Avrupa Parlamento Başkan Yardımcısı McMillan-Scott'tan Çin İnsan Hakları Avukatı Gao Zhisheng'a Gönderilen Açık Mektup

20 – 24 Mayıs 2006 tarihleri arasında Pekin'de geçmişte hapise atılmış olan iki Falun Gong uygulayıcılarıyla görüşmemin ardından ortadan kayboldular. Bu olay hakkında yazı yazıp yayınladığınız için size teşekkür ederim. Ve bu güvenliliğiniz açısından da sizinle yüz yüze görüşemedik. Zülmedilen Falun Gong uygulayıcılarıyla ilk görüşen Batılı politikacı olduğumu duydum, eğer böyle ise daha çok Batılı politikacıların aynısını yapmaları için sesleneceğim.

Bay Niu Jinping ve onun küçük kızı gözetilmekte ve Bay Cao Dong halen kayıp, şuan Çin'i onların güvenliliğini garantilemek için takip ediyorum. Bizim buluşmamızı organize eden ABD vatandaşı Bay Steve Gigliotti yasal dışı tutuklandı, sorguya çekildi ve defedildi. Bunun gibi hareketlere bugünkü dünyada yer verilmemektedir.

On yıl evvel, Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi için bir rapor hazırlamak için Çin'i ve Tibet'i ziyaret etmiştim. Çin ile Avrupa arasındaki ticaret süratli bir gelişme kaydetmiş fakat demokrasinin yetersizliği acınacak durumda. “ticaret her zamanki gibi, ancak politika da her zamanki gibi olmalı” diye teşvik ettim. Ticaret gelişirken siyasi ilerleme ise buz gibi değişmeden olduğu gibi kalmış ve o zamandan beri Avrupa Birleşik Devletler’in Çin ile olan insan hakları diyalogları hep nafile olmuştur.

AB'nin yeni Demokrasi ve İnsan Hakları belgesi 2007'de yürütülecektir. Bu konunun Avrupa Parlamentosu için rapor veren kişi olarak bu sefer bunun Çin'de nasıl yürütülebildiğini araştırmak için Çin'i ziyaret ettim. AB diplomatlarıyla, akademik kişilerle ve NGO'larla ve bireylerle görüştüm.

Benim araştırma sonucum şöyledir: ÇKP rejimi vahşiliğini,keyfi hareketlerini, taraflılığını ve önyargılığını devam ettirmekte. Fakat ben inanıyorum ki Çinlilerin doğuştan zekaya ve kendi disipline sahip olması, toplumun gelişmesiyle ve yasanın tamamlanmasıyla, Çin'in demokratik geleceğe ulaşmasını sağlayacaktır.

ÇKP rejiminin altında tutuklananların acınacak durumları herkes tarafından bilinir. Fakat Falun Gong uygulayıcılarına karşı yapılan vahşi zulümler daha yeni meydana çıkarıldı. Uygun Falun Gong uygulayıcılarını ‘tersine-eşleşme' organ ve nakletme vücudu olarak seçerler, ve onların ölümlerine neden olurlar. Bu bir katliamdır, Katliam Suçunu Önleme ve Cezalandırma Kongresi'nin 2.maddesinde tarif edildiği gibi:

“Bir ülkenin, ırkın veya dinin topluluğunun tamamını veya bir parçasını belli bir niyetle yok etmek için işlenen aşağıdaki herhangi bir suç, örneğin: grubun üyelerini öldürmek; grubun üyelerinin zihnine ve bedenine zarar vermek; bu grubu tamamen ya da bir bölümünü yok etme maksadıyla bu grubun yaşam çevresini zorlamak;”

Senin gibi, ben de bir Hristiyanım ve bunun eğitimi çevresinde yetiştim. Pekin'i, Hong Kong'u ve Taiwan'ı ziyeret ettiğimde Falun Gong uygulayıcılarla hep kontakt içindeydim. Ardından 1 Haziran'da Helsinki'nin Çin'de Falun Gong uygulayıcılara yapılan mualemeleri anlatan sergisini ziyaret ettim. Ve Falun Gong'un siyasi hareket olmadığını anladım. Eğer kesin birşey söylenmek gerekirse, Falun Gong Buda okulundan kaynaklı bir ruhsal uygulamadır, tanıdığım her uygulayıcının Tai-chi'ye benzer bir takım hareketlerle fiziksel ve bedensel olarak sağlıklarına kavuştuklarını gördüm.

