Falun Dafa Bilgi Merkezi: Çinli Hu Jintao Hakkında Bilinmesi Gereken On Şey

17 Ocak 2011

NEW YORK – Resmi bir ziyaret için Amerika’da bulunan Çin lideri Hu Jintao'nun gelişi arifesinde, Falun Dafa Bilgi Merkezi (FDIC) medyaya, insan hakları gruplarına, Amerikan kamuoyuna ve özellikle, heyetle buluşan ABD’li yetkililere, toplantı sırasında Çin hakkında zihinlerinde ön planda tutulması gereken aşağıdaki on gerçeği açıkladı.

Falun Dafa Bilgi Merkezi sözcüsü Erping Zhang, "Biz, bu listenin ciddi etkilerini dikkate alarak okunmasını umuyoruz. Onları, kendi yargı ve vicdanları gereğince, en etkili bir şekilde, Çin’de Falun Gong uygulayıcılarına karşı işlenen zulümleri hafifletecek adımlar atmaya teşvik ediyoruz" dedi. "Aynı zamanda bu dehşeti izlemek zorunda olanlar sadece uygulayıcılar ve aileleri değildir. Üstelik biz Kongre üyeleri, böylesine 'günümüzün en adaletsiz ve zalim zulümlerinden biri'nin yaşanması karşısında boş boş oturamayız." (Kongre mektubu)

1. Çin Komünist Partisi, milyonlarca masum insana karşı yaygın ve sistematik bir kampanya yapmaktadır. 1999 yılından beri, Çin'de 70 milyondan fazla Falun Gong uygulayıcısı, dinsel kimliği nedeniyle sürekli, gözaltı, işkence ve ölüm riski altındadır. Bugün, Falun Gong’u uygulayan vatandaşlar partinin yasadışı ve acımasızca davranışı karşısında şaşırmaktadır. Çin'deki her Falun Gong uygulayıcısını inancından vazgeçirme çabaları nedeniyle Komünist Parti, elindeki tüm kaynakları kullanmaktadır: adli, yasadışı, medya ve belki de en önemlisi ekonomik. Üç yıldır yeniden canlanan zorunlu dönüşüm kampanyası, sadece 2010 yılında milyarlarca dolara mal oldu. (haber)

2. Çin Komünist Partisinin kampanyası, şiddeti olağanüstü düzeyde kullanmak için kasti yukarından aşağıya bir strateji gerektirir. Büyük ölçekli kaçırmalar, toplama kamplarında gözaltılar, uç noktada işkenceler, tecavüzler, psikiyatrik istismarlar ve yargısız infazlar, rutindir. Mağdurlara ek olarak görgü tanıklarına göre, üçüncü kişinin serveti, bağımsız belgeler —ve hatta Çin resmi başvuruları— bu gerçekliği göstermektedir (BM, Uluslararası Af Örgütü ve diğer üçüncü kişilerin raporlarının bir özeti). Henüz, polis memurları, çalışma kampı gardiyanları ve diğerleri, bir Falun Gong uygulayıcısının yaralanması, sakatlanması ve hatta öldürülmesi cezasıyla hiç karşı karşıya gelmedi. Aksine, parasal ve diğer teşvikler, "dönüştürülme" kotalarını karşılamak için uygulayıcılara karşı şiddeti arttırmak amacıyla kullanılmaktadır. Eğitimler, Falun Gong uygulayıcılarını “kontrol etmek” için en etkili yollarla çalışma kampları ve beyin yıkama merkezleri arasında yapılmaktadır. Bu arada, uygulayıcıları temsil eden avukatlar, bezdirilmekte, barodan ihraç edilmekte, işkence görmekte ve "kaybolmakta"dır.

3. Falun Gong uygulayıcıları, herhangi bir zaman içerisinde yüz binlerce kişi ile dünya üzerindeki vicdan mahkûmlarının en büyük grubudur. Çin İnsan Hakları Savunucuları grubu tarafından yayımlanan 2009 yılına ait bir çalışmada, "Falun Gong uygulayıcıları, [çalışma] kamplarda bulunan tutukluların en büyük gruplarından birini oluşturmaktadır". Araştırmacı Ethan Gutmann’ın tahminlerine göre, Falun Gong uygulayıcıları, çalışma kamplarında, esir kamplarında ve uzun vadeli gözaltı merkezlerinde tutulan kişilerin yüzde 15 ila 20 oluşturmaktadır. Güvenilir raporlarda toplam nüfusun üç ila beş milyon arasında olduğu öngörüldüğü bu kamplarda, Gutmann herhangi bir zaman alıkonulan 450,000 ile bir milyon Falun Gong uygulayıcısının bulunduğunu tahmin etmekte. Buna karşılık, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Çin’de hapsedilen 30 gazeteci ve 77 "İnternet Üzerinden Düşüncelerini Paylaşanlar", bulunduğundan bahsetmektedir. Gözaltında tutulan Tibetliler ve Uygurlar için en yüksek tahmin 10.000'in üstünde değildir.

