Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı “Soykırımı Hatırlarken, Çin’deki Soykırımı da Unutmamalıyız”

Edward McMillan-Scott’ın 27 Ocak 2014 tarihinde Epoch Times gazetesinde yayınlanan yazısı
 

Avrupa Parlamentosu Demokrasi ve İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Edward McMillan Scott (sağda) ve ABD eski Dışişleri Bakanı Madeline Albright (solda) 14 Mart 2011’de Brüksel’de (© Avrupa Birliği 2011 PE-EP)

Her yıl 27 Ocak’ta Birleşmiş Milletler II. Dünya Savaşı sırasında soykırıma uğrayan Yahudileri anmaktadır. Ayrıca aynı gün Polonya’daki Auschwitz-Birkenau ölüm kampının 27 Ocak 1945′teki kurtuluşu kutlanmaktadır.

Yaklaşık 6 milyon Yahudi, Nazilerin ırkçı politikaları yüzünden öldürülmüştür. 1942 yılında genç Polonyalı Jan Karski Müttefik Devlet liderlerini kendi birebir şahit olduğu Nazi ölüm kampları konusunda ikna etmeye çalıştı. Kendisi de bir Yahudi olan ABD yüksek mahkemesi hâkimi Felix Frankfurter “Bu genç insan yalan söylüyor demedim. İnanmakta güçlük çekiyorum dedim. Arasındaki fark budur.” demişti.

Çin’de ise en az 38 milyon Çinli Mao Zedong tarafından öldürüldü. Bugün bu gerçeği biliyoruz ancak hatırlamakta güçlük çekiyoruz. Aynı şekilde yakın zamanda uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye başlayan bir gerçek daha var. Bir zamanlar 70 milyon – 100 milyon Çinli tarafından uygulanan spritüel meditasyon sistemi olan Falun Gong’a karşı Çin’de sistematik bir şekilde 1999 yılından beri işkence yürütülmekte.

Avrupa Birliği Parlamentosu Demokrasi ve İnsan Hakları Başkan Yardımcısı olarak Pekin’de Falun Gong uygulayıcısı olan mahkûmlar ile görüştüm. Mahkûmlardan biri, birlikte aynı hücreyi paylaştığı arkadaşının ortadan kaybolduğunu ve bir sonraki sefer arkadaşının bedenini hapishane hastanesinde delikler içerisinde gördüğünü söyledi. Bu da ticaret amacıyla organların yerinden çıkarıldığının ispatıydı.

Devletler Gerçeği Kabul Ediyor

12 Aralık’ta Avrupa Parlamentosu benimde sponsor olduğum bir kararı kabul etti. Çin rejiminin başta Falun Gong uygulayıcıları olmak üzere mahkûmlardan topladığı organlar ile yürüttüğü ticareti tümden kınadı.

Aynı hafta, ABD kongre komitesi paralel bir yasa geçirdi ve toplanan 1,5 milyon imzanın yer aldığı dilekçeyi Birleşmiş Milletlere sundu.

Bu eylemler sayesinde organları için, mahkûmları özellikle Falun Gong uygulayıcılarını seçip öldürme soykırım suçu hakkında güvenilirliği açığı sona eriyor. Onlar seçim sürecinin bir parçası olarak kan ve idrar testinden geçen Çin’deki tek mahkûm grubudur. Binlercesi doku uyumundan geçip, Çin genelinde 169 organ nakli merkezinden birinden gelen sipariş üzerine öldürülmüştür. Her yıl yaklaşık 10.000 ameliyat yapılmış ve organların çoğu mahkûmlardan gelmiştir, çünkü kültürel sebeple organ bağışı Çin’de pek yaygın değildir.

Araştırmacı David Kilgour ve David Matas’ın tahminine göre Falun Gong’a karşı işkencenin başladığı 1999 yılından beri on binlerce kişi organ ticareti yüzünden hayatını kaybetti.

Avukat Gao Zhisheng

2006′daki Pekin ziyaretimden sonra bu korkunç insanlık dışı zulme karşı kampanya yürüttüm.

Orada ilk kez insan hakları avukatı Hıristiyan Gao Zhisheng ile temasa geçtim. Gao’nun 2005 yılında yayınladığı Falun Gong uygulayıcılarına yapılan zulmü anlatan raporu Pekin’de bulunan hukuk bürosunun kapanmasına sebep olmuştu.

Ziyaretimden sonra Gao ile Çin’deki reform ile ilgili temasım devam etti. Fakat o 15 Ağustos 2006′da tutuklandı ve daha sonra “yıkıcılık” suçundan hapis cezası, evde tutukluluk ve sonra da uzun bir süre kaybolma gibi bir sürü sıkıntı yaşadı.

Bunlar onu durdurmadı. Avrupa Parlamentosuna ve ABD Kongresine benim aracılığımla açık mektuplar yazdı. Sonunda bilinmeyen bir hapishaneye götürülerek susturuldu.

Gazete haberlerine göre, Ocak 2013’te aile üyeleri Sincan eyaletindeki bir hapishanede onu buldu ve temasa geçti. Washington’da Mart 2013′te tanıştığım eşi, oğlu ve kızı şu an ABD’de yaşıyor.

2 Aralık 2012′de Avrupa Parlamentosunda bir dizi Çin insan hakları konulu oturumun sonuncusunda bir açılış konuşması yaptım ve Gao’nun serbest bırakılması talebinde bulundum. Gao’nun kızı Gege’nin konuşmasını da video da izlettirdim.

Gao’nun suçlarından bir tanesi eski BM işkence özel raportörü Dr. Manfred Nowak ile 2006 yılında görüşmesiydi. Nowak, tüm Çin’de “zorunlu çalışma yoluyla yeniden eğitim”den geçen mahkûmların üçte ikisinin Falun Gong uygulayıcıları olduğunu iddia etmişti.

Yüzlerce Falun Gong uygulayıcısı olan mahkûm ile görüştükten sonra bundan hiçbir şüphem yok ve hatta binlerce uygulayıcı organ ticareti yüzünden devlet tarafından organize bir şekilde öldürülüyor.

Bu, Soykırım Sözleşmesinin 2. maddesini ihlal etmekte. Bu zulmü işleyenlerin ileride Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması için uluslararası kayıt sistemi oluşturulması konusunda kampanya yürütüyorum. Çin özgür bir ülke olduğu gün bu mümkün olabilecek.

Edward McMillan-Scott, Avrupa Parlamentosu üyesi (İngiltere Liberal Demokrat) Avrupa Parlamentosu Demokrasi ve İnsan Hakları Başkan Yardımcısı.

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.