Tecrübe Paylaşımı

  • Zhuan Falun Kitabını Altı Gün Boyunca Okuduktan Sonra Bir Mucize Gerçekleşti

    Bu mucizeyi yaşadığımdan bu yana yıllar geçti ama sanki bugün meydana gelmiş gibi hala zihnimde taze. Bu hikâyemi başkaları ile de paylaşmak istiyorum. Bir meslektaşım 1998 yılının Haziran ayında Zhuan Falun kitabını okuyordu. Onun dikkatini çekmek için “Neden bu kitabı okumayı bırakmıyorsun? Biraz sohbet edelim.” derken kitabı elinden kaptım. Meslektaşım, “Bu kitaba bakmaya cesaretin var mı?” “Ne dersin?” diye sorunca, ona “Uzun yıllar eğitim aldım ve birçok kitap okudum” dedim. Kitaba şöyle bir göz attım ve bir cümle dikkatimi çekti. “Herkese, bizim uygulamamızın Buda Okulundaki yüce bir xiulian uygulaması olduğunu...
  • Falun Dafa’nın İyileştirici Gücünü Deneyimledim

    Falun Dafa’yı uygulamaya başladıktan sonra onun mucizeci iyileştirici gücünü deneyimledim. Kocam ve ben, disk kayması yüzünden acı çeken bir meslektaşımı ziyarete gittik. Kısa bir süre sonra, meslektaşım ile aynı bölgede rahatsızlık hissettim. Evde, ağrının olduğu yerde büyük bir yumru oluştu. Kocam şok oldu ve “Kırmızı ve yumrunun içinde hareket eden bir şey var gibi görünüyor” dedi. Meslektaşımda aynı durumdan dolayı acı çektiğinden endişeliydi. Ben gülümsedim ve uygulayıcıların Üstat tarafından korunduğunu kalpten bildiğim için “Endişelenme. Falun Dafa egzersizlerini yapmayı bitirdikten sonra iyileşeceğim.” dedim.
  • Bir Adım Geri Attığında Takıntı Ortaya Çıkar

    Uygulama esnasında, benim için en zor şey takıntımı bulmaktı. Birçok defa takıntımı bırakmak istedim ama ne takıntımın var olduğumu bulamadım. Sıkıntılar ve sınavlar içinde çoğu zamanda sadece vücudumda veya zihnimde sancılar çekerek ilerledim. Fakat bazen o sıkıntılar çok uzun sürüyor ve problemler öyle şiddetli oluyordu ki bir türlü çözülmüyorlardı. Bir adım geri atmak o kadar da kolay değildir, çünkü bu sorunları çözebilmenin sihirli yollarından biridir. Batı’ya Yolculuk kitabında “Usta ve Çırak Farklı Düşüncede” adlı bölümde “bir adım geri atmak” yolu kullanıldı. Hikâyede, Usta Tang Seng kendinin çok önemli olduğunu düşündükten sonra...
  • İşbirliği Yapamamanın Asıl Sebebi

    Geçmişte bir süre, kızımla aramda sürekli bir anlaşmasızlık vardı. Daha sonra içime bakıp aradıktan sonra, ilk olarak ona karşı duygu konusunda çok ağır olduğumun farkına vardım ve bununla beraber evimizde her şeye ben karar vermek istediğim için bir rekabet takıntım olduğunu da buldum. Fakat duygumu ve rekabet takıntımı bıraktıktan sonra, durum eskisinden biraz daha iyi olmasına rağmen, aramızda hala ara sıra anlaşmasızlar yaşanıyordu ve bunun için mutlaka henüz bulamadığım başka sebeplerin var olduğundan emindim. Bir gün bir uygulayıcının yorumunu okurken, “başka kişiyi beğenmemenin sebebi çoğunlukla kıskançlıktandır” diye bir cümle gördüm...
  • Lösemi Hastası İçtenlikle “Falun Dafa İyi” Kelimelerini Tekrarlayarak Sağlığına Kavuştu ve Uygulamaya Adım Attı

    Lösemi, özellikle de akut lenfoblastik lösemi teşhisi konduğunda, bunun genellikle bir ölüm emri olduğu bilinir. Ancak, kişinin bakış açısını değiştirmesi ve Falun Dafa uygulaması ile değişebilir. 2009 yılının Kasım ayı başındaki soğuk kışı net bir şekilde hatırlıyorum. Sağlık durumum kötüleşiyordu ve ben umutsuzluğun eşiğindeydim. Baş dönmesi, mide bulantısı ve uykusuzluk ile boğuşuyordum. Öksürmeye başladım ardından da ateşim yükseldi. Uzmanlar bana akut lenfoblastik lösemi tanısı koydular. Hemen hastaneye yattım. Kan seviyem önemli ölçüde düştü...
  • Bel Fıtığı Ağrım Falun Gong’un Egzersizlerini Yaptıktan Sonra Kayboldu