4. Her üç günde bir, polis gözetiminde kötü muameleden ölen bir Falun Gong uygulayıcısının yeni bir olayı, bildirilmiştir. Toplamda, 1999 yılından beri, 3,400’ün üzerindeki vakada, zulmün çeşitli formları sonucu ölen Falun Gong uygulayıcıları belgelenmiştir. Zaten büyük ölçekli ihlalleri yansıtmasına rağmen, Çin dışına Falun Gong hakkında güçlükle bilgi verilen bu belgelenmiş olaylar sadece buzdağının ucudur. Dahası, bu rakamlar, Falun Gong uygulayıcılarının olaylarında, ne şekilde öldürüldüklerini içermez ki onların organları, organ nakli için kullanılmaktadır. 2006 yılından beri, çeşitli güvenilir kanıtlar ve araştırmalar, zorla organ çıkarılmasına ve büyük olasılıkla devam ettiğinin varlığına işaret etti ama bu, tam ölçekli bilinmemektedir. Her iki olayda da, öldürülenlerin hiçbiri, herhangi bir "suç" işlemedi veya herhangi bir şiddet eyleminde bulunmadı. Daha doğrusu, onlar, seçtikleri manevi yolu sadece barışçıl bir şekilde takip etmeye çalıştı. (rapor)

5. Bu vahşetin kurbanları, Çin toplumda hayatın her yolundan insanlardır. 25 yaşındaki bir anaokulu öğretmeni, Hebei’deki bir çalışma kampında cinsel saldırıya uğradı (haber); Ulusal Halk Kongresinin eski bir üyesi ve örnek işçi, Hunan'daki evinden kaçırıldıktan sonra beş hafta içerisinde öldü (haber); İç Moğolistan'daki yaşlı bir çift, hapsedildi, kocasına, yeterli tıbbi tedavi yapılması reddedildi (Uluslar arası Af Örgütü Acil Eylemi); emekli bir çelik işçisi, bir esir kampından serbest bırakıldıktan sonra bir deri bir kemik kalmış, göğsü ve midesi şişmiş halinin fotoğrafını çekti (haber); bir lise öğrencisi, Falun Gong’un yaşamını tehdit eden bir hastalıktan kurtulması için ona nasıl büyük ölçüde yardım ettiğini bir yurtdışı internet sitesinde yazdıktan sonra polis tarafından bezdirildi (haber).

6. Falun Gong uygulayıcıları, tek kurban değildir; bütün Çin halkı, etkilenmektedir. Falun Gong’un bastırılması, Komünist Parti ve güvenlik güçleri tarafından yöneltildi, ama yardımla ve yüz milyonlarca Çinli vatandaşın boyun eğmesi ile uygulandı. İnsanları korumak için mesleğine başlayan polis memurları, parklarda meditasyon yapan yaşlı kadınları hapsetmek zorunda kaldı. Çalışma kampı gardiyanları, Falun Gong tutuklularına yapılan işkenceye katılmadıkları takdirde işlerini kaybetmekle tehdit edildi. Tüm Çin vatandaşlarına, ülkesinin liderleri tarafından Falun Gong’dan nefret etmesi, gerçeklik, merhamet ve hoşgörü öğretilerini küçümsemesi ve haksızlık karşısında sessiz kalması söylendi. Komünist Partisinin, işkenceyi ve ihaneti ödüllendirmesi, bütünlüğü ve iyiliği cezalandırması, Çin toplumunun ahlaki yapısının daha geniş bir şekilde bozulmasına katkıda bulunurken, birçok gözlemci tarafından not edilen yaygın yolsuzluk, aile içi şiddet, çevre kirliliği, akademik eser hırsızlığı gibi sorunlar ortaya çıkmıştır.

7. Komünist Parti, bu suçlardan dikkati saptırmak ve örtbas etmek için büyük çabalar harcadı. Kampanya merkezi, uygulama, Falun Gong’un kurucusu ve uygulayanlar hakkında, şeytani bir yayılış gibi göstermek amacıyla yurtiçi ve yurtdışında büyük bir propaganda taarruzu başlattı. Bu arada, Çin medyası sansürlendi, yabancı muhabirler taciz edildi ve onlara bilgi veren kişiler cezalandırıldı, medyanın Falun Gong neredeyse yok sayacak haberler yapması sağlandı. Akademisyenlere, insan hakları gruplarına, kötü muameleleri araştıracak gruplara veya diğer araştırmacılara vize kısıtlamaları uyguladı ve tehdit etti. Sonuçlar, insan maliyeti için çok gerçek ve yıkıcı olmuştur. (Falun Gong’u Yanlış Anlama Haksız İnsani Bedelin Oluşmasına Neden Olur)

