Tecrübe Paylaşımı

  • İyi ve Kötü Sonuç İnsanın Tek Bir Düşüncesine Bağlı

    Ben 72 yaşındayım. 1999 senesinin Şubat ayında Falun Dafa uygulamaya başladım. O zamana kadar çok az sayıda Çince karakter okuyabiliyordum. Dafa uygulamasına başladıktan kısa bir süre sonra, Fa okuma grubunun yardımı ve kendi çabam sayesinde Zhuan Falun kitabını okuyabildim. Şimdiyse Shifu’nun yayınlanan her bir konuşmasını ve jingwen’lerini okuyabilir durumdayım. Eğer bir uygulayıcı olmasaydım bunların hepsi benim için olanaksızlık olurdu. Ben, Shifu’nun bana bu fırsatı verdiğini biliyorum. Ve sadece Dafa’nın mucizevî gücü Fa’yı okuyabilmem ve egzersizleri yapabilmem için, benim gibi ihtiyar birinin okumayı öğrenmesini sağlayabilir.
  • Başkalarının Gösterdiği Sempatiye Olan Takıntımı Yok Etme

    ÇKP’nin on yıldır Falun Gong’a karşı yürüttüğü baskı ve zulümden dolayı çok zarar gördüm. Evimi, ailemi, maaşımı ve ismimi kaybettim. Hapiste beni aşağılıyor, hem fiziksel hem zihinsel olarak eziyet çektiriyorlardı. Ama ben uygulayıcı arkadaşların benim acı çekmeme kayıtsız kaldıklarını hatta benim başıma gelenlerden şüphelendiklerini ve durumdan hoşnutsuz olduklarını hissediyordum. Çok üzülüyor ve onlara karşı küskünlük hissediyordum. Ve bu şekilde de, başkaları tarafından acınma duygusuna takıntım oluştu. Uygulayıcıların aralarında benim yüzümden tatsızlıklar yaşandığını farklı yerlerden duyduğumda, bu takıntının farkına vardım.
  • Motivasyon ve Destek

    Kuzey Çin’in soğuk kış günü birkaç uygulayıcı ve ben köyden köye, pazarlara, evlere gidip insanlara Falun Gong’u ve zulmü açıklıyorduk. Gerçeği öğrenen insanların mutlu olduklarını görüyorduk. Aynı zamanda bazı insanlar bizi dinlemek istemediklerinde hayal kırıklığına uğrayıp, üzülüyorduk. Davranışlarımızı Fa ilkelerine göre karşılaştırma ve hatalarımızı düzelme fırsatı elde ettik. Hedefimiz köydeki insanlara iyilik ve merhamet getirmekti. Bu mükemmel bir tecrübeydi. Seksen yaşındaki ihtiyar bir adam bizi ailesinden biriymişiz gibi hissetti! Onun bize bakışını hiçbir zaman unutmayacağım! Genç bir kız gerçeği öğrendiğinde bize sürekli gülümsedi.
  • Çin’in Görünmeyen Yüzü

    Yüzyıllardır paylaşamadığımız dünyanın, her yerinde masum insanlar katlediliyor. Bu zaman zaman kitleler halinde, zaman zaman da hiç kimsenin haberinin olmayacağı düşünülerek bireysel saldırılar şeklinde gerçekleşmektedir. Nedenlerini kana kan, dişe diş olarak açıklayanlar, sadece bunun olmasını gerektiğini söyleyenler, katliamını sessizce gerçekleştirenlerde vardır. Neyse ki artık teknolojinin ilerlemesi ile birlikte herkesin her şeyden haberi oluyor. Bazıları gecikmeli olsa da...Keşke kimin kiminle ne yaptığını anlatan magazinin, artık sıradan insanların içinde dedikodu kılıfından sıyrılıp dünyada olup biten gerçeklere ayırsak...
  • Bir Uygulayıcı İçin “Doğruluk” Nedir?

    Uzun zamandır Shifu’nun bize öğrettiği Doğruluk, Merhamet, Hoşgörü prensipleri hakkında doğruyu kavrayamıyordum. Ben, dürüst olmayı -insanlara bildiğim her şeyi anlatmak ve hiçbir şeyi gizlememek olarak anlıyordum. İnsanlarla temasa girince aynen bu şekilde davranıyordum. İyi ki karşıma bu ayrıntımı kullanabilen kötü insanlar çıkmadı, fakat beni tanıyan insanlar beni çok saf ve basit sayıyorlardı. Yakın arkadaşlarım bana şu tavsiye de bulunuyorlardı: “Sen bu konunun üzerinde düşünmelisin. Neden herkes sana karşı gayri ciddi davranıyorlar?” Çevremdeki insanlar beni iyi insan olarak saymalarına rağmen, onların hiç birisi bana önem vermiyordu.
  • Yazgılı Yaşamların Tavrının Onları Kurtarma Kararlılığımızı Değiştirmesine İzin Vermeyin

