Kalbindeki Dağın Üstüne Tırmanmak

Dafa uygulayıcıları arasında anlaşmazlık meydana geldiğinde, eğer bir taraf içine ciddi bir şekilde bakabilirse veya diğer tarafa göre konuşarak ilk adımı atarsa, anlaşmazlık anında çözülebilir. Olabilecek en kötü şey her iki tarafında kendi anlayışlarında ısrar etmeleri ve yenilgiyi kabullenmemeleridir; her iki tarafta kendi durumlarını savunacak yeterli Fa prensiplerinin olduğuna inanırlar. Sonuç olarak, takıntıları ve insani fikirleri kalplerinin derinlerinde gizlenmiştir. Bu zamanla, bir dağ kadar gelişir —alınganlığın, şikâyetin ve bencilliğin dağı. Bazen bu çok açık bir şekilde görünmez. Yüzeyde sanki onunla konuşmak istemiyor gibi veya onu dinlemek istemiyor gibi veya onu görmekten hoşnut olmamak gibi olabilir. Diğer uygulayıcılarla olan iletişimi ile karşılaştırıldığında, sanki çok küçük bir farklılık varmış gibi görülür. Bununla birlikte, aslında bu insani varlıklar ile tanrısal varlıklar arasındaki farktır; yeni evren ve eski evren arasındaki temel farktır.

Benimle ve uygulayıcı arkadaşım A ile aramızda şöyle bir olay gerçekleşti.

Birkaç yıl önce Uygulayıcı arkadaşım A ile aramızda bazı tartışmalar vardı (kim haklı kim haksızın dışında bir şey yoktu).Eğer o zaman, içime ciddi bir şekilde bakabilseydim, kalbimde bu kadar büyük bir düğüm oluşmayacaktı. Bir gün, tekrar tartıştık. Bana karşı, yanına başka bir uygulayıcıyı daha almıştı, derinden incinmiştim. Bu olaydan dolayı günlerce moralim bozuktu. Şimdi, geriye dönüp baktığımda, o zamanki hislerimin bencillik ve hırs (rekabetçi) takıntılarıma dokunulduğundan oluştuğunu görüyorum, fakat içime bakamamıştım. O zamandan itibaren, uygulayıcı arkadaşım A’yı önemsememeye karar verdim. Ara sıra karşılaşmamıza rağmen, sadece gülümsedim ve bir daha hiç tartışmadım. Ne zaman kendi yaşadığı deneyimleri anlatsa, her zaman kendi kendime düşündüm: “Benim aydınlandığım şeyler doğru! Onun boyutu benimkinden çok uzakta.”

Fa’yı, fazla ve daha fazla çalıştıkça ve kendimi geliştirdikçe, bunun kalbimde düğümlenmiş bir yumru olduğunu, kuvvetli bir şekilde hissettim. Doğru düşünceler gönderdiğimde, kuvvetli bir düşünce daha ekledim: “Uygulayıcı arkadaşım A’ya karşı olan alınganlık maddesini yok et! Eski güçler tarafından ayarlanmış olan ayrılığı tamamen red et.” Bu maddenin gittikçe daha fazla incelmesini hissetmeme rağmen, kökü hala mevcuttu. Hepsinden önemlisi, onunla karşılıklı olarak deneyimlerimi içtenlikle ve iyi kalplilikle paylaşamamdı. Onun üstesinden gelemedim. Her seferinde ileri doğru adım atmak istesem, kuvvetli bir güç beni geri çekiyor gibi geliyordu. Sonuç olarak her zaman kendi kendime şöyle diyordum:”Bunu diğer sefere halledeceğim. Yavaştan al.” Böylece durum aynı şekilde sürmeye devam ediyordu.

Bir gün, Uygulayıcı arkadaşım B beni bir lokantaya akşam yemeğine davet etti. İçeri girdiğimde, uygulayıcı arkadaşım A’nında orda olduğunu ve bu yemeğin sadece üçümüz için olduğunu gördüm. Tam o sırada benim alınganlığım ve diğer insani fikirlerimin hepsi ortaya çıktı. Kalbim hızlıca atmaya başladı ve kendi boyutumda doğru olmayan bir şeyin bana baskı yaptığını hissettim. Fakat aynı zamanda bunun, uygulayıcı arkadaşım A ile aramızda mevcut olan düğümün çözülmesi için gereken an olduğunu fark ettim. Böylece, sakinleştim ve kendimi temizlemek için doğru düşünceler gönderdim ve aynı zamanda Shifu’dan doğru düşüncelerimin kuvvetli olması için yardım istedim. Bu testi bu sefer iyi bir şekilde geçebilmek için zihnimi toparladım.

