Doğru İnanç Tüm Dertlere Meydan Okur

Ben 12 senedir uygulama yapıyorum. Geriye dönüp baktığımda uygulama yolumun gerçekten de şaşırtıcı olduğunu gördüm. Shifu’nun koruması olmasaydı ben hiçbir şey başaramazdım. Bu tecrübe paylaşım makalemi yazarak, Büyük ve merhametli Shifu’muza duyduğum sonsuz saygıyı bildirmek istiyorum.

Dafa annemin hayatını kurtardı. Ve bu mucize ailemize bir umut getirdi. Fakat bu neşeli günler uzun sürmedi. 1999 senesinde ÇKP, Falun Dafa’ya karşı yalanlar yaymaya başladı. ÇKP’nin yaydığı terör aynı şekilde aileme de dokundu.

Babam bir polisti. ÇKP’nin yalanları ve üstlerinden gelen baskıların etkisi altında annemle benim uygulamayı bırakmamız için zorlamaya başladı. Ben o zamanlar sekizinci sınıftaydım. Bir günü babam beklemedik bir anda sinirlerine hâkim olamayıp deliye döndü. Her ikimizi de evden kovma niyetiyle annemi tekme tokat dışarıya çıkardı. Dağılmak üzere olan ailemi kurtarma çabasıyla annem direnmeye çalıştı. Benim de onun istediklerine boyun eğmediğimi gören babam, bunu şiddetle elde etmek için boğazıma balta dayadı. Bugün bile onun o anda gözlerindeki nefret ve delilik dolu bakışını unutamıyorum. Ben kendimi gayet sakin tutuyordum, çünkü Dafa’nın beni kurtaracağına inanıyordum. Tüm ciddiyetimle babamın gözlerinin içine baktım. O anda elinde tuttuğu balta, elinden kaydı ve yere düştü.

Hala taşkın öfke içinde olan babam, içinde Dafa kitapları olan annemin sırt çantasını kaptı ve merdivenlerden aşağıya doğru koşmaya başladı. Durum onun yapacaklarını engellemek için acil harekete geçmemi gerektiriyordu. Ben babamın Dafa kitaplarını yok edeceğinden korktuğum için anında yalınayak ona yetişmek için peşinden koştum. Annem de benim peşimden koştu. Babam merdivenlerden çok hızlı iniyordu. O kovalamaca içerisinde benimle onun arasında hala iki kat vardı ve ben o anda önünü kesmek için iki kat yükseklikten aşağıya altlamaya karar verdim. Tam babamın yolunu keserek önüne düştüm, ayağa kalktım ve sırt çantasını elinden zorla almaya çalıştım. Bu çekişme sırasında bir kitabın bir sayfası koptu ve çantanın içinden düştü. Babam koşmaya devam etti. Peşimden gelen anneme sarıldım ve o kopan sayfanın Dafa kitabının sayfasına ait olmamasını umut ederek, ağlamaya başladım. Çantayı açtığımda zarar görenin kitap değil, adres defteri olduğunu gördüm.

Babamın beni burnumdan kan akana ve tüm vücudum mosmor olana kadar dövmesine rağmen ben ağrı hissetmiyordum ve kendimi gayet iyi hissediyordum. Ben Shifu’nun beni koruduğunun farkındaydım.

Daha sonra annem Falun Gong’u savunmak amacıyla Pekin’de gerçekleştirilen barışçıl başvuruya katılmaya gitti. Annemi orada tutukladılar ve beyin yıkama merkezine gönderdiler. O süreç boyunca babam benim uygulamayı bırakmamı sağlamak için elinden gelen her şeyi denedi. Hatta okulumu bile benim
Falun Gong uygulaması yaptığım hakkında bilgilendirdi ve orada okuldan atılmam gerektiğini dile getirdi. Tüm arkadaşlarım benim için endişeleniyorlardı. Onların hepsi bende gerçekleşen olumlu şeyleri görüyorlardı ve Falun Dafa’nın haksız yere takip edildiğinin farkındaydılar. Babam okula, beni okuldan attırmak amacıyla tekrardan geldiğinde şöyle söyledi: “Bir şeyler öğrenmenin senin için ne anlamı var ki? Geleceğinde hiçbir şey yok, bomboş. Seni bir dağa götürüp bırakmayı düşünüyorum ve orada yaşamanı sağlayacağım. Ben hiçbir cevap vermedim, bir kelime bile. Söylediklerini gerçekleştirseydi bile ben gene de Dafa’dan vazgeçmezdim. Aradan belli bir vakit geçmesiyle ben herhalde okuldan ayrılmam gerek diye düşündüm, sınıfımızın hocası benim yanıma geldi ve şöyle söyledi: “Her şey yolunda, artık sınıfa dönmelisin.” Okuldan atılma sorunum bir daha tekrarlanmadı ve ben sorunsuz bir şekilde okuluma devam ettim.

