Şeftalinin Tadı

Karısı uygulama yapmayan bir Falun Gong uygulayıcısının başından geçeni aktaracağım. Bir gün, kocası karısına en sevdiği meyve olan şeftaliden almaya söz vermiş ve çok güzel ve tatlı birkaç tane şeftali satın alıp eve getirmiş. Karısı, “Şeftali ekşi mi yoksa tatlı mı?” diye sormuş. Kocası tatlı diye cevap vermiş. Karısı bunu duyar duymaz, “Tatlı iyi değil, yedikten sonra ağzımın içi yapış yapış olacak.” demiş. Adam, karısının biraz garip olduğunu hissetmiş, çünkü herkes tatlı şeyleri severken, karısının ekşiyi sevdiğini düşünmüş. Kocası gidip tatlı şeftalileri iade etmiş ve onların yerine ekşi şeftalilerden almış. Eve gelince, adam karısına ekşi şeftalileri verirken, karısı yine geçen defa olduğu gibi, “Şeftali ekşi mi yoksa tatlı mı?” diye sormuş. Kocası, “Tatlı olanı sevmediğin için sana bu defa ekşi aldım.” demiş. Karısı bunu duyunca, “Ekşi bir şey yedikten sonra midem sürekli rahatsız olur. O yüzden ekşi şeftali asla yemem.” demiş. Kocası tekrar markete gidip az evvel aldığı ekşi şeftalinin yerine ne tatlı ne de ekşi olan şeftalilerden almış ve eve dönmüş. Karısı kocasını görür görmez, şeftalilerin ekşi mi, tatlı mı olduğunu yine sorduğunda, kocası, “Bu defa ne tatlı ne de ekşi, kesinlikle seversin!” diye kendinden çok emin bir şekilde cevap vermiş. Fakat karısı kocasının bu lafını duyunca çok kızmış ve alay ederek demiş ki, “Ne tatlı ne de ekşi, yani hiç tadı yok. O zaman sen niye onları satın aldın ki? Tatsız şeyleri kim sevebilir ki?” Kocası bu sefer çok kızmış, bütün şeftali toplayarak poşetin içine koymuş ve gidip iade ederek bu alışverişten tamamen vazgeçmeye karar vermiş. Fakat adam bir uygulayıcıymış, markete giderken uzun uzun düşündükten sonra, şeftalileri yeniden değiştirmiş. Eve gelince, karısı yine aynı soruyu sormuş. Kocası, “Tatlı ve ekşi.” diye cevap vermiş ve de “Teşekkür ederim.” diye eklemiş.

Evet, her uygulayıcının yok edebileceği karmalar var, kendi xinxing’i yükselmek istese bile, eğer kimse ona böyle bir ortam (yani sınav) yaratmazsa, o zaman gerçekten yükselemez, işte bu yüzden o kişiye gerçekten teşekkür etmesi gerekir. Yanımızdaki kader bağına sahip kişiler ile geçinirken, hep buna benzer durumlarla karşılaşmıyor muyuz? Öfkelendiğimiz veya üzüldüğümüz durumlar aslında iki tarafında kimin doğru ya da kimin yanlış olduğu meselesinden kaynaklı değil mi? Aslında en doğrusu, her defasında “Teşekkür ederim” demeyi söylemeyi unuttuğumuz.

Çince metin: http://www.minghui.ca/mh/articles/2009/10/2/209363.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.