Haksızlığa Uğradığını Düşünmenin Nedeni Kıskançlık Takıntısıdır

Kendi uygulamamda pek çabalı sayılmam. Falun Dafa uygulamasını on yıldan fazla yapmama rağmen hala şöhrete ve kendi çıkarlarıma, rekabete heves etme ve tartışma, bencillik ve arzu takıntılarım var. Uzun senelerdir bu takıntılardan kurtulmaya çalışıyorum ve aynı zamanda bende kıskançlık hissinin olmadığına seviniyor ve kendimi bu konuda şanslı görüyordum. Çünkü hiç kimseye karşı hiçbir zaman kıskançlık hissetmediğimi düşünüyordum. O yüzden kıskançlık takıntısına hiçbir zaman önem vermemiştim. Fakat yakın bir zamanda gerçekleşen bir olay, kıskançlık takıntımın ne kadar tehlikeli ve güçlü olduğunu anlamam için dikkatimi çekmeye yardım etti.

Ben Çin’deki bir devlet firmasında yaklaşık 40–50 kişiyle birlikte çalışıyorum. Tüm ihtiyaçlarımız için yeterli bir bütçemiz var. İş yerindeki patronlar eğlence ve yemek için çok fazla para harcıyorlar. Onlar iş yemekleri ve eğlenceler için ne kadar para harcadıklarını hiç düşünmeden harcarlardı, fakat işçiler için gereken ofis malzemeleri, örneğin kâğıt, kalem v.b gibi kırtasiye malzemeleri konusunda çok cimrilerdi. Hatta her gün bir işçinin ne kadar su içtiğini ve kaç tane kâğıt harcadığını bile hesaplamaya çalışıyorlardı ve ben her zaman, onların bu yaptıklarını adaletsiz buluyordum. Bu konularda bu kadar cimri olmamaları gerektiğini düşünüyordum. Onların bir iş yemeği gideri, ofis işçilerinin birkaç aylık kırtasiye ihtiyaçlarını bile aşıyordu. Ben bunun gibi ufak tefek masrafları düşünmelerine bile gerek olmadığını düşünüyordum. Bazen bu konuya bir uygulayıcı gözüyle bakardım. Bu olayla belki de tesadüfen karşılaşmadığımı ve bu olayın belki de benim bir şeylerden vazgeçmem için gerçekleştiğini düşünürdüm. Fakat kendi içime tüm ciddiyetimle bakmamıştım, kendi takıntımı görememiştim ve o yüzden de ondan kurtulamıyordum.

Yakın bir zamanda toplantı sırasında patronlar tüm personelden, endişelendiğimiz konuları söylememizi istediler. Ben yeniden bu konuyu açtım ve kâğıt ihtiyaçlarımızı kısıtlamaya çalıştığı için ofisin genel müdürünü eleştirdim. Daha sonra onunla tartışmaya başladım ve o kendi fikirlerinde ısrar etmeye devam ediyordu. Bu olay ciddi bir anlaşmazlığa dönüştü ve o anda ben hangi takıntımın ortaya çıktığını derinlemesine düşünmeye başladım. Onun benim kıskançlığım olduğunu anladım. Açıkça konuşacak olursam, kendi işimi yaparken kullandığım kâğıdın yetersizliğinden sıkıntı çekerken, patronlarımın yediklerini, içtiklerini ve şirket paralarını düşüncesizce kullandıklarını gördüğümde bunun haksızlık olduğunu hissediyordum.

Shifu, Daha İleri Yükselmeler İçin Esaslar’daki ‘Seviyeler’ jingwenin de şöyle söylemişti:

Kötü bir kişi kıskaçlıktan oluşur. Bencillikle ve öfkeyle, kendisine yapılan haksızlıktan yakınır.

Başkalarının haksız davrandıklarını hissetmemin nedeninin kıskançlık takıntımdan kaynaklandığını anladım. Burada, bunun gibi dengesiz bir durum hisseden diğer uygulayıcılara, kendi içlerine bakıp kıskançlık takıntıları var mı yok mu aramalarını tavsiye etmek istiyorum. İş yerinde ya da evde, nerede gerçekleştiği fark etmeden, eğer sizi ruhsal dengesizliğe uğratan bir durum ortaya çıkarsa büyük ihtimalle bu kıskançlığın kendini göstermesi anlamına gelmektedir.

Mesela, kendi anne ve babanıza veya eşinizin annesine ve babasına özenle davranıyorsunuz, fakat kardeşleriniz veya eşinizin kardeşleri hiçbir şey yapmıyorlar, fakat her zaman el işaretleriyle sizi gösteriyorlar veya şikâyet ediyorlar. Bu durum size haksız davrandıklarını hissetmenizi sağlayabilir. Siz onların sizi kullandıklarını ve aynı zamanda kendi kurnazlıklarını gösterdiklerini düşünebilirsiniz. Bazen anne ve babalarımız diğer kardeşlerimize daha da iyi davranabilirler ve bu durum da bize karşı haksız davrandıklarını düşünmemizi sağlayabilir. Bazı insanlar ağır işlerde ve gayretle çalışıyorlar, hiçbir konuda şikâyet etmiyorlar, fakat başkaları yine de onlardan memnun değiller, bu da kendilerine karşı haksız davranıldığını hissetmelerini sağlayabilir. Yine de tüm bu hisler kıskançlıktan kaynaklanıyor.

Şunu bir düşünelim. Shifu, Zhuan Falun kitabında bir olayı anlatmıştı, işinde her şeyi iyi yapan yetenekli bir adam vardı, fakat aynı iş yerinde yetenekli olmayan bir başkası işinde terfi ettirilmişti. Bu durum bizimkine benzemiyor mu? Biz çaba sarf ettik, fakat hak ettiğimizi alamadık, o yüzden kendimize karşı haksız davrandıklarını düşünmeye başladık. Diğerleri ise hiçbir şey yapmadılar, fakat bize göre daha da fazlasını elde ettiler, o yüzden de biz kıskançlık hissettik. Aslında tüm dengelenmemiş ve kıskançlık hisleri, bizim her şeyi insani ortamda ve insani prensiplere dayanarak tartıp ölçmemizden kaynaklanmakta. Aydınlanmış bir yaşam bu şekilde düşünür müydü? Aydınlanmış bir yaşamda dengesizlik hissi oluşur mu? Siz hak ettim diye düşündüğünüzü elde edemediniz, fakat başka birisi hiç çaba sarf etmeden bir şeyler elde etti. Shifu bize, her şeyin önceden belirlendiğini öğretiyor. O insan, tüm o şeyleri elde etmesi gerektiği için ve kaderinde yazıldığı için elde etti. Diğer taraftan, onun elde etmesi ve bizim elde edemememiz belki de bizim xinxing’imizi yükselmesine yardım etti ve bu şekilde karmamız De’ya dönüştürüldü ve o yüzden de gong’umuz da yükselmiş olmadı mı? Bu bakış açısından bakarsak, bizim ona kıskançlık yerine minnet duymamız gerekmiyor mu? Göksel yaşamlarda kıskançlık yoktur. Biz hepimiz kalbimizde, bizde olan tüm kıskançlıktan ve hoşnutsuzluktan ve haksızlığa uğradığımıza dair düşünceden kurtulmalıyız.

Lütfen, uygun olmayan herhangi bir şey varsa merhametle gösteriniz.


Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2009/11/8/212128.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2009/12/4/112816.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.