Acı Çekmekten Korkmak da Bir Takıntıdır

Son yıllarda, yerel uygulayıcılarımızdan birkaçı hastalık karması nedeniyle vefat etti. Kendimi üzgün ve çaresiz hissediyordum. Bizler uygulayıcılar olarak takıntılara sahibiz, ancak ölümüne zulmedilen uygulayıcılar, Fa-düzeltmesi döneminde, canlıları kurtarmada bize çok engel yaratıyorlar. Hastalık karmasından muzdarip olan birçok uygulayıcı, rahatsızlığa ve hatta şiddetli acılara katlanmak zorunda kaldı. Aslında birçok uygulayıcı, acılara dayanamadığı için pes etti. Sonunda hastaneye gittiler ve sonra da kendilerini suçladılar. Küçük düşme korkusu yüzünden bir takıntı daha eklendi. Bu zorlama uzun bir süre sürdü ve sonunda hayatlarını kaybetmelerine neden oldu.

Felçli bir uygulayıcı ile görüşmüştüm, fakat sonra o vefat etti. Acılara dayanamadığı için hastaneye gitti. Bir diğer uygulayıcı (o da vefat etti), karnındaki şişliğe dayanamadı ve hastaneye gitti. Hemoroidi olan bir uygulayıcı (o da sonradan vefat etti), acıya dayanamadı. Başka bir uygulayıcı şiddetli acı çekti ve durum birkaç yıl sürdü ve o da sonunda hastaneye gitti.

Bu uygulayıcıların hepsi, eski güçlerin zulmünü reddetmeleri gerektiğini biliyorlardı ama hepsinin acı çekme korkusu vardı. Acı çektikleri zaman sakin bir şekilde doğru düşünceler gönderemiyorlardı. Onlar her zaman ağrıların hastalık karmasından farklı olduğuna inandılar.

Shifu dedi ki:

Xiulian'daki yollar çeşitlilik gösterir
Fakat hiçbiri Yüce Yasa'nın dışında değildir

(Hong Yin II, Engeller Olmaksızın)

Herkesin keder tezahürü farklı olsa da, takıntıları aynıydı. Acı korkusu da bir takıntıdır. Tanrılar doğru düşünceler gönderirken acılar içinde sallanmaz veya titremez, doğru düşünceler gönderirken acılarını hafifletmeyi de düşünmezler. Bu şekilde doğru düşünceler göndererek kötülükler yok edilmez. Zorlukların üstesinden gelen birkaç uygulayıcı tanıdım. Hepsi, şiddetli acı çekmelerine rağmen, doğru düşünceler yollarken sakin bir şekilde oturabiliyorlardı.

Ben de bu tür kesintisiz bir ağrı yaşamıştım. Duruşum ne şekilde olursa olsun ağrım biraz bile hafiflemedi. Zihnimde eski güçleri reddediyordum ama etkisi olmuyordu. Bir keresinde içime bakarken Shifu’nun öğretisinin zihnimde kaldığını fark ettim;

“Bunu yapmayı gerçek anlamda başardığınızda [sadece sözde bırakmayıp bunu hayata geçirebildiğinizde] Shifu sizler için kesinlikle ona karşı koyacaktır.” (2003 Fener Bayramı Sırasındaki Batı Amerika Fa Konferansında Fa’nın Öğretilmesi)

Sonra, bedenimi ileri geri hareket ettirerek doğru düşünceler göndermenin, eski güçleri kabul etmek anlamına geldiğine aydınlandım. Eski güçlerin bana dayattığı ağrıları kabul etmez veya hissetmezsem, bu,eski güçleri ayarlamalarını reddetmek olur!

Bu anlayışla, ne kadar acı çeksem de, dik ve hareket etmeden oturdum. Sakin bir şekilde bedenimde hareket eden acının huzur içinde izini sürdüm. Acılarım azalmamasına rağmen, dayanabiliyordum. Acı çekerken doğru düşünceler yollamaya devam ettim. Yarım saat sonra kendimi çok yorgun hissettim. Shifu’ya biraz dinlenmem gerektiğini ve daha sonra devam edeceğimi söyledim. Uyandığımda, Shifu’nun benim için kötülüğü yok ettiğini fark ettim. Takıntımı bulmadan önce bile, Shifu bunu artık acıdan korkmadığım için yaptı.

Bu yaşadığım olay sayesinde, hastalık karması sırasında eski güçlerin bize dayattığı tüm duyguları ve acıları reddetmemiz gerektiğini anladım. Kalplerimiz acıdan etkilenmediğinde testi geçmiş oluruz.


Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2019/5/13/387036.html

İngilizce metin: http://en.minghui.org/html/articles/2019/6/25/178205.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.