O olaydan sonra, Falun Gong uygulamayı bırakmam için okul idaresi her gün beni ikna etmeye çalıştı. Öğretmenlerim de aynı şekilde benimle konuşmalar düzenliyorlardı. Ben ise bu konuşmaları onlara zulüm hakkında gerçekleri anlatmak için değerlendiriyordum. Dafa uygulayıcıları gerçekten de iyi insanlar olduğu için ben okulda herkesin tanıdığı başarılı bir öğrenciydim. Benimle konuşan insanların hepsi Falun Dafa’nın aslında, ÇKP’nin yürüttüğü yalanlarla göstermek istediği gibi olmadığını anladılar.

Zihnimde unutamadığım acı bir hatıra hala saklı. Her gün okuldan eve kalbimde bir sancıyla dönüyordum, çünkü babam bana eziyet yaşatmak için planladığı her şeyi yapmaya çalışıyordu. Tüm Dafa kitaplarıma el koydu ve sürekli beni dövüyordu. Bir uygulayıcı olarak ve uygulayıcının gücüne sahip olduğum için şiddetin ve lanetlemenin her türüne katlanabiliyordum. Çin’de ÇKP tarafından bastırılan masum insanların acılarını derinden anlayabiliyordum. Babamın da çektiği o büyük acıları da anladım. Fakat bana ıstırap çektiren gerçek, babamın umutsuzluğundan kendi hayatını boş vermesiydi. O gün eve çok geç geldi, gece vakti ve çok sarhoştu. Onunla merhabalaştığımda alnının kanadığını gördüm. Çok korktum ve yatağına yatırdım.
Kanamasını durdurmaya çalıştım, fakat o benim yardımımı reddetti. O feryat ediyordu ve bana küfrediyordu.
Onun bu davranışları kalbimi kırdı. Sanki benim kalbim de içeride kanıyordu. Babamın arkadaşını aradım ve bir doktor çağırmasını rica ettim. Aradan iki saat geçtikten sonra yara yerini tedavi edip sardılar ve babam uyudu. Ben uzun süre yatağının yanında onun başında durdum ve ağladım. Defalarca içimden Hong Yin’i tekrarladım ve yavaşça babama şöyle söyledim: “Şimdilik kızını anlamıyorsun, fakat sen ileride mutlaka kızınla gurur duyacaksın.”

Okulu başarıyla tamamladım ve Üniversiteyi kazandım. Bana karşı babamın davranışları değişti. Ortaokuldayken babam sürekli hayatımın bittiğini ve ileride Üniversite kazanmak şansımın olmadığını söylerdi. Fakat Falun Dafa sayesinde ailemizde mucizeler gerçekleşmeye devam ediyor. Bir seferinde babam şöyle söyledi: “Kendi başına Üniversiteyi kazanmayı başarmandan çok memnunum.”

Bu tecrübe paylaşım yorumumu şunları söylemek için yazdım: “Tüm bu mucizeleri yaşamamın dışında Dafa beni çok değiştirdi.” Zor durumlara düştüğüm her defasında Shifu sadece bana ilham ve akıl vermekle kalmadı, aynı zamanda sorunlarımı da çözdü. Hayatım kolay geçmemesine rağmen ben cesaretimi ve umudumu kaybetmiyorum. Her bir günümü Doğruluk, Merhamet, Hoşgörü prensiplerine uyarak dolu dol ve sağlıklı yaşıyorum. İşte bu tüm mucizelerin en büyüğü!

Tabii ki uygulama yolunda daha başka birçok mucize ve aydınlanma gerçekleşiyor. Bazıları kelimelerle anlatılamayacak kadar. Fakat bir Dafa uygulayıcısı olarak, hepimiz Dafa’nın gücünü ve mucizelerini birebir yaşadık. Şimdiyse artık benim hayatım tamamıyla farklı. Dafa olmadan bugünkü ben asla olamazdım.

Ben tekrardan ve tekrardan Büyük Shifu’muza minnettarlığımı ifade etmek istiyorum. Teşekkürler, Shifu! Heshi!

Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2011/4/25/魔难中的正信-239552.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/html/articles/2011/5/3/124834.html

Clearharmony'de yayınlanan tüm makaleleri kopyalayabilir ya da çıktı alabilirsiniz, fakat lütfen kaynak belirtiniz.