Uygulayıcı arkadaşım A dedi ki: “Geçmişte başkaları ile tartışmayı seven bir kişiydim ve çok zor teslim olurdum. Fa’yı daha fazla çalıştıkça ve kendimi geliştirdikçe, bunun azalmasına izin verdim. Bir gün meditasyonda otururken, Ding (sukunet ve konsantrasyon durumu) durumuna girdim. Evrenimin çok saf ve güzel olduğunu hissettim. O durum çok muhteşemdi! Hatta eşimin ve çocuğumun yanımda olduğunuda anımsamıyordum. Bu insan dünyasındaki her şeyi uzak bir rüya gibi hissediyordum. Daha sonra, ayaklarımın ağrısından dolayı ding durumundan çıktım. Buradaki “Gerçekliğin” tekrar gerçek gibi göründüğünü fark ettim.

O zamandan sonra, rekabetçi olma takıntım yok oldu.” Bu sözler karşısında duygulandım. Sakin yüzümün arkasında ona karşı kinim varken, Uygulayıcı arkadaşım A’nın kalbinin derinliklerinden gelen, çok içten ve saf her sözünden sonra nerdeyse gözyaşlarına boğulacaktım. Ona bir soru sordum: “Bu kadar uzun zamandır doğru düşünceler göndermeme rağmen neden hala bu şeytan varolabiliyor? Uygulayıcı arkadaşım A dedi ki:”Evet, daha önce benimde böyle bir sorum vardı. Daha sonra, çok güzel bir lotus çiçeğinin nakış olarak işlendiği bir rüya gördüm. Doğru düşünceler gönderdiğim her seferde elbisenin üzerine bir nakış işleniyordu. Her nakış çok önemliydi. Şimdi nakış işlenmesi nerdeyse bitmek üzere.” Aynı zamanda bu rüyanın beni aydınlattığını hissettim.

Tarih boyunca bugune kadar geldik. Farklı tarihi zamanlarda, kızgınlıklarımız gibi takıntılarımızdan borçlanarak faklı karmik ilişkiler geliştirdik. Ancak, eski güçler bu durmumdan avantaj sağladılar ve uygulayıcılar arasındaki anlaşmazlıkları kışkırttılar. Sonuç olarak bu olay uygulayıcıların tek bir vucut olmalarını engelledi. Bunu başarmak için, her uygulayıcıyı kendini önemli ve nasıl doğru olduğunu göstermesi üzerine biçimlendirdiler. Bu eski evrendeki canlıların temel karakteristik özelliğidir. Uygulayıcı A’yı yıllardır tanıyordum ve her zaman onun gerçekleri açıklamak, Fa’yı yaymak ve canlıları kurtarmak konusunda yeterince gayretli olmadığı düşünürdüm. Bu konuşmadan sonra, onun gayretli tarafı ile ilgili, hiç bilmediğim birçok şey öğrendim. Bir keresinde bana, benzin doldurmak için benzin istasyonuna gittiğini ve orada çalışan bir bayanın onun arabasında bulunan bir erik çiçeği ile ilgilendiğini anlattı. Bir süre konuştuktan sonra, Uygulayıcı A, onun 10 yıldır toplum içinde sürüklenmeye zorlanmış bir Dafa uygulayıcısı olduğunu keşfetmiş. Bayanın sadece tek bir kitabı -Zhuan Falun- varmış. Uygulayıcı A, hemen Shifu’nun tüm konferanslarının olduğu kendi MP3 çalarını ona vermiş. Bayan uygulayıcı gözyaşları içinde kalmış.

Konuşma sırasında, Uygulayıcı A’nın anlattığı her bir hikâye kalbimdeki bütün düğümleri tek tek çözdü. Onun sıkı geçmişi ile ilgili neredeyse hiçbirşey bilmiyordum. Sadece onun yüzeye çıkan eksikliklerine önem vermiştim ve onları sürekli hatırlamıştım. Aslında, dikkatli düşündüğümde, tüm o yıllar, birçok farklı uygulayıcı ile tanışmıştım. Uygulayıcılar arasında biraz karmaşık olan anlaşmazlıklar oldukça sık oluyordu. Dafa olmadan ve Shifu’nun yardımı olmadan, kalbimdeki takıntı ve insani düşünce dağına tırmanmak imkânsız olurdu.

Bu konuşmadan sonra, uygulayıcı B bana dönerek dedi ki: “Senin ve Uygulayıcı A ile deneyim paylaşımlarınız sırasında ne hissettim biliyormusun? Paylaşımınız çok içten ve saftı. Enerji alanı çok iyiydi. Gerçekten tek bir vucudu oluşturduk.”Üçüncü gözü açık olan diğer bir uygulayıcı dedi ki: “Shifu sizi otururken, deneyimlerinizi içtenlikle paylaşırken ve kalbinizdeki düğümler çözülürken gördü. Shifu çok mutlu! Shifu’nun gülümseyen yüzünü gördüğümde gözyaşlarımı tutamadım.”

Bu makaleyi yazmamın sebebi, benim gibi aynı durumda olan diğer uygulayıcılar ile paylaşmak istememdi. Takıntıların uzun süre kalmasına izin vermeyin; Shifu’nun sizin için endişelenmesine izin vermeyin. Artık tüm uygulayıcıların tek bir vucut oluşturma zamanıdır.

Çince metin: http://zhengjian.org/zj/articles/2009/4/8/58839.html
İngilizce metin: http://www.pureinsight.org/node/5728

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.