Pekin'de görüştüğüm Falun Gong uygulayıcıları bana kendilerinin ve eşlerinin hapsedilişlerini, özellikle ısdırap çektirdikleri sert davranışları anlattılar, uyku yasaklılığı, rezil etme, utandırıcı cezalar ve tek seferde 20 saate çıkabilen dayak atmalar dahil, bunların hepsi onların Falun Gong'a hakaret ettirmek içindir. Aralarından biri bana 30 uygulayıcıların canlı canlı dövülerek öldürüldüğünü bildiğini söyledi. Organ toplayıp satarak kar ettiklerin biliyorlar: biri kendi gözleriyle uygulayıcı arkadaşının organları alındıktan sonraki cesedini görmüştü.

1999'dan itibaren Falun Gong ÇKP tarafından baskı altına alınınca, özel olarak Falun Gong'u bastırmak için kurulan “6-10” ofisi de dahil, Falun Gong zulmün gerçek yüzünü ve ÇKP'nin suçlarını açıklamayı hep sürdürmüştür. Ve bir sonuç olarak 10 milyondan çok Çinlinin ÇKP üyeliğinden ve ilgili örgütlerden çekildikleri iddia edilmiştir.

Bir İngiltere Muhafazakar Parti üyesi olarak, milyonlarca Avrupalıların komünizmden kurtulup özgürlüğe kavuşmaları için teşvik ve tanıklık ettim. Tüm ÇKP üyelerini dürtüp uyarmak isterim ki yeniden ve gerçek anlamda ÇKP'nin suçlarını tanısınlar – Büyük Sıçrayış, Büyük Kültür Devrimi, Tianmen Katliamı vb. – 80 milyon vatandaşın ölümüne sebep olmuşlardır.

Şimdi bakılırsa, ÇKP rejiminin çok az bir süresi kaldı. Büyük ölçüde ekonomi çelişmeler, meydanda olan yönetim çürüklük, kırlarda karşı koyma yaygınlığı, dini inançlı toplumlarda artmakta olan cesaret ve gençlerin İnternet engellemeleri atlatma, bunların hepsi değişimin ön belirtileridir.

Çin milletinin arkadaşları vardır, düşünce, din ve birlik kurmak özgürdür ancak ÇKP rejiminin arkadaşı yoktur. Onu küçümsüyorum, ve umarım ki Avrupa'nın tek-parti hükmetme şeklini bitirdiği süreç gibi, Çin de barışçıl bir şekilde değişebilsin.

Aynı zamanda, diğer tüm özgür ülkelerin politikacıları gibi, katliam suçunun sonucuna katlanacak olan kişileri uyarmak istiyorum.

1989 yılında meydana gelmiş olan Tiananmen Meydanı katliamının yıldönümünde, Avrupa Parlamentosu'ndaki meslektaşlarıma ve dünya çapındaki tüm özgür seçimle başa geçen meclislere cesurca halka açıkladığınız bu (Falun Gong uygulayıcılarına karşı yapılan) zulmü sistematik bir şekilde izlemeniz için ricada bulunuyorum. Ayrıca Çin'de bulunan tüm AB elçiliklerine sizin gibi insan haklarını savunan insanlara destek vermenizi ve gerektiğinde güvenliklerini sağlamanız için size ricada bulunuyorum. Gelecek hepimize karşı adil davranacaktır.


Here is the article in English language:
http://en.clearharmony.net/articles/a33498-article.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.