Uygulama Tecrübem

Çok utanç duyuyorum, çünkü bir Dafa uygulayıcısı olarak eski güçlerin benim eksikliklerimi kullanmalarına ve beni takip etmeye başlamalarına izin verdim. Üç nedenle kendi uygulamamdaki tecrübemi paylaşmak istedim: 1) kötülüğün hareketlerini açığa vurmak için; 2) kendime hatırlatmak için; 3) benim tecrübeme benzer şeylerle karşılaşan uygulayıcıların erken uyanıp, uygulamalarında daha da çabalı olmalarına yardım etmek için.

Falun Gong uygulamasına 1998 senesinde başladım, başlamam gayet “doğal” gibi görünüyordu, fakat ben bunu binlerce senedir beklemişim. Egzersizleri yaptığım her defasında ayağımın altında Taiji şeklini oluşturmuş sarı krizantem çiçeklerini görüyordum. Zhuan Falun kitabında anlatılan yeteneklere benzeyen olağanüstü yeteneklerim ortaya çıkmaya başladı. İnsan bedenin içini röntgen gibi görebiliyordum. Kemikleri görebiliyordum ve kemiklerin etrafındaki siyah yerleri de görebiliyordum. Kanında kolesterol fazlası olan insanların damarlarını görebiliyordum, damarların içi karafatma böceğine benzeyen siyah küçük bir maddelerle doluydu. Bir şeker hastası olan akrabamın bedeni dışkı doluydu. O, Falun Gong uygulamasına başladıktan ve uygulama yapmasından kısa bir süre sonra bundan çok ince bir tabaka kaldığını gördüm. 1999 senesinde zulüm başladığında o korkusundan uygulamayı bıraktı. Yakın bir zamanda o akrabamı yeniden gördüm, bedeni tekrardan kirlenmişti.

Ben, uykunun üç alanda olan tanrısal yaşamların yarattığı kötülüğün engellerinin bir tarzı olduğunu fark ettim. Onlar sineklere benziyorlar. Yaklaştıkça insan daha da çok uykulu hissetmeye başlıyor. Onlar insandan uzakken, insanın uyuma isteği o kadar şiddetli olmuyor. Engel yaratan o yaşamlar insanın üzerine konduklarında insan uyumaya başlıyor. Onlar genelde insan bedeninin üst parçasına konuyorlar, çoğu da insanın ön tarafına yerleşiyorlar. Fa-Zhen-Nian vakti geldiğinde onlar gidiyorlar veya belli bir zaman için kayboluyorlar.

Benim bakış açımdan, takıntı veya istek -bu bir gerçek yaşamdır ve şekil olarak kaplumbağaya benziyor. O gri-beyaz renkte ve üzerinde açık-gri çizgileri var. O yaşam insanın göğüs kısmında oturuyor. İnsanın istekleri çoğaldıkça o büyüyor ve insanın istekleri azaldıkça o küçülüyor. Kendine ait takıntılarından kurtulmak çok zordur. Biz o takıntıları uygulama yoluyla giderebiliriz. Bazen, kaplumbağaya benzeyen o yaşam çok fazla büyüyebiliyor -insanın kendisinden bile büyük olabiliyor- ve o zaman insan yorgunluk hissediyor. O küçük ise insan daha da az yoruluyor. O yaşam hem uygulayıcı olmayanlarda hem uygulayıcı olanlarda da var -sadece herkeste farkı boyutlarda.

Bazı şeyleri görmemi sağlayan olağanüstü yeteneklere sahip olduğum halde bile milyonlarca senedir sadece bir kez gelen uygulama yapma fırsatımın kıymetini bilmediğim için çok utanç duyuyorum! Ben çabayla uygulama yapmıyordum. Shifu’yu mahcup ettiğim için çok utanıyorum. Shifu benim sorunlarımı merhametle birkaç kez gösteriyordu, fakat ben hala uyanamıyor ve aydınlanamıyordum. Eski güçlerin tamamen beni kullanmalarına ve neredeyse hayatımı kaybetme durumuna getirmelerine kadar izin verdiğim noktaya kadar bunları anlamamıştım.

