Xin Minduo Zorla Sıvılı Yiyecek Verilerek Öldürüldü, Hayatının Son Anına Kadar Hapishane Serbest Bırakmayı Reddetti

Falun Dafa uygulayıcısı Xin Minduo, Liaohe Petrol Araştırma Şirketinde önemli bir mühendisti, isyerinden tutun toplum, aile ve komşular arasında herkes onun çok iyi ve dürüst bir insan olduğunu söylüyordu. Falun Gong uygulamasını ve “Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü” ilkesinden vazgeçmediği için, insanlara Falun Gong’un gerçek durumunu açıkladı, 20 Temmuz 1999 tarihinden sonra ahlaksız ÇKP Jiang Zemin başta olan politik grup tarafından zulüm edildi ve işkence çektirildi. Öldüğünde ise gözleri açık kalmıştı.

Dafa uygulayıcısı Xin Minduo

Xin Minduo'nun hapishaneden döndükten üç gün sonraki fotoğrafı. Eve yeni döndüğünde ayakta duramıyor, kafasının arka kısmıyla duvara dayanarak ancak ayakta durabiliyordu.

Xin Minduo'nun işyerine yazdığı açık mektupta şöyle satırlar geçmekte:
“Panjin Hapishanesinde, vücudum dört yana gerilmiş bir şekilde yere bağlandı. Zorla burnuma takılan ve mideme kadar inen bir tüp ile sıvı yiyecekler verildi. Polisler bana çeşit çeşit işkenceler çektirdiler, bir keresinde bir kafes içinde ellerim bağlı tam 7 gün asılı kaldım. O polis başı yüzüme tükürüp duruyor ve her gün elektrik sopasıyla beni dövüyordu. Bir keresinde de aralıksız 3 gün 3 gece asılı kaldım, sonunda ayaklarım öyle şişti ki terliklerime bile sığmadılar; Vücudumun ön tarafı elektrik sopasıyla dövülmekten hiçbir sağlam parça kalmadı; Kafamı yerlere vurdular; Hergün tuvalete gitmemde sınırlandım ve birçok kez dayak yedim, Hergün zorla plastik taburelere oturtuldum, ve yaklaşık iki aydır hergün 18 saat oturtuldum...... ”

29 Haziran 2001 tarihinde, Xin Minduo işyerinin ofisindeyken ahlaksız polisler tarafından kanuna aykırı yakalanıp götürüldü. Onu kaçıran polise şöyle anlatıyordu: “İnanç özgürlüğü Tanrının insanlara verdiği haktır, uluslararası kanunlar ve Çin kanunları tarafından güvence altına alınmıştır. Falun Gong 'Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü’ ilkesiyle uygulayıcıları zihinsel ve bedensel sağlığa kavuşturdu, ahlaki değerini yükseltti. Ayrıca toplumumuzdaki huzurluluğu, gelişme ve ilerleme hızını arttırdı.” Polisler bunları duymamazlıktan gelip onu Liaohe hapishanesine kapattı ve laptopu gibi değerli eşyalarını aldılar.

Liaohe Hapishanesine kapatıldığı sırada işkencelere karşı son derece zor durumda bulunduğu halde yaklaşık 40 gün açlık grevi yaptı. Bu süre içinde, kötü polisler diğer suçluların ona zorla yemek yedirmek için emir verdi. Suçlular onun uzuvlarını ve kafasını tutuyor, elleriyle çenesini tutuyor, metal bir sivri çubukla ağzını açmaya çalışıyor ve böylece dişleri yamulup ağzı ve yüzü kan içinde oluyordu. Ardından tübü burun deliğine tekrar tekrar sokarak yerleştirmeye çalışıyorlar. Bazen yiyecekleri doğrudan ağzından boşaltıyorlar ki bu çok tehlikelidir. Bir keresinde neredeyse onu öldürüyorlardı. Bazı suçlular: “Bir daha onlara böyle bir şeyde (Falun Gong uygulayıcılarına zorla yemek yedirmek) yardım etmeyeceğim.” dedi.