    Karım 2004 yılında Falun Gong’u uygulamaya başlamıştı. O, oldukça sağlıklı ve uzun yıllardır herhangi bir ilaç kullanmaya ihtiyaç duymadı. Karım uygulamaya başladığında Çin Komünist Partisine minnettarlıkla bağlıydım. Bu yüzden ÇKP’nin Falun Gong’a karşı yürüttüğü propagandaya aldanmıştım ve eşimin Falun Gong uygulamasını durdurmaya çalıştım. Fakat ondaki muazzam fiziksel ve zihinsel gelişmeleri görünce, Falun Gong’un olağanüstü ve mucizevî gücüne inanmaya başladım. Sonrasında bilgi materyalleri ve Falun Gong kitaplarının yanı sıra Komünist Parti Üzerine Dokuz Yorum'u da okudum.
  • İnsani Düşünme Biçimi Ölümcül Bir Geçittir

    Bölgemizde yakın senelerde birkaç yaşlı uygulayıcı eski güçler tarafından yapılan zulüm yüzünden hayatını kaybetti. Onlar, insanları kurtarmak için gerçeği açıklama işini çok iyi yaptılar. Onların ayrılması bize oldukça büyük bir pişmanlık ve üzüntü getirdi! Uygulayıcı Bayan A (vefat etti), 80 yaşında, egzersiz yapmaktan ve gerçeği açıklamaktan hiç geri kalmadı. Bu uygulayıcı küçükken okula gitmemiş ve okuma yazma bilmemesine rağmen, ailesindeki diğer uygulayıcılardan kendisine Fa’yı okumalarını istiyor ve her defasında çok dikkatle dinliyordu. Uygulayıcı olan oğlu yasa dışı olarak 7 sene hapis cezasına mahkum edildikten sonra...
  • Acı Çekerek Takıntılarımı Bıraktım

    Shifu Zhuan Falun kitabında, “Sıradan insanlar arasında terk edilemeyen bütün bağımlılıklarınızdan vazgeçmeniz sağlanacaktır. Bütün bağımlılıklar, onlara sahip olduğunuz sürece, farklı çevrelerde ortadan kaldırılmalıdır.” diye bizi uyardı. Doğuştan sahip olduğum karakterimden dolayı her şeyin düzenli olmasını severim ve ne yaparsam yapayım fark etmez yaptığım şeyin mutlaka en iyi şekilde yapılması gerekir. Alışveriş yaparken de aynı, beğendiğim bir şey varsa, ne kadar pahalı olursa olsun mutlaka alırım ama beğenmediğim bir şey varsa bedava verseler bile istemem. Galiba Shifu bu takıntımı gördü ve...
  • Gerçek Anlamda Karşı Tarafın İyiliği İçin Konuşurken

    İnsanın herhangi bir şey yaparken mutlaka amaçları vardır, fakat bazen kişinin kendisi bile o amaçların farkında bile olmaz. Eski evrendeki yüce varlıkların bile bir şey yaparken belli bir amacı vardır, özellikle eski güçlerin amaçlarının iyi olmadığını uygulayıcıların hepsi bilir. Tamamen karşındaki kişinin iyiliğini düşünerek bir şey yapmak oldukça zordur. O halde, bir Dafa uygulayıcısının nasıl yapması gerekir? Hepimizin şöyle bir tecrübesi var: tanıdığımız birçok uygulayıcı kendi fikrinden farklı bir tavsiyeyi duyunca veya kendisinin bir eksikliği işaret edilirken çoğunlukla kabul etmez, bazıları yüzeysel olarak kabul etse bile zihninde hala karşıdır.
  • Kıskançlık Takıntısını Bırakmalı

    Hep kıskançlık takıntısı konusunda neredeyse tamamen gelişmiş olduğumu düşünüyordum. Aslında öyle olmadığımı yeni keşfettim, çünkü bencilliğim henüz kökenden yok edilmediğinden dolayı, bu takıntım fark etmeden ara sıra hala ortaya çıkıyor. Kritik olan ise, onun farkına varmam ve derhal yok etmem gerektiğidir. Birkaç sene boyunca hastalık karmasının engellemesini yaşadım. O süreç içinde “üç işi” yapmaya hala devam ettim ama içimden bazen çok rahatsız hissettim, çünkü benden daha az azimli olan ve “üç işi” benden çok az yapan bazı uygulayıcıların “sağlık durumu” çok iyiydi ve hiç hastalık karması tarafından engelleme yaşamıyorlardı.
  • “Öfke”nin Ardında Saklı Faktörler

