Altı Yaşındaki Pengpeng Annesi Ve Babası İle Beraber Olmayı Ve Zulmün Sona Ermesini İstiyor

Küçük Pengpeng altı yaşındadır. Liaoning ilinde, Dalyan Şehrinde, babası Sun Jinghuan ve annesi Yi Luju ile yaşamaktaydı. Ama, ailesi Falun Gong uygulamasını bırakmayı reddettiği için Çin Komünist Partisi (ÇKP) tarafından birçok kere tutuklandı.

Pengpeng' in büyük dileği ailesi ile sonsuza kadar beraber olmak ve ailesinin polis tarafından tekrar alınmamasıdır.

Pengpeng ve ailesi beraberken

Bu sene Pengpeng tekrar annesini uzun bir zaman göremeyecek. Babası ona annesinin polise Falun Gong’un iyi olduğuna dair yazdığı bir mektup yüzünden tutuklandığını ve bir beyin yıkama merkezine gönderildiğini söyledi. Birkaç gün sonra, Pengpeng sonunda annesini görebildi. Bunun üzerinden uzun zaman geçmemesine rağmen, polis babasını ikinci kere tekrar aldı. 16 Kasım sabahı, babası Pengpeng'i okula götürürken üç polis onu durdurdu. O sahneyi seyretmekte olan Pengpeng’i rahatlatmak için çok çalıştı. Sonunda polis babasını götürdü. Pengpeng oradan geçen nazik birkaç kişi tarafından eve götürüldü. Annesi kapıyı açtığında, Pengpeng gözyaşları içinde ona şöyle dedi; “Polis Babamı götürdü!”

Pengpeng’in anlayamadığı birçok şey var. Annesi ve babası yanlış hiçbir şey yapmadı. Büyükannesi Falun Gong uygulamaya başladıktan sonra iyileşti. Neden Polis ailesini tutukladı? Pengpeng sık sık gece yarısı kabuslar ile uyandı. Oyuncaklarıyla oynarken bile, Pengpeng babasını düşünüyordu, daha sonra annesine “Babamı istiyorum” diye ağlıyordu.

Pengpeng üç yaşına kadar babasını göremedi. Doğumundan bir ay önce, Pengpeng’in babası polis tarafından tutuklanmıştı. Kendisi bebekken, o ve annesi polisi atlatmak için başka bir şehre taşındı. Pengpeng sık sık diğer çocuklara trenlerde, arabalarda ve gemilerde ve hatta traktör çekicilerinde yolculuk ettiğini gururla anlatıyor. Şu ana kadar binmediği bir tek uçak kaldı.

Pengpeng bir yaşında iken, annesi işe gitmek zorundaydı bu yüzden yatılı bir anaokuluna yollandı ve eve sadece hafta sonları gitti. Her seferinde okul otobüsü onu almaya geldiğinde hem Pengpeng hem de annesi ağlıyordu. Okulda geceleri, Pengpeng boş odada etrafına baktığında, gecenin karanlığında çok korkuyordu. Pengpeng annesini çok özledi. Annesi ile beraber olduğunu düşünüyordu. Ne kadar da mutlu olurdu!

Ana okulu öğretmenleri neden babasının hiç gelmediğini sordu. Pengpeng de bunu defalarca annesine sordu, “Bir babam var mı?” Annesi babasının fotoğraflarını çıkararak şöyle söylerdi: “Pengpeng senin bir baban var ve o çok yetenekli ve nazik biridir. Şu anda çok uzak bir yerde, ama yakında onu görebileceksin.” Diğer çocukları babaları ile beraber gördüğünde, Pengpeng onlara karşı imrenme duymaktan kendini alamıyordu.

Pengpeng üç yaşına geldiğinde, babası eve döndü. Pengpeng, bu hem yabancı hem de tanıdık yüzü görünce, sinir ve mutlulukla karışık bir duygu içinde annesinin arkasına saklandı. Sokakta yürürken sonunda kendini, annesinin ve babasının ellerini tutan diğer çocuklar gibi hissedebildi. Pengpeng onların dünyanın en mutlu insanları olduğunu düşündü. Pengpeng kendi küçük elleri ile onların ellerini, eğer gevşetirse babasının tekrar kaybolabileceğinden korkarak sıkıca tuttu.

Babası döndüğünden beri, sessiz Pengpeng konuşmaya başladı ve daha fazla gülmeye başladı. O ve babası “ata binme” gibi oyunlar oynuyordu. Babası ona aynı zamanda hikayeler anlatıyordu. Daha sonra büyük annesi onlarla yaşamaya geldi. Bu dört kişilik aile her gün oldukça mutlu idi.