Xin Minduo "Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü”ye olan inancından vazgeçmemekte kararlıydı ve kötüye uymuyordu. 16 Ağustos 2001'de ona kanuna aykırı olarak 3 sene hapis cezası verildi. Ve Panjin hapishanesine kapatıldığı sırada işkence çektirildi. O ve diğer Dafa uygulayıcıları zulmü kabul etmediklerinden, kötü polisler onu Falun Dafa'dan vazgeçmeye dair gerekli üç belgeyi ve Falun Dafa'ya küfreden yazılar yazmaya zorladı. Xin ise kararlı bir şekilde: “Falun Dafa doğrudur, bizim Üstadımız ise son derece merhametlidir. Falun Gong uygulamak ve ‘Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü’ ilkesine uymak ülkeye ve topluma sayısız faydalar getirdi ve hiçbir zarar vermedi. Falun Dafa'ya ve Üstadımıza vicdansızca küfredemem!” dedi. Bu cümleleri söyler söylemez polisler yumruk ve tekmeler yağdırdılar. Bu da yetmezmiş gibi kafasını bir minibüse öldüresiye çarptırdı. Ahlaksız polisler sık sık elektrik sopasını onun üstünde yarım saat tutar, özellikle karın ve alt bölgesine tekme atar, yere düşünce de ayaklarıyla onu ezerler. Bir kere polis başı Tang Xiaobiao ayaklarındaki bir çift sert ayakkabıyla acımasızca yüzüne tekme etti, bu tekmeyle ise yüzünden bir et parçası düştü!

Kanuna aykırı olarak hapishaneye kapatıldığını protesto etmek için Xin Minduo toplam süresi 5 ay eden açlık grevi yapmıştı. Bu süreç içerisinde, ağzı sürekli zorla yemek verilmekten yaralar içinde açılamaz hale geldi, konuşamıyordu, hareket edemiyordu, gözlerini açamayacak kadar güçsüz ve nefes almakta zorluk çekiyordu. 28 Mayıs 2002'ye kadar Xin Minduo hapishanede 11 ay kalmıştı. Yeterince korku, işkence, dayak, aşağılanma yaşadıktan sonra ve ölüme yaklaştığından, ancak serbest bırakıldı ve 60 yaşını geçmiş yaşlı babası onu eve kadar taşıdı, o zaman zayıflıktan sadece kemikten ibaretti, vücut ağırlığı ise 40 kg olmuştu.

Xin Minduo'nun sağlığı biraz yerine gelince tekrar insanlara gerçekleri anlatmaya başladı. Ve tekrar kötü kişiler tarafından takip edildi. 3 Ağustos 2005'te Xin Minduo yolda bisiklet sürerken aniden ahlaksız polisler tarafından vurularak yere düşürüldü, aynı anda 5 kişi gelip onu dövmeye ve onu zorla arabaya sürüklemek için geldiler. Yoldan geçen insanlarsa mafyaların günün ortasında soygunculuk yaptıklarını sanmışlardı ta ki Xin: “Falun Dafa iyi!” diye bağırdığında, yine Falun Gong uygulayan iyi insanları yakaladıklarını anladılar. Bir de polisler yoldaki insanlara “Seyyar satıcıları götürüyoruz.” diye yalanladılar. Demek ki bu polisler de Falun Dafa uygulayıcıları gibi iyi insanları yakalamanın vicdana aykırı ve utanç verici olduğunun farkındalardı. Polisler onun evine kanuna aykırı olarak girdi ve 6000 dolar değerinde değerli eşya ve parayı soydular. Xin Minduo tekrar işkence çektirildi ve ölecek duruma geldiği halde polisler onu serbest bırakmadılar. Ayrıca 15 Ocak 2005'te kanuna aykırı 13 sene hapis cezası verdiler.

1 Eylül 2006 tarihinde Xin Minduo hapishanede işkence çektirilip burnuna zorla tüp sokulurken nefessiz kalarak öldürüldü. Yine genç ve iyi kalpli bir insan ÇKP hükümetinin baskısı ve zulmünden dolayı can verdi. Xin Minduo'nun ölü bedeni ise ailesine haber verilmeden 3 Eylül sabah 6'da hapishanede zorla yakıldı. İşte bu, Jiang Zemin'in Dafa uygulayıcılarına uyguladığı politikaydı: “İsmini karala, ekonomi gelirini kes, bedenen yok et”, “Öldürülürse boşboşunadır, öldürülürse intihar ettiği kabul edilir, kişisel bilgi araştırılmadan bedenini doğrudan yak.” Bu yok etme politikasının meydana getirdiği sonucun bir kanıtı daha! Jinzhou Hapishanesine soruyoruz: Zorla cesedi yakıp izleri yok etmen, suç işlemektir, bu yolla işlediğin suçları gizleme amacına ulaşabilir misin? Buna hiç kimse izin vermez. Gerçekler günü geldiğinde dünyaya açılacaktır, kötülüğün ise cezasını çekmekten kaçması mümkün değildir.


Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.