Uygulayıcıların Yorumları

Fahui Makaleleri | Tecrübe Paylaşımı | Fa'yı Kavrama | Yeni Uygulayıcılar | Düşünce | Tavsiye | Şahit

  • Genç Bir Uygulayıcı Kendi İçine Bakıyor

    Bu sorunun cevabını kendi içimde arıyordum ve birkaç gün önce bu konuyu annemle konuşurken kendi zihin durumumu hatırlayınca, sarsıldım. Annemle konuşurken o anda çok güçlü bir kendimi gösterme içgüdüm vardı -ben ne kadar iyi birisiyim düşüncesi. O andaki düşüncem şöyleydi: “Görüyor musun, ben bu sınavı başarıyla geçtim! Ne kadar harika! Ne kadar iyi bir karaktere sahibim”. Bu yakışmayan bir düşünceydi. O zaman neden ben böyle bir düşünceyi gidermedim? Neden onun yaşamasına izin verdim? Nedeni bende olan övünme takıntısıydı. Ben başkalarına göre iyi görünmek istiyordum, bu nedenle o düşünceyi gidermedim.
  • Başka Kişiyi Affedebilmek Kişinin Egosundan Vazgeçme Sürecidir

    Son zamanlarda, karımda büyük bir değişim olduğunun farkına vardım -bir şeyi yanlış yaptığımda veya kulak tırmalayıcı bir laf söylediğimde, o hep beni affedebilir hatta yanlışlığımı işaret ederken bile özellikle çok nazik ve yumuşak bir şekilde yapıyor, yani kısaca, karımın davranış tarzı ve konuşma şekli tamamen farklılaştı. Ona bu kadar büyük bir değişikliği nasıl becerebildiğini sorunca, bana, “Shifu yakın zamanlardaki birkaç yeni Fa öğretisi içinde bu konudan oldukça bahsetti, bu durumda eğer hala eskisi gibi devam edersem nasıl olabilirim ki?” diye cevapladı. “Bugünler ‘Başka kişiyi affetmek egodan vazgeçme sürecidir’ cümlesi sürekli aklıma geliyor....
  • “Hiçbir Şey İsteme, O Zaman Her Şeyi Elde Edersin”

    Biz kendimiz ile ilgili herhangi bir çıkara takıntılı olamamalıyız. Mükemmel sonucu ne kadar fazla istersek, sonuç o kadar fazla tersine gidecektir. Her şeyi herhangi bir güçlü takıntı duymadan yaptığımız sürece ve “ben”imize takıntımız olmadığı sürece, bize ait olması gereken her şeyi elde ederiz. Biz bir problemle veya talihsizlikle karşılaştığımızda, bu doğrudan bizim insani takıntılarımızla alakalıdır. Herhangi bir takıntıyla karşılaştığımızda, biz hemen onun farkına varmalı ve onu gidermeliyiz. Biz uygulayıcılar, uygulayıcıların yapması gereken şeyleri yapmalıyız ve bunun dışındaki hiç bir şeye bağlanmamalıyız.
  • Dafa Uygulayıcılarının Birbirileriyle İşbirliği Yapmaları Diğer Alanlardaki Yansımasını Gözlemlerken

    Ben ortamın temizlenmesinin önemini anladım, çünkü meditasyon yaparken evrenin görünümünü gördüm. Sayısız, farklı çeşit, renk ve parlaklık seviyesinde ışınlar uygulayıcının xinxing seviyesine ve düşüncenin oluştuğu bölgeye bağlı olarak kesişiyorlar. İyi bir uyum içinde olan bölgedeki uygulayıcıların ışınları düzenli, zarif Fa’nın gücünü yansıtıyor, o olağanüstü bir güç ile dolu. Kötülük genelde onun yanına yaklaşmaya korkuyor, yaklaşmaya cesaret eden kötülükler ise anında yok oluyorlar. Fa’nın gücü her türlü kötülüğü yok etme gücüne sahip.
  • Şehvet ve Arzu Takıntılarının Yarattığı Tehlike Hakkında

    Uygulayıcı A ve B daha yeni evlenmişlerdi, fakat tutuklandılar ve hapsedildiler. Onlar, zulmü Fa-Zhen-Nian yaparak durdurmaya çalışan dört uygulayıcıyla birlikte alıkonuldular. Yaklaşık 10 günden fazla yoğun bir şekilde Fa-Zhen-Nian yaptılar. Buna rağmen uygulayıcı A ve uygulayıcı B kendi romantik bağlarına kapılarak Fa-Zhen-Nian yapmadan oyalanmaya başladılar. En sonunda kötülük bu takıntıyı kullandı, bu da onların uygulamalarına çok büyük zarar verdi. Uygulayıcıların tecrübe paylaşımı sırasında bunun gibi bir takıntı konusu açıldığında, Göksel Gözü açık olan uygulayıcılardan biri diğer alanda neler gördüğünü anlattı.
  • Teknik Sorunları Çözmek İçin İnsan Mantığını Kullanmayınız