    Herkes bu dünyaya Fa için geldi, biz onları –insanları- kurtarmak için tüm çabamızı katmalıyız. Onlara zamanında insan dünyasına inme kararlarının ne kadar yüce olduğunu, başlarından geçen mağdurluk ve tarihte yaşadıkları felaketleri, onların dünyalarındaki çok sayıda yaşamın büyük umutlarını ancak biz gösterebiliriz. Fa’yı elde etmiş olan ve Fa ile yaratılmış yaşamlar olarak kendimizi hiçbir zaman onlardan geri çekmemeliyiz. Shifu, uygulama yolumuzda bizim her bir adımımıza bakıyor, bize devamlı olarak Fa’yı öğretiyor ve adım adım aydınlanmamızı yükseltmek için yardım ediyor.
  • 84 Yaşındaki Bir Uygulayıcının Uygulama Tecrübesi

    2007 senesinin son baharında en küçük erkek kardeşimin köydeki evindeyken bir buçuk metre yükseklikteki merdivenden baş aşağıya düştüm. Tüm akrabalarım benim için endişeleniyorlardı. Küçük kız kardeşimin eşi ve oğlu beni hemen hastaneye götürdüler. Röntgen birinci ve ikinci omurgamın kaydığını gösterdi. Doktor hastanede kalmam gerektiğini ve felç olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Akrabalarım çok endişelendi ve hastanede kalmam için beni ikna etmeye çalışıyorlardı. Ben ise çok sakindim. Bu talihsiz olayın eski güçler tarafından ayarlandığını düşündüm. Ben bir Dafa uygulayıcısıyım, nasıl bu talihsizliği kabul ederim?
  • Shifu Her Zaman Dafa Uygulayıcılarını İzliyor

    30 Temmuz 2009’da Dafa uygulayıcısı olan küçük kız kardeşimin kızı beni aradı. O annesine ulaşabileceğim herhangi bir telefon numarasını bilip bilmediğimi sordu. Ben bilmediğimi söyledim. O da bir haftadır annesine ev telefonundan ulaşamadığını anlattı. Bunun üzerine onun büyük ihtimalle ÇKP tarafından tutuklanmış olabileceğini tahmin ettim, fakat onu nereye gönderebilirlerdi? Kime sorabilirdim? Belli bir zaman bu soruyu düşündüm, sonradan Shifu’dan yardım istemem gerektiğini anladım. Elimi yüzümü yıkadım ve Shifu’dan: “Shifu, kız kardeşim bir haftadır evine gelmiyor, çocukları onu her yerde arıyorlar. O nerede olabilir?
  • Başkalarının Eksikliklerini Merhametle Göstermek ve Kendi İçine Bakmak

    Yakın zamanda bir bayan uygulayıcı internet yoluyla yerli uygulayıcılara bir soru gönderdi: “Neden başka birinin (uygulayıcı veya değil fark etmeden) eksikliklerini merhametle göstermek o kadar zor?” Ben de ona (o uygulayıcı benim cevabımın ona yardım ettiğini söyledi), yazdığım cevapta bu konuda kendi düşüncelerimi paylaştım ve tecrübemi yazdım ve şimdiyse onu tüm uygulayıcılarla paylaşmak istiyorum. Kendi tecrübeme dayanarak şunları söyleyebilirim, eğer başka birinin herhangi bir eksiğini merhametle gösteremiyorsam demek ki o eksiklikler benim kendi sorunlarımı da etkiliyor. Şunu da fark ettim...
  • Her Bir Düşünceye Özenle Dikkat Etmek ve Fa-Düzenlemesinin Son Döneminde İyi Hareket Etmek

    Ben Falun Dafa uygulamasına 1994 senesinin Haziran ayında başlayan eski bir uygulayıcıyım. Falun Dafa uygulaması sayesinde tüm hastalıklarım iyileşti ve karakter konusu da dâhil tamamıyla farklı bir insana dönüştüm. 1999 senesinin Temmuz ayında zulmün başlamasından öncesine kadara Falun Gong uygulamamda pek çabalı olmadığımı söyleyebilirim. Zulüm başladıktan sonra, çok güçlü korku takıntım olmasına ve uygulama durumumun sallantılı olmasına rağmen tüm gücümle uygulama yapmaya çabalıyordum.
  • Yurt Dışındaki Çinli Turist Rehberlerine Gerçeği Açıklamaya Önem Veriniz

