Dafa’ya Ne Kadar İnanıyoruz?

Bizler genellikle Fa çalışırken yüzeysel anlamını anlayabiliyoruz. Ama bir şeyle karşılaştığımız zaman farklı tepkiler veriyoruz. Bazıları Fa’ya göre davranabiliyorken, diğerleri davranamıyor. Neden? Bu Fa’ya inanıp inanmadığımıza bağlıdır. Eğer inanıyorsak ona göre davranırız, eğer inanmıyorsak da ona göre davranırız.

Shifu dedi ki:

Size söyleyeyim ki, oraya gidemeyeceksiniz. Peki, neden gidemeyeceksiniz? Hepiniz bir düşünün. Gerçek inanç nedir? Dudaklarınızdan basitçe dökülen şey inanca sahip olduğunuz, fakat kalbinizde aslında inanca sahip değilsiniz. Bunu neden söylüyorum? Çünkü gerçek anlamda inanca sahip olduğunuzda davranışlarınız sözleriniz ile bir olur. (Avrupa Fa Konferansında Fa’yı Öğretme)

Fa’yı çalışırken Shifu’nun cümlesine inandığımız zaman, önemli konularda ona göre davranırız. O zaman olayları iyi yaparız ve Fa, uygulamamıza rehberlik edebilir. Ancak öyle zamanlarda Shifu’nun cümlesini, Shifu’nun Fa’sı olarak benimseyip benimsemediğimiz belli olur. Fa’da cümlenin içeriğini bildiğimiz, fakat önemli durumlarda o şekilde davranmadığımızda ise bu, o cümleye inanmadığımızı gösterir. Fa’nın içeriğini bilmemize rağmen, sanki bunun hakkında bir şey bilmiyormuş gibi davranırız. Öyle durumlarda, Fa bize rehberlik edemez. Bu Fa’yı elde etmemiş olduğumuz anlamına gelir.

Aslında, Fa’ya ne kadar inanırsak uygulamamıza o kadar rehberlik eder ve bizler inandığımız kadar elde ederiz. Sarsılmaz bir şekilde Dafa’ya inandığımızda tüm Dafa’yı elde ederiz. Her ne yaşamış olursak olalım, öyle durumlarda doğru davranırız. Bir Tanrı gibi tamamlanmaya ulaşabiliriz.

Neden bazı Dafa öğrencileri uygulamalarını iyi yapamıyorlar? Bu inançları ile ilgilidir. Fa’ya ve Shifu’ya inanmadığımız zaman, ona göre davranırız. İnsani davranışlarda bulunduğumuz zaman ise, iyi yapmamış olacağız.

Bir uygulayıcı bir şey yaparken, Fa’ya ya da sıradan insani görüşe göre seçim yapabilmektedir.

Uygulamadan önce, bizler sıradan insanlardık. Bir şey olduğu zaman sıradan insan gibi davranışlarda bulunuyorduk. İnsan dünyasında görüşler oluşur ve onlar egoya dayalıdır. Kişi kendi kişisel arzularına göre bir şey olduğu zaman onu iyi bulur. Değilse kötü bulur. Bir uygulayıcı olarak bizler yüzey seviyede insanız, ancak mikroskobik seviyede tanrıyız. Bir şey olduğunda bir insan mı, yoksa bir tanrı mısınız? Bu düşüncelere bağlıdır. Eğer Fa’ya ve Shifu’ya inanır ve gelişmiş tarafımızla kendimizi yönlendirirsek, doğru düşüncelere sahip olabilir, doğru davranabilir ve ilahi görünebiliriz. Eğer Fa'ya ve Shifu'ya inanmayıp kendimize inanırsak, bu durumda kendimizi sıradan bir insan olarak görüyoruz demektir. Davranışlarımız sıradan insan gibi olduğunda, ilahi yeteneklerimizin olup olmaması önemli değildir.

Sıradan insanlar kötü Çin Komünist Partisi'nin zulmüne karşı nasıl hayatta kalabilirler? Asla hayatta kalamazlar. İnsanın kötülüğü karşısında eğer bizler Fa'ya ve Shifu’ya inanmazsak, umutlu olamaz ve yeteneklere sahip olmamıza rağmen kullanamayız. Bu ne kadar üzücü!

İnsan dünyasında Fa’yı onaylamak için çok fazla fırsatımız kalmadı. Önceki kanlı dersler bizi uyandırmalı. Bizler kendimize tekrar Fa bakış açısı ile bakmalıyız. Mevcut durum ne kadar karmaşık ve zor olursa olsun, eski güçler şeytani zorluklar ayarlamış olsa da, gene de Fa’yı onaylamak için yolumuzu düzeltebilir ve bir Dafa öğrencisi olarak erdemli güçlerimizi kullanabiliriz.

Bunlar benim şu anki uygulama düzeyindeki anlayışımdır. Hatalarım varsa lütfen merhametle düzeltin.


Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2019/6/29/-389323.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.