    Birkaç sorunun üzerinde çalıştıktan sonra, uygulayıcıların teknik sorunlar ortaya çıktığında onu çözmek için sadece insani düşünceleri kullanmamaları gerektiğinin farkına vardım. İki gün önce bilgisayarıma şifreli bir programı kurdum. Kurma sürecini bilmediğim için adım adım talimata göre ilerliyordum. Fakat birkaç denemeden sonra bile bunu başaramadım. Akşam saat 18.00’den gece yarısına kadar birkaç defa bilincimde işlemi biraz durdurup oturup Fa’yı okumak düşüncesi geçiyordu. Fakat bunu yapmadım. Daha sonra, rekabete ve tartışmaya olan hevesimin, sıradan insanların teknik yeteneklerine ve kendimi kanıtlama gibi takıntılarımın olduğunu fark ettim.
  • Shifu’ya ve Fa’ya Ne Durum Olursa Olsun İçtenlikle İnanmak

    Diş ağrım altı aydan uzun bir süredir devam ediyordu. Fa-Zhen-Nian yapmaya ve nedenini kendi içimde aramaya devam ediyordum. Bu durum benim konuşmamı kontrol etmem gerektiğine dair gerçekten de bir ima mıydı? Duygusallığa mı takıntılarım vardı? Üç işi kötü mü yapıyordum? Ben bir sürü takıntımın farkına vardım ve Fa’yı takip ederek tüm gücümle büyük başarıya ulaşmaya çabalıyordum, fakat durumum az da olsa düzelmedi. Geçen ay içinde durumum daha da kötüleşti. Soğuk veya sıcak su içtiğim fark etmeksizin dişlerim korkunç bir şekilde ağrıyorlardı. Sebze bile yiyemiyordum.
  • Her Bir Uygulayıcının Ufak Adımı, Tek Beden İçin Büyük Bir İlerleme Demektir

    Bugün genç bir uygulayıcıdan şu kelimeleri duydum: “Her birimiz bir adım ilerlediğimizde, bu bütün olarak hepimiz için ileriye doğru kocaman bir sıçrayış demektir. Geri adım attığımızda da aynı şekilde, hepimiz için geriye kocaman bir atlayış demektir.” Bu duyduklarım bana, bölgemizdeki Fa’yı onaylama durumunu hatırlattı. Fa’yı okuduktan sonra hepimiz bölgemizdeki kötülüğü açığa vurmanın öneminin farkına vardık. Her bir uygulayıcı korku takıntısını yenip ileriye doğru adım attı.
  • Yeğenimin 800 Yuan’i

    Yeğenim Xiao Kai, 18 yaşında üniversite birinci sınıfta okuyor. Ailesinden üç kuşak Falun Gong’u uyguluyor. O beşinci sınıfta okurken babası inancından vazgeçmek istemediği için ÇKP tarafından zulme uğradı ve defalarca para cezası aldı. 7 Kasım 2004’te babasının işten dönerken kaçırılışına tanık oldu. Ben ona: “Babanı tutukladılar, onun ne suçu var?” diye sorduğumda. O net bir şekilde cevap verdi: “Benim babam Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü’ye inanıyor, o suçlu değil, çünkü o iyi bir insan, bunların hepsi kötü ÇKP’nin yalanları.” Yeğenim hiçbir zaman babasının yaşadıkları ile ilgili şikâyet etmiyordu. Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü onun genç kalbinde kökleşmişti.
  • Yeye’nin Rüyasında Cennete Seyahati (1. Bölüm)

    Yeye- Liaoning Eyaletinden 11 yaşında genç bir Dafa uygulayıcısıdır. Geçen gece uzun bir rüya gördü, rüyasında Cennet Krallığını ve cehennemi gördü. Ertesi sabah her şeyi çok net bir şekilde hatırlayabiliyordu. Aşağıda rüyasında neler gördüğünü anlatılmaktadır. Bir gün rüyamda ben ve küçük bir uygulayıcı kayıkta gidiyorduk. Çok güzel bir adaya vardık, kıyıya çıktık ve orada her tarafın şeftali çiçekleri ile kaplı olduğunu gördük, aynı şekilde başka ağaçların da çiçekleri vardı. Yerlerdeki çimler kabarık ve yemyeşildi, ilkbahar manzarası vardı. Biz ilerledik ve taş tuğlalardan yapılmış bir ev gördük.
  • Zenginlik