3 Mart 2009’da kan kaybetmeye başladım ve bu durum ertesi günü 18.00’e kadar devam etti. Çok halsizleştim, çok terliyordum ve net konuşamamaya başladım. Beni hastaneye kaldırdılar. Uygulayıcılar ikinci gün hastaneye beni ziyaret etmek için geldiler. Onlar bana cesaret verdiler ve evime gidip Fa’yı okumamı ve egzersizleri yapmamı söylediler. Hastaneden üçüncü gün ayrıldım, fakat eve geldiğimde yeniden halsizlik hissetmeye başladım. Başım dönüyordu, kalbim çok hızlı atıyordu. Shifu’dan yardım istiyordum, fakat aynı zamanda kafam hala takıntılarla doluydu, mesela: “Acaba çok fazla kan kaybettim mi?” Kendimi çok kötü hissederken, benim bu halim kocamın umurunda değildi ve bu yüzden ben daha da çok sinirlenmeye başladım. Şöyle düşünüyordum: “Eğer bana kötü bir şey olursa bu Dafa’nın itibarını zedelemek olmaz mı?” Çok endişeleniyordum ve hastaneye geri dönmek istiyordum. Bunun gibi düşünceler belirir belirmez göğsümden iki yaşamın çıktıklarını gördüm ve duydum. Shifu’nun bana yardım ettiğini ve benim bedenimi temizlediğini biliyordum.

Yaklaşık akşam saat 20.00’de kocam “hastaneye gitmek ister misin?” diye sordu. Shifu’nun yardımını hissetmeme rağmen ben hala tereddüt içindeydim, korkuyordum. Yeniden kendimi hastanede buldum, kan tahlillerini yaptılar. Kan tahlilleri iyiydi ve ben eve döndüm.

Eve döndüğümde kendimi öncekinden bile daha da kötü hissetmeye başladım. Çok üşüyordum, her tarafım titriyordu, kalp atışlarım hızlandı, sızlanıyordum. Kocam korkusundan ambulans çağırdı. Ambulansı görür görmez kendimi çok iyi hissettim. Bu şekilde evden hastaneye, hastaneden eve birkaç defa gelip gittim. Hastanede kendimi çok iyi hissediyordum, evdeyse kendimi çok kötü hissediyordum. Doktor benim durumuma teşhis koyamıyordu. Ben de sorunumu çözemiyordum. Bunun yerine doktorların uzman olmamasından şikâyet ediyordum ve neredeyse başka daha da iyi bir hastaneye gitmeye hazırlanıyordum.

Bazı uygulayıcılar ziyaretime geliyorlardı. Birlikte Fa-Zhen-Nian yapıyorduk ve tecrübelerini paylaşıyorlardı. Onlar, benim durumumun eski güçler tarafından bir engel olduğunu ve bir hastalık olmadığını söyleyerek beni ikna etmeye çalışıyorlardı. Benim tamamıyla eski güçlerin ayarlamalarını reddetmem gerektiğini Shifu’nun gerçek bir Dafa uygulayıcısını tehlikede bırakmayacağını sürekli hatırlattılar. Ben bir anda her şeyin farkına vardım ve kendimi iyi hissettim. Uygulayıcıların getirdiği çorbayı içtim. Başka bir kadın uygulayıcının sayesinde Fa’yı okumaya konsantre oldum, takıntılarımdan kurtuldum ve Dafa’ya ve Shifu’ya tamamıyla inanmaya başladım. Sonuç olarak tüm hastalık belirtileri ortadan kayboldu.

Fakat eski güçler kolay yenilmediler. Bu sefer onlar beni korkutmak için bir sürü korkunç sesler çıkarmaya, gölgeler şeklinde bana doğru gelmeye başladılar. Onlar beni adımla çağırıyorlardı, ölmek üzere olduğumu hatırlatıyorlar ve bir sürü farklı şeyler de yapıyorlardı. Ben ise, tüm kötü öğeleri ve engelleri yok etmek için devamlı Fa-Zhen-Nian yapıyor, çabayla Fa’yı okuyordum. Kendime Shifu’nun bir Dafa uygulayıcısını koruduğunu hatırlattım. Yakın bir zaman içinde tüm engeller yok oldu.

Bu tecrübem şunları anlamama yardım etti: 1) her bir takıntı takip etmek için bir sebebe dönüşebilir; 2) hala içinizde takıntı varsa sorun çözülemeyecek; 3) eğer uygulayıcı Dafa’ya ve Shifu’ya kati bir şekilde inanıyorsa Shifu bir tane bile uygulayıcıyı geride bırakmayacak, her bir sorun çözülebilecek veya her bir sorunu aşılabilecek. Kendime artık Fa-düzeltmesi dönemindeki bir uygulayıcı olarak bakacağım, üç işi iyi yapacağım ve Shifu’nun merhametli kurtarışına layık olacağım.

Çince metin: http://minghui.ca/mh/articles/2009/6/9/202137.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2009/6/21/108453.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.