Geçen kış bir öğleden sonra, büyük annesi onu anaokulundan getirirken, insanlara Falun Gong uyguladıktan sonra birçok hastalığının yok olduğunu anlatıyordu. Birden bire, bir polis arabası geldi ve birçok polis memuru dışarı fırladı ve büyük annesine arabaya binmesi gerektiğini söyledi. O Pengpeng’i sıkıca tuttu ve bunu reddetti. Pengpeng korkmuştu ve ağlamaya başladı, “Ben polis karakoluna gitmek istemiyorum! Eve gitmek istiyorum!” Polis onu büyük annesinin elinden kaptı, ve büyük annesini tekmeledi ve onu polis arabasının içine itti. Pengpeng bunların hepsini seyretti ve korktu. Hem kendi hem de büyük annesi polis karakoluna götürüldü. O gece yarısına kadar orada kaldı ve annesi gelerek onu eve götürdü.

O günden beri, ne zaman bir polisi veya polis arabasını görse, Pengpeng korkuyor. Pengpeng babasına, “ Polisler kötü insanlar. Büyükannem doğruyu söylüyordu. Onu neden tutuklasınlar ki?” diyordu. Babası da, “ Polis uygulayıcılara zulüm ediyor çünkü yalanlara inanıyorlar. Birçoğu gerçeği öğrendikten sonra uygulayıcılara artık daha fazla zulüm etmiyor. Bazıları gizlice uygulayıcıları koruyorlar” diye anlatıyordu. Babası Pengpeng’e aynı zamanda “ Büyükanneni tutuklayan polisten nefret etme. Uygulayıcılar şefkatli olmalı ve merhamet sahibi olmalıdır. O polisler en acınacak insanlardır.”

Yine de, babası tekrar tutuklandı. Birçok insan ailesine “Oğlunu düşünmelisin” dedi. Pengpeng aynı zamanda onlara şöyle sordu. “Neden onlar beni düşünmediğini söylüyorlar?” Ailesi ona “Biz senin ve dünyadaki bütün çocukların yalanlar olmayan ve zulüm olmayan mutlulukla yaşayabileceğiniz bir dünya umut ediyoruz” dediler. Bunun olması için insanlara “Doğruluk, Merhamet, Hoşgörü” getirmeliyiz. İnsanlar yalanlara inanmadığı zaman ve iyi olmayı öğrendikleri zaman, dünya daha iyi bir yer olacak.”Pengpeng ailesini anladı. Onlar sadece kendi çocuklarını düşünmüyor, dünyadaki bütün çocukları düşünüyorlardı. Onlar haklı ve müthiş birer anne ve baba.

Pengpeng’in annesi çok güçlü bir zihne sahip. Polis istasyonuna Pengpeng’in babasının ne zaman serbest bırakılacağını öğrenmek için gitmek istedi. Pengpeng’e bu konuda ne düşündüğünü sordu. Pengpeng annesinden dileğini yerine getirmesini istedi “Gördüğün herkesten ailemize yardım etmesini iste. İyi insanlar iyi sonuçlar elde edeceklerdir.“

Dipnot: Pengpeng'in annesi Bayan Ms. Yi Luju’yu bir beyin yıkama merkezine götürdükten sonra maaşından 1,000 yuan çektiler. Çalışma birimi onun kontratını gelecek seneye yenilemeyebilir. Şimdi babası tutuklandığı için, bütün ailenin toplam birikimi 2.000 yuandır. Şu anda aile çok büyük bir parasal zorluk içerisindedir. Bayan Yi, bu ağırlığı omuzlarında taşımaktadır. 6 yaşındaki Pengpeng, bu kadar zorluk yaşadıktan sonra, şu anda daha zor bir durum yaşamaktadır. Kalbindeki yaraları kim iyileştirebilir.

Hala o ÇKP’nin emirlerini izleyek ve zulme katılanlara gelince: Siz düşünmek için kendi ailelerinize sahipsiniz. Kalbiniz ile davranın. Umarım ki bu insanlık dışı zulmün birçok aileye ve masum insanlara neler yapmış olduğunu hissedebilirsiniz. Pengpeng’in ailesi gibi sıradan insanlar diğer insanların gerçeği öğrenmesi ve cehalet yüzünden kendilerini şeytani bir şekilde yönlendirmeleri için kendi yaşamlarını riske etmektedirler.

Son zamanlarda Falun Gong uygulayıcılarına zulüm etmede rol almış olan Dalian polis memuru Liu Xiaofeng, araçtaki iki kişi ile beraber bir trafik kazası geçirdi. Ölen tek kişi oydu. ÇKP tarafından kandırılan bir insan geleceğini kaybetti. Konu sonsuz yaşama gelince, bir kişi dikkatli olmamalı mıdır? Samimiyetle umuyorum ki devlet memurları ve polis, uygulayıcılara zarar vermeye devam etmez. Aydınlanır ve kendilerine parlak bir gelecek seçerler.

Not:

1. "Yuan" Çin para birimidir. 500 yuan Çin’de şehirli bir işçinin bir aylık ortalama maaşına eşittir.

Çince Metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2007/11/25/167180.html

Here is the article in English language:
http://en.clearharmony.net/articles/a42451-article.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.