İnternet Oyunları Takıntıları Güçlendiriyor ve Ana Hedefimizden Kaymamıza Neden Oluyor

“Bilgisayar oyunları takıntısından kurtulmak” tecrübe paylaşım metnini okuyana kadar bende de bilgisayar oyunlarına karşı bir takıntı oluştuğunun farkına varmamıştım bile.

Önceden sıradan insan web sitelerini çok nadir ziyaret ederdim. Birkaç ay önce bir iş arkadaşım beni de bir oyun sitesine üye yapmış, sitede bir şeyler üretebilir ve aynı zamanda küçük hayvanlar yetiştiriliyordu ve büyüdüklerinde onları satıp karşılığında ev veya başka eşyalar da satın alınıyordu.

İlk başta oyunu sadece iş yerinde öğlen molasında oynuyordum, daha sonra evde de oynamaya başladım. Meyvelerimin olgunlaşma sürecini bile diğer oyuncuların onları çalmalarına fırsat bırakmamak için sayıyordum. Üstelik benim varlıklarımın yeterince hızlı birikmediğinde ben diğer oyuncuların varlıklarından çalmaya başlıyordum. Oyunda varlıklarım biriktiği kadar oyun seviyem de yükseliyordu ve bunun sonucu bende başarıya ulaşma hevesi oluştu.

İş yerinde kendi çıkarlarıma takıntılarım da güçlenmeye başladı. İş yerindeki üretim kapasiteleri yüksek olan iş arkadaşlarıma karşı kıskançlık hissim gittikçe güçlenmeye başladı. Zaman zaman yaptığım işin karşılığında az para aldığım için kendimi mutsuz hissederek öfkeleniyordum. O zamanlar, bilgisayar oyunlarının benim derinlerde saklanmış olan takıntılarımı da güçlendirdiğini hala anlamamıştım ve kıskançlığın, fanatizmin ve rekabetin bende büyüyüp tamamıyla orta çıktığını da hala anlamamıştım.

Sonra balık avı oyununu kendi bilgisayarıma indirdim. Ben sadece kendi gölümde balık tutmakla kalmıyor aynı zamanda başka oyuncuların göletlerinde de balık tutabilmek için her türlü fırsatı kolluyordum. Öğlen yaklaşık saat 12.00’den sonra Fa-Zhen-Nian vakti biter bitmez yaptığım ilk şey başka oyuncuların göletlerinden balıkları çalmak için hemen internete bağlanmaktı. Bunlar yüzünden farkında olmadan kendi çıkarım ve kaybetmekten çok endişelenmeye başladım ve bu konuları kolayca kabul edemiyordum.

Bir günü bir rüya gördüm, rüyamda -bilgisayar oyununda karşılaştığım balıkların arasına düştüm- suya düştüm. Uyandığımda mide bulantısı hissettim, mide bulantısı benim balıkların arasına düşmemden kaynaklanmıştı.

Bu durum tüm gün boyunca devam etti, fakat bunun bilgisayar oyunlarını oynamayı bırakmam gerektiği için bir uyarı olduğunun farkına varmamıştım, ta ki bir önceki güne kadar. İş yerinde patronum yeniden düzenleme sırasında beni bilgisayarın bulunduğu ofisten uzaklaştırdı ve şöyle söyledi: “Bundan sonra hiç kimsenin iş dışında bilgisayarın önünde oturmaya hakkı yok ve hiç kimsenin iş yerinde bilgisayar oyunları oynamasına izin verilmiyor”. Onun söyledikleri benim içindi, çünkü bir tek ben bilgisayar önünde oturuyordum ve ofisin içinden uzaklaştırılan tek kişi bendim. Bir anda bunu durdurmam gerektiğini anladım! Bilgisayar oyunları sadece kendi çıkar takıntılarımı güçlendirmekle kalmıyor aynı zamanda kıskançlığımı, fanatikliği ve rekabeti de şiddetlendirdi. Ayrıca çok zamanımı da aldılar, beni Fa’yı okumaktan, Fa-Zhen-Nian yapmaktan ve gerçeği açıklayan materyalleri hazırlamaktan alıkoydu. Gerçeği açıklayan materyalleri yanlışlıkla bilincimde materyalleri uygulayıcı arkadaşlara verdiğimi hatırlayarak, yapmayı unutuyordum.

Bugün uygulayıcıların yazdıkları tecrübe paylaşma metinlerini okumam sayesinde bilgisayar oyunları oynama takıntımı gidermeye ciddi bir şekilde karar verdim. Oyunları oynadığım süreç içinde ortaya çıkan takıntıları yok etmeye onlardan tamamen kurtulmaya karar verdim.

Aynı zamanda şunu da keşfettim, büyük bir boya kazanına benzeyen bu toplum içinde yaşayarak insanlığın ahlak standartları çok bozuldu ve yanlış davranışlar, örneğin hırsızlık gibi- artık normal olmuş hatta farklı yollardan ödüllendiriliyor bile. İnsanlık, ahlakın doğru prensiplerinden artık çok uzaklaştı. Dafa uygulayıcıları aralıksız bir şekilde Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü prensiplerini takip etmeliler. Biz kötülük doğasına serbestlik vermemeliyiz, gözle görünür gerçeklerde kendini gösterse bile ve aynı şekilde tarihin bu en önemli döneminde değerli zamanımızı boşa harcamamıza izin vermemeliyiz.

Çince metin: http://minghui.ca/mh/articles/2009/8/29/207342.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/9/18/110938.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.