    Ben Chendu şehrinden bir uygulayıcıyım. Yakın zamanda yaptığım yurtdışı seyahatim sırasında Kuala-Lumpur ve Bali adalarının görülmeğe değer turistik yerlerinde şöyle bir sorunun olduğunu gördüm. Yerli uygulayıcılar turistlere içinde Falun Gong hakkında bilgilerin yer aldığı broşürler dağıtıyorlar ve onlara gerçeği açıklıyorlardı, fakat o anda turistleri taşıyan otobüs kalkmak üzereydi, yerli Çinli rehber turistlere uygulayıcıların söylediklerine güvenmemeleri söyleyerek engel oldu ve şunları söylemeye başladı: “Falun Gong materyalleri dağıtmaları için o insanlara günde ellişer dolar ödüyor.”
  • Hastalık Karmasını Aşma: “Üç İşi Yapmama Hiçbir Şey Engel Olamayacak”

    Son zamanlar ben de dâhil olmak üzere yerli uygulayıcılar, “hastalık karması” tarafından ciddi engellerle karşılaştık. Sanki yaşam ve ölüm sınırına gelmişim gibi bir his oluştu. Üç gündür bir dakika olsun acı beni bırakmıyordu. Dördüncü günü yardım istemeye başladım: “Shifu, lütfen, üç işi yapmam için beni güçlendirin! Hiç kimse beni durduramaz”. O anda yataktan fırladım ve çektiğim acılar anında ortadan kayboldu. Yeniden kendimi iyi hissediyordum. Üç zor gün boyunca Shifu’dan destek istedim, devamlı olarak Fa-Zhen- Nian (doğru düşünceler yollama) yapıyordum, Fa’yı okuyor ve şunları tekrarlıyordum: “Sadece Shifu beni yönlendirebilir...
  • Zamana Takıntı ve Dafa Uygulayıcılarının Uygulama Şeklini Anlamama

    Çoğu uygulayıcılar günlük hayatından uygulamayı ayırıyorlar ve ev işi, iş ve derslerine az önem veriyorlar. Bazı uygulayıcılar Fa-Düzeltmesi Döneminin sonunun neredeyse geldiğini düşünerek ve artık aile işlerine önem ayırmaya gerek kalmadığını düşünerek, işlerinde veya derslerinde çabalı olmamaya başladılar ve bu konuda uç noktaya kadar geldiler. İlk bakışta bu durum zamana takıntı olduğunu gösteriyor. Daha da derinden baktığımızda bunun Dafa uygulayıcılarının uygulama şeklini yeterinde anlamadığından da kaynaklandığını görebiliriz. Onlar uygulamanın sadece Fa’yı okuma, Fa-Zhen-Nian yapma ve gerçeği açıklamayla sınırlandığını düşünüyorlar.
  • Uygulayıcının Merhametli Düşünceleri Karşısındakilerin Asabi Düşüncelerini Değiştirir

    Benim aramızda bir yaş fark bulunan bir uygulayıcı arkadaşım var. Yaklaşık aynı yaşlarda olduğumuzdan dolayı çok iyi anlaşıyoruz, çoğu konuları paylaşabiliyoruz ve en önemlisi çok sık olarak tecrübelerimizi paylaşıyoruz ve bu durum da “yakın” arkadaş olmamızın ana sebeplerinden biri. İş yerlerimiz de çok yakın. Bazen uygulama konusunda o “gevşediğinde” ben ona yardım ediyorum, ben “gevşediğimde” ise o bana yardım ediyor. Yakın bir zamanda, bir uygulayıcının merhametli düşüncelerinin karşısındakilerin asabi düşüncelerini iyiye değiştirmesini kendimde yaşadım.
  • Uygulama Sürecinde Kendi İçine Bakmak

    Bu sabah egzersizleri yaparken düşünceler beklemedik bir anda peş peşe gelip beni doldurmaya başladı. Konsantre olamıyordum, bu durum onu kullanarak aydınlanmam gereken bir fırsattı. Uygulamamdaki sorunların çoğu artık benim için son derece açıktı. Bir sorunla ve anlaşmazlıkla karşılaştığımda hemen kendi içime bakıyordum ama sadece yüzeysel ve sınırlı olarak ya da o anki sorunun başkalarına ait olduğunu düşünürdüm. Bayağı uzun bir süredir, birkaç uygulayıcıyla birlikte uygulayıcı Bayan A’nın evinde Fa’yı okuyordum. Bir erkek uygulayıcı, ev sahibi olan uygulayıcı Bayan A’nın önünde kendisini borçlu –insani düşünce ile- hissediyordu.