    Daha önce kalbimin geniş olduğunu zannetmiştim, çünkü onu sıradan insanın standardıyla değerlendiriyordum. Bir uygulayıcının değerlendirilmesi gereken standart tabii ki çok daha yüksektir. Yakın senelerde kolayca sinirlendiğim konusu fazla dikkatimi çekmedi ve bundan dolayı ister istemez büyük zararlar gördüm. Sakin bir şekilde bakarken genelde: birisi bana kötü davrandığında, kulağıma hoş gelmeyen laflar söylediğinde veya çıkar konusunda bir zarar gördüğümde, hep aniden sinirlendim ve öfkelendim. Özellikle geçmiş bir sene boyunca, buna benzer olaylar çok fazla başıma geldi.
  • Korku Düşüncesini Terk Etmek

    Bir şey yaratılırken, eş zamanlı olarak nispeten ona karşı bir korku maddesi de oluşturulur. Bu korku maddesi yok edilir edilmez, ona bağlı olan şey de otomatik olarak ya değişir, ortadan kaybolur ya da dönüştürülür. Bir uygulayıcı olarak bu korku maddesi terk edilmeli ve ancak ondan sonra yükselebiliriz. Örneğin, insana karşılık bağlı olan şey ölümdür. Eğer bir uygulayıcı ölümden korkma düşüncesini bırakırsa, ölümden uzakta duracaktır. Aynı şekilde, eğer hasta olmaktan korkma düşüncesini terk ederse, hasta da olmayacaktır. Prensip çok basittir ama uygularken gerçekten çok zordur.
  • Başkalarına Söylediklerimin Hepsi Aslında Kendi Takıntılarımdır

    Yakın zamanlarda şöyle bir şey fark ettim: başka kişi için bir şeyler söylediğimde, eğer içime bakıp ararsam söylediklerimin hepsinin aslında kendi takıntım ile ilgili şeyler olduğunu ve her cümleyle adeta kendimi işaret ettiğim fark ettim. Bundan en sonunda Shifu’nun kendi içime bakıp aramamı istediğini anladım. Bir defasında, bir uygulayıcı arkadaşıma Qiu Chu-ji ile ilgili Tao okulunda ünlü bir hikâyeyi anlattım. Tao uygulayıcısı Qiu Chu-ji uygulama yaparken sıklıkla hile ile kısa yolu bulmaya çalışırdı. Üstadı Wang Chongyang bunu farketti ve Qiu Chu-ji’nin yedi öğrenci içinde en son Tamamlanacak kişi olduğunu söyledi.
  • Eski Güçler Uygulayıcıları Yok Etmek İçin Onları Gevşetmeye Çalışıyorlar

    Birçok uygulayıcı zulüm altındaki en zor durumda daha azimli olarak Fa’yı onayladı. 1999 – 2004 yılları arasındaki en kritik durumlarda, uygulayıcılar sağlam bir şekilde Falun Gong ve zulum hakkındaki gerçekleri açıklamaya çalıştılar. Fakat daha sonra ortam biraz rahatladıktan sonra, kendim de dahil birçok uygulayıcı uygulama konusunda gevşek olduk. Başlangıçta sahip olduğumuz o karalılığımızı ve gayretimizi kaybettik. Yanlış yola kaymış ve sonra doğru yola geri dönen bazıları birçok takıntıyı bırakamadığından kısa bir süre sonra yine gevşemeye başladılar. Bir sürü kişi hatta “Biraz rahatlarsam sorun yok...
  • Cennetteki Akrabalarımız Bizi Bulmaya Çalışıyorlar

    Bir defasında rüyamda şöyle bir görüntüyü gördüm: ben gökteki yıldızları seyrederken, yıldızlar yavaş yavaş hareket etmeye başladılar ve en son birkaç satır yazı oluşturdular. Yazıların bir tarafından elli yaşlarında iki erkek çıktı ve onlardan biri parmağıyla gülümseyerek beni işaret etti ve diğeri erkeğe bir şeyler söyledi ama ne söylediğini net olarak duyamadım. Uyandıktan sonra, yıldızlardan oluşan o birkaç satır yazıyı hatırlamaya çalıştım ama sadece “Bu kişiler buradalar!” yazan en son satırı hatırlayabildim ve en son anladım ki cennetteki akrabalarımızın hepsi bizi bulmaya çalışıyorlar ve geri dönmemizi bekliyorlar.