incitmeden sorunu göstereceğimizi düşünmeliyiz.

Tüm uygulayıcıların birçok kozmik alanları temsil ettiklerini ve Fa’yı onaylamak için Shifu ile aşağıya indiklerini biliyoruz. Bu şu anlama geliyor: bu büyük tanrısal varlıklar, insan dünyasına yalnızca tek bir niyetle geldiler, insanları kurtarmak için her şeyden vazgeçtiler.

Bu uygulayıcıların çektiği acının büyüklüğü, hayal gücümüzün ötesindedir. İnsan dünyasında kaybolduğu için onları nasıl hor görebiliriz? Dafa uygulayıcıları olarak bizim işimiz insanları kurtarmak.

Aynı zamanda onun temsil ettiği birçok yaşamları da düşünmeliyiz. Eğer kaybolmuşsa onu uyandırmamız gerekmiyor mu? Onu nasıl suçlayabilir hatta reddedebiliriz? Bazı uygulayıcılar sanırım eski güçler o şekilde ayarladıkları için, ilerleyemiyorlar.

Bencilliği bırakalım, farklı seviyelerde tüm uygulayıcılarla birlikte çalışalım, birbirimize yardım edelim ve birlikte eve dönelim. Öfkeyi tamamen yok edelim ve yüce aydınlanmış varlıklar haline gelelim.


Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2018/7/27/371565.html

İngilizce metin: http://en.minghui.org/html/articles/2018/8/21/171596.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.