8. Büyük ölçekli halk arasında Samizdat gibi çaba sarf ederek çevrelerinde, kasaba ve şehirlerde meydana gelen zulüm hakkında Çinli insanları bilgilendirmektedir. Kendilerini büyük bir riske atan Çin içindeki milyonlarca uygulayıcı, bu tür bir şiddete katılmamaları için, inançları nedeniyle zulme uğrayan uygulayıcılar konusunda haberdar olmalarını sağlamak ve vatandaşların kalbinde iyiliği uyandırmak amacıyla günlük halk hareketleri düzenlenmektedir. Yeraltındaki matbaalar geniş ağ sayısı ile —200,000 rapor— basmaya devam etmektedir. Genelde birinin evinde toplanılan bu yerlerde uygulayıcılar bir bilgisayar ve yazıcı ile yurtdışında Falun Gong ya da diğer web sitelerine bağlanarak uygulama ve uygulayıcılar tarafından çekilen insan hakları hakkındaki broşürler ve video CD’ler ile ilgili bilgileri indirmekteler. Mikro-düzeyde "ismi ve utancı" taktiği ile uygulayıcılarda, yerel topluluklar içinde işkence failleri hakkında bilgileri yaymaktadır. Bu çabalar gittikçe, somut sonuçlar vermektedir. Suçlamalara maruz kalması üzerine utanan bazı failler, son yıllarda, uygulayıcılara karşı kötü muamele yapmayı durdurdu veya önemli ölçüde azaltmaya gayret etti. Köylüler, gözaltında tutulan uygulayıcıları serbest bırakması için yerel otoriteleri protesto etti. Dikkat çekici bir şekilde, 13.153 uygulayıcı olmayan kişi, 2009 yılında yurtdışındaki Minghui web sitesinde, geçmişte anti Falun Gong faaliyetlerine katıldığı için pişmanlığını ve Falun Gong uygulayıcıları ve Çinli insanların kalplerinde iyiliği uyandıran sevecenliği, cesareti ve sabrı (Falun Gong’un barışçıl direnci) için Bay Li Hongzhi’ye minnettarlığını dile getiren pişmanlık ifadelerini yayımladı.

9. Uluslararası kamuoyu baskısı, Çin'deki insanları korumaktadır. Uluslararası temyizlere konu olan eski mahkûmların kişisel ifadeleri defalarca, böyle gayretlerin, insanların koşullarını iyileştirebildiğini, onları işkenceden koruyabildiğini ve bazen erken tahliyeye götürebildiğini göstermektedir. Uluslararası Af Örgütünün eski bir vicdan mahkûmu olan Bu Dongwei, çalışma kampında yazdığı dünya çapındaki insanlara gerçekleri anlattığı mektuplarda iki kez kez gözaltına alınışını kıyaslarken ikincisinde ilkinden daha az işkence yaşadığını belirtti. (Uluslararası Af Örgütünün Bu Dongwei video belgeseli) Muhtemelen Çin’deki insan hakları ihlallerinden dolayı halkın iktidarı güçlü bir şekilde kınaması Çinli liderleri ihlalleri tartışmak için özel diyaloglar da dâhil başka yollar bulmaya itecektir. Falun Gong’a karşı yürütülen zulmün ölçüsünde suçlardan söz edildiğinde faillerin herhangi bir konuyla ilgili “suç işleyerek” küçük göstermeye çalıştıkları böylesi acımasızlıkların etkili bir şekilde engellenmesine ihtiyaç vardır.

10. Komünist Parti memurları, Amerika Birleşik Devletleri de dâhil olmak üzere Çin dışında, Falun Gong zulmünü genişletmeye çalışmışlardır. Son on yıl içinde, Çin hükümeti ile bağlantılı kişiler tarafından Amerika, Avrupa, Latin Amerika, Afrika ve diğer yerlerde, Falun Gong uygulayıcılarına karşı bir sürü fiziksel saldırı, hakaret ve ölüm tehdidi kaydedilmiştir. Çinli işletmeler ve önemli kişiler, denizaşırı toplumlarda rutin olarak, Falun Gong uygulayıcılarına karşı harekete geçmesi için ÇKP'nin direkt veya dolaylı olarak baskısı altında kalmaktadır. 2003 yılının Ekim ayında, Amerika Kongresi, Komünist Partinin Falun Gong uygulayıcıları ve Amerika topraklarındaki destekçileri üzerindeki baskı endişelerinin ifadesi Meclis Anlaşma Yasa Tasarısında 304’ü geçti. (haber) Daha yakın zamanlarda, 2010 yılının Ağustos ayında, Amerika Adalet Bakanlığı, Falun Gong ile ilgili gömlek giyen müşterilere karşı ayrımcılık yapan ve onlara hizmet etmeyi reddeden bir New York lokantasını cezalandır ve mahkûm etti. (haber)

Kaynak: http://faluninfo.net/print/1113/

Kaynak: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2011/1/18/122549.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.