    Herkes zengin olmak ister. Ay’ın altında herhangi bir zenginliğe ihtiyaç duymayan hiç kimse yoktur. Fakat biz onun hayatımızı yönetmesine veya yıkmasına izin veremeyiz. Eğer zenginliğiniz dağlardan fazla olduğunda bile inat etmeye ve cimri olmaya devam ederseniz ufak bile olsa herhangi bir zararı kaldıramadığınızda, kendi başarınızın tadını çıkaramazsınız. Eski bir Çin atasözü: “Servetinizle ne kadar çok cimri olursanız Tanrılar bir o kadar kutsama için yanınıza gelmek istemez” der. Ayrıca, para ve zenginlik -harici bir şeydir. Siz maddi zenginliğinizi doğarken yanınızda getiremediğiniz gibi öldükten sonra da götüremezsiniz.
  • Kızım Ciddi Cilt Hastalığından İyileşti

    Ben Falun Gong uygulamasına 1996 senesinde başladım ve “Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü” prensiplerini takip ederek xinxing’imi (kalp doğası) oldukça yükselttim. Kızım nadir görülen genetik bir cilt hastalığı olan Ichthyosis (kalıcı olarak derinin kuru, kalın, pürtüklü balık derisi görünümü hal aldığı bir hastalıktır) yüzünden acı çekiyordu. Biz birçok hastaneye gittik ve çok sayıda doktorlarla görüştük, fakat onlardan hiç biri kızımı tedavi edemiyordu. O çok büyük acılar çekiyor ve halinden -birisinin onun cildini görmesinden utanıyordu. Utancından yazın etek giymeyi bile reddediyordu. Bunların hepsini gördüğümden ben de aynı şekilde acı çekiyordum.
  • Arzular, Bir Uygulayıcıyı Mahvedebilir

    Evrenin Fa-düzeltmesi sona yaklaştı, Dafa’yı harap etmeye çalışan ve Dafa uygulayıcılarına zulüm yapan şeytani yaşamlar ve faktörler de yok edilecek. Bu en kritik son zaman içinde, her uygulayıcının kendisinde hala insan dünyasına bağlı arzularından vazgeçmeye daha da fazla önem vermesi gerekir. Arzular, sıradan bir insanın bu dünyada peşinden koştuğu tüm kovalamaları için genel bir kavramdır. Bir xiulian uygulayıcısı ise sıradan insanlar arasından daha yüksek bir seviyeye ulaşma yolunda ilerleyen yeni bir yaşamdır. Burada bahsetmek istediğim, karşı cinse karşı hala arzuyla dolu Dafa uygulayıcıları için bu süreç çok tehlikeli olacaktır!
  • Titizlik Takıntımdan Kurtularak İlerlemek

    Benim kötü bir alışkanlığım var. Mükemmel derece de temiz olmamama rağmen, başkalarını kendimden pasaklı olduklarını düşünüyorum. Üniversitede okurken, eğer birisi benim kitaplarıma, defterlerime ya da eşyalarıma dokunduğunda (yani benim gözümün önünde) bunu kaldıramayacak birine dönüşüyordum, o eşyaları tamamen kırılıp, yırtılıp yok olana kadar defalarca yere atmaya başlıyordum. Arkadaşlarımın çocukları evime misafirliğe gelip eşyalara dokunmaya başladıklarında buna tahammül edemiyordum. Kendi ailemden çocuklar bile olsa, o çocuklardan nefret ediyordum.
  • İnatçı Babanın Reenkarnasyonu

    Bir uygulayıcının babası 1950’li yıllarda Kore savaşına katılmıştı ve 80’li yıllarda artık 58 yıllık ÇKP üyesiydi. O, inanılmaz derecede inatçı bir adamdı. ÇKP’nin Çin halkını kontrolü altına almak ve yıldırmak için sürdürdüğü birçok siyasi hareketleri yaşadığı için artık hiçbir şeye inanmıyordu. Kızı ona hoşgörüyle gerçeği anlattığı her defa şu şekilde cevap veriyordu: “Bunların hepsi asılsız hiçbir şey bana inandırıcı gelmedi.” Bir uygulayıcı olarak onun eşi ve kızı, Dafa’nın ne kadar derin olduğunu ona defalarca anlatmaya çalışıyorlardı. Fakat baba davranışlarında hiçbir değişiklik belirtisi göstermiyordu.