Nereye Gidiyoruz

Birinci Orta Doğu Falun Dafa Tecrübe Paylaşım Konferansından
 

Shifu’ya ne kadar teşekkür etsem azdır. Minnetimi ifade etmek için kelimeler yetersiz kalıyor. Falun Dafa’yla tanıştığım günden bu yana hayatımda çok fazla değişiklik oldu. Hayat yolumu buldum. Ne için yaşadığımı nerden gelip nereye doğru yol aldığımı bu hayatın asıl amacının ne olduğunu öğreniyorum. Çevreme baktığımda gelişen olayları nasıl değerlendirmem gerektiğini öğreniyorum. Biraz geriye dönüp nasıl bir karmaşanın, karanlığın içinden çıktığıma ve hala çıkmakta olduğuma bakıp Shifu’ya şükrediyorum. Beni bu kötü ortamdan kurtardığı için.

Biz nerden geldiğimizi unutmuştuk. Bu sıradan insan dünyasında iyi ve kötünün ne olduğunu anlayamadan karanlığın içinde el yordamıyla yol alıyorduk. Merdiveni dayadığımız duvarın yıkılıp yıkılmayacağını bilemeden bir şeylere dayanma ihtiyacı içindeydik. Gücümüzün farkında değildik. Her ne kadar kitaplarda kişinin kendini bilmesiyle ilgili yazılar yazılmışa da bunun nasıl yapılacağı anlatılmıyordu. Hep eksik kalıyordu bilgiler. Sorularıma cevap bulabilmek için kitapçıları dolaşıp deliler gibi kitapları araştırıyordum. Ne aradığımı bilmeden. İçimde büyük bir boşluk vardı.

Her gün sabah işe giderken düşünürdüm. Bu hayatın bir şifresi olmalı derdim. Ben neden buradayım, başkaları neden orda. Neden bu işi yapıyorum. Ailem kim. Gökyüzündeki yıldızlar arasındaki boşluğun içinde ne var? Bundan sonra ne olacak. Buna benzer birçok soru... Belki herkesin benzer soruları hatta daha fazlası olmuştur. Falun Dafa’yla öyle bir zamanda karşılaştım ki artık düşünmekten yorulmuştum.

Falun Dafa kelimesini internet sayfasında ilk kez gördüğüm zaman gözlerim bu iki kelimeye takıldı kaldı bir süre. Tamam dedim bu işte. Daha kitabını okumadan heyecanlandım. Bu farklıydı. İçim kıpır kıpır oldu. O andan itibaren hayatım yeni bir anlam ifade etmeye başladı. Artık ben ne eski bendim ne de hayatım eskisi gibiydi. Artık boşluktan kurtulmuş kendime tutunacak bir dal bulmuştum. Hayatımın amacını bulmuştum. İnsan olmanın amacını. Bu dünyaya neden geldiğimizi ve aslında neden bu hayatı yaşadığımızı. Bundan daha yüce bir amaç olabilir mi?

Devasa evren kapılarını açmıştı benim için. Ben nasıl girmezdim o kapıdan içeri. Her acıya her sıkıntıya değerdi bu. Sonuçta o sıkıntıları yaratan ben değil miydim?

Çocukluğumuzdan beri çeşitli şartlanmalarla büyütüldük. Bize her öğretilen bilgi bizim hayat yolumuzu belirliyordu. Fakat aslında biz bize söylendiği gibi kişiler değildik. Fakat başkaları ne der kaygısıyla kendimizi toplumun doğrularına göre yönlendirdik. Asıl doğrular içimizdeydi fakat biz içimize bakmadığımız için asıl doğruları da göremiyorduk. Kendi hatalarımızı göremiyorduk. Elbette başkalarını önemsememiz gerekir. Fakat biz eğer doğru davranırsak zaten başkalarını düşünmüş olmuyor muyduk. Başkalarını kırmamak uğruna doğrularımızdan fedakârlık ettiğimiz zamanlar olmuştur. Sonra da yapılan fedakârlıklar pişmanlıklara dönüşür. Shifu, Zhuan Falun’da, “Eğer herkes kendisine içsel anlamda bakarsa ve ne şekilde davrandığını esaslıca göz önünde tutarsa, söyleyebilirim ki toplum stabilize olur ve insanların ahlak standartı yeniden yükselir.” diyor.

Xiulian uygulamak hem kolay hem de zor. Sanırım kilit nokta ne kadar kararlı olduğumuzda yatıyor. Yeterince kararlı davrandığımız zaman zaten Shifu yardım etmiyor mu. En sıkıntılı anlarımızı nasıl da kolayca atlatıyoruz. Shifu’nun dediği gibi “Her testten geçiş veya şiddetli sıkıntı xiuliande yükselme ve düşme konularının her ikisiyle de bağlantılıdır.” Bir sorunla karşı karşıya kaldığımız zaman eğer bir uygulayıcı olduğumuzu hatırlarsak bunun üstesinden daha kolay gelebiliriz. Bu demektir ki biz günün her saatinde uygulayıcı olduğumuzu unutmamalıyız.

Herhangi bir sorun bizim bir takıntımızdan kaynaklanıyordur ve biz eğer böyle bir takıntımızın olduğunu bilmezsek sorunun karşıdan kaynaklandığını düşünürüz. Falun Dafa uygulamaya başladıktan sonra hiç haberim olmayan takıntılarımın olduğunu farkettim. Oysa ben çok az takıntımın olduğunu sanıyordum. Bunu farkedemediğim için de zaman zaman başkalarına kızıyor sorunların kaynağını karşıda arıyordum. Eğer içime bakmam gerektiğini öğrenmeseydim farkına varamadığım takıntılarım hayatımda sorunlara yol açmaya devam edecekti. Dolayısıyla sorunların dışarıda olduğunu düşündüğüm için de başkalarına kızıp hiç yoktan karma kazanacaktım.

Aslında insanlar arasındaki sorunların çoğu insanların sahip oldukları takıntıları farkedemiyor oluşudur. İçine bakabilmeyi öğrenmek insanın gelişmesinde ve de aslında toplumların gelişmesindeki en önemli unsurlardan biridir. Bunu yapabildiğimiz zaman hayat insanlar için daha kolay olacak ve dünya daha yaşanır bir yer haline gelecektir. Kendimi olabileceğim en iyi duruma getirebilmem için gerekli olan bütün bilgilerle donatılmış Zhuan Falunu bize verdiği için Shifuya ne kadar teşekkür etsem azdır.

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.