Avrupa Parlementosu Önergesi Çin'i Başlıca Reformlar için Zorluyor


Avrupa Parlamentosu Cuma günü, Çin'le ilgili bir takım ekonomik konuları, Çin'in uluslar arası ilişkilerini, çevresel olayları ve içerisinde tutuklu bulunan Falun Gong uygulayıcılarından zorla organ alımını da içeren bazı insan hakları konularında alarm veren bir önergeyi kabul etti.

Önerge Cumartesi günü Avrupa Birliğinin İdari kadrosu ile Çin arasında yapılacak olan Helsinki zirvesinden önce geçirildi. Bunu A.B. ve Çin ilişkilerinde kabul etmek “ticari ve ekonomik ilişkilerin, demokratik reformları, insan haklarına saygıyı ve yasanın işleyiş sorunlarını gölgelediğini göstermektedir.” Parlamento bütün Avrupa Birliği üyelerinin “Çin hakkında yeni bir ortak strateji” belirlemeleri için çağrıda bulundu.

Çin'deki dini inançları olan kimselere yapılan baskıyı kınayan önergenin kabul edilmesinin bir yıl ardından, Parlemento yine “Çin'in anayasal inanç özgürlüğü ile çatışan” ve Tibetlilere, Hristiyanlara ve Falun Gong uygulayıcılarına karşı devam eden baskıyı onaylamadı.

Cuma günkü önerge “Falun Gong uyguylayıcılarına yapılan zulmü ve tutuklamaları ciddi bir şekilde kınamaktadır” ve Çin komünist rejimini “onları biran önce serbest bırakmaları için” uyarmaktadır. A.B. Parlementosu, “tutuklanan Falun Gong uygulayıclarının alınan ve hastahanelere satılan organları ile ilgili organ raporları ile yakından ilgilenmektedir.”

Önerge'den önce, Avrupa Parlamentosu Üyeleri olan Simon Coveney, Charles Tannock ve Edward McMillan-Scott, Avrupa Komisyonu temsilcilerini, Helsinki'de Çin delegeleri ile yapacakları toplantı sırasında organ alımı konusunu gündeme getirmeleri için teşvik eden bir mektubu beraber imzaladılar.

Üçü de, Falun Gong uygulayıcılarının sağlıklı vücutlarından hayati organlarını alan Çin doktorları ile ilgili iddiaları araştıran eski Kanada Asya Pasifik Devlet Bakanı David Kilgour'la buluştular, Kilgour'un ve uluslar arası insan hakları avukatı olan David Matas'ın Temmuz ayında yayınlanan raporu, “iddiaların ret edilemez bir şekilde doğru olduğu sonucunu” ve bu organ alımlarının “geniş çaplı” olduğu sonucunu göstermektedir.

Ruhsal uygulama yolu olan Falun Gong uygulayıcıları Cumartesi günü Helsinki'de turlar düzenleyerek, uygulayıcıların tutuldukları Çin tutuklu merkezlerinde bağımsız araştırmaların yapılması ve bu ”günümüzde varolan canavarlığı durdurmada yardımcı olmaları” için çağrıda bulundular. Onlar aynı zamanda Helsinki'ye Çin delegasyonunun bir parçası olarak gelen Çin Ticaret Bakanı Bo Xilai hakkında suç duyusunda bulundular. Bo, Liaoning ilinin valisiyken Faluın Gong uygulayıcılarına karşı yapılan soykırım kampanyasını idare etmekle suçlandı.

Haftasonu Çin Konsolosluğuna yapılan çağrılar yanıtsız kaldı.


“Derin Endişeler”

7.000 kelimelik A.B. önergesi geniş çapta bir takım endişeleri işaret etmektedir ve bunların çoğu da yasaların işleyişi ile ilgilidir. Parlamento Çin Komünist Partisi'nin savunma avukatları üzerindeki son zamanlardaki sıkı yönetimini kınadı. Rejimden, özellikle 15 Ağustos'ta tutuklanmasından itibaren hiç haber alınamayan insan hakları temsilcisi Gao Zhisheng'in yerini açıklaması için çağrıda bulunuldu.
Önerge aynı zamanda Çin'deki politik tutukluların sayısının 2004'ten 2005'e kadar % 25 arttığını göstermektedir. Önerge A.B. Parlamentosu'nun “Çin ile artan ticari ve ekonomik ilişkilerin, demokrasi, insan hakları ve yasaların işleyişi konularında hiçbir elle tutulur gelişme getirmemesini ret etmektedir” diye belirtmektedir. Ve önergeye daha sonra “ Çin ve A.B. arasındaki politik dialoğun temel bileşenleri olarak” şunlar ekleniyor.

Parlamento Çin'i, “ıslah etme” sistemini, işkence kullanımını ve idam cezalarını ortadan kaldırması ve Tiananmenn Meydanı olayını tekrar değerlendirmesi ve bütün politik tutukluların listesini yapması ve bu isimleri açıklaması ve onları koşulsuz olarak bırakması gibi konularda uyarmaktadır. Ayrıca Parlamento, 1989 Pekin katliamından sonra ortaya çıkan silah ambargosuna karşı A.B.'nin sorumluluğunu tekrar teyit etmektedir. Önerge aynı zamanda “Avrupa pazarındaki taklit malların %70’inin Çin'den geldiğini” belirterek ticari bir ortak olarak Çin'in sorumluluklarını vurgulamaktadır. Parlamento, Çin'den, ihraç edilen mallarının çalışma kamplarında üretilmediğine dair yazılı garanti istenmesi ve bu tür garantilerin yokluğunda, A.B. Komisyonu’nun Çin'den mal ithal edilemesini men etmesi konusunda ısrar etti.

Önerge A.B. Parlamentosunun “eşitsizliğin gelişmesi, zenginliğin adaletsiz dağılımı, işsizlik ve kontrolsüz kentleşme, artan suç oranı ve yolsuzluklar ve Çin'de hiç azımsanmayacak çevre problemleri konularındaki endişelerini” belirtmektedir. Önerge aynı zamanda çocuk işçiler, Çin'in 150 milyon göçmen işçiye karşı yaptığı “korkunç” ayırım, ve de “bina inşası için tarım alanlarının utanç verici bir şekilde istimlak edilmeleri” konularına da dikkat çekmektedir. Parlamento özellikle Komünist Partinin “vatansever eğitimi” ile “yakından ilgilendiklerini” belirterek Tibet'teki su istimale özellikle önem verdi. Kampanya Tibet'li keşişlerin ve rahibelerin ruhsal liderleri olan Dalai Lama'yı zorla bırakmalarını veya tutuklanma ile karşı karşıya kalmalarını içeriyor.

Başka endişeleri de Kuzey Koreli sığınmacıların korunmasını red etmek, kadınların ve kızların zorla kürtajı da içeren haklarını çiğnemek, ifade özgürlüğü üzerinde ki kontrol ve “Yahoo” ve “Google” gibi şirketlerin Çin'in sansürlerine yardım eden “sorumsuz politikalarını” da içeriyor.

Önerge Parlamento Başkanına bunu, Çin'in komunist rejimine ek olarak. A.B. Konseyine ve Avrupa Komisyonuyla beraber hem A.B. üyesi devletlerin hem de adayı devletlerin parlamentolarına iletmesi konusunda çağrıda bulunmasıyla sonuçlanıyor.


Here is the article in English language:
http://en.clearharmony.net/articles/a35493-article.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.